(Askeri Tekaüt ve İstifa Kanunu m. 35, 36, 39)
Davacı, 18.05.2004 tarihinde AYİM de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; babasının silah altına alınarak 1 nci Dünya Savaşına katıldığını ve bu savaşta öldüğünü buna karşın yetim aylığı ödenmesi için davalı idareye yaptığı başvurunun reddedildiğini ve bunun hukuka aykırı olduğunu belirterek, babasından dolayı yetim aylığı bağlanmaması işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava ve tahsis dosyasının incelenmesinden; davacının ilk olarak 30.04.2001 tarihinde davalı kurum kayıtlarına geçen dilekçesi ile babası Muttalip oğlu 1291 doğumlu Şakir in 1334 yılında savaşa gittiğini ve bir daha gere dönmediğini, harpte şehit olduğunu belirterek yetim aylığı bağlanmasını talep ettiği, davalı kurumun yaptığı araştırma sonrasında 29.08.2001 tarihli yazısı ile davacının babasının şehitliğinin tevsik edilememesi ve evvelce bağlanmış bir aylık kaydına rastlanılmaması nedenleriyle davacının yetim aylığı bağlanması talebinin reddedildiği, bu red kararının üzerine iadeli taahhütlü kaşesinin basılmasına rağmen, kararının tebliğine ilişkin dava ve tahsis dosyalarının herhangi bir belge ibraz edilemediği, davacının da 18.05.2004 tarihinde davalı kurum tarafından tesis edilen yetim aylığı bağlanmaması işleminin iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle davalı kurum davada süre aşımı bulunduğunu savunmuş ise de; yukarıda belirtildiği üzere 19.08.2001 tarihli ret kararının davacıya tebliğine ilişkin herhangi bir belge bulunmaması karşısında davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
1325 tarihli Askeri Tekaüt ve İstifa Kanununun 35, 36 ve 39 ncu maddeleri ile askerlik yükümlülüğü altında iken, çatışmada vurularak veya hava ve sefer koşullarından kaynaklanan nedenlerden dolayı bulaşıcı hastalığa yakalanan ve bu hastalıktan dolayı ölenler ile silah altında iken muharebe esnasında gaip olanların dul ve yetimlerine aylık bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Milli Savunma Bakanlığı Arşiv Müdürlüğünce düzenlenen davacının babasına ait künye kayıt belgesinin mülahazat bölümünde Pederi berhayat, validesi fevt, Baş alan Karyesinden mütehhil muinli Amedi, 30 Temmuz 1330, Amedi 19.11.1330 muayeneye, Şubece bil muayeneye 1834 numara ile salim olduğu 19.11.1330, 9 ncu Kolordu mürettebatına mahsuben sevki, 19 Kanun-i Sanı 1330, 2 nci Tabur deposuna şeklinde kayıt bulunmaktadır.
Diğer yandan, Samsun Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğünün 04.06.2001 tarihli yazısında ise davacının babasının ölüm evrakında ölüm nedeninin yazılmadığı ve 1334 yılında köy muhtarının bildirimi ile ölümün nüfusa işlendiğinin bildirildiği görülmektedir.
Bu durum karşısında, davacının babasının 1330 yılında silah altına alındıktan sonra terhis edildiğine veya askerdeyken firar ettiğine dair hiçbir belgenin bulunmaması, davacının babasının öldüğü tarih itibariyle Birinci Dünya Savaşının devam ettiği, nüfus kayıtlarında da davacının terhis olması sonrası eceliyle öldüğüne ilişkin veya askerdeyken 1325 tarihli Askeri Tekaüt ve İstifa Kanunu kapsamı dışındaki nedenlerle öldüğüne dair bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı ve buna göre davacının babasının silah altındayken 1325 tarihli Yasa kapsamında vefat ettiğine dair oluşan karinenin aksinin bu konuda gerekli kayıt ve belgeleri muhafaza etmekle yükümlü davalı idarece ispatı gerekirken bunun yerine getirilmeksizin davacının talebinin reddedildiği dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacıya şehit yetim aylığı bağlanmaması işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy