(926 S. K. m. 137)
Davacı 01.06.2004 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 2002 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olduğunu ve 926 sayılı Personel Kanunu gereğince bir derece verilmek suretiyle intibakının yapıldığını, 926 sayılı Personel Kanununa 28.05.2003 tarih ve 4861 sayılı Kanunun 9 ncu maddesi ile astsubay meslek yüksek okulu mezunlarının EK-VIII/A sayılı cetvele göre 9 ncu derecenin birinci kademesinden göreve başlarlar, ayrıca lisans eğitimini tamamlarlarsa veya en az dört yıl süreli bir fakülte/yüksekokulu bitirirlerse bulundukları derece ve kademelerine iki kademe daha ilave edilir hükmünün getirildiğini, lisans eğitimini tamamlayan Astsubay Meslek Yüksek Okulu mezunları ile aynı seviyede öğrenim görmesine rağmen aleyhine iki kademe fark oluştuğunu, bu işlemin anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğunu belirterek söz konusu değişiklik kanunun kabul tarihinden itibaren iki kademe verilmek suretiyle aradaki farkın kapatılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı idarenin süreaşımı itirazında bulunması ve süreaşımının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle öncelikle bu husus incelenmiştir.
Anayasanın 125 ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 40 ncı maddelerinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 5.12.1983 gün ve E.1983/11, K.1983/17 sayılı İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararında da dava açma süresinin yazılı bildirimi takip eden tarihten başlayacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır.
1602 Sayılı Kanunun Dava Açma Süresi başlığını taşıyan 40 ncı maddesinde; ...Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayri süre gösterilmeyen hallerde 60 gündür. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlardaki hükümlere göre ilan yolu ile bildirim yapılan hallerde; özel kanunda aksine hüküm bulunmadıkça ilan tarihinden itibaren on beş gün sonra başlar... hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Kanunun İhtiyari Müracaat ve İdari Makamların Sükutu başlıklı 35 nci maddesinin (a) bendi, İhtiyari müracaat; kesin işlem yapmaya yetkili makamlarca tesis edilen idari işlemlerin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması, üst makamdan yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açmak için belli olan süre içinde istenebilir. Bu müracaat işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur.
Altmış gün içinde cevap verilmez ise, istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddi üzerine dava açma süresi başlar ve müracaat tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır. hükmünü amirdir.
35/b maddesinde ise; İlgililer, hakkında idari davaya konu olabilecek bir eylem veya işlemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Bu halde yetkili makamlar en çok altmış gün içinde bir cevap verirler. Bu süre içinde cevap verilmez ise, istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bitiminden itibaren idari dava açma süresi içinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açabilirler. denmektedir.
Aynı Kanunun 45 nci madde (A) bendinde, süresi dışında açılan davaların reddine karar verileceği belirtilmektedir. 1602 sayılı Kanunun ilk inceleme üzerine verilecek karar başlıklı 45 nci maddenin B bendinde; ... (e) bendinde yazılı halde bir defaya mahsus olmak üzere otuz gün içinde 36 ve 38 nci maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlamak... üzere dilekçelerin reddine karar verileceğini öngörmektedir.
Bu hükümle, 1602 sayılı Kanunun 36 ve 38 nci maddelerinde öngörülen ve dava dilekçesinde aranılan koşulların eksik olması halinde bu eksikliklerin giderilmesi için dava dilekçesinin reddine karar verileceği ve 30 gün içerisinde bu eksikliklerin giderileceği, bu eksikliklerin 30 gün geçirildikten sonra giderilip davanın yenilenmesi halinde, bu süreye uyulmaması nedeniyle davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Davacının 926 sayılı Personel Kanununun 137/c maddesinde düzenlenen EK-VIII/A sayılı ek gösterge tablosundan yararlandırılma talebine ilişkin olarak davalı idare tarafından tesis edilen olumsuz işlemin 02 Mart 2004 tarihinde tebliğ edildiği ve davacının süresi içerisinde 31 Mart 2004 tarihinde AYİM kaydına giren dilekçesi ile iptal davasını açtığı ancak dilekçe ve eklerinin iki nüsha olması gerekirken tek nüsha olması nedeniyle AYİM 3 ncü Dairesinin 28 Nisan 2004 gün ve 2004/534 Esas, 2004/622 Karar sayılı kararı ile; 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 45 nci maddesinin (B) bendi gereğince, 30 gün içinde dava açılmak şartıyla dilekçenin reddine, dilekçe ve eklerinin iadesine, peşin harç alındığından noksanlar tamamlanarak yeni bir dava dilekçesi verildiği takdirde harç alınmamasına karar verildiği, bu kararın davacıya 26.05.2004 tarihinde tebliğ edildiği ve davacının yenileme dilekçesinin 30 günlük süre içerisinde 01 Haziran 2004 tarihinde AYİM kaydına girdiği anlaşıldığından davalı idarenin süre aşımı yönündeki savunmasına itibar edilmemiştir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 2002 yılı Eylül ayında A.Ü. İşletme Fakültesinden mezun olduktan sonra intibak işleminin yapılması için 30 Ekim 2001 tarihli dilekçe ile idareye müracaat ettiği, 926 sayılı TSK Personel Kanununun 137 nci madde (c ) fıkrası gereğince intibakının yapıldığı, davacının daha sonra 4861 sayılı Kanunla getirilen EK-VIII/A sayılı cetvele ait gösterge tablosundan yararlandırılması hakkındaki dilekçesi ile idareye yeniden müracaat ettiği, davalı idarenin, TSK Personel Kanununun 137/c maddesi gereğince EK-VIII sayılı cetvele ait gösterge tablosundan yararlandırılan davacının, Astsb. MYO mezunu olmaması nedeniyle EK-VIII/A sayılı cetvele ait gösterge tablosundan yararlandırılmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının istemini reddettiği anlaşılmaktadır.
926 sayılı TSK Personel Kanununun Gösterge Tabloları başlıklı 137 nci maddesi: Silahlı Kuvvetlerdeki subayların, astsubaylıktan subay olanların, astsubayların, uzman erbaş ve uzman jandarmaların aylıkları, rütbe, rütbedeki kıdem ve kademe esasına göre saptanır.
En düşük gösterge rakamı 560, en yükseği 1500'dür.
Albaylar ile General ve Amirallere 1500 gösterge rakamı uygulanır. Rütbe rütbe kıdemliliği ve kademelere göre,
a) Subayların gösterge tablosu Ek -VI sayılı cetvelde.
b) Astsubaylıktan subay olanların gösterge tablosu Ek - VII sayılı cetvelde,
c) Astsubaylar hakkındaki gösterge tabloları Ek-VIII sayılı cetvelde gösterilmiştir. Yükseköğrenim yapmış olan astsubayların intibakları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Genel idare Hizmetleri Sınıfında aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tespit edilen derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilerek yapılır. Bu intibaklar personelin fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokulunu bitirdiğine dair resmi belgeyi ibraz edip müracaatını yaptığı tarihteki derece ve kademelerine, 2 yıl süreli yüksek öğrenim için 1 kademe, 3 yıl süreli yüksek öğrenim için 2 kademe, 4 yıl süreli yüksek öğrenim için 1 derece ilave edilerek yapılır. 2 ve 3 yıl süreli yüksek öğrenimini tamamlayarak intibakları yapılmış olanların, daha sonra lisans öğrenimini tamamlamaları halinde intibak işlemleri bir defaya mahsus olmak üzere tekrar yapılır. Yüksek öğrenimden dolayı bir defadan fazla yapılan intibak işlemleri toplamı 1 dereceden fazla olamaz, 5 yıl ve üzerindeki öğrenimlerin 4 yıldan fazlası için kademe verilmez.
Fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokullarını bitirdikten sonra astsubay sınıf okulunu bitirip astsubay nasbedilenlerin yüksek öğrenim intibakları astsubay çavuşluğa nasıplarında yapılır. Yüksek öğrenim intibakı yapılan astsubayların sonraki rütbelerinin ilk kademeleri, intibak yoluyla verilen derece ve kademe miktarı kadar fazladır.
Astsubay Meslek Yüksek Okulu mezunları ve kendi nam ve hesabına fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okulunu bitirerek temel askerlik eğitiminde başarılı olup astsubay çavuşluğa nasbedilenler, EK - VIII/A sayılı cetvele göre 9 uncu derecenin birinci kademesinden göreve başlarlar. Bunlar görevde oldukları süre içerisinde lisans tamamlama eğitimi yaptıkları veya en az dört yıl ve daha fazla süreli bir fakülte veya yüksek okulu bitirdikleri takdirde, mezun olduklarına dair resmi belgeyi ibraz edip müracaatını yaptığı tarihteki derece ve kademelerine iki kademe ilâve edilerek intibakları yapılır. Birden fazla fakülte veya yüksek okul öğrenimi dikkate alınmaz. Bu şekilde intibakı yapılan astsubayların sonraki rütbelerinin ilk kademeleri intibak yolu ile verilen kademe miktarı kadar fazladır.
Uzman jandarma ve uzman erbaşlardan muvazzaf astsubaylığa nasbedilenlerden, nasbedildikleri astsubay çavuş rütbesinin aylığından fazla derece ve kademe aylığı alanlar; daha önce emsal oldukları uzman jandarma veya uzman erbaşların derece, kademe ve yükselecekleri yeni derece ve kademe aylıklarına göre aylık almaya devam ederler. Ancak, yükselecekleri astsubaylık rütbe ve rütbe kıdemliliğindeki derece ve kademe aylıkları, daha önce emsal oldukları uzman jandarma veya uzman erbaşların derece ve kademe aylıklarına eşit veya fazla hale gelince, emsali astsubaylar hakkındaki aylık derece ve kademelerine tabi tutulurlar. hükmünü taşımaktadır.
Bir statü kanunu olan 926 sayılı Personel Kanunu hükümleri gereğince, davacının astsubaylık statüsüne astsubay sınıf okulu mezunu olarak giriş yaptığı ve bundan dolayı başlangıç derece ve kademesinin EK-VIII sayılı cetvele göre belirlendiği, halbuki EK VIII/A sayılı cetvelin Astsubay Meslek Yüksek Okulu mezunları ile kendi nam ve hesabına fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okulu bitirerek temel askerlik eğitiminde başarılı olanlar için uygulandığı görülmektedir. Bu nedenle astsubay meslek yüksek okulu mezunu olmayan davacıya EK-VIII/A sayılı ek gösterge cetvelinden yararlandırılmamasının yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden hukuka uyarlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacının söz konusu düzenlemenin anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacağı yönünde itirazı bulunmakla birlikte; Anayasa Mahkemesi kararlarında da işaret edildiği üzere; yasa önünde eşitlik demek, benzer durumda olan kişilerin aynı hukuk kurallarına tabi tutulmaları demektir. Yasa önünde eşitlik ilkesi tüm yurttaşların mutlaka her yönden her zaman aynı kurallara bağlı tutulması zorunluluğu getirmez. Eşitlik ilkesine aykırılıktan bahsedilebilmesi için ayni statüde olanlara farklı hükümlerin uygulanması söz konusu olmak gerekir.
Astsubay meslek yüksek okulu olmayan davacıya 926 sayılı Personel Kanununun 137/c maddesinde düzenlenen EK-VIII/A sayılı ek gösterge tablosunun uygulanmamasının, davacının mesleğe girişteki öğrenim durumu ile Astsubay Meslek Yüksek Okulu mezunlarının öğrenim durumlarındaki özellik ve farklılık nedeniyle statülerinin ayrı olarak düzenlendiği, değişik hukuksal konumda bulunanların farklı kurallara bağlı tutulmasının anayasada öngörülen yasa önünde eşitlik kuralına aykırılığından söz etmek mümkün olmadığından davacının söz konusu düzenlemenin anayasaya aykırılığına ilişkin iddiasına da itibar edilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun olan DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy