(657 S. K. m. 109, 112, 113, 115, 121, 122)
Davacı, 07.04.2004 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 1994 yılında Ankara Jandarma Bölge Komutanlığında sivil memur olarak göreve başladığını, 1997 yılında eş durumundan Tokata tayin olduğunu, 2000 yılında lisans diploması alması nedeniyle uzman yardımcılığı müracaatının reddedildiğini, bu durumun sicil notlarının düşüklüğünden kaynaklandığını düşündüğünü, safahatı boyunca amirleri tarafından takdir edildiğini belirterek 1998, 1999, 2000, 2001 ve 2002 yıllarına ait safahatı ile bağdaşmayan düşük sicillerin ve olumsuz kanaatlerin iptaline ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi AYİM 3 ncü Dairesinin 21.04.2004 tarih ve Gensek No:2004/926, Esas No:2004/510 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Devlet Memurları hakkında sicil düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 109-122 nci maddeleri ile aynı Kanunun 121 nci maddesi gereğince çıkarılmış olan Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği ve yine aynı Kanunun 112 nci maddesi gereğince çıkarılan Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Karargah ve Bağlılarında Görevli Devlet Memurları için Sicil Düzenleyecek Yetkili Amirler Hakkında Yönetmelikte ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 113 ncü maddesinde; sicil amirleri belli zamanlarda düzenleyecekleri sicil raporlarında, memurların liyakat derecesini not esasına göre kıymetlendirerek tespit eder 115 nci maddesinde; sicil amirleri, maiyetindeki memurların sicil raporları ile birlikte, bunların genel durum ve davranışları bakımından da olumlu ve olumsuz nitelikleri, kusur ve eksiklikleri hakkında mütalaalarını bildirirler. hükümleri yer almaktadır.
Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 17 nci maddesinde, sicil amirleri sicil raporunu doldurdukları her memuru;
a) Dış görünüşü (kılık - kıyafet)
b) Zeka derecesi ve kavrayış kabiliyeti,
c) Azim ve sebatkarlık, dürüstlük, sır saklamada güvenirlilik ve beşeri münasebetlerdeki başarısı,
d) Alkol, kumar vb. alışkanlıkları memuriyetle bağdaşmayacak ölçüde sürdürme halleri,
e) Güvenilir olmama, şahsi menfaatlerini aşırı ölçüde düşünme, yalan söyleme, dedikodu yapma, kıskançlık, kin tutma gibi kötü huy ve davranışları bakımından genel bir değerlendirmeye tabi tutarlar. Sicil döneminde edinilen bilgi memurların olumlu ve olumsuz yönleri, kusur ve noksanları hakkındaki düşünceler sicil raporunun şahsiyet değerlendirmesine ait bölüme ayrı ayrı, açık ve gereğine göre kısa veya teferruatlı olarak yazılır. Sicil amirlerinin, memurların genel durum ve davranışları hakkındaki düşünceleri not takdirlerinde dikkate alınır hükmüne yer verilmiştir.
J.Gn. K.lığı ve Sahil Güvenlik K.lığı Karargah ve Bağlılarında Görevli Devlet Memurları için Sicil Düzenleyecek Yetkili Amirler Hakkında Yönetmeliğin 9 ncu maddesinde ise; sicil kayıt ve raporları düzenleniş amacına göre, sicil amirlerince Yönetmelikte belirtilen esas ve usullere göre tanzim edilir. Sicil Amirleri, sicil raporlarındaki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not verirken, kişi ile kamu yararını gözetmek ve sicil raporunun objektifliğini sağlamak için de, olumsuz olarak değerlendirilen her niteliğin bu değerlendirmeyi açıklayan yeterli ve geçerli belgeleri sicil raporuna eklemek zorundadırlar hükümleri yer almıştır. Sicil işleminin geçerliliği de, Yönetmeliğin bu maddesinde öngörülen ilkelere uygun olarak düzenlenmiş olmasına bağlıdır.
Sicil üstleri emri altındakiler hakkında her sicil döneminde önceki sicillerden tamamen bağımsız surette, amirliğin en önemli olan özel yetkilerini kullanılmak suretiyle sicil düzenlerler. Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevini en iyi şekilde yapabilmesi için sicil üstlerinin hakkında sicil düzenlenecek personeli çok iyi tanıması, her türlü tavır ve hareketlerini, disiplin ve itaatini, yeteneklerini tam ve doğru bir şekilde tespit etmesi gerekmektedir.
Sicil üstleri, önceki sicillerle bağımlı olmaksızın astlarını değerlendirir ve sicil notunu yükseltebileceği gibi daha aşağıya da indirebilir. Ne var ki sicil üstleri sicil verme görevinin yerine getirilmesinde, takdir yetkisine sahip olmakla birlikte tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirme yapmakla yükümlüdürler.
Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken, üstlük ve amirliğin en önemli ve özel yetkilerinden birini kullandıklarının ayırtında olarak sicil belgesindeki nitelikleri tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar.
Sicil üstelerinin kabul edilebilir nedenlere dayanmaksızın astlarının istikrarlı olan ve yüksek seviyede gerçeklesen sicil eğiliminden ani ve açık bir sapmaya yol açacak ve safahatıyla çelişecek bir şekilde not ve kanaat belirtmeleri durumunda takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığından söz edilebilir.
Diğer taraftan, sicil üstleri sicil düzenledikleri astları hakkında her sicil döneminde, önceki yıllara ait sicil notları ve kanaatleri ile bağlı olmaksızın, personelin görevinde gösterdiği çalışma düzeyini bağımsız surette takdir etmek ve değerlendirmek, objektif ve yansız surette sicil düzenlemek görev ve yetkisiyle donatılmıştır. Aksi görüşe itibar edilirse o zaman sicil üstünün sicil verdiği personelin o sicil dönemindeki çalışma seviyesini gerçeklere uygun surette değerlendirmesi olanağı kalmamış olur ki bu durum sicil müessesine ait kamu yararı ilkesine aykırı olur.
Bu açıklamalar sonrasında davacının durumu incelendiğinde; öncelikle davacının iptalini talep ettiği sicil notlarından 1998, 2001 ve 2002 yıllarına ait olanların çok yüksek seviyede gerçekleştiği, bu yıllara ait sicil notlarının dava konusu yapılmayan diğer yıllara ait sicil notları ile tam bir uyum içerisinde olduğu görülmektedir. Keza bu yıllara ait davacı hakkında düzenlenen kanaatlerin de olumlu olduğu görülmektedir. Bu nedenle davacının 1998, 2001 ve 2002 yıllarına ait sicil notlarının ve kanaatlerin iptali istemlerinin yasal dayanağının bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Ancak davacının 1999 ve 2000 yılı sicil notları ve kanaatleri bakımından aynı sonuca varmak mümkün görülmemektedir. Bu yıllara ait sicil notları iye seviyede olup dava konusu yapılmayan önceki ve sonraki sicil notlarından bariz bir şekilde düşüktür. Bu bariz düşüşü açıklayabilecek bir delil, ceza, ikaz vs. mevcut değildir. Davacının meslek hayati boyunca almış olduğu çok yüksek sicil notları, çok sayıdaki takdirnameleri ve hakkındaki olumlu kanaatler dikkate alındığında söz konusu sicil notlarının objektiflikten uzak ve hukuka aykırı oldukları sonucuna varılmıştır. Sicil notları ile ilgili olarak yapılan bu açıklamalar aynen 1999 yılında 1nci ve 2nci, 2000 yılında da 1nci sicil üstünce belirtilen olumsuz kanaatler için de geçerlidir. Davacı hakkında 2000 yılında 2 nci sicil üstü tarafından kanaat belirtilmediği anlaşılmaktadır. Özlük dosyasında davacının eşiyle aralarında yaşanan bazı problemler nedeniyle çalışma performansının olumsuz etkilendiği yönünde bilgiler var ise de bu olumsuzluğun çalışma hayatına ne şekilde yansıdığı, performansının ne şekilde düştüğü veya disiplinsiz davranışların ne şekilde ortaya çıktığı hususunda hiçbir belge mevcut değildir. Dolayısıyla davacının ailevi problemlerinin varlığından bahsedilmesi, tek başına davacının sicil notlarının bariz bir şekilde düşürülmesinin haklı nedeni olamaz. Bu nedenle davacı hakkında düzenlenen 1999 ve 2000 yıllarına ait 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının ve 1999 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü ile 2000 yılı 1 nci sicil üstü olumsuz kanaatlerin objektiflikten uzak ve hukuka aykırı oldukları sonucuna varıldığından iptaline karar verilmiştir.
Yukarıda açiklanan nedenlerle;
1.Yasal dayanaktan yoksun bulunan 1998, 2001 ve 2002 yıllarına ait sicil notlarının iptali istemlerinin REDDİNE,
2. Hukuka aykırı bulunan 1999 ve 2000 yılı 1 inci 2 nci sicil üstü sicil notları ile 1999 yılında 1 inci ve 2 inci, 2000 yılında 1 inci sicil üstünce belirtilen olumsuz kanaatlerin İPTALİNE,
13 OCAK 2005 tarihinde 1998, 2001 ve 2002 yıllarına ait sicil notlarının iptali isteminin reddi konusunda oybirliği ile; 1999 ve 2000 yıllarına ait sicil notlarının ve olumsuz kanaatlerin iptali konusunda oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacının hiçbir somut olaya dayanmaksızın, sadece 1998-2002 yılları arasındaki düşük sicillerinin iptalini talep ettiği, hakkında sicil düzenlenen davacının o yıllar içerisinde göstermiş olduğu tavır ve hareketleri, disiplin ve itaati ile diğer hususların izlenmesi sonucu sicil amirlerinin edindikleri kanaate göre değerlendirildiği dikkate alındığında, dava konusu sicillerin sicil safahatı ile bariz bir uyumsuzluk göstermediği ve mevzuata uygun düzenlendiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne katılmadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy