(926 S. K. m. 65) (3466 S. K. m. 17) (3095 S. K. m. 3)
Davacı, 04.09.2003 tarihinde AYİM kaydına giren dilekçesinde özetle; Gaziantep Nurdağı Cumhuriyet Savcılığının 30.06.2000 tarih ve 2000/59 sayılı iddianamesiyle hakkında kamu davası açılması üzerine açığa alındığını, 21.07.2000-16.12.2003 tarihleri arasında açıkta kaldığını, üzerine atılı suçtan 22.10.2002 tarihinde beraat ettiğini, açıkta geçen sürelere ilişkin maaşından yapılan kesintilerin ödenmesi için müracaatlarda bulunduğunu ancak sonuç alamadığını, bundan dolayı aşırı borçlandığını, borçlarını ödeyemediğini, belirterek açıkta geçen sürelere ilişkin maaş kesintilerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
AYİM 3 ncü D.nin 04.12.2003 tarih ve E.:2003/776, K.: 2003/168 sayılı kararıyla, dava dilekçesinin karşı taraf sayısından bir fazla olması gerekirken tek nüsha olduğu ve hangi işlemin iptalini istediğinin net olarak anlaşılamadığı gerekçeleriyle dilekçenin reddine karar verilmiştir. Dilekçe reddi kararının davacıya 02.01.2004 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacı 30 günlük yasal süre içerisinde, 05.01.2004 tarihinde kayda giren dilekçesi ile davasını yenilemiş, yineleme dilekçesinde açıkta kaldığı döneme ilişkin maaş kesintilerinin 07.11.2003 tarihinde kendisine ödendiğini, ancak faiz ödenmediğini, belirterek açıkta geçen sürelerde maaşından yapılan kesinti miktarına faiz ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davacıya ilk davasını açtığı 04.09.2003 tarihinden sonra 07.11.2003 tarihinde açıkta geçen sürelere ilişkin aylığından kesilen miktarların ödenmesi nedeniyle bu konudaki uyuşmazlık sona erdiğinden, davacı da yenileme dilekçesinde bu hususu belirterek yalnız faiz ödenmemesi hususunu dava konusu olarak belirlemiş olması nedeniyle, inceleme bu konuyla sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında Gaziantep Nurdağı Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2000 tarih ve 2000/59 sayılı iddianamesiyle petrol boru hattından hırsızlık, görevi kötüye kullanmak suçlarından kamu davası açılması nedeniyle 21.07.2000 tarihinde açığa alındığı, Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2002 gün ve 2002/206 sayılı kararıyla hakkında beraat kararı verildiği, bunun üzerine 07.11.2002 tarihinde açığının kaldırıldığı, davacıya açıkta kaldığı sürece aylığının 2/3 ünün ödendiği, kesilen 1/3 lük bölümünün ise beraat kararının kesinleşmesinden sonra 07.11.2003 tarihinde ödendiği, J.Gn. Komutanlığının 24.12.2002 gün ve PER: 4123-153-02 / Per. D. Kd. Sic. S. Uzm. J. Deg. (443523) sayılı emri ile beraat kararının kesinleşme tarihinden geçerli olarak Uzm. J. IV Kad. Çvş. luğa yükseltildiği ve yükselmeye esas nasip tarihinin 30.08.2000 tarihine götürüldügü anlaşılmaktadır.
3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 17 nci maddesinde, açığa alınan uzman jandarmalar hakkında 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunun 65 nci maddesi hükümlerine göre işlem yapılacağı, nasip düzeltilmesinin de aynı Kanunun 36 nci maddesinin (a), (b) ve (e) bentleri hükümlerine göre yapılacağı belirtilmektedir.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunun 65 nci maddesinin (e) bendinde, açıkta bulunanların terfilerinin ve kademe ilerlemelerinin yapılmayacağı hükme bağlanmış, aynı maddenin (f/2) bendince açığa alınanlara açıkta kaldıkları sürece aylıklarının üçte ikisinin ödeneceği, beraatine karar verilenlerin ödenmeyen veya noksan ödenen her türlü özlük haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu olaya dönüldüğünde davacının 21.07.2000-07.11.2002 tarihleri arasında açıkta kaldığı, hakkındaki beraat kararının 22.11.2002 tarihinde kesinleştiği, açıkta kaldığı sürelere ilişkin maaşından kesilen 1/3 lük kesinti miktarlarının aradan uzun bir süre geçtikten sonra 07.11.2003 tarihinde davacıya ödendiği hususunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Davacı ile davalı idare arasındaki ihtilaf, davacının maaşından kesilen miktara faiz ödenip ödenmeyeceği hususundadır.
Bilindiği üzere, konusu bir miktar paranın ödenmesinden ibaret olan borçlarda, borcun doğduğu veya muaccel olduğu tarihten ödemesinin yapıldığı tarihe kadar bir süre geçmiş olabilir. Verilmesi gereken hakkın doğum tarihi ile verildiği tarih arasında bir süre geçmiş ise alacaklının mal varlığında bir eksilme meydana gelmiş olacaktır ve bu eksilmenin telafisi gereklidir. İşte faiz, borçlunun borcunu ödemesi gereken tarih ile ödediği tarih arasındaki süreden faydalanması nedeniyle alacaklıya, kanun veya sözleşme gereğince ve bir oran dahilinde olmak üzere ödenmesi gereken para miktarıdır. Faiz borcu hukuki mahiyeti itibariyle feri bir borçtur. Zira faiz borcunun doğum ve hatta kural olarak varlığı, asıl borcun doğum ve varlığına bağlıdır. Faiz alacağın bir bölümü olmayıp, onun feri niteliğinde ve fakat ayrı bir alacaktır.
Davacının açığa alındığı 21.07.2000 tarihinden itibaren açığın kaldırıldığı 07.11.2002 tarihine kadar aylıklarından her ay 1/3 oranında kesinti yapılması ile davacının zararı doğmuştur. Hakkındaki beraat kararının 22.01.2002 tarihinde kesinleşmesi ile de Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunun 65 nci maddesi uyarınca davacıya kesintilerin ödenmesi gerekmektedir. Kesintilerin ödendiği 07.11.2003 tarihine kadar geç ödemeden dolayı davacının zararı süre gelmiştir. İşte bu zararın telafisi için davacının aylıklarından her ay için kesilen miktarlara kesildiği tarihten ödeme tarihi olan 07.11.2003 tarihine kadar ayrı ayrı hesaplanarak yasal faiz ödenmesi gerekmektedir.
Her ne kadar davacı Temmuz 2000-Aralık 2002 tarihine kadar maaşından kesilen 1/3 lük bölüme yasal faiz yürütülerek bulunacak miktara ayrıca 07.11.2003 tarihine kadar tekrar yasal faiz yürütülmesini talep etmiş ise de; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 3 ncü maddesinde, kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemeyeceği açıkça hüküm altına alındığından, davacının bu talebinin kabulü mürekkep faiz yürütülmesi sonucunu doğuracağından, istemi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Yasal faiz ödenmemesi işleminin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy