(657 S. K. m. 48) (5434 S. K. m. 44)
Davacı vekili 22 Nisan 2003 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; GATA K.lığında tanzim edilen 30.09.2002 tarihli sağlık kurulu raporu ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde sivil memur olamayacağına karar verilen davacı hakkında bu rapor esas alınarak malulen emekliye sevk işlemi tesis edildiğini, emekliye sevk işleminin sebebini teşkil eden sağlık raporunun iptali istemiyle AYİM nde 22.11.2002 tarihinde açmış oldukları davanın devam ettiğini, emekliye sevk işleminin dayanağını teşkil eden Türk Silahlı Kuvvetlerinde sivil memur olamaz kararını taşıyan sağlık kurulu raporunun hukuka aykırı olduğunu, sivil memur statüsünde olan davacıya Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin değil, 657 sayılı Kanunun 48 nci maddesinin (A) bendinin 7 nci fıkrasının uygulanması gerektiğini, dolayısıyla bu rapor dayanak alınarak tesis edilen emekliye sevk işleminin de hukuka aykırı olduğunu, bu davanın rapor iptali istemiyle yakından ilgili olduğundan o davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini beyan ederek sağlık nedeniyle malulen emekliye sevk işleminin iptalini dava ve talep etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması talebi, AYİM 2 nci Dairesinin 14 Mayıs 2003 gün ve E. 2003/516 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Davalı idare husumetin Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Oysa 5434 sayılı Kanunun Ek 26 nci maddesine göre emeklilik işlemleri, malullük halinde iştirakçinin mensup olduğu kurumun en yüksek amirinin onayı ile tekemmül etmektedir. Emekliye sevk işlemi ile emekli aylığının bağlanması işlemleri birbirinden farklıdır. Emekli Sandığı aylık bağlayıp bağlamama işlemlerini tesis etmektedir. Dava konusu işlem de emekliye sevk işlemi olduğu için bu işlem Emekli Sandığı tarafından tesis edilen bir işlem değil, Milli Savunma Bakanlığı tarafından tesis edilen bir işlemdir. Bu nedenle, husumetin MSB lığına yöneltilmesinde bir hata ve hukuka aykırılık yoktur.
Davacı vekili sivil memur statüsünde olan davacının malul olup olmadığının TSK. SYY hükümlerine göre değil 657 sayılı Kanunun 48/ A-7 maddesine göre tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davacının TSKnde görev yapamayacağına ilişkin raporun iptali talebiyle açılan davada AYİM 2 nci Dairesinin 12.11.2003 tarih ve 2002/952 E, 2003/830 K sayılı kararında aynen belirtildiği üzere; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 nci madde A fıkrasında devlet memuru olabilmek için aranan genel şartlar sayılmış olup, A fıkrasının 7 nci bendinde 53 nci madde hükümleri saklı kalmak kaydi ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamak şartı yer almıştır. 48 nci madde A fıkrası 7 nci bendine göre devlet memuru olabilmek için akıl hastalığı ile özürlü olmamak gerekmektedir. 48 nci maddenin B fıkrasında devlet memuru olabilmek için aranan özel şartlar sayılmış olup, B fıkrasının 2 nci bendinde de Kurumların özel Kanun ve diğer mevzuatında aranan şartları taşımak hükmü yer almıştır. TSK. Sağlık Yeteneği Yönetmeliği, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan sivil memurlar hakkında aranan özel şartlara ilişkin bir mevzuattır. TSKnde görev yapan tüm personel gibi sivil memurlar da TSK. SYY hükümlerine tabidirler. Bu nedenle davacı hakkında TSK. SYY hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Esasen TSK. SYY hükümlerinin uygulanıyor olması davacı hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 nci madde A fıkrası 7 nci bendi hükmünün uygulanmadığı anlamına gelmemektedir. Zira bu hükme görev devlet memur olabilmek için akıl hastalığına duçar olmamak gerekmektedir. Davacının akıl hastalığına duçar olup olmadığı ise TSK. SYY hükümlerine göre tespit edilecektir.
Davacı vekili davacı hakkında düzenlenen sağlık raporunun ve bunun sonucu olarak malulen emekliye sevk işleminin hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir.
TSKnde sivil memur olarak görev yapan davacının malulen emekliye sevk edilebilmesi için 5434 sayılı Kanunun 44 ncü maddesinde belirtildiği şekilde her ne sebeple olursa olsun vücudunda hasıl olan arızadan veya duçar olduğu tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifesini yapamayacak duruma girmiş olması gerekmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere davacının duçar olduğu rahatsızlık nedeniyle vazifesini yapamayacak durumda olup olmadığı
TSK. SYY hükümlerine göre tespit edilecektir.
Davacı vekili davacı hakkında GATA Sağlık Kurulu tarafından tanzim edilen Kronik Psikotik Bozukluk tanısı ve TSKnde sivil memur olarak görev yapamaz kararını içeren 30.09.2002 tarih ve 2073 sayılı raporun iptali için açtığı davada, AYİM 2 nci Dairesi, iptali talep edilen raporun hukuka uygun olup olmadığını tespit edebilmek için davacıyı GATA Profesörler sağlık Kuruluna sevk etmiştir.
GATA Profesörler Sağlık Kurulunun 07.07.2003 gün ve 99 sayılı raporu ile davacıya Kronik Psikotik Bozukluk tanısı konulup hakkında TSKnde Sivil Memur olarak görev yapamaz kararı verilmiştir. Bunun üzerine, AYİM 2 nci Dairesinin 12.11.2003 gün ve 2002/952 -830 sayılı kararı ile, davacının raporun iptaline ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.
Davacının iptalini istediği GATA Hastahanesi Sağlık Kurulunun 30.09.2002 gün ve 2073 sayılı TSK. da Sivil Memur Olarak Görev Yapamaz kararlı raporun mevzuata ve hukuka uygun olarak düzenlendiği, konulan teşhis ve verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, GATA Profesörler Sağlık Kurulu raporundan anlaşılmıştır.
Böylece davacının 5434 sayılı Kanunun 44 ncü maddesinde belirtildiği şekilde duçar olduğu hastalık nedeniyle vazifesini yapamayacak durumda olduğu kesinleşmiştir. Dolayısıyla vazifesini yapamayacak durumda bulunan davacının, 5434 sayılı kanunun 44 ncü ve Ek 26 nci maddeleri gereğince malulen emekliye sevk edilmesi işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy