(1602 S. K. m. 46) (926 S. K. m. 36)
Davacı, 19.08.2003 tarihinde kayda giren dava dilekçesinde özetle; GATA Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığında psikiyatri uzmanı olarak görev yapmakta olduğunu, Ekim 2000-Haziran 2003 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Disiplinler arası Adli Tip Enstitüsü Adli Psikoloji lisansüstü öğrenimini kendi nam ve hesabına başarıyla tamamladığını, lisansüstü öğrenimin hem tabip sınıfının hem de psikiyatri branşının devamı niteliğinde olması nedeniyle, 926 sayılı TSK. Personel Kanunun 36 ncı maddesinin (d) fıkrası gereğince kendisine ilave yüksek lisans kıdemi verilmesi istemiyle 09 Haziran 2003 tarihinde yaptığı başvurunun davalı idare tarafından reddedildiğini, bu menfi işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptalini talep ve dava etmiştir.
926 sayılı TSK Personel Kanununun Nasip Düzeltilmesi başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi 21.7.2000 tarih ve 607 sayılı KHK ile değiştirilmiş (RG 4.8.2000: 5.24130) ve Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının İnsan gücü Temin ve Yetiştirme Planlarında belirtilecek ihtiyaç duyulan dallarda, generaller ve amiraller hariç olmak üzere, ilave bir lisansüstü öğrenim yapan subaylara en fazla bir yıl daha kıdem verilir... hükmü getirilmiştir.
Davacının yapmış olduğu lisansüstü öğreniminin ilave bir lisansüstü eğitim kapsamında sayılıp sayılmayacağı konusunun açıklığa kavuşturulması için davalı idare tarafından 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu uyarınca, yüksek öğretimi düzenleme ve yüksek öğretim kurumlarının faaliyetlerine idari ve bilimsel açıdan yön verme konusunda tam yetkili kılınmış olan Yüksek Öğretim Kurulu'na sorulduğu ve alınan cevapta Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığınca davacının eğitiminin ilave bir lisansüstü öğrenim olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine davalı idare 15 Ekim 2003 tarihinde kayıtlara giren savunmasında özetle; davacıya ilave yüksek lisans kıdemi verileceğini, işlemlerinin devam etmekte olup tamamlanmasını müteakip kendisine bildireceğini belirtmiştir.
Öte yandan davacının, idarenin savunmasına verdiği cevap dilekçesinde kıdemin geç verilmesine bağlı olarak özlük haklarında ortaya çıkacak gecikme ve hak kayıplarının yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ederek iddia ve istemini genişlettiği görülmekte ise de, cevap dilekçesinde ileri sürdüğü bu taleplerini, dava dilekçesinde zikretmediği görülmüştür.
1602 sayılı Kanunun 46/4 maddesi Taraflar sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler hükmünü taşıdığından idari yargıda iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı bulunması nedeniyle davacının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü istemleri dikkate alınmamıştır.
Davalı idarenin, yapılan yazışma neticesi YÖK' ndan alınan cevap doğrultusunda davacıya ilave yüksek lisans kıdemi verileceğini belirtmesi davanın kabulü niteliğindedir. Davalının davayı kabul etmesi, 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare gereğince, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunu ortadan kaldıran ve davanın esasına girilmesini önleyen kesin bir irade beyanı niteliğinde olup, kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını doğurduğundan, kabul nedeniyle davanın esasi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İlave lisansüstü öğrenim kıdemi verilmemesi işleminin iptali hususunda 1602 sayılı Kanunun 56, HUMK' nun 91 ve 95 nci maddeleri uyarınca davalı idarenin kabulü nedeniyle DAVANIN ESASI HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIGINA. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy