(4721 S. K. m. 448, 462)
Davacı 25.10.2004 tarihinde Kayseri İdare Mahkemesinde, 02.11.2004 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; askerlik eğitimini 57.Top.Er.Eğt.Tug.K.lığında (Acılarkırı/Bornova) yaptığını, burada rahatsızlığı ilerleyince sevkedildiği hastanelerden üçer ay hava değişimi verildiğini, Kayseri As.Hst.nin 10.06.2003 tarih ve 676 sayılı sağlık kurulu raporuna istinaden askerliğe elverişsiz olması nedeniyle terhis edildiğini, sağlıklı ve sağlam olarak askere alındığını, hastalığının askerlikte oluştuğunu, kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanabilmesi için Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne yaptığı başvurunun reddedildiğini ve bu ret işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek bu işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava ve tahsis dosyasındaki belgelerin incelenmesinden, davacının 21.08.2002 tarihinde As.Şnden sevkedildiği, 22.08.2002 tarihinde eğitim birliğine, 07.10.2002 tarihinde de son kıtası olan İzmir/Bornova 57.Top.Er.Eğt.Tug. 4.Top.Tb.2.Bt.K.lığına katılan davacının, 22.11.2002 tarihinde hastaneye sevkedildiği, 29.11.2002 tarihinde hastaneye yatırıldığı, İzmir 600 Yt. Mevki As.Hst.nin 13.12.2002 tarih ve 6918 sayılı sağlık kurulu raporu ile psikotik bozukluk (Ayırdedilemeyen tip) tanısı ile SMK üç ay hava değişimi verildiği, hava değişiminin sona ermesine yakın yeniden sevkedildiği Kayseri As.Hst.nin 11.03.2003 tarih ve 320 sayılı Sağlık Kurulu raporu ile Psikotik Bozukluk tanısı ile SMK Üç ay hava değişimi kararı verildiği, bu hava değişiminin sona ermesine yakın sevkedildiği Kayseri As.Hst.nin 10.06.2003 tarih ve 676 sayılı raporu ile Tek Hecmeden Fazla Tekrarlayan Psikotik Bozukluk tanısı ile B/15 F1 Barışta askerliğe elverişli değildir. Savaşta sefer görev emri alabilir kararı verildiği, ve davacının 10.06.2003 tarihinden itibaren terhis edildiği, SSK Kayseri Hastanesi Sağlık Kurulunun 11.12.2003 tarih ve 1954 sayılı raporunda şizofreni teşhisi ile çalışarak hayatını kazanamaz. Sürekli maluldür kararı verildiği, Kayseri 2.Aile Mahkemesinin 25.3.2004 tarih ve E:2003/371,K:2004/298 sayılı kararı ile davacının kısıtlanmasına, TMKnun 419/2 nci maddesi uyarınca babası
..
.. ın velayeti altında bırakılmasına karar verildiği, davacının babası tarafından yapılan idari müracaatın neticesi, davalı idarenin tarihsiz (.../.../2003 tarihli) yazısı ile talebin reddine karar verildiği ancak davacının babasına tebliğ edildiğine dair belge bulunmadığı, davacının 20.08.2004 tarihli yazı ile davalı idareye aynı konuda müracaat ettiği, 28.08.2004 tarihli yazı ile davacının babasının müracaatı üzerine daha önceki red cevabının ilgi tarihli yazısı belirtilerek talebin reddedildiği, hangi tarihte tebliğ edildiğinin tespit edilememesi sebepleriyle süresinde 25.10.2004 tarihinde kayda giren dilekçe ile işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Kurumca 11.03.2005 tarihinde gönderilen tahsis dosyasının incelenmesi sonucu, Kayseri 2 nci Aile Mahkemesinin 25.03.2004 tarih ve E:2003/371, K:2004/298 sayılı kararıyla; davacı
..
.. ın kısıtlanmasına, TMKnun 419/2 nci maddesi uyarınca babası
..
..ın velayeti altında bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış, AYİM 3 ncü Daire Başkanlığının 31.03.2005 tarihli Gnsek:2004/3194,Esas:2004/1535 sayılı ara karar ile davacının fiil ehliyeti ve buna bağlı olarak dava ehliyetinin bulunmaması sebebiyle T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne karşı vazife malûlü aylığı bağlanmaması işleminin iptali hususunda yetkili mahkemeden dava açma izninin alınması, işbu davanın baba
..
.. tarafından davacı adına velayeten açılması ve eğer bir vekil aracılığı ile davanın takip edilmesi isteniliyorsa vekaletin baba
..
.. tarafından verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerden dolayı baba
..
.. tarafından davacı
..
.. adına dava açma izni alınarak VELAYETEN dava açılması için 60 gün süre verilmesine, karar verildiği, ara kararın 29.04.2005 tarihinde aynı çatı altındaki annesi
..
..a tebliğ edildiği, AYİM 3 ncü Daire Başkanlığının 13.07.2005 tarihli Gnsek:2004/3194, Esas:2004/1535 sayılı ara karar ile ara kararın tekit edildiği ve tebligatın 03.08.2005 tarihinde aynı çatı altındaki reşit kardeşi
..
a yapıldığı, AYİM 3 ncü Daire Başkanlığının 06.10.2005 tarihli Gnsek:2004/3194, Esas:2004/1535 sayılı ara kararı ile son kez dava açma izni verildiğine dair yetkili mahkemeden karar alınarak gönderilmesinin istenildiği ve ara kararın 22.10.2005 tarihinde aynı çatı altındaki reşit kardeşi
..
.. a tebliğ edildiği ve bugüne kadar konuyla ilgili bir cevap alınamadığı anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 10 ncu maddesinde; ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyetine sahip olacağı hükmü, 14 ncü maddesinde ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur hükmü, 15 nci maddesinde Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz hükmü bulunmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 448 nci maddesinde Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukukî işlemlerinde temsil eder hükmüne, ayrıca Vesayet makamının izninin gerekli olduğu haller başlıklı 462 nci madde de Acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh alma ve konkardato yapılması hükmüne amirdir.
Dava konusuna döndüğümüzde; davacının velayet altına alınmış olması nedeniyle medeni haklarından biri olan dava açma hakkına da sahip olmadığı, TMKnun 462 ncı maddenin 8 nci fıkrasına göre vasi tayin edilen kişi bile ancak sulh hukuk hakiminin izni ile dava açma hakkına sahip olabildiği, dava açma konusunda ehliyetsiz olduğu halde bizzat kendisinin açtığı davada dava ehliyeti bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1. Açıklanan nedenlerle; davacının dava ehliyeti bulunmadığından DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. Kararın hem davacıya hem de velayeti altında bulunduğu babası
..
.. a TEBLİĞ EDİLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy