(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21) (926 S. K. m. 14, 24, 109, 110) (Türk Silahlı Kuvvetleri Subay Sınıflandırma Yönetmeliği m. 5, 8, 10)
DAVANIN KONUSU: Sınıf değişikliği işleminin iptali istemi.
SAVUNMANIN ÖZÜ: 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 109 ncu maddesine göre astsubaylıktan subaylığa geçirilenlerin binbaşılığa terfi etmesi mümkün değilken 03.07.2003 tarih ve 4917 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle davacının binbaşılığa terfi ettiği teknisyen üstsubay kadro görev yeri olmaması sebebiyle daha önce subay temel kursunu gördüğü ordu donatım sınıfına geçirildiği, bu uygulamanın teknisyen sınıfındaki üst subaylığa terli eden tüm personeli kapsadığı, ayrıca hizmet ihtiyacı olmaması nedeniyle 1995 yılından itibaren teknisyen sınıfındaki astsubaylardan teknisyen subaylığa geçiş yapılmadığı, davacının sınıf değişikliği işleminin, kadrosu ve hizmet ihtiyacı bulunmaması nedeniyle zorunlu olarak yapıldığı, işlemin hukuka uygun olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 24/e fıkrasında idarece görülecek lüzum üzerine yapılacak yeniden sınıflandırma konuları arasında kadro ve kuruluş değişikliğinin de sayıldığı, 926 sayılı Kanunun 109 ncu maddesinde 03.07.2003 tarihinde 4917 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile astsubaylıktan subaylığa geçirilenlere uygulanan rütbe tahdidinin kaldırıldığı ve teknisyen subayların üstsubay olmasının yolunun açıldığı, ancak Kara Kuvvetleri Komutanlığını kadrolarında teknisyen üstsubay kadrosu bulunmaması nedeniyle, davacının daha önceden eğitimini gördüğü ordu donatım sınıfına geçirilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü Dairesince Davacı Fevzi DAĞDEVİREN'in yokluğunda, Davalı Kurum Temsilcisi Av. Nigar GENÇ, Savcı Hak. Bnb. Yasin TEKAKÇA hazır oldukları halde 03 Mart 2005 günü saat 10.00'da yapılan açık duruşma ve duruşmayı müteakiben yapılan görüşmede Raportör Hak.Bnb. İlter AKSOYLU'nun açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Davacı 03.06.2004 tarihinde AYİM'de kayda geçen dava dilekçesinda özetle; 1974 yılında Kara Havacılık Sınıf okulundan Teknisyen Astsb. Çvş. olarak mezun olduğuna, 1985 yılında Teknisyen Teğmen olarak subaylığa nasbedildiğini, 2003 yılında Binbaşılığa nasbedildiğini, sınıfı ile ilgili olarak 7 yurtiçi, 2 yurtdışı olmak üzere 27 ay kursa katılarak başarılı olduğunu, Kara Havacılık Okulunda 7 yıl süre ile helikopter ve uçak bakımı ile ilgili olarak öğretmenlik yaptığını, sınıfında üstsubay kadrosu olmadığından bahisle ordu donatım sınıfına naklinin yapılmasının personel sınıflandırma amacına ters düştüğünü, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 24 ncü maddesi ve Subay Sınıflandırma Yönetmeliğinin 10 ncu maddelerinde yeniden sınıflandırma nedenleri arasında üstsubay kadrosunun bulunmaması gibi bir nedenin öngörülmediğini belirterek sınıf değişikliği işleminin iptaline ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
AYİM 3 ncü Dairesinin 16.06.2004 tarih ve Gensek No: 2004/1660, Esas No: 2004/820 sayılı kararı ile davacının yürütmenin durdurulması talebinin, yasal şartlar oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Kara Havacılık Astsubay Sınıf Okulundan, 1974 yılında, teknisyen astsubay çavuş rütbesi ile ikincilikle mezun olduğu, 1984 yılında subaylığa geçiş sınavını kazanarak 1985 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 109 ncu maddesi gereğince teknisyen teğmen olarak subaylığa nasbedildiği, davacının statüsü itibariyle binbaşılığa terfisi söz konusu değilken 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 109 ncu maddesinde 03.07.2003 tarihi 4917, sayılı Kanunla yapılan değişiklikle binbaşılığa terfi ettiği, teknisyen sınıfında üstsubay kadro görev yeri olmadığından aynı durumdaki tüm personel için sınıf değişikliği işlemi başlatıldığı, davacıdan tercih dilekçesi alındığı, daha önceden ordudonatım sınıfında subay temel kursu gördüğü dikkate alınarak Kara Kuvvetleri Komutanlığının 24.05.2004 gün ve PER: 4017-86-04/Per. Tem. Mrk. Ölç. Değ. Snf. Ş. (118) 212917 sayılı emri ile ordu donatım sınıfına geçirildiği, bu işlemin 01.06.2004 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine, davacının yasal süre içerisinde 03.06.2004 tarihinde işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Konu ile ilgili yasal mevzuat incelendiğinde; 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunun 24 ncü maddesinin (e) fıkrasında idarece görülecek lüzum üzerine" yapılacak yeniden sınıflandırma konuları açıklanmış ve söz konusu fıkranın 2 nci bendinde "Kuruluş ve kadro değişiklikleri sebebiyle veya idarece görülecek lüzum üzerine sınıflarının değişmesi icap eden subaylar hükmüne yer verilmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Subay Sınıflandırma Yönetmeliğinin 5 nci maddesinde; personelin yeniden sınıflandırma ile yeni imkanlara kavuşması, personelin istikbali ve Silahlı Kuvvetlerin ihtiyaçları bakımından hayati öneme haiz olduğu, 8 nci maddesinde sınıflandırmanın, sınıfların kadro ihtiyacına göre yapılacağı, 10 ncu maddesinde, 926 sayılı Kanunda yer alan esaslar paralelinde, kuruluş ve kadro değişikliği sebebi ile veya idarece görülecek lüzum üzerine sınıflandırma işleminin yapılacağı hükümleri yer almaktadır.
KKY 200-6 K.K. Subay ve Astsubayları ile adaylarına ait sınıflandırma ve sınıflandırma kurulları Yönergesinin 3 ncü Bölüm 13 ncü madde (d) fıkrası 2 nci bendinde; "Kuruluş ve kadrolarda yapılan değişiklikler nedeni ile sınıflarının değiştirilmesi gereken subay ve astsubay ve askeri öğrenciler sınıflandırma kurulu tarafından sınıflandırma faktörleri ve bu konuda komutanlıkça verilen emir esaslarına uygun olarak yeniden sınıflandırılır denilmektedir.
Kara Kuvvetleri Komutanlığında mevcut kadrolar incelendiğinde teknisyen sınıfında astsubay kadrosunun bulunmadığı görülmektedir. Davacı 926 sayılı Kanununun 109 ncu maddesine göre astsubaylıktan subaylığa geçirilmiştir. 03.07.2003 tarih ve 4917 sayılı Kanunla Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunun 109 ncu maddesinde değişiklik yapılmış astsubaylıktan subaylığa geçişte alım şekli değiştirilmiştir. Buna göre üniversite mezunu astsubaylar 109 ncu madde esaslarına göre subay nasbedilmekte ve 110 ncu maddedeki rütbe tahdidi kaldırıldığından albay rütbesine terfi edebilmektedirler.
Yapılan incelemede, teknisyen subay teminin Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunun 14 ve 109 ncu madde hükümlerine göre astsubaylıktan subaylığa geçiş kaynağından 1988-1994 yılları arasında yapıldığı, 1995 yılından itibaren terfiin kadro esasına bağlanması çalışmaları kapsamında teknisyen subay teminine son verildiği anlaşılmaktadır. Yine davalı idare savunmalarında; Genelkurmay Başkanlığının 05.03.1997 gün ve PER: 4011-15-97/Per. D. Pl.Ş.(5) sayılı, Terfiin Kadro Esasına Bağlanması Direktifi II" ne göre, teknisyen subayların kendi sınıfları içerisinde kadro tahsis edilerek istihdam edilebileceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. 4917 sayılı kanunla yapılan değişiklik ile de, 926 sayılı Kanunun 14 ncü maddesi uyarınca, astsubaylıktan subaylığa geçişe son verilmiştir.
Kamu hizmetini en iyi ve etkin şekilde yürütmekle yükümlü bulunan idare, hizmetin gerekleri doğrultusunda teşkilatlanma, hizmetin gereksinimine göre o hizmeti hangi niteliklere sahip personel eliyle yürütüleceğini belirleme, personeli bu niteliklere uygun şekilde eğitip yetiştirme hak ve yetkisine sahiptir. Hizmet etkinliğinin sağlanması için idare gerekli önlemleri alma, bu husustaki mevzuat düzenlemelerini yapmak zorundadır. Yukarıda hükümleri açıklanan 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 24 ncü maddesi ile, aynı yönde düzenlemeler içeren Türk Silahlı Kuvvetleri Subay Sınıflandırma Yönetmeliği ve KKY 200-6 K.K. Subay ve Astsubayları ile adaylarına alt sınıflandırma ve Sınıflandırma Kurulları Yönergesi hususunda idareye geriş bir takdir yetkisi tanınmıştır. Elbette ki bu takdir yetkisi sınırsız ve denetlenemeyecek bir yetki değildir. Dava konusu olayda idare takdir yetkisini, hizmet gereklerini göz önünde tutarak teknisyen sınıfı subaylar için üstsubay kadrosu ihdas etmek yerine, astsubaylığa terfi edecek teknisyen sınıfındaki personelin sınıflarını değiştirmek yönünde kullanmıştır. Yargı organlarının hukuka uygunluk denetiminin sınırlarını aşarak işlemin yerindeliğini denetlemesi mümkün değildir. Anayasamızın 125 ve 1602 sayılı AYİM Kanununun 21 nci maddesi yargı organlarının sadece hukuka uygunluk denetimi yapabileceklerini, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğini hüküm altına alınmıştır. Teknisyen sınıfında üstsubay kadrosu açılması gerektiği şeklinde, idarenin yerine geçerek idari işlem mahiyetinde karar vermek, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak, yerindelik denetimi yapmak anlamına gelecektir. Teknisyen sınıfında üstsubay kadrosu bulunmaması nedeniyle üstsubay ihdas etmek yerine, davacının sınıf değişikliğine tabi tutulması işleminde, idarenin takdir yetkisini kullandığı ve bu yetkisini kullanırken hizmet gereklerini esas alarak işlem tesis ettiği, aynı durumdaki tüm personel için aynı işlemi yaparak eşitlik ilkesine uygun hareket ettiği hususunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır.
Kara Havacılık Okul Komutanlığının halen yürürlükte bulunan TMK:1 =14701 nolu kadrosu incelendiğinde, öğretim Başkanlığı Teknik Konular Kurulu Bakım Kısım Amiri Kadrosunun sınıfının kara havacılık rütbesinin binbaşı olduğu görülmektedir. Bu kadronun karşılığında bulunan U134 açıklamasında, bu kadroya uçak teknisyen subay, kara pilot subay ve sivil memur (uçak mühendisi) atanacağı belirtilmektedir. Bu düzenlemeden de görüleceği üzere söz konusu kadrosunun sınıfı teknisyen değil kara havacılıktır. Bir an için U134 kod açıklaması nedeniyle davacının binbaşı rütbesinde bu kadroda istihdam edilebileceği kabul edilse dahi, yarbay ye albay rütbesine yine aynı sorun devam edecektir. İdarenin personel politikası gereğince 1995 yılından bu yana teknisyen sınıfında astsubaylıktan subaylığa alım yapmaması, üstsubay kadrosunda teknisyen sınıfına ihtiyaç duymaması karşısında davacının sınıf değişikliği işlemine tabi tutulmasında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu açıklamalardan sonra davacının durumu incelendiğinde; davacı yukarıda belirtilen şartları taşıdığından binbaşı rütbesine terfi ettirilmiştir. Ancak teknisyen sınıfında üstsubay kadrosu bulunmamaktadır. Bu durumda Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından davacının, üstsubay kadro görev yerlerinde istihdamını sağlamak maksadıyla, mevcut bilgi birikimini ve tecrübesini en iyi şekilde kullanabileceği, yine bakım faaliyeti ile yakından ilgisi olan ve daha önceden de subay temel kursunu gördüğü, ordu donatım sınıfına geçirilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
03 MART 2005 tarihinde Üye Hak.Alb. Celal IŞIKLAR'ın karşı oyu ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davalı İdare sınıf değişikliğine gerekçe olarak teknisyen sınıfında üst subay kadrosu bulunmamasını göstermektedir. Buna karşılık, Kara Havacılık Okul Komutanlığının halen yürürlükte bulunan TMK:1-14701 no.lu kadrosu incelendiğinde, Öğretim Başkanlığı Teknik Konular Kurulu Bakım Kısım Amiri ile Motor Kısmı Kısım Amiri kadrolarının sınıfının kara havacılık, rütbesinin binbaşı olduğu görülmektedir. Bu kadronun karşılığında bulunan U134 açıklamasında, bu kadroya uçak teknisyen subay, kara pilot subay ve sivil memur (uçak mühendisi) atanacağı belirtilmektedir. Bu düzenlemeden de görüleceği üzere, söz konusu kadroların sınıfı kara havacılık olmakla birlikte, U134 kod açıklamasından bu kadroya öncelikle teknisyen sınıfından subay atanacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda, idari zaruret hali ileride yarbaylık rütbesinde ortaya çıkacağından idarenin teknisyen sınıfında üst subay kadrosu bulunmadığı şeklindeki savunması binbaşı rütbesi için geçerliliğini yitirmektedir.
Öte yandan, Subay Sınıflandırma Yönetmeliğinin 4 ncü maddesinde personel sınıflandırmasının amacı; şahsı, haiz olduğu vasıflardan azami ve en müessir bir şekilde istifadeyi temin için Silahlı Kuvvetlerde en fazla ehliyetle hizmet edebileceği göreve yöneltmek suretiyle muharebede başarıya ulaşmak olarak belirtilmiştir. Buna göre davacının yurt içinde ve yurt dışında toplam 27 ay süreli 3 ayrı kurs görmüş olması, sınıfında uzmanlık seviyesinin en üst derecesinde bulunması, binbaşı rütbesinde çalıştırılabileceği kadronun da mevcut olması, mesleğinde ehil davacıdan ordudonatım sınıfı yerine teknisyenlikte istihdam ve istifade edilmesinin kamu yararına olması sebepleriyle, uygulamanın, sınıflandırmanın ruhuna ve amacına ters düştüğü açıktır.
Ayrıcı belirtmek gerekir ki, benzer bir davaya ilişkin dosya ite işbu dava dosyasındaki bilgi ve belgelere göre, davacının emsali durumundaki bir teknisyen subayın, TMK: 1 - 14701 no.lu kadro yürürlükte iken geçmişte yüzbaşı rütbesi ile yukarıda belirtilen kadrolara atanıp çalıştırılmış bulunmaktadır. Yani, hakkındaki mevcut açıklama kodu değiştirilmediğine ve daha önce bu kadrolardan birine aynı sınıftan bir subay atandığına göre, yarbaylığına kadar teknisyen sınıfından birinin atanmasında bir sakınca bulunmamaktadır.
Bu sebeplerle işlemin iptali gerekirken davanın reddi yönünde gerçekleşen çoğunluk görüşüne iştirak edemedim. 03.03.2005 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy