(926 S. K. m. 37)
Davacı, 08.11.2004 tarihinde İzmir İdare Mahkemesinde ve 17.11.2004 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Hv.K.K. lığının 09 HAZİRAN 2004 gün ve LOJ.:6474-859-04/ Sis.Koor.D. (Mlz.Koor.Ş.Md.Slh.) 103836 sayılı emri gereği Zigana-T modeli tabanca verilmesi istemiyle başvuruda bulunduğunu; ancak kıdem sırasına göre kendisinden daha kıdemsiz olanlara tabanca tahsisi yapılırken, kendisine tabanca tahsisi yapılmadığını iddia ederek, söz konusu işlemin iptalini talep ve etmiştir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, Hv.K.K.lığının 09.06.2004 tarihli yazısında Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan subay ve astsubaylara isteğe bağlı ateş gücü yüksek tabancaların bedeli karşılığı verileceğinin bildirilmesi üzerine davacının da söz konusu yazıda belirtilen tabancalardan Zigana-T modeli tabancadan bedeli karşılığı almak üzere davalı idareye başvurduğu ve davalı idarece Hava Kuvvetleri Komutanlığının 23 Temmuz 2004 gün ve Loj: 6472-1102-04/sis.Koor.D. 133459 sayılı mesaj emri ile davacıya tahsis yapılmaması üzerine 12.08.2004 tarihinde davalı idareye ihtiyari müracaatta bulunduğu ve müracaatına Hava Eğitim Komutanlığınca 18.08.2004 tarihinde red cevabı verildiği ve bu yazının davacıya 10.09.2004 tarihinde tebliğ edildiği ve davacının 08.11.2004 tarihinde İzmir İdare Mahkemesi kanalıyla süresinde iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmakta olan subay ve astsubaylara bedeli karşılığında ateş gücü yüksek tabanca verilmesi amacıyla yapılan çalışma kapsamında, Hv.K.K. lığınca 09 HAZİRAN 2004 gün ve LOJ.:6474-859-04/ Sis.Koor.D. (Mlz.Koor.Ş.Md.Slh.) 103836 sayılı yayımlanan emirde, subay ve astsubayların 1 veya 5 tabanca tercih yapabilecekleri, subay ve astsubaylara ayrı ayrı ihtiyaç miktarı oranında pay verileceği, talep çok olursa tercih sırasına göre sicil kıdem sırası esas alınarak en yüksek rütbeli ve en eski nasıplılardan başlanarak tahsis yapılacağının belirtildiği, MSB. lığının Kuvvet Komutanlıklarından aldığı istek miktarlarını dikkate alarak her kuvvete kendi talep miktarını toplam talep miktarına oranlamak suretiyle Zigana T model tabanca tahsis ettiği ve bu şekilde Hv.K.K.lığına 3322 Zigana T model tabanca tahsis edildiği, Hv.K.K.lığınca da MSB.lığına benzer bir orantı hesabı ile 09 HAZİRAN 2004 gün ve LOJ.:6474-859-04/ Sis.Koor.D. (Mlz.Koor.Ş.Md.Slh.) 103836 sayılı emrine uygun olarak subay ve astsubaylardan Zigana T model için talep bulunanlar ile başvuruda bulunan subay-astsubay sayısı arasında oranlama yapılarak Zigana T model tabanca için başvuran 1361 subaydan 604 subaya, 7519 astsubaydan 2718 astsubaya rütbe ve sicil kıdem sıralamasına göre Zigana T model tabanca tahsisini yaptığı, davacının da başvuran subaylar arasında 2004 yılı kıdem sıralamasına göre 604 subay arasına giremediğinden kendisine Zigana T model tabanca tahsisi yapılamadığı anlaşılmaktadır.
Davacı, 1978 yılında astsubay olarak göreve başladığını ve 1989 yılında subay olduğunu ve bu bakımdan kendisine tabanca tahsisi yapılmaz iken 1986 yılı mezunu astsubaylara Zigana T model tabanca tahsisinin hukuka aykırı olduğunu belirtmesine karşın, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle subay statüsünde bulunduğu ve bundan dolayı silah tahsisi talebinde bulunan subaylar arasında kıdem sıralamasına tabi tutulacağının 211 sayılı TSK İç Hizmet Kanunu ile 926 sayılı TSK Personel Kanununda açık olduğu ve gerek statü yönünden ve gerekse rütbe ve sicil kıdem sıralamasına göre tahsis planlaması açısından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalı idare cevap layihasında lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; haksız çıkan tarafa yüklenen avukatlık ücretinin, esas itibariyle diğer tarafın vekalet/avukatlık sözleşmesi ile temsil olunmasından doğan masrafının karşılığı olduğu ve yasal temsilciler bakımından ancak kanunun açıkça öngördüğü takdirde hükmedileceği dikkate alındığında, 178 sayılı KHK ve 4353 sayılı Kanun hükümleri ile temsil/tevkil tekeli öngören gerekçesi karşısında genel bütçeli idareleri avukat sıfatıyla temsil yetkisinin münhasıran hazine avukatlığı teşkilatına ait olduğu, bakanlıklarda çalışan memur avukatların idari temsilden öte avukatlık ücretini hak eden bir tevkil görev ve yetkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığından davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy