(926 S. K. m. 50, 145) (5434 S. K. m. 39, 87)
Davacı 22.11.2004 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 5.8.2004 tarihli Yüksek Askeri Şura kararı ile TSK ile ilişiğinin kesilmesine karar verildiğini, 18.8.2004 tarihinde görev yapmakta olduğu 4.Kor.K.Mu.Bl.den ilişiğinin kesildiğini, Ağustos 2004 Ayı maaşının kendisine ödenmediğini, dilekçe ile yaptığı müracaatının üzerine 15-18/8/2004 tarihleri arasında çalıştığı üç günlük maaşının tahakkuk ettirilerek ödendiğini, 926 sayılı Kanunun 50/c, 145 nci maddeleri ve 3472 sayılı yasanın 1 nci maddesi gereği eksik ödenen 27 günlük maaşının ödenmemesi işleminin iptaline, kesintilerin yapılabilmesi için kendisinden alınan 38.000.000 TL nin tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 4.Kor.Mu.Bl. K.lığı emrinde (Mamak/ANKARA) Teğmen rütbesi ile görev yaparken, Yüksek Askeri Şuranın 5.8.2004 tarihli kararı ile TSKnden resen ayrılmasına karar verildiği, bu işlemin MSB tarafından onaylanması üzerine, 18.8.2004 tarihinde tebligat yapılıp aynı tarihte ilişiği kesilerek terhis edildiği, 6.9.2004 tarihli dilekçe ile Ağustos 2004 maaşının ödenmesi talebinde bulunan davacının 15-18/8/2004 tarihleri arasındaki 3 günlük süreye ait aylıklarının tahakkuk ettirilerek ödenmesine karar verildiği, 29.9.2004 tarihli yazı ile davacıya durumun bildirildiği, davacının tesis edilen işlemin iptali amacıyla 22.11.2004 tarihinde AYİMde kayda geçen dilekçe ile süresinde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı teğmenin TSK Personel Kanununun 50/c maddesi gereğince YAŞnın 05 Ağustos 2004 tarihli kararına istinaden 05 Ağustos 2004 tarihinde Milli Savunma Bakanlığının onayı ile resen emekliye sevk edilmiş bulunmaktadır. Davacının 18 Ağustos 2004 tarihinde ilişiği kesildiği ve bu tarihe kadar fiilen görevine devam ettiği dikkate alındığında, Anayasanın 18 ve 128 maddeleri ile 926 sayılı TSK Personel Kanununun 145 nci maddesi hükümleri uyarınca 15 Ağustos 2004 tarihinde görevde bulunan davacıya aylığının peşin olarak ödeneceği hususunda şüphe yoktur. Nitekim, AYİMnin bu husustaki kararlarında Bildirim kuramından hareketle hakkında aybaşından önce resen ayırma kararı verilen ilgillerin ilişik kesene kadar ki zaman zarfında aylığa müstehak olduğuna içtihat etmiştir ( AYİM 1 D, 23.19.1997, 1997/18-609; 1.D, 22.04.2003, 2002/1623-574).
Ancak, somut olayda 2004 yılı Ağustos ayı aylığının zamanında ödenmediği, ilgilinin başvurusu üzerine sonradan 15-18 Ağustos tarihleri arasındaki üç günlük tutarın, OYAK ve Emekli Sandığı keseneklerinin tahakkuk ettirildiği, dolayısıyla davacının Ağustos ayı aylığının tam olarak ödenmemesine ilişkin KKKlığının 29 Eylül 2004 gün ve MLY:3030-83-04 sayılı yazısının iptalini ve halen 27 günlük maşın verilmesini talep ettiği dikkate alındığında, davanın konusunun 2004 Ağustos ayı aylığının noksan tahakkuk ve ödenmesi işleminin iptali ile farkın verilmesinin teşkil ettiği belirlenmiştir.
926 sayılı Personel Kanununun 50/c maddesi; (Değişik:1424 - 7.7.1971) Kadrosuzluk, yetersizlik, disiplinsizlik veya ahlaki durum nedeni ile aşağıda belirtilen esas ve şartlar dahilinde subaylar hakkında Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi yapılır. // c) Disiplinsizlik veya ahlaki durum sebebiyle ayırma: Disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle Silahlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyen subayların hizmet sürelerine bakılmaksızın haklarında T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. //Bu sebeplerin neler olduğu ve bunlar hakkında sicil belgelerinin nasıl ve ne zaman tanzim edileceği, nerelere gönderileceği, inceleme ve sonuçlandırma ile gerekli diğer işlemlerin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı subay sicil yönetmeliğinde gösterilir. Bu gibi subaylardan durumlarının Yüksek Askeri Şura tarafından incelenmesi Genelkurmay Başkanlığınca gerekli görülenlerin Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi, Yüksek Askeri Şura kararı ile yapılır. hükmünü amirdir.
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 39 ncu maddesinin (c) fıkrasında da; Emekli aylığı aşağıdaki hallerde bağlanır.// e)Subay ve askeri memurlarla, gedikli subay ve gedikli erbaşların ahlak noktasında hüküm ile veya yetersizlik veya disiplin sebeplerinden dolayı sicilleri üzerine veyahut askeri mahkemelerce verilecek kararlar üzerine kurumlarınca resen; // Emekli aylığı bağlanabilmesi için yukarıdaki (c ve d) fıkralarında yazılı hallerde ilgililerin fiili hizmet müddetlerinin (b) fıkrasının ikinci paragrafı ile (27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu gereğince kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevkedilenler hariç) (d, e ve f) fıkraları kapsamına girenlere 61 yaşını doldurmadan emekli aylığı bağlanmaz. hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlere göre, resen ayırmaya tabi tutulanlara emekli aylığı bağlanabilmesi için 25 yılı doldurmuş olma şartını sağlamaları gerekmektedir. Davacının T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre 25 yıllık hizmeti doldurmadığı, dolayısıyla emeklilik hakkını kazanamadığı için aynı Kanunun 87 nci maddesi gereğince kesenekleri ödenerek ilişiği kesildiği açıktır.
926 sayılı Kanunun 145 nci maddesinin 1 nci fıkrasında, aylıkların her ayın başında peşin olarak ödeneceği belirtilirken 2 nci fıkrasında da aynen Emekliye ayrılma ve ölüm hallerinde o aya ait peşin ödenen aylık veya harçlık geri alınmaz. hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 145/2 nci maddesi hükmünün mefhumu muhalifinden Emekliye ayrılma ve Ölüm halleri dışında -çalışılmayan günlere ilişkin- aylığın geri alınabileceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davacının resen emekliye sevkinin emekliye ayrılma olarak telakki edilip edilemeyeceğinin tespiti ve buna göre aylığın tam ödenip ödenmeyeceğinin tayini gerekmektedir.
Davacının 25 yılını doldurmadığı için T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emeklilik statüsünü kazanmadığı göz önünde bulundurulduğunda, 926 sayılı Kanunun 145 nci maddesinin 2 nci fıkrasındaki Emekliye ayrılma kavramının resen emekliye sevk ifadesini kapsamadığı, dolayısıyla emekliye sevk edilmekle birlikte bu statüye hak kazanmayan davacının o aya ait peşin ödenen aylığının çalışılan günler hariç- geri alınabileceği kanaatine varılmıştır. Hal böyle olunca, davacıya kıst aylık ödenmesi işlemi ile noksan ödemenin verilmemesi hususunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim, AYİM 1 nci Dairesinin 23.09.1997 gün ve 1997/18-1609 sayılı kararında da, aylığın kıst ödeneceğine içtihat edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy