(1111 S. K. m. 10, Geç. m. 20)
DAVANIN KONUSU: Bedelli askerlik hizmeti kapsamından çıkarılma işleminin iptali istemi
Davacının bedelli son taksitini zamanında ödemediği, 90/441 sayılı Bakanlar Kurulu ile tanınan ek süre içinde de bu ödemeyi yapmadığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığının 13.07.2004 tarihli cevabi yazısında da 22.08.1989, 28.12.1989, 30.05.1990 ve 22.08.1994 tarihli ödemeleri dışında başka bir ödeme kaydına rastlanmadığı, dolayısıyla 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 10 ve Geçici 20 nci maddeleri ile 87/11945 sayılı Bakanlar Kurulu'nun 14 ncü maddesi gereğince tesis edilen çıkarma işleminin hukuka aykırı olmadığı belirtilerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiği savunulmuştur.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: 21.06.1990 tarihinde yürürlüğe giren 90/441 sayılı Bakanlar Kurulu'nun Geçici 3 ncü maddesinde tanınan 6 aylık sürenin 22.12.1980 tarihinde sona ermesine rağmen son taksitin yatırılmadığı, esasen bu BKK kararının yürürlüğe girdiği tarihte henüz davacının son taksiti idame zamanının dolmadığını, zamanında son taksiti yatırmayan davacının 22.08.1994'te ödemeyi yaparak şubesine dilekçe ile başvurduğu, bu dilekçe de daha önce ödeme yaptığından ve 22.08.1994 tarihili ödemenin mükerrer olduğundan bahsetmediği, 05.10.1994 tarihinden itibaren sevk için aranmasına başlandığı dikkate alındığında idari istikrar İlkesinin söz konusu olmadığı, savunma Sanayi Müsteşarlığında da kayda rastlanmadığı belirtilerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddi yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü Dairesince Davacı Gökhan TORUN'un yokluğunda, Davacı vekili Av. Veysi SAVAŞ, Davalı Kurum Temsilcisi Av. Zafer ÇINAR, Savcı Hak.Yzb. Fikret ERES hazır olduktan halde 17 Mart 2005 günü saat 09.15'te yapılan açık duruşma ve duruşmayı müteakiben yapılan görüşmede Raportör Üye Hak. Alb. Celal IŞIKLAR'ın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
Davacı vekili 15 Haziran 2004 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dilekçesinde özetle; davacının 1989 yılında bedelli askerlikten istifade ederek 3 aylık temel eğitimini 25.03.1989 tarihinde tamamlayarak terhis edildiğini, ödemesi gereken bedelin 28.08.1989 tarihinde birinci, 28.12.1989 tarihinde ikinci, 30.05.1990 tarihinde üçüncü ve 30.10.1990 tarihinde dördüncü ve son taksitini yatırdığını, 1994 yılında Askerlik Şubesi tarafından davacıya son taksitin yatırılmadığı şeklinde bildirim yapıldığını, bunun üzerine davacının son taksiti yatırmış olmasına rağmen elinde makbuzu olmadığı için 22.08.1994 tarihinde son taksiti yeniden yatırdığını ve makbuzu Askerlik Şubesine teslim ettiğini, 2004 yılına gelindiğinde davacının bedelli askerlik statüsünden çıkartılarak askere sevk için arandığını, davacının bedelli askerlikten çıkartılmasına gerekçe olarak gösterilen ödenmesi gereken bedelin son taksitinin ödenmemesinin doğru olmadığını, davacının bu son taksiti 30.10.1990 tarihinde ödediğini, ancak bu ödemeye ait makbuzun Askerlik Şubesinde kaybolduğunu veya Şubeye ulaşmadığını, buna rağmen 21.06.1990 tarih ve 20555 sayılı R.G'de yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile tanınan hakkın davacıya tebliğ edilmediğini ve yararlanmasının sağlanmadığını, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu, idarenin hukuka aykırı olan işlemlerini 60 günlük dava açma süresi içinde geri alabileceğini, hukuka uygun işlemleri ise geri alamayacağını, davacının bedelli askerlikten hukuka uygun olarak yararlandığı için bedelli askerlikten yararlanması işleminin geri alınmasının mümkün olmadığını, aradan geçen uzun zamanla birlikte artık istikrarın oluştuğunu, dava konusu işlem ile idari istikrar, kamu düzeni, hakkaniyet gibi ilkelerin ihlal edildiğini, belirterek davacının bedelli askerlik hizmeti kapsamından çıkartılması işleminin iptalini talep etmiştir.
1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 3358 Sayılı Kanunla değişik 10 ncu maddesinin 4/e bendinde, bedel ödemekten vazgeçen veya ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen yükümlüler, kalan askerlik sürelerini Türk Silahlı Kuvvetlerinde erbaş veya er olarak tamamlarlar. denilmekte; 4/f bendinde ise, bedel ödeme esasları ve yükümlüler için uygulanacak işlemler ile bedel verecek yükümlülerin tespiti istemi Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir. hükmü yer almaktadır. Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan TSK ihtiyaç fazlası yükümlülerin askerlik görevini yerine getirme esasları ile ilgili 10.07.1987 tarih ve 87/11945 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, bedel ödeme esasları ile ilgili 14 ncü maddesinde bedel ödemek üzere ayrılanlar, silah altına alındıkları yıl itibariyle Bütçe Kanunu ile tespit edilecek parayı peşin veya aynı dönemde silah altına alınan yükümlülerin terhislerine kadar geçecek süre zarfında ve dört eşit taksitle ödemekle yükümlüdürler. Peşin ödemeyi kabul eden yükümlüler ise İlk taksit tutarını temel eğitimlerini müteakip verilecek 10 günlük izin sürelerinin sonuna kadar ödemek zorundadırlar. denilmekte, aynı maddenin 7 nci fıkrasında yükümlüler taksit tutarlarını bu esaslarda belirtilen süreler içinde ödemedikleri takdirde; bedelli askerlikten yararlandırılamaz ve kalan askerlik sürelerinin Türk Silahlı Kuvvetlerinde erbaş veya er olarak tamamlarlar... hükmü yer almakta; esasların 15 nci maddesinde ise bedel ödemek üzere ayrılanlardan süresi içinde bedel ödemeyenler izin sürelerinin sonunda eğitim merkezlerine katılmak zorundadırlar bunlar eğitim merkezince normal erler gibi dağıtıma tabi tutulurlar... şeklinde bir düzenleme getirilmiştir.
03.05.1990 tarih ve 90/441 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilen 14 ncü maddede şu hükümler yer almıştır:
Herhangi bir mazereti bulunmaksızın süresi gelen taksidini ödememiş olanlardan, temel askerlik eğitim süresi dışında kalan 15 aylık askerlik sürelerini tamamlamak üzere sevk için aranan yükümlüler, taksitini ödenmesi gereken tarihten itibaren üç ay içinde ele geçmiş olmaları ve sevk tarihine kadar, ödenmeyen taksiti yıllık kanuni faizi ile birlikte ödemeleri veya ödemelerini belgelemeleri halinde sevk işlemine tabi tutulmazlar. Ancak müteakip teksiflerden herhangi birinin de mazeretsiz olarak ödenmemesi halinde bedelli askerlikten yararlandırılmazlar.
...Yükümlüler 2 nci, 3 ncü ve 4 ncü taksitlerini, yukarıda açıklanan esaslara göre belirlenecek ve geçici terhis çizelgelerinde gösterilecek tarihlerde bulundukları yerlerdeki mahalli mal sandıklarına ödeyerek, alacakları makbuzların asıllarını kayıtlı bulundukları askerlik şubelerine gönderirler. İlk taksitten sonraki taksitlerin ödenip ödenmediği yükümlünün kayıtlı bulunduğu askerlik şubesince takip edilir. Taksit tutarlarının tamamını ödeyenlerin kesin terhisleri kayıtlı bulundukları askerlik şubelerince yapılır....
Aynı Bakanlar Kurulu kararı ile, adı geçen Esasların Geçici Maddesi de şu şekilde değiştirilmiştir:
Taksitle bedel ödenmek üzere ayrılmış olan yükümlülerden her ne sebeple olursa olsun taksitlerini ödeyememiş ya da geç ödeme yapmış ve halen kalan askerlik hizmetini tamamlamak üzere silah altına alınmamış bulunanlar, bu esasların Resmi Gazete'de yayımını takip eden 6 ay içinde geçmiş olan taksit tutarlarını yıllık kanuni faizi ile birlikte, geç ödeme yapmış olanlar da, gecikme faizini ödedikleri takdirde bedel ödemek suretiyle askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılma ile ilgili hükümlerden yararlanırlar.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre bedelli askerlikten yararlanan yükümlülerin kesin terhis işleminin yapılabilmesi için ödemeleri gereken bedelin tamamını, taksitle ödemeyi tercih edenlerin 4 ncü ve son taksitlerini de ödemeleri gerekmektedir.
Dava dosyasında ve Askerlik Şube Şahsi dosyasında bulunan belgeler incelendiğinde davacının bedelli askerlik hizmeti kapsamında 3 aylık temel eğitimini 28.05.1989 - 25.08.1989 tarihleri arasında tamamladığı, ödemesi gereken bedelin 1 nci taksitini 22.08.1989 tarihinde, 2 nci taksitini 28.12.1989 tarihinde, 3 ncü taksitini de 30 Mayıs 1990 tarihinde ödediği, 4 ncü taksiti 30.10.1990 tarihinde ödemesi gerekirken ödemediği, 03.05.1990 tarih ve 90/441 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan Geçici 3 ncü maddede belirtilen 6 aylık süre içinde, yani en geç 21.12.1990 tarihine kadar son taksitini ödemediği, taksitlerin tamamını ödemediği için kesin terhis işleminin yapılmadığı, davacının son taksiti 22.08.1994 tarihinde ödemesini müteakip tarihsiz bir dilekçeyle Sorgun Askerlik Şubesine başvurarak 1 nci taksit makbuzunun fotokopisini, 2, 3 ve 4 ncü taksitlerin makbuz asıllarını ibraz ederek gereğinin yapılmasını talep ettiği, Sorgun Askerlik Şube Başkanlığının 05 Ekim 1934 tarihli işlemi ile davacının en son 30 Ekim 1990 tarihinde ödemesi gereken son taksitini zamanında ödemediği gerekçesiyle, bedelli askerlik kapsamından çıkartılarak askere sevki için karar alındığı, bu tarihten itibaren günümüze kadar yapılan tüm arama ve araştırmalara rağmen davacının bilinen ve sonradan tespit edilen adreslerinde bulunarak askere sevk edilemediği anlaşılmıştır.
Davacı 10.07.1987 gün ve 87/11945 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 03.05.1990 gün ve 90/441 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişen 14 ncü maddesinin 3 ncü paragrafında öngörülen süre içerisinde son taksitini ödemediğinden, 1111 Sayılı Kanunun 10/4-e maddesi gereğince bedelli askerlik statüsünden çıkartılarak yeniden askere sevki konusunda tesis edilen işlemde mevzuata ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı vekili davacının son taksiti 30.10.1990 tarihinde Şişli Saymanlığına yatırdığını, muhtemelen makbuzun Askerlik Şubesinde kaybolduğunu iddia etmekte ise de, MSB ASAL D. Bşk.lığı tarafından bu hususla ilgili olarak sorulan soruya MSB Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından davacının 30.10.1990 tarihinde ödeme yaptığına ilişkin bir kaydın bulunmadığının belirtilmesi ve davacının Sorgun Askerlik Şube Başkanlığına 1994 yılında verdiği anlaşılan dilekçede 30.10.1990 tarihinde ödeme yaptığına ilişkin bir iddiasının olmaması, aksine 4 ncü ve son taksiti 22.08.1994 tarihinde yatırdığına ilişkin makbuzu dilekçesine eklemesi karşısında davacının 30.10.1990 tarihinde ödemesi gereken 4 ncü taksiti bu tarihte ödemediği, 22.08. 1994 tarihinde ödediği sonucuna varılmıştır.
Davacı vekili 03.05.1990 tarih ve 90/441 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile tanınan haktan yararlanabilmesi için bir tebligat yapılmadığını iddia etmektedir. Bu iddianın doğru olduğu mevcut belgelerden anlaşılmaktadır. Ancak, geçici terhis belgesinde taksitlerin zamanında ödenmemesi halinde davacının Aşkale 4 ncü Zh. Tug. 1 nci Mknz. P.Tb.na sevk edileceğinin yazılı olması ve 03.05.1990 tarih ve 90/441 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının yürürlüğe girdiği 21.06.1990 tarihinde, davacının 4 ncü taksitini ödemesi için halen 4 ay kadar bir süresinin (30.10.1990'a kadar) varlığı ve konuyla ilgili mevzuatta tebliğ zorunluluğunun bulunmaması karşısında, davacıya 4 ncü ve son taksiti yatırmasıyla ilgili olarak tebligat yapılmamasının davacının lehine bir sonuç doğuramayacağı değerlendirilmektedir.
Davacı vekili davacının temel askerlik eğitimini tamamlamasından 14 yıl sonra bedelli askerlik hizmeti kapsamından çıkartılmasının idari istikrar ilkesine aykırı olduğunu iddia etmiştir. Ancak Şube Şahsi Dosyası incelendiğinde, iddia edildiği gibi 14 yıllık süre geçtikten sonra değil, 05 Ekim 1994 tarihinde davacının bedelli askerlik hizmeti kapsamından çıkartıldığı görülmektedir. Aradan geçen sürenin kısalığı bir yana, davacının askerlik hizmetini tamamlayarak kesin terhisi edildiğine ilişkin bir işlemin tesis edilmediği görülmektedir. Davacının son taksitini yatırdığı kabul edilerek hata ile kesin terhis işlemi yapılmış ve daha sonraki bir tarihte davacı bedelli askerlik hizmeti kapsamından çıkartılmış olsa idi o zaman idari istikrardan bahsedilebilir idi. Ancak davacı bakımından böyle bir durum söz konusu değildir.
Netice itibariyle davacının ödemesi gereken son taksitini zamanında ve 03.05.1990 tarih ve 90/441 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile tanınan ek sürede ödemediği sabit olmakla hakkında tesis edilen bedelli askerlik hizmeti kapsamından çıkartılma işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı vekili duruşmada müvekkilinin halen Bedelli askerlik hizmeti için başvurduğu tarihteki adreste ikamet ettiğini beyan etmişse de, askerlik dosyasındaki belgelere göre davacının gerek terhis belgesindeki, gerekse bildirilen diğer adreslerden aranmasına rağmen bulunamadığı için tebligat yapılamadığı, buna ilaveten dava dilekçesindeki adresin de farklı olduğu belirlenmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1. Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil olmak üzere) davacıya YÜKLETİLMESİNE,
3. Davacıya mahsus askerlik dosyasının şubesine İADESİNE 17 MART 2005 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy