(1111 S. K. m. 10, 54)
Davacı vekili, 20 Şubat 2004 tarihinde İstanbul 4 ncü İdare Mahkemesi kaydına, 27 Şubat 2004 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 04.03.1988 tarihinde İstihkam Okulu Eğt.Mrk.K.lığı emrinde 3 aylık askerlik süresini tamamladığını, bedelli askerlik için öngörülen taksitlerini 1988-1989 yıllarında Fatih Mal Müdürlüğüne yatırdığını, ancak buna rağmen müvekkilinin taksitlerini ödemediği gerekçesiyle bedelli askerlik hizmeti kapsamından çıkarıldığını ve 18 Şubat 2004 tarihli yazı ile
.. ncu P.Tüm.K.lığı emrine olmak üzere askere sevk edildiğini, söz konusu makbuzların imha edilmesi nedeniyle müvekkilinin taksitlerini ödediğini ispat edemediklerini, idarenin aradan uzun yıllar geçtikten sonra müvekkilini yeniden askere sevk etme işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin bedelli askerlik hizmetinden çıkarılarak yeniden askere sevk edilme işleminin iptaline, yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
AYİM 3 ncü Dairesinin 22.03.2004 tarih Gensek No:2004/511, Esas No:2004/434 sayılı kararı ile savunmadan sonra gözden geçirilmek üzere yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş, AYİM 3 ncü Dairesinin 12 Mayıs 2004 tarih Gensek No:2004/511, Esas No:2004/434 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması kararının kaldırılması talebi red edilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; bedelli askerlik hizmetinden yararlanmak için başvuran ve bu başvurusu kabul edilen davacının 04 Mart 1988-04 Haziran 1988 tarihleri arasında temel askerlik eğitimini tamamladığı, davacının bedelli askerlik hizmetinin karşılığı olan bedeli dört taksit halinde olmak üzere 13 Haziran 1988, 01 Ekim 1988, 04 Mart 1989 ve 04 Ağustos 1989 tarihlerinde ödemesi gerektiği, davacının 1 nci taksidini ödediği, ancak geriye kalan 2, 3 ve 4 ncü taksitleri ödemediği gerekçesiyle Üsküdar Askerlik Şubesi Başkanlığının 18 Şubat 2004 gün ve As.S.7610-199-04/2.Ks.1967-1263-157 sayılı yazısı ile bedelli askerlik hizmetinden çıkarılarak Sarıkamış
.. ncu P.Tüm.K.lığı emrinde 12 aylık askerlik hizmetini tamamlamak üzere sevk edildiği, bunun üzerine davacının vekili aracılığıyla bedelli askerlik hizmetinden çıkarılarak yeniden askere sevk işleminin iptali istemiyle AYİM de dava açtığı anlaşılmaktadır.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 3358 sayılı Kanunla değişik 10 ncu maddesinin 4/e bendinde; Bedel ödemekten vazgeçen veya ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen yükümlüler, kalan askerlik sürelerini Türk Silahlı Kuvvetlerinde erbaş veya er olarak tamamlar. hükmü; 4/f bendinde ise Bedel ödeme esasları ve yükümlüler için uygulanacak işlemler ile bedel verecek yükümlülerin tespiti işlemi Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir. hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun Geçici 20 nci maddesinde, kimlerin, nasıl bedelli askerlik hizmetinden yararlanacağı belirtilmiştir.
Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 10.07.1987 tarih ve 87/11945 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İhtiyaç Fazlası Yükümlülerin askerlik Görevlerini Yerine Getirme Esaslarının 14 ncü maddesinde Bedel ödemek üzere ayrılanlar, silah altına alındıkları yıl itibariyle Bütçe Kanunu ile tespit edilecek parayı peşin veya aynı dönemde silah altına alınan yükümlülerin terhislerine kadar geçecek süre zarfında ve dört eşit taksitle ödemekle yükümlüdürler. Peşin ödemeyi kabul edenler Bütçe Kanunu ile tespit edilen miktarın tamamını, eşit taksitlerle ödemeyi kabul eden yükümlüler ise ilk taksit tutarını temel eğitimlerini müteakip verilecek 10 günlük izin sürelerinin sonuna kadar ödemek zorundadır. denilmekte aynı maddenin 6 ve 7 nci fıkrasında ise ilk taksitten sonraki taksitlerin ödenip ödenmediği yükümlünün kayıtlı bulunduğu askerlik şubesince takip edilir.
Taksit tutarlarının tamamını ödeyenlerin kesin terhisleri kayıtlı bulundukları askerlik şubelerince yapılır. Yükümlüler taksit tutarlarını bu esaslarda belirtilen süreler içinde ödemedikleri takdirde, bedelli askerlikten yararlandırılmaz ve kalan askerlik sürelerini Türk Silahlı Kuvvetlerinde erbaş veya er olarak tamamlarlar. Bunlara askerlik hizmetleri sonunda daha önce ödemiş oldukları taksit tutarları iade edilir. şeklinde bir düzenleme mevcuttur. Esasların 15 nci maddesinde ise Bedel ödemek üzere ayrılanlardan süresi içinde bedel ödemeyenler izin sürelerinin sonunda eğitim merkezlerine katılmak zorundadırlar. Bunlar eğitim merkezlerince normal erler gibi dağıtıma tabi tutulacaktır. Bedelini taksitle ödeyeceklerden 2 nci, 3 ncü ve 4 ncü taksitlerin ödenmesi safhasında bedel ödemekten vazgeçenler veya ödemelerini aksatanlar Bakanlık Asker Alma Daire Başkanlığınca bildirilecek birliklerde kalan askerlik süreleri kadar erbaş veya er olarak hizmet yaparlar düzenlemesi getirilmiştir.
10.07.1987 gün ve 87/11945 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 14 ncü maddesinde değişiklik yapan 03.05.1990 gün ve 90/441 sayılı kararnamede; taksitlerin, yükümlünün anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerinin ölümü veya kendisinin hastalık, tutukluluk ve hapis gibi yasal bir mazereti ya da yukarıda sayılanların uğradığı deprem, yangın sel gibi tabi afetler nedeniyle belirlenen tarihe kadar ödenmemesi halinde, bu mazeretlerin resmi makamlarca düzenlenmiş belge ile kanıtlanması şartıyla, yükümlüye mazeretinin sona ermesinden itibaren bir aylık ödeme süresi tanınacağı, herhangi bir mazereti bulunmaksızın, süresi gelen taksitini ödememiş olanlardan, temel askerlik eğitim süresi dışında kalan askerlik hizmetini tamamlamak üzere sevk için aranan yükümlülerin, taksitin ödenmesi gereken tarihten itibaren 3 ay içinde ele geçmiş olmaları ve sevk tarihine kadar, ödenmeyen taksiti yıllık kanuni faizi ile birlikte ödemeleri veya ödediklerini belgelemeleri halinde sevk işlemine tabi tutulmayacakları, ancak müteakip taksitlerden herhangi birinin de mazeretsiz olarak ödenmemesi halinde, bedelli askerlik hizmetinden yararlandırılmayacakları belirtilmiştir.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 54 ncü maddesinde terhis edilen erbaş ve erlerin nerede oturacaklar ise terhisleri gününden itibaren son üç ay içinde oranın askerlik şubesine gidip cüzdanlarını göstermeye ve cüzdanlarına işaret ettirmeye borçlu oldukları düzenlenmiş, aynı kanunun 94 ncü maddesinde terhis edilen erbaş ve erlerden 3 ay içinde özürleri olmaksızın terhislerini yaptırmayanların para cezası ile cezalandırılacakları hüküm altına alınmıştır. Davacı vekili, müvekkilinin tüm taksitleri ödediğini, ancak söz konusu makbuzların imha edilmesi nedeniyle bu durumu ispat edemediklerini belirtmektedir.
Dava dosyasındaki belgeler incelendiğinde; Fatih Mal Müdürlüğünün 19.08.2003 tarih ve 17.09.2003 tarihli yazılarında Müdürlüğümüz veznesine 1988-1989 yıllarında
.. adına yatırılan bedelli askerlik ödemesine ait vezne alındıları zaman aşımına uğraması nedeniyle SEKAya gönderilmiş olduğu, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının 02.10.2003 tarihli yazısında da Bankamıza gelen ve işlemi tamamlanan evraklar Türk Ticaret Kanununun (m.68) ve Bankalar Kanununun (m.13/5) uyarınca 10 yıl süre ile saklanmakta ve bu süre sonunda imha edilmektedir...
adına yatırılan tutara bankamız kayıtlarında rastlanmamış olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Davacıya ait Askerlik Şubesi şahsi dosyasının incelenmesinde; Davacının temel askerlik hizmetini yaparak geçici terhis edilmesinden sonra ikinci taksitini yatırmadığından 31.10.1988 tarihli yazı ile geçici terhis belgesinde davacı tarafından bildirilen adresinden davacının Askerlik Şubesine davet edildiği, ödeme belgesinin ibraz edilmemesi halinde 18 ay er olarak askere sevk edileceğinin belirtildiği, davacının Askerlik Şubesine müracaat etmediği, 14.06.1989 tarihli yazı ile Kaymakamlık makamından davacının şubeye müracaatının talep edildiği, Fatih Emniyet Amirliğinin 04.10.1989 tarihli yazısı ile davacının adresine uğramadığı ve sık sık ikamet ve iş adresini değiştirdiğinin bildirildiği, Askerlik Şubesi tarafından davacının sürekli arandığı Fatih Emniyet Amirliğinin 26.07.1992 tarihli yazısı ile davacının Bahçelievler adresine nakil yaptığının tesbit edildiği, Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğünün 25.08.1997 tarihli yazısında; davacının eşi
nin beyanına göre davacının 3 ay bedelli askerlik yaptığının bildirildiği, davacının arandığından haberdar olduğu ancak askerlik şubesine müracaat etmediği, Askerlik Şubesince aramaya devam edildiği, davacının pasaport süresini uzatmak için Bakırköy Emniyet Müdürlüğüne müracaat ettiği, Emniyet Müdürlüğü tarafından aranıp aranmadığının Askerlik Şubesinden sorulduğu, davacının noksan hizmeti nedeniyle arandığının bildirilmesi üzerine davacının 08.09.2003 tarihli dilekçe ile Askerlik Şubesine müracaat ettiği anlaşılmıştır.
10.07.1987 tarih 87/11945 sayılı TSK ihtiyaç fazlası yükümlülerin askerlik görevlerini yerine getirme esaslarında ilk taksitten sonraki taksitlerin ödenip ödenmediğinin yükümlünün kayıtlı bulunduğu Askerlik Şubesince takip edileceği belirtilmiştir. Davacı 2 nci taksitin yatırılması gereken tarihten itibaren Askerlik Şubesi tarafından takip edilerek aranmış, ancak davacı tarafından bildirilen adresinden temin edilememiş, davacı da geçici terhisten sonra 2, 3, 4 ncü taksitlerini ödediğine dair belgeleri Askerlik Şubesine ibraz etmemiş, kesin terhis işlemini de yaptırmamıştır.
İlgili kurumlarda on yıl süre ile saklanmakta olan belgelerin saklama süresi dolmadan davacı Askerlik Şubesince arandığını 25.08.1997 tarihinde eşine bildirilmesi üzerine öğrenmiştir. Bedelli askerlik 2, 3, 4 ncü taksitlerini ödediğine dair belgeleri bu tarihte ibraz etmesi, belgeleri kaybetmiş olma ihtimali karşısında on yıllık saklama süresi dolmadığından ilgili birimlerde kaydının tesbiti mümkün iken davacının bu yola gitmeyerek on yıl süre dolduktan sonra Fatih Mal Müdürlüğü ve Merkez Bankası kayıtlarının saklama süresi dolması nedeniyle davacının kayıtlarına rastlanmadığı şeklindeki yazıları ile davacının taksitlerini zamanında ödediğinin kabulü mümkün görülmemiştir.
Davacının bedelli askerlik 2, 3, 4 ncü taksitlerini süresinde ödememiş olması, 10.07.1987 gün ve 87/11945 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 14 ncü maddesinde değişiklik yapan 03.05.1990 gün ve 90/441 sayılı kararname ile getirilen ek sürede de bu yükümlülüğün yerine getirilmemiş bulunması nedeniyle 1111 sayılı Kanunun 10 ncu ve Bedelli Askerlik yükümlülüğünü yerine getirme esaslarının 15 nci maddesi uyarınca kapsamdan çıkarılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacının kapsamdan çıkarılmasının idari istikrar ilkesine aykırılık teşkil edip etmediğinin, davacı açısından müesses bir durumun söz konusu olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Hukukun bir amacı da kişilerin gerek birbirleri ile gerekse idare ile olan ilişkilerinde güven ve sürekliliği sağlamaktır. Kanuna aykırı sakat bir işlemin uzun bir süre sonra geri alınması adalet, hakkaniyet, kamu düzeni ve istikrar ilkelerine dolayısı ile hukuka aykırı olur. Topluma ve kişiye hizmetle yükümlü bir hukuk devleti kişiye haksızlık yapmamak zorundadır. İşlemdeki hata, işlemin hukuka aykırı olması sonucunu doğuruyorsa, bu durumda kazanılmış hak doğmayacaktır. Ancak, böyle bir hata, diğer bir ifadeyle açık hata derecesine varmamış, sıradan bir hata işleminin esasını etkilese bile üzerinden belirli bir süre geçtikten sonra, müesses durum olarak nitelendirilebilmelidir. (İdare Hukukunda Kazanılmış Haklara Saygı ve Haklı Beklentiler Sorunu, Yücel OĞURLU, Ankara 2003 s.124)
Müesses durum, ilgilinin lehine sonuçları olan hukuka aykırı bir idari tasarrufun sonuçlarından kendisine atfedilecek bir kusur, yokluk ve açık hata bulunmadıkça, belirli bir süre yararlanılmasıyla hukuk düzenince tanınması gerektiği düşünülen; tanınmaması durumunda ise idari istikrar ve hukuk güvenliğinin bozulacağı düşünülen hukuki durumdur (Adi geçen eser s.200) Müesses bir durumdan bahsedilebilmesi için ortada sonuçlanmış, yürütülebilir idari bir işlem bulunmalı, idari işlem hukuka aykırı olmalı, işlem ilgili bakımından yararlandırıcı sonuçlar doğurmalı, ilgili mevcut durumdan iyi niyetle yararlanmış olmalı, bu yararlanma belirli bir süre devam etmeli ve işlemin geri alınması ya da söz konusu durumun düzeltilmesi halinde idari istikrarın bozulma riski bulunmalıdır.
Dava konusu somut olaya dönüldüğünde; davacı bedelli askerlik temel eğitimini tamamlamış, ilk taksitini yatırarak geçici terhis edilmiştir. Davacı bedelli askerlik 2, 3, 4 ncü taksitlerini yatırmamış, idare tarafından işlemler takip edilmiş, davacının kesin terhis işlemi gerçekleştirilmemiştir. Davacı 1111 sayılı Kanunun 54 ncü maddesi uyarınca kesin terhis işlemini yaptırmamış, yükümlülüklerini tamamlamadığından mevzuatın amir hükmü gereği bedelli askerlik kapsamından çıkarılmıştır.
Hukuka aykırı, sehven davacı hakkında hak doğurucu (bedelli askerlik nedeniyle kesin terhis) bir işlem tesis edilmediği gibi davacı lehine kurulmuş işlemin geri alınması da söz konusu olmadığından müesses durumdan bahsetmek mümkün değildir. Aradan yaklaşık on beş yıl geçtikten sonra yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının kapsamdan çıkarılmasının idari istikrar, adalet, kişi kamu yararı ilkelerine aykırı olduğu düşüncesine bu nedenle itibar edilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy