(1602 S. K. m. 56) (5434 S. K. m. 44) (1086 S. K. m. 92)
DAVANIN KONUSU: Adi malul kabul edilmeme işleminin iptali ve emekli ikramiyesi ile adi malul aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemleri.
SAVUNMANIN ÖZÜ: Davacının durumunun yeniden incelenerek toplam 15 yıl 3 ay hizmetine karşılık 7 nci derece 3 ncü kademe İntibakı üzerinden 15.09.2003 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı ve emeklilik ikramiyesinin de tahakkuk ettirilerek ödendiği bildirilmiştir.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davalı idarenin davayı kabulü nedeniyle 1602 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi delaletiyle HUMK'nun 91-95 nci maddeleri uyarınca iptal isteminin esası hakkında karar vermeye yer olmadığına, aylıkların kesildiği tarihten ödendiği tarihe kadar gecikmeden dolayı noksan ödenen aylıklar ile ödenecek ikramiyeye hak ediş tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek idare Mahkemesi Üçüncü Dairesince Davacı İlhami ÖZÇELİK ve Davalı kurum temsilcisi yokluğunda, Davacı vekili tarafından yetki belgeli Av. Dilek ÜLKER, Savcı Hv.Hak.Bnb. Hakan ÖZBEK hazır oldukları halde 10 Mart 2005 günü yapılan açık duruşma ve duruşmayı müteakiben yapılan görüşmede Raportör Üye Hak. Yb. Muhittin KARATOPRAK'ın açıklamaları dinlendikten ve dosya incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 07.05.2004 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının uzman çavuş olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başladığını, ancak sonradan hakkında düzenlenen sağlık raporuna dayanılarak sözleşmesinin feshedildiğini, emeklilik işlemi için gerekli evrakın gönderildiği T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün kararı ile adi malul aylığı bağlanamayacağının bildirildiğini belirterek adi malul kabul edilmeme işlemin iptaline ve ödenmeyen aylıkları ile emekli ikramiyesinin hakediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine, yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dava ve AYİM 3 ncü Daire Başkanlığının 26.01.2005 tarih 2004-6 sayılı yazısı ile davalı kuruma iade edilen tahsis dosyasındaki belgelerden; davacı uzman erbaşın hakkındaki Piyade Uzman erbaş olamaz kararı üzerine sözleşmesi feshedilerek terhis edildiği, evrakının gönderildiği T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce Kişinin mevcut sağlık durumu çalışmaya engel değildir. Başka kurumlarda ve işlerde çalışabilir. Bu nedenle durumu 5434 sayılı yasanın 44 ncü maddesi kapsamına girmez denilerek malullük aylığı bağlanmaması yönünde işlem tesis edildiği, davacının işlemin iptali ve ödenmeyen aylıkları ile emekli ikramiyesinin hakediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi için bu davayı açtığı görülmüştür.
Davacı vekilinin yürütmenin durdurulması istemi, AYIM 3 ncü Dairesinin 20.05.2004 tarih ve Gensek: 2004/1313, Esas No: 2004/655 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Davalı kurumun davacının durumunu yeniden inceleyerek toplam 15 yıl 3 ay hizmetine karşılık 7 nci derece 3 ncü kademe intibakı üzerinden 15.09.2003 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı ve emeklilik ikramiyesinin de tahakkuk ettirilerek ödendiği bildirilmiştir. Davacının maaşının bağlanması kısmi kabul olarak değerlendirilmiştir.
Kabul iki taraftan birinin diğerinin netice-i talebine muvafakat etmesi olarak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 92 nci maddesinde tanımlanmış olup uyuşmazlığı kesin surette sona erdiren, davanın esasına girilmesini önleyen ve kesin hükmün tüm sonuçlarını doğuran taraf beyanıdır.
Davacının adi maluliyet aylığının bağlanması ile davacının bu yöndeki isteminin davalı idarece kabul edilmesi nedeniyle adi maluliyet aylığının bağlanmamasına dair işlemin iptali istemi ile ilgili olarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan davalı kurumun, davacının faiz istemine ilişkin bir kabul beyanı bulunmadığından, uyuşmazlığın konusunu adi maluliyet aylığının bağlanmaması nedeniyle faiz ödenip ödenmeyeceği hususu oluşturmaktadır.
Bilindiği üzere, konusu bir miktar paranın ödenmesinden ibaret olan borçlarda, borcun doğduğu veya muaccel olduğu tarihten ödemesinin yapıldığı tarihe kadar bir süre geçmiş olabilir. Verilmesi gereken hakkın doğum tarihi ile verildiği tarih arasında bir süre geçmiş ise alacaklının mal varlığında bir eksilme meydana gelmiş olacaktır ve bu eksilmenin telafisi gereklidir. İşte faiz, borçlunun borcunu ödemesi gereken tarih ile ödediği tarih arasındaki süreden faydalanması nedeniyle alacaklıya, kanun veya sözleşme gereğince ve bir oran dahilinde olmak üzere ödenmesi gereken para miktarıdır. Faiz borcu hukuki mahiyeti itibariyle fer'i bir borçtur. Zira faiz borcunun doğum ve hatta kural olarak varlığı, asıl borcun doğum ve varlığına bağlıdır. Faiz alacağın bir bölümü olmayıp, onun fer'i niteliğinde ve fakat ayrı bir alacaktır. Faizin talep şekli Borçların fer'ilerin sükutu başlıkla Borçlar Kanununun 113 ncü maddesinde düzenlenmiştir.
Her ne kadar davalı kurum 5434 sayılı Kanunda Sandıktan olan alacakların faizi ile birlikte ödeneceğine dair bir hüküm yer almadığını belirtmekte ise de; yukarıda açıklandığı üzere davacıya ödenen asil alacağının (aylıklarının ve emekli ikramiyesinin) haksız ve geç ödenmesinden kaynaklanan mal varlığındaki eksilmenin telafisine yönelik olarak yasal faiz uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacının adi maluliyet aylığının bağlanmaması işleminin iptali istemi ile ilgili olarak davanın esası hakkında bir karar verilmemiş ise de; faiz konusunda kabul bulunmaması, faiz yönünden uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi nedeniyle, Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili lehine avukatlık ücretinin tamamının ödenmesi hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1. Adi maluliyet kararının iptaline ve adi maluliyet aylığının bağlanmamasına ilişkin işlemin iptali istemi hususunda 1602 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi delaletiyle H.U.M.K.nun 91-95 nci maddeleri uyarınca kabul nedeniyle DAVANIN ESASI HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Davacının bağlanmayan adi maluliyet aylıkları ile emekli ikramiyesine hakediş tarihinden ödeme tarihine kadar YASAL FAİZ ÖDENMESİNE,
3. 1602 Sayılı Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) DAVALIYA YÜKLETİLMESİNE, 5434 sayılı Kanunun 21 nci maddeleri uyarınca harçtan muaf olduğundan davalı kurum aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, davacı tarafından peşin yatırılan 54.10 YTL. (Elli Dört Yeni Türk Lirası On Yeni Kuruş) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
4. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 30,00 YTL.(Otuz Yeni Türk Lirası) posta pulu ücretinin davalı kurumdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5. Dava duruşmalı görüldüğünden davanın karara bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 800,00 YTL. (Sekiz Yüz Yeni Türk Lirası) avukatlık ücretinin davalı kurumdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
10 Mart 2008 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy