(926 S. K. Ek m. 18) (2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21) (211 S. K. m. 25) (631 S. KHK. m. 11) (375 S. K. m. 1) (2002/3546 S. BKK. m. 1)
Davacı, 24.05.2004 tarihinde Mersin İdare Mahkemesi, 27.05.2004 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesi ve cevap dilekçelerinde özetle; 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye istinaden Albay ve Yarbay rütbesinde TSK personeline görev tazminatı ödendiğini, 631 sayılı KHK deki düzenlemeler ile bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında KHK ve 4639 sayılı Kanunun özünde 5 yıldan fazla hizmeti olan tüm memurlara görev tazminatı ödenmesi öngörüldüğü halde, sadece yarbay ve yukarıda bulunan üst subaylara ödeme yapıldığını, aynı kamu hizmetini ifa etmek üzere atandırılan personelin bir kısmına bu hak verilirken diğerine verilmeyişinin Anayasanın özüne ve ruhuna aykırı olduğunu, verilen tazminatlarda (2000) gösterge rakamı altında kalan gösterge rakamlarının dışlandığını, usulüne uygun olarak müracaat etmesine rağmen Adana Jandarma Bölge Komutanlığı tarafından dilekçesinin isleme konulmadığını belirterek dilekçenin reddine ilişkin işlemin iptaline, 12.02.2002 tarihinden itibaren görev tazminatının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 25.02.2004 tarihli dilekçesi ile 15.01.2002 tarihinden itibaren görev tazminatının tarafına ödenmesini talep ettiği, Mersin İl Jandarma Komutanlığının 01.03.2004 tarihli yazısı ile davacının ve 15 personelin temsil, görev tazminatı hakkındaki dilekçesinin Adana Jandarma Bölge Komutanlığına gönderildiği, Adana Jandarma Bölge Komutanlığının 12.03.2004 tarihli yazısı ile dilekçelerde belirtilen görev tazminatı ile ilgili konunun Jandarma Genel Komutanlığınca takip edildiğinin öğrenildiği, müracaatların İç Hizmet Kanunun 25, İç Hizmete Yönetmeliğinin 41 ve 43 ncü maddeleri esaslarına göre yapılması gerektiği belirtilerek dilekçelerin iade edildiği, davacının 24.03.2004 tarihinde Mersin İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçesi ile dava açtığı, AYİM 3 ncü Dairesinin 21.04.2004 tarih 2004/500-587 E.K. sayılı kararı ile usulüne uygun olmadığından dilekçenin reddine karar verildiği, davacının süresi içerisinde davasının yenilediği anlaşılmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunun 25 nci maddesinde her askerin resmi ve şahsi işlerinden dolayı müracaatının en yakın amirden başlayarak yapacağı, birden fazla kimselerin toplu olarak söz veya yazı ile müracaatlarının yasak olduğu hüküm altına alınmıştır. Davacı ile birlikte 16 personelin görev, temsil tazminatı ödenmesi talepli dilekçesi üzerine Adana Jandarma Bölge Komutanlığı tarafından görev tazminatı ile ilgili konunun Jandarma Genel Komutanlığınca takip edildiğinin öğrenildiği, müracaatların İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliğine göre yapılması gerektiği belirtilerek dilekçeler iade edilmiştir. İç Hizmet Kanununda toplu müracaatların yasak olduğunun açıkça düzenlenmiş olması nedeniyle dilekçenin iade edilmesi işleminde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiş, dilekçenin reddine ilişkin işlemin iptali talebi ret edilmiştir.
İdare tarafından personele ödenmeyen ancak ödenmesi gerektiği ileri sürülen bir özlük hakkı konusunda ilgili bu hakkın ödenmesi için idareye müracaat ederek müracaat sonucunda tesis edilen ret işleminden itibaren dava açma süresi içerisinde işlemin iptali için dava açabileceği gibi bu özlük hakkı her ay yapılan maaş ödemesinde verilmediğinden bu konuda idareye hiç müracaat etmeden ödenmemesi işleminin iptali için doğrudan dava açabilir. Davacının dilekçesi iade edilmiş ise de makam, görev tazminatı ödenmemesi işleminin iptali isteminin bu nedenle esastan incelenmesine geçilmiştir.
27 Ocak 2000 tarih ve 4505 sayılı Kanuna dayanılarak, 26 Nisan 2000 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 10.03.2000 tarih ve 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile, general ve amiral rütbesinde bulunan personele, 1 nci sınıfta 6 yılını doldurmuş askeri hakimlere ve eşidi seviyedeki diğer kamu görevlilerine temsil tazminatı, 04 Temmuz 2001 tarih ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak çıkarılan 10.01.2002 tarih ve 2002/3546 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de, albay ve yarbay rütbesindeki personel ile eşidi seviyedeki diğer kamu görevlilerine görev tazminatı ödenmeye başlanmıştır.
Yine, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede görev tazminatı ile ilgili yer alan hususlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye de ithal edilmiş olup; bu kararnamenin; (4.7.2001 gün ve 631 sayılı KHK' nin 11 nci maddesiyle eklenen) 1/(C) maddesinde;
Kapsamda olup temsil tazminatı almayan personelden;
7.000'den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlar, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir.
Yukarıda sayılanların dışında kalanlardan en az beş hizmet yılını dolduranlara; hizmet sınıfı ve yılları, tabi oldukları personel kanunları, kariyerleri, kamu görevlerine giriş dereceleri ve öğrenim durumları birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle ve 10.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir. hükmü yer almıştır.
14 Mart 2002 gün ve 24659 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2002/3546 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında; makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlardan, makam veya yüksek hakimlik tazminatı gösterge rakamları; 6.000 olanlara 9.000, 5.500-4.500 olanlara 7.000, 4.000 ve daha az olanlara 6.000 gösterge rakamının, almakta oldukları makam veya yüksek hakimlik tazminatı gösterge rakamlarına ilave edilmesi suretiyle bulunan gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpılması sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir. denilmektedir.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunun EK 18 nci maddesi uyarınca 926 sayılı Kanunun ekinde yer alan 5 sayılı makam tazminatı cetveline göre yarbay (dahil) ve daha üst rütbedeki subaylara makam tazminatı ödeneceği belirtilmiştir.
Anayasanın 125 nci maddesinde yargı yetkisinin idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı yenilemeyeceği hüküm altına alınmış, 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 21 nci maddesinde de ayni husus düzenlenerek yerindelik denetimi yapılamayacağı belirtilmiştir.
Makam tazminatının kimlere verileceği 926 sayılı Kanunun EK 18 nci maddesi ile düzenlenmiş, 375 sayılı Kanun Hükmünde kararname ile görev tazminatının kimlere ne miktarda ödeneceğinin Bakanlar Kurulunca tesbit edileceği belirtilerek Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir. Bakanlar Kurulu tarafından görev tazminatı alacaklar sayılarak tespit edilmiştir. Bakanlar Kuruluna verilen yetki konusunda görev tazminatının belirlenmeyen kimseleri kapsayacak nitelikte yargı kararı verilmesi kanunen mümkün değildir. 926 sayılı Personel Kanunun Ek-18 nci maddesi uyarınca 926 sayılı Kanunun ekinde yer alan 5 sayılı makam tazminatı cetvelinde davacının rütbesinin yer almaması nedeniyle davacıya makam tazminatı, Bakanlar kurulunca görev tazminatı verilecekler arasında davacının ek göstergesinin bulunmaması nedeniyle davacıya görev tazminatı ödenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Dilekçenin reddine ilişkin işlemin iptali talebinin REDDİNE,
2. Davacıya makam, görev tazminatı ödenmemesi işleminin iptali talebinin REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy