(1602 S. K. m. 64, 65) (1086 S. K. m. 447)
Davacı
..a vesayeten
ın AYİMde 31.03.2004 tarihinde kayda geçen yargılamanın iadesi istemli dilekçede özetle; AYİM 1 nci Dairesinin 30.5.1995 tarih ve E.1995/243, K.1995/586 sayılı kararındaki ret gerekçelerinin insan hakları ile bağdaşmadığını zira söz konusu kararda tazminatın zeyil raporun verildiği tarihten değil davacının emekliye ayrıldığı tarihten itibaren ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini ve bu nedenle anılan karar yönünden yargılamanın iadesi isteminin kabulü ile işlemin iptalini talep ve dava etmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin ışığında davacı
ın TSK.da görevli iken 20.04.1990 tarihinde psikiyatri rahatsızlığı nedeniyle TSK.da görev yapamaz raporu üzerine emekli olduğu davalı kurum (OYAK)tan aldığı tam ve daimi maluliyet yardımının TSK.dan ilişiğinin kesildiği son aylık olan 16.11.1991 tarihi dikkate alınarak yapıldığı oysa davacının istemine göre
hakkındaki verilen son sağlık raporunun tarihi olan 01.06.1994 tarihinin esas alınması gerektiğinden bahisle açmış olduğu dava devam ederken davacı
ın Adana 1 nci Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.07.1995 tarihli kararı ile vesayet altına alındığı vasi olarak
.ın atandığı ve aynı Mahkemenin 22.03.1995 tarihli kararı ile anılan davada husumete izin verildiğinin anlaşıldığı böylece vasinin açılan davada icazetinin ve husumet izninin bulunması ile davaya devam olunarak neticeten AYİM 1 nci Dairesinin 30.05.1995 tarih 1995-243 E., 1995-586 K. Sayılı kararıyla red olunduğu davacının 20.07.1995 tarihinde bu karara karşı karar düzeltmede bulunduğu bu talebinin de AYİM 1 nci D.nin 17.10.1995 tarih ve 1995-965 E. Ve 1995-939 K. Sayılı kararıyla süre aşımı nedeniyle red edildiği davacının yeniden 01.11.1995 tarihinde aynı istemini yinelediği bu defa da AYİM 1 nci Dairesinin 05.12.1995 tarih 1995-1174 E. 1995-1114 K. İle karar düzeltme talebini yeniden red ettiği, davacı yanın bu defa 28.12.1995te aynı konulu istemini yineleyerek maddi ve manevi talebinde bulunduğu ve bu davasının da AYİM 1 nci Dairesinin 11.06.1996 tarih 1996-45 E. 1996-553 K. Sayılı kararıyla red olunduğu davacının davada çelişkili iki raporun varlığı üzerinde durduğu görülmekte ise de AYİM 1 nci Dairesinin 30.05.1995 tarih 1995-243 E., 1995-586 K. Sayılı kararında davacıya ait safahat anlatılırken .. Ankara 600 Yataklı Askeri Mevki Hastanesi ibaresi yerine Ankara Etimesgut Hava Hastanesi
ibaresinin kullanıldığını görerek bunu bir karar düzeltme sebebi ve yargılamanın iadesi sebebi olduğunu ileri sürdüğünü ayrıca bütün yargılama safhası boyunca yapılan tebligatların vasiye yapılmadığını ifade etmekte ise de yapılan incelemede tebligatların vasinin ikamet adresine ve eşi
.a yapılmış olduğunun görüldüğü davacı yanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapmış olduğu başvuruda iç hukuktaki bütün kanun yollarını tamamlaması amacı ile yargılamanın iadesi talebinde bulunduğunu belirttiği görülmüştür.
1602 Sayılı Kanunun 65 nci maddesinin atıfta bulunduğu HUMKun 447 nci maddesine göre yargılamanın yenilenmesi isteminde süre, 1602 Sayılı Kanunun 64.maddesinde sayılan hallerin gerçekleşmesinden itibaren üç ay (bazı hallerde bir ay) olup, söz konusu talebin bir süre dışında ileri sürülebilmesi mümkün değildir.
Yargılamanın yenilenmesi 1602 sayılı AYİM. Kanunun 64 ncü maddesinde Yargılamanın iadesi başlığı altında düzenlenmiş olup aynen Daireler ile Daireler Kurulundan verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın iadesi istenebilir.
a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilme sinden sonra ele geçirilmiş olması,
b) Karara esas olarak alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu, mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da yargılamanın iadesini isteyen kimsenin, karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün kesin hüküm halini alan bir kararla bozularak ortadan kalkması,
d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyan ve ihbarda bulunduğunun, hükümle tahakkuk etmesi,
e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimler huzuru ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
g) Çekinmeye mecbur olan Başkan veya üyenin katılması ile karar verilmiş olması,
h) Tarafları ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir karar verilmesine sebep olacak bir madde yokken aynı Daire veya diğer Daireler yahut Daireler Kurulu tarafından evvelki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması hükümlerini taşımaktadır.
1602 sayılı Kanunun 65 nci maddesinin atıfta bulunduğu HUMK nun 447 nci maddesine göre, yargılamanın yenilenmesi isteminde süre; 1602 sayılı kanunun 64 ncü maddesinde sayılan hallerin gerçekleşmesinden itibaren 3 ay (bazı hallerde 1 ay) olup, söz konusu talebin bu süre dışında ileri sürülebilmesi mümkün değildir. Davacının iddialarının son red kararının kendisine tebliğ edildiği 02.12.1996 tarihinden itibaren 3 ay içinde yapılması gerekli iken, bu sürenin çok aşılarak 31.03.2004 tarihinde yapılması karşısında, süre dışında yapılan yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenmesi mümkün bulunmamaktadır.
Netice olarak yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacının yargılamanın yenilenmesi istemine esas iddialarının 1602 sayılı Kanunun 64ncü maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi aynı Kanunun 65 nci maddesi atfı ile HUMKun 447 nci maddesine hükümlerine göre öngörülen süre, 1602 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesinde sayılan hallerin mevcut olması halinde dahi bunların mevcudiyetinden itibaren üç ay (bazı hallerde bir ay) olması ve söz konusu talebin süre dışında ileri sürülmüş olduğu görüldüğünden yargılamanın yenilenmesi isteminin REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy