(5434 S. K. m. 44, 45, 68, 72, 81)
Davacı vekili, 03 Eylül 2003 tarihinde Balıkesir Vergi Mahkemesi kaydına, 09 Eylül 2003 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin oğlu Jandarma Astsubay
....un 15.12.1970 tarihinde Hakkari-Yüksekovada görevli iken yanında görevli erler
.. ile
.ı da alarak görevli bulunduğu Tabura bağlı 5. Bl. Dağlıca takımından çıkarak Tb. K.lığına giderken yolda aşırı kar yağışı ve tipi nedeniyle kaybolduğunu, donarak yaşamını yitirdiğini, ilgilinin babası olan müvekkilinin davalı kuruma aylık bağlanması için başvuruda bulunduğunu, ancak başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin oğlunun 5434 sayılı Kanunun 44 ve 45 nci maddeleri kapsamında kaldığını ve müvekkiline vazife maluliyetinden yetim aylığı bağlanması gerektiğini, aksi yönde tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek müvekkiline yetim aylığı bağlanmaması işleminin iptali istemiyle dava açmıştır.
Dava ve tahsis dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının oğlu J.Astsb.
.un Hakkari-Yüksekova 2/118 nci Jandarma Sınır Tabur Komutanlığı emrinde görevli iken izine ayrılmak ve takımına ait işleri halletmek için Tb. K.nun şifai emirler ile Tb. Merkezine çağrıldığı, ancak başlangıçta havanın açık olmasına rağmen daha sonra tipi şeklinde kar yağışının başlaması sonucu yolunu kaybeden J.Astsb.
. ve yanında görevli bulunan iki askerin donma tehlikesi ile karşı karşıya kaldıkları, nihayetinde iki askerin kurtarıldığı ancak davacının oğlunun 16.12.1970 tarihinde donarak vefat ettiği, davacının aylık bağlanması yönündeki taleplerinin 65 yaşından küçük olması ve malul olmaması nedeniyle reddedildiği, son olarak davacının 65 yaşını geçtikten ve malul olduktan sonra yaptığı başvurusunun ise oğlunun askerlik görevinin neden ve etkisiyle ölmediği, ayrıca oğlunun fiili hizmetinin 10 yıldan az olması gerekçesiyle reddedildiği, bunun üzerine davacının, vekili aracılığıyla davalı kurumun 26.06.2003 tarih ve B.07.01. EMS.0.10.02.01/48.221.142 sayılı kararının iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
Davanın esasına geçilmeden önce davada süre aşımı bulunup bulunmadığı tartışılmış; davalı kurum tarafından bir çok defa vazife malulü aylığı bağlanması talebinin reddedilmesine rağmen davacıya tebligat yapıldığına dair bir belge bulunmaması nedeniyle davada süre aşımı bulunmadığına karar verilmiştir.
Konu ile ilgili yasal mevzuat incelendiğinde; 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunun 44 ncü maddesinde Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarından hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (malul) denir ve hakkında bu Kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun 45 nci maddesinde ise; 44 ncü maddede yazılı malullük; -a) iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa, -b) vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa, -c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yarken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla), -ç) Fabrika, atölye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o iş yerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa-Buna (vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara (vazife malulü) denir. hükmü bulunmaktadır.
5434 sayılı kanunun 68-81 nci maddelerinde ise dul ve yetim aylıklarının nasıl ve hangi hallerle kimlere bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Kanunun 72 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında Şu kadarki ölüm tarihinde evli bulunmaları dolayısıyla aylık bağlanmamış ve sonradan dul kalmış veya boşanmış muhtaç analar ile (65) yaşını doldurmamış malul ve muhtaç bulunmayan babaların, (65) yaşını doldurmaları veya malul durumuna girmeleri halinde, muhtaç bulunmaları şartı ile (65) yaşını doldurmuş olmakla beraber muhtaç olmadıklarından dolayı aylık bağlanmamış bulunanların sonradan muhtaç duruma girmeleri halinde, Sandığa müracaatlarını takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır hükmü bulunmaktadır.
Öncelikle davacının doğum tarihi itibariyle 65 yaşından büyük olduğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu durumda davacının muhtaç olup olmadığının tespiti için alınan ara kararı üzerine Balıkesir İdare Kurulu Başkanlığı tarafından 05.03.2004 tarihinde davanın muhtaç olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır.
65 yaşını dolduran ve muhtaç olan davacıya vazife maluliyetinden yetim aylığı bağlanmamasının hukuki sebebi, davacının oğlunun ölümünün askerlik görevinin neden ve etkisinden kaynaklanmadığı durumuna bağlanmaktadır. Uyuşmazlık konusu davacının oğlunun ölümünün görevin neden ve etkisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında odaklanmaktadır.
Davalı kurum her ne kadar davacının oğlunun ölümünün, şifahi olarak verilen emirlere rağmen izne ayrılmak için yola çıkması ve daha sonra donarak ölmesine bağlı olarak görevin neden ve etkisinden kaynaklanmadığını ileri sürmüş ise de; tahsis dosyasında yer alan belgelerden, Mahkememiz tarafından alınan ara kararı üzerine Jandarma Genel Komutanlığından gönderilen özlük dosyasındaki 16.12.1970 tarihli mesajlardan, olay hakkında 21 nci seyyar Jandarma Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından yapılan hazırlık soruşturması sonucu verilen karardan ve davacının oğlu müteveffa J. Astsb. Çvş.
. ile birlikte devriye olarak görevlendirilen J. Er
. ve J. Er
..ın ifadelerinden, davacının oğlunun, senelik iznini kullanmak üzere izin belgesini almak ve yanında göreli devriye erleri birlikte takımın bir kısım işlemler yapmak üzere yola çıktığı dikkate alındığında, bu yola çıkılması sonrasında meydana gelen ölüm olayında vazifenin sebep ve tesirinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Burada özellikle vurgulanması gereken; davacının oğlunun ölüm tarihinde henüz izne ayrılmış olmamasıdır; zira izin belgesini Yüksekovadaki Tabur Merkezinden alacak, daha sonra izne ayrılacaktır. Üstelik davacının oğlunun izne ayrılmadan önce yanında gönderilen devriye erleri ile birlikte görev yaptığı Dağlıca Takımına ait bir kısım işleri yapmakla görevlendirildiği de dikkate alındığında, davalı kurum tarafından davacıya vazife malullüğünden yetim aylığı bağlanmaması işleminin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Davacıya vazife malullüğünden yetim aylığı bağlanmaması işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy