(926 S. K. m. 36) (AYİM 1. D 29.01.2002 T. 2001/1153 E. 2002/193 K.)
Davacı 09 Ocak 2004 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; Hv. K.K.lığında astsubay olarak görevli iken 22 Eylül 1989 tarihinde Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesini bitirerek lisans diplomasi aldığını, Hv. K.K.lığının 12.06.2002 tarihli izniyle Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalında yüksek lisans eğitimini tamamladığını, yüksek lisans kıdemi verilmesi için yaptığı başvurunun, Astsubaylık statüsündeki personele yüksek lisans kıdemi verilmesi hususunda 926 Sayılı TSK Personel Kanununda hüküm bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirtilerek işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bilindiği gibi, 926 sayılı TSK. Personel Kanunu bir statü kanunudur. Bu kanunda yer almayan veya farklı statüde kişilere uygulanması öngörülen düzenlemeler sebep gösterilerek ilgililerin herhangi bir hak talep etmeleri hukuka uygun bir talep olarak değerlendirilemez. Konuya ilişkin 926 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi, Kanunun beşinci kısmının ikinci bölümünde yer almakta olup bu kısmın başlığı Subay terfileri şeklindedir. Madde başlığı ise Nasip Düzeltilmesidir. Astsubaylara ilişkin düzenlemeler ise ayni Kanununun 67 nci maddesinden itibaren başlamakta ve gerekli görülen yerlerde subaylara ilişkin maddelere atıflar yapılmaktadır. Astsubayların nasip düzeltilmesi ile ilgili Kanun maddesi 83 ncü madde olup, bu maddede nasip düzeltilmesi konusunda 36 ncı maddenin (a), (b), (e) bentlerine atıf yapılmasına karşılık, dava konusu yüksek lisans kıdemine ilişkin 36 ncı maddenin (d) bendine atıf yapılmamıştır. Dolayısıyla Kanun Koyucu böyle bir düzenlemeyi öngörmemiştir.
Eşitlik ilkesine aykırılıktan bahsedilebilmesi için aynı statüde olanlara farklı hükümlerinin uygulanması söz konusu olmak gerekir. Diğer bir deyişle, farklı hukuki statüdeki kişilere farklı kurallar uygulanması, Anayasanın eşitlik ilkesinin ihlali anlamına gelmemektedir. Böyle bir uygulama da mevcut olmadığına göre; yasal dayanağı olmayan bir kıdemin davacıya verilebilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Esasen AYİM nin istikrar bulmuş kararları da bu yöndedir. (AYİM.1nci D.nin 21 Eylül 1994 gün ve 1994/277 E.,1994/1129 K., 9 Ekim 2001 gün ve 2001/645 E., 2001/1060 K. 29 Ocak 2002 gün , 2001/1153 E. , 2002/193 K. sayılı Kararları)
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy