(211 S. K. m. 12, 99, 100) (1602 S. K. m. 52) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 664)
Davacı vekili, 08 Nisan 2004 tarihinde Kadıköy Asliye Hukuk Hakimliği kaydına, 21 Nisan 2004 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 31 yıl hizmetten sonra 30 Ağustos 2001 tarihinden itibaren kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayrıldığını, emekli olana kadar Fenerbahçe Orduevi çevresinde bulunan lojmanlardan istifade eden müvekkilinin lojmanı boşaltıncaya kadar Fenerbahçe Orduevine daha sık uğradığını, müvekkilinin yaşlı annesinin refakatçisi olan bir hanım için geçici kart çıkardığını, daha sonra bu kartın sosyal tesiste geçerli olmadığının müvekkiline bildirildiğini ve kartın anılan tesis müdürlüğünce geri alındığını, müvekkilinin orduevinde birkaç kuraldışı davranışa usulünce müdahale etmesi dışında başkaca bir olay yaşanmadığını, Gnkur Bşklığının 05 Aralık 2001 gün ve PER:7200-279-01/Per. D.Dismor Ş.(1) (8564) sayılı emri ile müvekkilinin sosyal tesislere girişinin yasaklandığını, müvekkilinin Haziran 2002 tarihinde orduevine girmek istediği zaman şifahen yasaklı olduğundan haberdar olduğunu, 24.12.2003 tarihli dilekçe ile yaptıkları müracaata cevap verilmemesi üzerine bu davayı açtıklarını ve müvekkili hakkında tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin TSK Sosyal Tesislerine girişinin yasaklanması işleminin iptali istemiyle dava açmıştır.
Dava dosyası ve Savunma ekinde gönderilen gizlilik dereceli belgelerin incelenmesi neticesinde;
Başkanlığı emrinde görevli iken 30.08.2001 tarihinde emekli olan davacının, 22.09.2001 tarihinde Fenerbahçe Orduevi Nizamiyesinde görevli personelin ikazlarına uymayarak kimlik kontrolü ve araç araması yaptırmadığı, yanında sosyal tesislere girme hakkı bulunmayan bir bayanı, boşanmak üzere olduğu eşinin kimlik kartı ile sosyal tesislere soktuğu, daha sonra şüphe üzerine yapılan kimlik kontrolünde davacının yanındaki bayanın üzerindeki kimlik kartının davacının boşanma aşamasında olduğu eşine ait kimlik kartı olduğunun tespit edildiği, bu olay nedeniyle, alkollü olan davacının görevli personele bağırarak tehditler savurduğu, bu olayların iki ayrı tutanakla tespit edildiği, 25.09.2001 tarihinde davacının yine sosyal tesislerden yararlanma hakkı bulunmayan
isimli bir bayanı Fenerbahçe Orduevine soktuğu, davacıdan bu bayanı Orduevi dışarısına çıkartması istenmesine rağmen bu isteği reddettiği, bunun üzerine inzibat Bölge Komutanlığına haber verildiği ve olay yerine Orduevi Müdürünün gelmesi üzerine davacının yanındaki bayanla Orduevini terk ettiği, bu olayın da tutanakla tespit edildiği, 28.09.2001 tarihinde yine davacının yanında bir bayan olduğu halde Fenerbahçe Orduevi Nizamiyesinde Kimlik ve araç kontrolü yaptırmadan giriş yaparak roof bara çıktığı, yanındaki bayanın Orduevi giriş kartı olmaması nedeniyle davacının bayanı Orduevi dışarısına çıkartması için ikaz edildiği ve durumun Merkez Komutanlığına ve Ordu Kurmay Başkanlığına bildirildiği, bu bildirimleri öğrenen davacının Orduevinden ayrıldığı, bu durumun da tutanakla tespit edildiği, bu olaylar üzerine, Genelkurmay Başkanlığının 05.12.2001 gün ve PER:7200-279-01/PER.D.Dismor.Ş.(1) (8564) sayılı yazısı ile davacının Türk Silahlı Kuvvetleri Sosyal Tesislerine girmesinin yasaklandığı, Haziran 2002 tarihinde Orduevine girmek isterken davacının şifahen bu yazıdan haberdar edildiği, davacının vekili aracılığı ile 24.12.2003 tarihli dilekçe ile idareye müracaatta bulunduğu ancak müracaatına cevap verilmediği, bunun üzerine davacının vekili aracılığıyla işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin yürütmenin durdurulması talebinin AYİM 3 ncü D.nin 30 Haziran 2004 gün ve Gensek No:2004/1093, Esas No:2004/653 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
TSK İç Hizmet Kanununun 12/C maddesinde Askeri Kurum: Kıta ve Karargah anlamı dışında kalan askeri hastane, okul, orduevi, dikimevi, fabrika, askerlik şubesi, ikmal merkezi ve depo gibi askeri tesis ve teşkillerdir hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanunun 99 ncu maddesinde Silahlı Kuvvetler mensupları arasında tesanüdü artırmak, mesleki ve kültürel inkişaflara, sosyal ve moral ihtiyaçları temin gayesi ile büyük garnizonlarda (Tümen ve eşidi askeri kurumlar ile daha büyük kıta ve kurumların Deniz ve Havada eşitlerinin bulunduğu) orduevleri kurulabilir.. hükmü ile 100 ncü maddede Orduevleri, askeri gazinolar ve kışla gazinoları askeri bina olup askeri mahal vasıf ve mahiyetini haizdir hükmü yer almaktadır.
TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 664/4 maddesinde, Subaylar, askeri memurlar ve astsubaylar ile bunların emeklilikleri ordu evlerinin ve gazinoların tabii üyeleridirler. Tabii üyeler ile orduevleri, askeri gazino ve öteki askeri sosyal tesislerden yararlanma hakkına sahip diğer kişilerin bu mahallerde; ...b) Söz atma, sarkıntılık, ırz ve iffete tecavüz askerlik haysiyet ve şerefine dokunan fiilleri işlemeleri veya anılan yerlerde uyulması öngörülen kurallara uymamakta ısrar etmeleri halinde bunlar hakkında gerektiğinde yasal işlem yaptırılmakla birlikte bu tesislere girişleri Genelkurmay Başkanlığınca yasaklanabilir. Yapılan yasal işlem sonucunda bu fiilleri işlemedikleri anlaşılanlar hakkında, daha önce alınmış olan yasaklama kararı Genelkurmay Başkanlığınca kaldırılır... hükmü yer almaktadır.
Davacı hakkında, Fenerbahçe Orduevine girişte kimlik kontrolü ve araç arama kurallarına uymadığı, ayrıca TSK sosyal tesislerine girme hakkı olmayan bir bayanı eşine ait kimlik kartını kullanarak içeri girmesini sağladığı, bu olayların tespiti üzerine görevlilere karşı gelerek sosyal tesislerden yararlananların huzur ve sükûneti bozduğu yönünde tutanaklar düzenlendiği anlaşılmakla, davacı hakkında TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 664/4-b maddesi kapsamında Genelkurmay Başkanlığı tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı vekili 10.08.2004 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile 06.12.2004 tarihli dilekçesinde, yasaklama işlemine dayanak yapılan belgelerin devlet sırrı niteliği bulunmadığını, 1602 sayılı Kanunun 52 nci maddesi kapsamına girmeyeceği, bu nedenle kendilerine tebliğ edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, söz konusu tutanakların davalı idare tarafından Gizli gizlilik derecesi ile 1602 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin son fıkrası kapsamında incelenmek üzere gönderildiği, anılan maddenin son fıkrasına göre İdarece gönderilen gizli her türlü belgelerin taraf ve vekillerine incelettirilmesinin mümkün olmadığı, bu hüküm karşısında davacı vekilinin talebinin yerine getirilmesine yasal olarak imkan bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy