(2709 S. K. m. 129)
Davacının 22.04.2003 tarihinde AYİM kaydına giren dilekçesinde özetle; 10.02.2003 tarihinde 61 nci P.A.K.lığı Sb. Gazinosunda icra edilen Subay, Astsubay ve aileleri arasındaki bayramlaşma törenine Alay K.nın tembihati üzerine katılmaması üzerine yetkili disiplin amiri olan Tb. K. tarafından 2 gün göz hapsi cezasıyla cezalandırıldığı, cezaya itiraz ettiği, usulüne uygun kurulmayan 61 nci P. A. K.lığı Disiplin Mahkemesi nezdinde yaptığı itirazın reddedilmesi üzerine bu davayı açtığı, usul ve yasaya aykırı bulunan Disiplin Mahkemesi kararının iptalini talep ve dava etmektedir.
Dosya belgelerinin incelenmesinde davacının 61 nci P. Alayı 3 ncü Mot. P. Tb.da görevli P. Bnb. olarak 10 Şubat 2003 tarihinde 61 nci P.Alay K.lığı Garnizonunda Sb., Astb. ve aileleriyle gerçekleştirilen törene eşi ile birlikte katılmadığı, bunun üzerine yetkili disiplin amiri olan Tb. K. tarafından savunması alınarak iki gün göz hapsi cezasıyla 21 Şubat 2003 tarihinde Per:7200-31-03/290 sayılı yazı ile cezalandırıldığı, davacının bu cezanın kendisine tebliği üzerine Komutanlığa itiraz dilekçesi verdiği, 61 nci P.A.K.lığınca 27.02.2003 tarih ve Dış. Sb.:2003/53 sayılı yazısı ile Şikayetin esassız olduğu taayyün ederek red olunmuştur. şeklinde itirazın red edilmesi üzerine 22.04.2003 tarihinde anılan cezaların iptaline karar verilmesi istemiyle iş bu davayı ikame ettiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın konusunun disiplin amiri tarafından verildiği anlaşılan iki gün göz hapsi cezasının verilme işleminin iptal davasına konu yapılıp yapılamayacağı noktasındadır.
Anayasanın 129 ncu maddesinin 3 ncü fıkrasında; uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz denildikten sonra aynı maddenin 4 ncü fıkrasında Silahlı Kuvvetler Mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır. şeklinde bir düzenleme öngörülmüştür.
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 21 nci maddesinin son fıkrasında ise; ...disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denetimi dışındadır. hükmüne yer verilmiştir.
Görülmektedir ki Anayasa, Silahlı Kuvvetler mensupları bakımından disiplin suç ve tecavüzleri nedeniyle verilen cezalandırılma işlemlerini yargı denetimi dışında tutmaktadır. Bu pozitif düzenlemelerin doğal sonucu olarak da bu konuda açılacak iptal davasının inceleme kabiliyeti olamayacağı tabiidir.
1632 Sayılı Askeri Ceza Kanununun 189 ncu maddesinin 4 ncü fıkrasında açıkça belirtildiği üzere; Disiplin cezaları hakkında cezalı tarafından yapılacak şikayet üzerine karar vermeye salahiyetli amir, bu kararın verileceği zamanda cezayı vermiş olan amirin bir derece mafevki olan disiplin amiridir. Davacı kendisine verilen disiplin cezasına kanunun tanıdığı itiraz hakkını kullanarak, yetkili amir olarak cezayı veren amirin bir üst amiri olan 61 nci P.A.K. nezdinde itiraz hakkını kullanmış, 61 nci P.A.K. anılan Kanunun kendisine verdiği yetkiye dayanarak şikayeti inceleyerek reddetmiştir. Davacının iddialarının aksine, almış olduğu disiplin cezasına yapmış olduğu itirazın reddedilmesi süreci, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununa uygun olarak yürütülmüş olduğundan, davacının iptale konu red kararının usule ve kanuna aykırı olduğu iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır.
Dava dosyasında mevcut belge ve bilgilerden ve yukarıda mevcut yasal mevzuat ışığında savunması alınarak tebliğ edilen ceza kararına göre davacıya olay sebebiyle verilen 2 gün göz hapsi disiplin cezasında itiraz kanun yolunun da tüketilerek tüm unsurlarının tamam olduğu görülen disiplin cezasının 1602 sayılı AYİM Kanununun 21 nci maddesi uyarınca yargı denetimi dışında kalması nedeniyle bu hususta açılan davanın incelenme kabiliyetinin bulunmadığı, kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla;
1. Davacıya verilen iki gün göz hapsi disiplin cezasının 1602 sayılı AYİM Kanununun 21 nci maddesi uyarınca yargı denetimi dışında kalması nedeniyle İNCELEME KABİLİYETİ BULUNMAYAN DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy