(5434 S. K. m. 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39)
Davacı vekili, 09 Haziran 2004 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Hv.K.K.lığı emrinde görevli iken 13 Temmuz 1970 tarihinde istifa ederek TSKnden ayrıldığını, hizmet süresinin 26 yıl 7 ay 18 gün olduğunu, müvekkilinin TSKnden ayrıldıktan sonra özel sektörde çalıştığını ve Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatına göre emekli olduğunu, müvekkilinin subay kimlik kartı verilmesi için yapmış olduğu müracaata ilk önce olumlu cevap verildiğini, Emekli Subay Kimlik Kartı çıkartıldığını, ancak daha sonra 27 Mayıs 2004 tarihli yazı ile Emekli Subay Kimlik Kartı alamayacağının bildirildiğini, pozitif hukukta emeklilik statüsünü tanımlayan bir hüküm bulunmadığını, ayrıca itibari hizmet süresinin dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, itibari hizmet süresiyle birlikte 26 yıl 7 ay 18 gün hizmeti bulunan müvekkiline Emekli Subay Kimlik Kartı verilmemesi işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Emekli Subay Kimlik Kartının iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; Harp Okulu duhulü 01 Ekim 1953 olan davacının 30 Ağustos 1955 yılında mezun olduğu, Hv.K.K.lığı emrinde görevli iken 13 Temmuz 1970 tarihinde istifa ederek TSKnden ayrıldığı, davacının 22 Mart 2004 tarihli dilekçe ile yaptığı başvuru üzerine Hv.K.K.lığına 01 Nisan 2004 gün ve PER.: 4184-99-04/Per.D.(Em.S.)58429 sayılı yazısı ile Emekli Subay Kimlik Kartı verileceğinin bildirildiği, ancak daha sonra Hv.K.K.lığının 27 Mayıs 2004 gün ve PER.: 4184-215-04/Per.D.(Em.S.)95161 sayılı yazısı ile ...Yeniden yapılan incelemede emeklilik ile ilgili fiili hizmet hesabında sehven itibari hizmet süresinin de dikkate alındığı, dolayısıyla anılan subayın MSY.52-7(A) TSK. Kimlik Kartı Yönergesine göre emekli kimlik kartının verilmesinin mümkün olmadığı... nin belirtildiği, bunan üzerine davacının vekili aracılığıyla Emekli Subay Kimlik Kartının iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle AYİM nde dava açtığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin yürütmenin durdurulması istemi AYİM 3 ncü D.nin 23 Haziran 2004 gün ve Gnsek.No.:2004/1762, Esas No.: 2004/861 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
926 sayılı TSK Personel Kanununun 8nci maddesinde; Subayların, astsubayların ve askeri öğrencilerin özel kanunda yazılı belli şartlar içinde emeklilik hakları vardır. Su kadar ki subay ve astsubaylar bu kanunda belirtilen yükümlülük sürelerini tamamlamadıkça emekliliklerini isteyemezler. hükmü bulunmaktadır. Diğer yandan kimlik kartı ile ilgili hususlar 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 34/e, 6136 sayılı Kanunun 7nci maddesinin 5nci fıkrası ve İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddelerinde düzenlenmiştir.
TSK İç Hizmet Kanununun 34/e maddesinde; Silahlı Kuvvetler mensupları şekli ve kullanma tarzı talimatnamede gösterilen hüviyet kartlarını resmi ve sivil olarak her zaman üzerlerinde bulundurmaya mecburdurlar. hükmü yer almaktadır. 6136 sayılı Kanunun 7 nci maddesi 5 nci fıkrasında; Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ve belgelerin düzenlenme ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. denilmektedir.
İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddesinde; kimlik kartının şekilleri, dağıtılma usulleri ve hangi makamlarca verileceğine milli Savunma Bakanlığınca hazırlanacak bir talimatla tespit edileceği öngörülmüştür. Yukarıda açıklanan düzenlemeler, halen görevde olan Türk Silahlı Kuvvetleri Mensuplarına ilişkin olup, TSK emeklileri ile ailelerine, vazife malulü, yedek subay ve ailelerine kimlik kartı verilmesine ilişkin yasa ve yönetmelikle yapılmış bir düzenleme bulunmamaktadır.
Ancak, 6136 sayılı Kanunun 7 nci maddesi 2 nci fıkrası da; Emekli subay ve astsubaylar ilgili kuvvet komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığının kayıtlarına geçmek ve bu makamlarca verilen kimlik kartlarına islemek şartıyla ateşli silah taşıyabilir veya bulundurabilirler. Bu şekilde düzenlenen kimlik kartları taşıma ve bulundurma izin belgesi yerine geçer. hükmü bulunmaktadır.
İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddesi uyarınca çıkartılan TSK Kimlik Kartı Yönergesinde (MSY.52-7/A), Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına ilaveten emekli askeri personel ile muvazzaf ve emekli askeri personelin aile fertlerine de kimlik kartı verilmesi öngörülmüştür.
Türk Silahlı Kuvvetleri Kimlik Kartı Yönergesinin Kimlik Kartı Alabilecek Personel başlıklı 5 inci maddesinin (e) bendinde; Türk Silahlı Kuvvetlerinden maaş bağlanmak suretiyle emekliye ayrılan veya emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini Türk Silahlı Kuvvetlerinde doldurduktan sonra istifa ederek ayrılan subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlar ile bunların hak sahibi aile fertlerine, sonradan emeklilik hakkı veren başka bir kurumda görev alsalar dahi kimlik kartı verilir. Ancak kimlik kartı verildikten sonra bu Yönergenin 6ncı maddesinde belirtilen hallerden birinin ortaya çıkması halinde verilmiş olan kimlik kartı iptal edilir. denilmektedir.
Aynı Yönergenin 6/e maddesinde ise; Emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini tamamlamadan istifa ederek ayrılanlara ve yetersizlik sebebiyle ilişiği kesilenlere daha sonraki hizmetlerinin birleştirilmesi veya yaş hadlerini doldurmaları nedeniyle emekli aylığı bağlansa dahi kimlik kartı verilmez. denilmektedir.
Dava konusu uyuşmazlık; davacının emeklilik için yasal hizmet süresini Türk Silahlı Kuvvetlerinde doldurduktan sonra ayrılıp ayrılmadığı noktasında ve buna bağlı olarak itibari hizmet süresinin bu yasal hizmet süresi kapsamında kabul edilip edilmeyeceği noktasında odaklanmaktadır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde davacının 01 Ekim 1953 tarihinde Harp Okuluna girdiği, 30 Ağustos 1955 tarihinde mezun olduğu ve 13 Temmuz 1970 tarihinde ise istifa ederek TSKnden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Davacının emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini tamamlayıp tamamlamadığının 5434 sayılı TC. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre ortaya konması gerekmektedir.
5434 sayılı Kanunun ilk halinde bir subayın istekli olarak emekli olabilmesi için 30 yıl fiili hizmeti bulunması gerekli iken bu hüküm 25 Haziran 1954 tarih ve 8738 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6422 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanunun 1nci maddesi ile 39ncu maddenin (b) fıkrası fiili hizmet müddeti 25 yılını doldurmuş olanlara istekleri üzerine şeklinde değiştirildiği, anılan hükmün 25 Ağustos 1999 tarih ve 4447 sayılı Kanunun 23ncü maddesi ile 25 fiili hizmet yılını dolduran iştirakçilerden kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını dolduranların istekleri üzerine ve ...30 hizmet yılını tamamlamış olanlar kurumlarınca lüzum görüldüğünde yaş kaydı aranmaksızın resen... şeklinde değiştirildiği görülmektedir.
Davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrıldığı 13 Temmuz 1970 tarihinde yürürlükte bulunan 5434 sayılı Kanunun 39/b maddesine göre istekli olarak emekli olabilmek için 25 yıl fiili hizmetinin bulunması yeterlidir. 5434 sayılı Kanunun 31, 32, 33 ve 34ncü maddelerinde fiili hizmet müddeti ve fiili hizmet müddeti zamları düzenlenmiştir. Kanunun 31nci maddesinde fiili hizmet müddeti iştirakçinin 30ncu madde (Bu Kanunla tanınan Hakların Başlangıçı) gereğince bu Kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddet olarak tamamlanmış ve 33ncü maddede ise fiili hizmet müddeti zamlarının emeklilik muamelelerinde fiili hizmet sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda belirtilen hükümlere göre 25 yıl fiili hizmet süresine tabi olan davacının fiili hizmet ve fiili hizmet müddeti zammı toplamının 25 yılı tamamlaması durumunda emeklilik için gerekli yasal süreyi tamamladığı kabul edilecektir. Davacının fiili hizmet süresi ve fiili hizmet zammı süresi olarak toplam 20 yıl 6 ay 1 gün toplam hizmet süresinin bulunduğu, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emeklilik için gerekli yasal süreyi tamamlamadan ve emekli maaşı bağlanmadan TSKnden istifa ederek ayrıldığı açıktır.
Davacının 28 Nisan 1958 - 08 Haziran 1970 tarihleri arasında uçuşta geçirdiği, süreye göre tespit edilen 6 yıl 25 günlük itibari hizmet zammının ise ayrıca irdelenmesi gerekmektedir.
5434 sayılı Kanunun 35, 36, 37 ve 38nci maddelerinde itibari hizmet müddeti hüküm altına alınmış ve düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 35nci maddesinde İtibarı hizmet müddeti; bu Kanun gereğince bağlanacak aylıklar ve yapılacak kesenek iadesi ve toptan ödemelerin hesabında fiili hizmet müddetlerine eklenen müddettir. şeklinde tanımlandığı ve 36, 37nci maddelerde belirtilen görevlerde ve durumlarda bulunanlara itibari hizmet sürelerinin fiili hizmet süresine ekleneceği belirtilmiştir.
Bu hükümler gözönüne alındığında emekli statüsünü kazanan ve bu Kanun gereğince bağlanan aylıklar üzerine itibari hizmet müddetinin ekleneceği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının emekliliği için gerekli olan yasal süre itibari hizmet müddeti hariç olmak üzere fiili hizmet müddetine fiili hizmet zammının eklenmesi ile bulunacaktır. Emeklilik için gerekli yasal süre olan fiili hizmet süresi, 25 yılın altında kalan ve yükümlülük süresini doldurduktan sonra kendi isteği ile istifa eden davacıya Emekli Subay Kimlik Kartı verilmemesi şeklinde tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy