(926 S. K. m. 202) (1602 S. K. m. 21) (Türk Silahlı Kuvvetleri Ödül Yönetmeliği m. 4, 5)
Davacı 27.03.2003 tarihinde kayda giren dava dilekçesinde özetle; görev yaptığı TCG DOĞANAY Denizaltısı üst güverte sorumlusu Radar Astsubay Çavuş ....................in tatbikat esnasında 16 Kasım 1993 günü Uzunada/İzmirde şamandıra üzerinde iken, aniden çıkan kuvvetli bir fırtınada, nöbetçi astsubayın anonsu üzerine halatların boşunu almak üzere can yeleksiz olarak çıktığı üst güverteden kuvvetli bir dalganın etkisi ile denize düştüğünü, hemen arkadan Dz.Ütğm. ..................in ..................i kurtarmak için denize atladığını ancak her ikisinin de dalgalarla birlikte gemiden uzaklaşması üzerine kendisinin onları kurtarmak için denize atladığını, denize düşen personele doğru yüzerek ............e ulaştığını daha sonra ..................i yakalayarak yardım gelene kadar başının su üstünde kalmasını temin ettiğini, gemi geldikten sonra ...............i geminin bordasına kadar çektiklerini, ancak gemiden kimsenin .................i almak için girişimde bulunmaması üzerine ...........in alınmasını istediğini, kendisini ve ..........i yukarıya çekmeye uğraşırlarken gelen sert bir dalganın şiddeti ile sulara gömüldüklerini, yaklaşık 15 dakika sonra kendisini gemiye aldıklarını ancak ................in bulunamadığını, tamamen emir komuta altında ve bilinçli bir şekilde kuvvetli bir fırtına ve soğuğa karşı verdiği bu cansiperane mücadele ile denize düşen iki çalışma arkadaşının hayatlarını kurtardığını ve canlı olarak geminin bordosuna kadar getirdiğini, ................in gemiye alınmaması ve daha sonra kaybolmasının yaptığı fedakarlığın derecesini düşürmediğini, kendi hayatını takdir almak için değil iki çalışma arkadaşının hayatını kurtarmak için riske attığını, ancak böyle bir davranışın takdir edilmesi gerektiğini bunun için 10.10.2002 tarihli dilekçesi ile olayın yeniden incelenerek TSK Ödül Yönetmeliği hükümlerine uygun taltif edilmesini talep ettiğini ancak isteminin reddedildiğini belirterek, görev yaptığı TCG DOĞANAY Denizaltısında 16 Kasım 1993 günü gerçekleşen olayın, TSK Ödül Yönetmeliği 2 nci Bölüm 4 Maddesi (a) bendi hükmüne uygun olduğunun tespit edilmesi ve Dz.K.K.lığının 27 Ocak 2003 tarih ve PER: 6120-063-03/Per.D. Dismor S. (1) ile tesis edilen idari işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 16 Kasım 1993 tarihinde TCG DOĞANAY Denizaltısı üst güverte sorumlusu Radar Astsubay Çavuş ..................in Uzunada/İzmirde tatbikat esnasında denize düştüğü, nöbetçi astsubayın denize adam düştü diyerek anons yaptığı, denize düşen astsubaya can simidi atıldığı, kuvvetli rüzgar nedeni ile Astsb. Çvş.....................in can simidini tutamadığı, iyi yüzücü olan Dz.Kd.Yzb. ................in denize atladığı ve düşen astsubayı yakaladığı, denizdeki personele can yelekleri ve elincelerin atıldığı ancak personel tarafından yakalanamadığı, Dz.Kd.Yzb. ................ ve Astsb. ..................in sahil yönünde sürüklenmeye başladıkları, davacının can yelekli ve gemiye irtibatlı elincesi bağlanmış olarak komutanın müsaadesi ile denizdeki personele yardımcı olmak üzere denize atladığı, denize düşen Astsb. .................i geminin iskele bordasına kadar getirdiği ancak güverteye alınmak üzere iken gelen büyük bir dalga ile astsubayın gözden kaybolduğu, Yzb. .................in kendi gayretiyle gemiye çıktığı, davacının gemiye çekildiği, Uzunada Deniz Komutanlığından yardım talebinde bulunulması üzerine kötü hava ve deniz şartları nedeniyle olay mahalline güçlükle ulaşabilen TCG NARLIDERE (4-43)nin kurtarma çalışmalarına iştirak ettiği, Ege Deniz Bölge Komutanının koordinatörlüğünde aramalara devam edildiği, olay hakkında Donanma Komutanlığı Askeri Savcılığının 31.03.1993 tarih 1994/275-55 E.K. sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının 10.10.2002 tarihli dilekçesi ile olayın yeniden incelenerek ödüllendirilmesini talep ettiği, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral ................nin direktifleri doğrultusunda belgelerin yeniden incelenerek ödüllendirilmesinin uygun görülmediğinin davacıya 27.01.2003 tarihli yazı ile bildirildiği anlaşılmıştır.
926 sayılı TSK Personel Kanununun 202 nci maddesi Silahlı Kuvvetler (Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil) subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve erlerden eğitimde, atışta, sporda, uçuculukta, denizaltıcılık dalgıç ve kurbağa adam hizmetlerinde, bakımda, haritacılık hizmetlerinde ve tabii afetlerde üstün hizmet ve başarı gösteren, yeni buluşlar yapan veya mevcut usullerde yenilikler getiren, Silahlı Kuvvetlerde yabancı dil bilen personelin miktarını artırmak, subay ve astsubayların boş zamanlarını yararlı bir şekilde değerlendirmek amacıyla, Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca gerekli görülecek yerlerde açılacak yabancı dil kurslarında öğretmenlik yapan, mesleğine ait eser yazan veya tercüme eden kişiler ile askeri okullardan yönetmeliklerinde tespit edilen derecelerle mezun olan öğrenciler, ödül yönetmeliğinde belirtilen esaslar dahilinde ödül verilmek suretiyle taltif olunurlar şeklindedir.
TSK Ödül Yönetmeliğinin 4 ncü maddesinde ödül verilecek durumlar arasında, eğitimde, atışta, sporda, uçuculukta denizaltıcılıkta dalgıç ve kurbağa adam hizmetlerinde, bakımda, haritacılık hizmetlerinde ve tabii afetlerde üstün hizmet ve başarı göstermek sayılmış, ayni yönetmeliğin 5 nci maddesinde ödüller cesaret ve feragat ödülü, üstün hizmet ödülü, fikri gayret ödülü, askeri okulu bitirme (mezuniyet) başarı ödülü olarak gösterilmiştir.
1602 sayılı Kanunun 21 nci maddesinde asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davaları açılabileceği belirtilmiştir. Davacı dava dilekçesinde ödüle layık olduğunun tespit edilmesini talep etmiş ise de Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir, tespit davası açılması kanunen mümkün değildir, TSK Ödül Yönetmeliğinin hükümleri uyarınca her hangi bir personelin hizmetteki başarısını ölçmek, ödüle layık olup olmadığını takdir etmek ve ödüle layık ise ödülünün cinsini belirlemek yetkisi ödül verecek amire aittir. Ödüllendirme idarenin takdir yetkisinde bulunmaktadır. Takdir yetkisi sınırsız değildir, yargı denetimine tabidir ancak takdir yetkisinin objektif kullanılmadığına dair bilgi ve belgelerin ortaya konulması gerekmektedir. Davacının ödüllendirme talepli dilekçesinden sonra yapılan değerlendirme sonucu yukarıda belirtilen olay nedeniyle davacıya ödül verilmesinin mümkün olmadığı şeklinde oluşan takdir yetkisinin sübjektif kullanıldığı hususunda davacının iddiaları dışında bilgi ve belge bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Yasal dayanaktan yoksun olan DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy