(657 S. K. m. 94, 98)
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Altınkum Özel Eğt. Mrk. K.lığında devlet memuru (garson) olarak görev yaparken eşinden boşanması, ağır görev koşulları gibi nedenlerle psikolojik sorunlar yaşadığını, psikolojik tedavi gördüğünü, ilaç kullandığını, kullandığı ilaçların etkisiyle ve rahatsızlığı nedeniyle isteği dışında bir süre görevine gidemediğini, bu durumun 10 günden fazla olması nedeniyle istifa etmiş sayıldığını, ancak davacının sağlık sorunlarının kabul edilebilir bir mazeret teşkil ettiğini bu nedenle, tesis edilen memuriyetten çekilmiş sayılma ve göreve son verme işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptaline karar verilmesi talebiyle bu davayı açmıştır.
Dava dosyası ile özlük dosyasında bulunan belgelerden, davacının Dz.K.K.Altınkum Özel Eğt. Mrk. K.lığında sivil memur olarak görev yaparken 21 Eylül 2004 günü mesaiye gelmediği, bu durumun 13 gün boyunca kesintisiz olarak devam ettiği, 04 Ekim 2004 tarihinde mesaiye geldiği, aynı gün Altınkum ÖEM.K.lığı Revirine sevkedildiği, buradan Kasımpaşa Asker Hastanesi psikiyatri polikliniğine sevkedildiği, bu Hastanede yapılan muayenesi neticesinde durumsal anksiyete tanısı ile tedavisi düzenlenip, beş gün istirahat verilerek 15 gün sonra kıta anketli kontrolünün uygun olacağına karar verildiği, davacı kendisine verilen birtakım ilaçları kullanarak tedavi olurken 27.10.2004 tarihinde annesi
. tarafından Sarıyer Kaymakamlığına verilen dilekçeyle davacının ruhsal sağlığının bozuk olduğu, kendilerini ölümle tehdit ettiği, çevreye zarar verdiği belirtilerek hastaneye yatırılıp tedavi edilmesinin talep edildiği, daha sonraki bir tarihte davacının Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yatarak tedavi görmeye başladığı, davacı vekilinin beyanına göre bu tedavinin halen devam ettiği, bu arada davacının 21 Eylül-04 Ekim 2004 tarihleri arasında mazeretsiz olarak göreve gelmemesi nedeniyle devlet memurluğundan çekildiği kabul edilerek Dz.K.K. Personel Bşk.lığının MSB namına tesis ettiği 27 Ekim 2004 tarihli işlemi ile devlet memurluğu görevine son verildiği ve ilişiğinin kesildiği anlaşılmıştır.
Öncelikle işleme etki eden kanuni düzenlemeyi zikretmek gerekmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94 ncü maddesinde: mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır. şeklinde hüküm mevcuttur. Kanunun 98 nci maddesinin (c) bendinde de memurluktan çekilme devlet memurluğunun sona erme sebeplerinden biri olarak gösterilmiştir.
Davacının 21 Eylül 2004 ile 04 Ekim 2004 tarihleri arasında izinsiz ve kurumunca kabul edilmiş bir mazereti olmaksızın 14 gün süre ile memuriyet mahalline gelmeyip görevini yapmadığı hususu sabit olmakla bunun çekilme olarak kabulü ve Kanunun 98 nci maddesi uyarınca (bağlı yetki uyarınca) bu kimsenin memuriyetinin sona erdirilmesinde kanuna herhangi bir ayrılık bulunmamaktadır. Zira kanunun aradığı anlamda mesaiye gelmeme hadisesinde herhangi bir şüphe ve tartışmalı durum yoktur.
Davacı tarafın iddiası bu 14 günlük süre zarfında davacının psikolojik olarak rahatsız olması nedeniyle göreve gelmemenin mazeret olarak sayılmasının gerektiğidir. Yukarıda da belirtildiği üzere çekilmiş sayılmak için 10 günü aşkın bir süre gelmemek, bunun izinsiz olması ve kurumca kabul edilmiş bir mazerete dayanmaması koşullarının gerçekleşmesi gerekmekle davacı hakkında bu koşulların tümü gerçekleşmiştir. Davacı 14 gün görevine gelmemiş, bu süre için izin almamış ve gelmeyişi kurumunca haklı bir mazeret olarak sayılmamıştır. Görevine 14 gün gelmeyen davacı, katılışını müteakip rahatsızlığını beyan etmiş ve 600 Yataklı Kasımpaşa Deniz Hastanesinde yapılan muayenesinde durumsal anksiyete teşhisi konularak beş gün istirahat verilmiştir. Açıkça görüleceği üzere davacının mazereti işe gelmediği günleri kapsamamakta olup, herkesin zaman zaman musab olabileceği geçici durumsal anksiyete denilen rahatsızlığı nedeniyle 6 Ekim 2004 tarihinden sonra 5 günlük rapor verilmiştir. Bu hususun mazeret olarak kabulü belirtilen nedenle mümkün değildir.
Davacının şahsi dosyası da dava konusu hadiseyi açıklamak ve davacının memuriyet safahati açısından fikir edinmek için incelenmiştir. Dosyanın incelenmesinde; 1994 yılından beri sicil alan davacının üç kez görev yeri değiştirdiği, genellikle vasat sicil notları ile takdir edilip bir yıl kademe ilerlemesi yapmaya yetecek notun altında bir not verilmesi nedeniyle kademe ilerlemesi yapamadığı, disiplinsiz ve yetersiz olduğu konusunda çeşitli amirlerince bir çok kereler kanaat belirtildiği, memurluğu süresince uyarma, aylık kesme, kınama, kademe ilerlemesinin bir yıl süre ile durdurulması şeklinde 13 kez disiplin cezası ile tecziye edildiği, mazeretsiz gelmeyişini takiben psikolojik yönden 5 günlük rapor almasına rağmen, daha öncesinden herhangi bir psikolojik rahatsızlığını beyan etmediği, bu nedenle bir tedavi görmediği anlaşılmıştır. Hal böyle iken mesaiye gelmeyişinden sonra çok önemli olmayan bir psikolojik rahatsızlık nedeniyle rapor alan davacının bu durumu, geçmişinde hiç böyle bir gelişmenin ve olgunun olmaması nedeniyle haklı bir mazeret teşkil edebilecek nitelikte kabul edilmemiştir. Belirtildiği üzere mazeret hali de zaten göreve gelmeme hadisesinden sonra ortaya çıkmış bir durumdur.
Davalı idare cevap lahiyasında lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; haksız çıkan tarafa yüklenen avukatlık ücretinin, esas itibariyle diğer tarafın vekalet/avukatlık sözleşmesi ile temsil olunmasından doğan masrafının karşılığı olduğu ve yasal temsilciler bakımından ancak kanunun açıkça öngördüğü takdirde hükmedileceği dikkate alındığında, 178 sayılı KHK ve 4353 sayılı Kanun hükümleri ile temsil/tevkil tekeli öngören gerekçesi karşısında genel bütçeli idareleri avukat sıfatıyla temsil yetkisinin münhasıran hazine avukatlığı teşkilatına ait olduğu, bakanlıklarda çalışan memur avukatların idari temsilden öte avukatlık ücretini hak eden bir tevkil görev ve yetkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığından davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy