(3713 S. K. m. 20) (2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilleri, 31 Ocak 2003 tarihinde kayda geçen dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; davacı hakkında Konya İl Koruma Komisyonunun 28.01.2002 gün ve 2 sayılı, İstanbul İl Koruma Komisyonunun 27.09.2002 gün ve 2002/5 sayılı kararlarıyla Özel Koruma Kararı alındığını, emekli olan davacının İstanbul Balmumcu korumalı personel konutlarından konut tahsis edilmesi için başvuruda bulunduğunu, bu başvurunun meskende korunmasının mutlak suretle zorunlu olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, davacının meslek hayatının büyük bir bölümünü terör, anarşi ve çıkar amaçlı suç örgütleriyle mücadele ederek geçirdiğini, görevi sırasında bölücü terör örgütlerine karşı yürütülen mücadelede gösterdiği etkin çalışmaları ve hizmetleri dolayısıyla terör örgütlerinin açık hedefi haline geldiğini, bu durumun bölücü örgütlerin yayın organlarıyla ve diğer istihbari bilgilerle doğrulandığını, davacının halen güncel ve sürekli bir tehdit altında olduğunu, Gnkur.Bşk.lığının Meskende Korunmasının Mutlak Suretle Zorunlu Olmadığı kararına dayanılarak lojman (konut) tahsis edilmemesi işleminin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğunu belirterek bu işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiş dava açıldıktan sonra davacı vekilleri tarafından 10.03.2003 tarihli, 06.05.2003 tarihli, 19.01.2004 tarihli dilekçeler ekinde davacıya yapılan tehditlerle ilgili belge fotokopileri ibraz edilmiştir.
Dava ve özlük dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; Emekli Tuğg.........................un Ağustos 1994-Ağustos 1995 tarihleri arasında Erzincan İl J.K.nı; Eylül 1997-Ağustos 1998 tarihleri arasında Kayseri J.Bölge K.Yardımcısı; Ağustos 1998-Ağustos 1999 tarihleri arasında Tuğgeneral rütbesiyle Tokat-Sivas-Amasya-Yozgat, Kırşehir, Malatya, Nevşehir ve Kayseri illerini kapsayan bölgede J.Bölge Komutanı; Ağustos 1999-Ağustos 2001 tarihleri arasında İstanbul J.Bölge Komutanı olarak görev yaptığı, davacı vekilleri tarafından davacının meslek hayatı boyunca terör ve çıkar amaçlı suç örgütlerinin hedefi haline geldiğinin ve bu tehdidin halen güncelliğini koruduğunun belirtildiği, davacı hakkında Konya İl Koruma Komisyonunun 28.1.2002 gün ve 2 sayılı kararı ve İstanbul İl Koruma Komisyonunun 27.09.2002 gün ve 2002/5 sayılı kararı ile Özel Koruma Kararı alındığı, davacının bu kararlara istinaden TSKnden emekli olmasından sonra İstanbul-Balmumcu korumalı personel konutlarından konut tahsisi için başvuruda bulunduğu, bu başvuruya Gnkur.Bşk.lığının 20 Kasım 2002 gün ve PER.:6124-87-02/Per.D.Dismor.Ş.(5)(8996) sayılı yazısı ile Meskende Korunmasının Mutlak Surette Zorunlu olmadığı gerekçesiyle red cevabı verildiği, bu yazının 02 Aralık 2002 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3871 sayılı Kanunla değişik 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasında ...Korumaya alınmış emekli personelden, meskende korunmaları mutlak suretle zorunlu bulunanlar görev yaptıkları Bakanlık veya Kamu Kurum ve Kuruluşlarına ait konutlardan Maliye ve Gümrük Bakanlığınca rayiç kiralar dikkate alınarak tespit olunacak kira bedeli ve kiralama esaslarına göre yararlandırılır hükmü yer almaktadır.
Emniyet Hizmetleri Koruma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 4 ncü maddesinde özel koruma; korunacak kişinin konut, işyeri ve gezilerinde her türlü tehlikeden masun bırakılması için alınacak koruma tertip ve tedbirlerinin tümünü, yakın koruma; korunacak kişiye konutu dışında refakat etmek suretiyle alınacak koruma tedbirlerini, konut ve işyeri koruması; korunacak kişinin konutunda ve işyerinde nokta tesis etmek veya yakınında motorlu devriye ile sağlanacak devamlı koruma tedbirlerini ifade edeceği belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 8 nci maddesinde de terör ve anarşi ile mücadelede görev yapan adli, istihbari, idari ve askeri görevlilerden korunmaya alınmadıkları takdirde can güvenliklerinin tehlikeye düşeceği hususunda açık ve maddi emareler bulunduğu anlaşılanların talepleri halinde korunmaya alınabilecekleri, 12 nci maddesinde il koruma komisyonunun vali veya görevlendireceği yardımcısının başkanlığında il emniyet müdürü, il garnizon komutanı, il jandarma komutanı veya temsilcisi ile koruma şube müdürü ve varsa koruma birlik komutanından oluşacağı, 14 ncü maddesinde koruma şekillerinin il koruma komisyonunca belirleneceği, hakkında tehdit bilgi ve belgesi bulunmayanların korunmasının kaldırılacağı düzenlemesine yer vermiştir. Koruma hizmetleri Yönetmeliğinin 26 ncı maddesinde Hakkında Özel Koruma Kararı verilmiş emekli personelden meskende korunması mutlak surette zaruri bulunanlar, en son görev yaptığı Bakanlık veya Kamu Kurum ve Kuruluşlarına ait konutlardan Maliye Bakanlığınca veya kurumunca rayiç kiralar dikkate alınarak tespit olunacak kira bedeli ile kiralama esaslarına göre veya kendi bakanlık, kurum ve kuruluşlarınca çıkartılan Yönergelerde belirlenen esaslar çerçevesinde bu amaçla yaptırılan, satın alınan veya kiralanan konutlardan yararlandırılır. Hakkında Konut Koruma Kararı alınanlara lojman tahsis edilmez. Bunlar 4 ncü maddenin on beş ve on altıncı fıkrasına göre korunurlar hükmü öngörülmüştür. Yönetmeliğin 43 ncü maddesinde de, Kişinin korunmaya alınmasında göz önünde bulundurulacak diğer esaslar ile koruyucu tedbirlere ait hususlar ilgili Bakanlık ve Kuruluşların kendilerini ilgilendiren konularda çıkartacakları Yönergelerle belirlenir. hükmü bulunmaktadır.
Korunmaya Alınmış Emekli Personelden Meskende Korunmaları Mutlak Surette Zorunlu Bulunanların Görev Yaptıkları Bakanlıklara Ait Türk Silahlı Kuvvetleri Konutlarından İstifadeleri Hakkında Yönerge (MSY-319-8)nin 5 nci maddesinde; Özel Koruma Kararı olan emekli askeri personelden, konutlardan yararlanmak isteyenler bir dilekçe ile Garnizon Komutanlıklarına müracaat ederler. Garnizon Komutanlıklarınca; ilgili personelin Merkez Koruma Komisyonunca onaylanmış özel koruma kararı, koruma kararına ilişkin bilgi ve belgeler, muvazzaflık dönemlerinde bulundukları görevlerin yer, zaman ve birlik belirtilerek tam listesi, müracaat sahibi hakkında EK-Ada yer alan değerlendirme kriterlerinde kullanılabilecek her türlü mevcut bilgi ve belgeler müracaat dilekçesine eklenerek, konut tahsis edilmesi hakkındaki kanaat ve görüşleriyle birlikte Genelkurmay Personel Başkanlığına gönderilir. Bu kanaat ve görüşlerde; a.) Personelin korunmasını gerektiren nedenlerin güncelliği, b.) Tehdit, takip, teşhir edilme, örgüt dokümanlarında yer alma ve benzeri hususların sürekliliği, c.) Personelin hali hazırda ikamet ettiği mekanın, konum ve çevre bakımından etkin bir korumaya imkan verip vermediği, gibi hususlar belirtilir. Genelkurmay Personel Başkanlığınca bu personelin durumlarının komisyonda görüşülmesi sağlanır. hükmü yer almaktadır.
Yönergenin 6 ncı maddesinde konut tahsisine yetkili makamın Genelkurmay Başkanlığı olduğu, Genelkurmay Başkanlığında özel koruma kararı alan emekli personelden meskende korunması mutlak surette zorunlu olanların tespiti, bu personel hakkında konut tahsis ve tahliye kararlarının alınması amacıyla Komisyon kurulacağı, bu Komisyonun Mart ve Eylül aylarının son haftasında olağan, Komisyon başkanının çağrısı üzerine de olağanüstü toplanacağı, komisyon kararlarının Genelkurmay Başkanının onayı ile tekemmül edeceği düzenlenmiştir.
Yönergenin 8 nci maddesinde; konut için müracaat eden özel koruma kararı olan personel hakkında Garnizon Komutanlıklarınca gönderilen ve bu Yönergenin 5 nci maddesinde belirtilen bilgi ve belgeler ile Genelkurmay İstihbarat Başkanlığından intikal eden bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucu oluşacak kanaate göre Genelkurmay Başkanlığında oluşturulan Komisyon tarafından Meskende Korunması Mutlak Surette Zorunlu kararı verilir. Meskende korunması mutlak surette zorunlu bulunduğuna karar verilen emekli personelin konut tahsisinde önceliklerinin tespitinde EK-Adaki kriterler dikkate alınır. hükmü öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hükümlerden anlaşılacağı üzere; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 20 nci maddesinde hakkında koruma kararı olan bütün emekli personele değil, sadece meskende korunması mutlak surette zorunlu bulunanlara rayiç bedelle konut kiralanacağı belirtilmiş, bu Kanuna istinaden çıkarılan Koruma Hizmetleri Yönetmeliğinin 26 ncı maddesinde ise Hakkında Özel Koruma Kararı verilmiş emekli personelden meskende korunması mutlak surette zaruri bulunanlar ifadesine yer verilerek, emekli personelin koruma kararına istinaden konutlardan istifade edebilmeleri için öncelikle haklarında verilen koruma kararının özel koruma kararı olması şartı aranmış, ayrıca bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının çıkaracakları yönergeler ile bu konuya ilişkin esasları belirleyebilecekleri düzenlenmiştir.
Bu düzenleme doğrultusunda hazırlanan korumaya alınmış emekli personelden meskende korunmaları mutlak surette zorunlu bulunanların görev yaptıkları bakanlıklara ait Türk Silahlı Kuvvetleri konutlarından istifadeleri hakkında yönergede özel koruma kararı alan ve komisyon tarafından meskende korunmasının mutlak surette zorunlu olduğuna karar verilen personele konut tahsis edilebileceği anlaşılmaktadır.
Dava açıldığı tarihte davacı hakkında Konya İl Koruma Komisyonu ve İstanbul İl Koruma Komisyonu kararı bulunduğu görülmektedir. MSY:319-8 Yönergesi hükümleri meskende korunması mutlak surette zorunlu kararını almaya yetkili komisyona (idareye) takdir yetkisi tanımaktadır. İdareye tanınan takdir yetkisi hiçbir zaman mutlak ve sınırsız değildir. Kanunların koyduğu sınırlar içinde kalmak, eşitlik ilkesine önem vermek, kamu yararı ve kişi yararı arasında denge kurmak, kamu yararı ve hizmetinin etkinliğini gözetmek, ayrıca kullanılan yetkinin gerekçelerini ortaya koymak takdir yetkisinin sınırını oluşturmaktadır. Takdir yetkisinin idarece takip edilen ve kanunlarda ortaya konulmuş amaca uygun olarak kullanıldığı, keyfilikten, kişisel ve duygusal, sübjektif değerlendirmelerden kaçınıldığı ve uzak olunduğu, objektif ve gerçek kıstaslara bağlı kalındığı sürece yargı denetimi dışında tutulması gerektiğinden şüphe yoktur. Ancak idarenin takdir yetkisini objektif kullanmadığı ve bu yetkinin aşıldığının ileri sürülmesi durumunda bunun idari yargı organlarınca denetlenmesi kaçınılmaz olmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesinin 4 ncü fıkrasında düzenlenmiş bulunan Yargı yetkisi, idare eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin Kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez düzenlemesi yargı denetiminde ana çerçeveyi çizmektedir. Bununla beraber bu anayasal düzenlemenin, idarenin takdir yetkisinin yargı denetimi dışında bırakıldığı şeklinde yorumlanması yine Anayasada yer alan hukuk devleti ilkesiyle birlikte ele alındığında mümkün gözükmemektedir. Bu anayasal düzenlemenin takdir yetkisinin sınırlarını çizdiği ve yetki kullanırken yukarıda açıklanan kıstasların göz önüne alınmasının gerektiği ve yargı denetimine tabi olduğu şeklinde yorumlanması kamu yararı amacına uygun olacaktır.
Anayasal düzenleme çerçevesinde yargı denetimine tabi olduğundan şüphe bulunmayan takdir yetkisinin kullanımında dikkat edilecek hususlardan biri de, kanunlarla tanınan takdir yetkisini Yönerge ile objektif ve kamuya (ilanen) açık hale getiren idarenin objektifleştirdiği bu kıstaslara eşitlik ilkesi ve kamu yararı amacına bağlı olarak uyması ve kullanmasıdır. Uyuşmazlık konusuna bu açıdan yaklaşıldığında idarenin takdir yetkisini objektif kriterlerle kullanıp kullanmadığının Yönergede belirtilen kıstaslar çerçevesinde irdelenmesi gerekmektedir.
Davalı idare tarafından davacıya ve birinci derece yakınlarına yönelik yeni ve güncel sürekli tehdidin bulunmaması gerekçesi ile meskende korunmasının mutlak surette zorunlu olmadığına karar verilerek davacının lojman tahsis talebi red edilmiş, davacı vekili tarafından dava açıldıktan sonra ibraz edilen belgelerle davacıya yönelik tehditlerin güncelliği ileri sürülerek lojman tahsis edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacının lojman tahsis talebi ile ilgili işlem dosyası davalı idareden istenilmiş, gönderilen belgelerin incelenmesinden 22.01.2004 tarihinde yapılan İstanbul İl Koruma Komisyonu toplantısında davacının koruma statüsünün yakın koruma olarak tespit edildiğinin 1 nci Ordu Komutanlığının mesajı ile bildirildiği görülmüştür. 22.01.2004 tarihi itibari ile hakkında özel koruma kararı olmayan bir personele mevzuat gereği lojmanda mutlak surette korunma kararı alınması ve lojman tahsisi mümkün bulunmamaktadır.
Dava açıldığı tarih itibari ile davacı hakkında özel koruma kararı bulunduğu göz önüne alınarak dosyadaki bilgi ve belgeler ile komisyondan gönderilen işlem dosyasının incelenmesinden davacı hakkında meskende korunmasının mutlak surette zorunlu olmadığı gerekçesi ile lojman tahsis edilmeme işleminde takdir yetkisinin objektif kullanılmadığına dair somut bilgi ve belgelerin olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekili tarafından ibraz edilen belgeler ile davacı hakkında güncel tehditlerin olduğu ve hakkında özel koruma kararı bulunması nedeniyle lojman tahsis edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de ibraz edilen belgelerden sonra 22.01.2004 tarihinde yapılan İstanbul İl Koruma Komisyon toplantısında davacının koruma statüsünün özel koruma durumundan yakın koruma durumuna alınmasının takdir yetkisinin subjektif kullanılmadığını ayrıca gösterdiği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacıya Terörle Mücadele Kanunu'nun 20 nci maddesi uyarınca konut tahsis edilmeme işleminin iptali isteminin REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy