(657 S. K. m. 94)
Davacı, 22.06.2004 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle, 21.11.1985 tarihinde Sahil Güvenlik Marmara Boğazlar Bölge Komutanlığında veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak göreve başladığını, 1992 yılında mutemet olarak atandığını ve yıllık izin problemi yaşamaya başladığını, çok yoğun çalışmasından dolayı yıllık izinlerini düzenli olarak zamanında ve tam olarak kullanamadığını, Şubat 2004 tarihinde ruhsal durumunda bir takım bozukluklar başladığını, 26 Mart 2004 tarihinde öğleden sonra görev yaptığı işyerini terk ettiğini ve eve kapandığını, hakkında idari işlem başlatıldıktan sonra 07 Nisan 2004 tarihinde evine gelindiğini ve kıta anket formu ile hastaneye sevk edilerek, 08 Nisan 2004 tarihinde Kasımpaşa Deniz Hastanesi Psikiyatri Kliniğine yatırıldığını 20 gün istirahatli olarak sonunda muayene kaydı ile 16 Nisan 2004 tarihinde taburcu edildiğini, gerekli inceleme yapılmadan ve savunması alınmaksızın devlet memurluğu ile ilişiğinin kesildiğini tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek devlet memurluğundan ilişiğinin kesilmesi işleminin iptalini talep ve dava etmiştir. Davacının yürütmenin durdurulması istemi, AYİM Nöb. Dairesinin 04 Ağustos 2004 gün ve Gensek No:2004/1919, Esas No:2004/129 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava ve özlük dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; 20.11.1985 tarihinde Sahil Güvenlik K.lığı Marmara ve Boğazlar Bölge K.lığı emrinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak göreve başlayan davacının 23.03.1992 tarihinde Lojistik Şube Müdürlüğü maaş ve özlük hakları memuru olarak atamasının yapıldığı, 28 Ocak 2004 tarihinde tekrar veri hazırlama ve kontrol isletmeni kadrosuna atamasının yapıldığı, davacının sicil amirlerince verilen sicil ve kanaatlerin 1986 - 2001 yılları arasında çok iyi seviyede olduğu ve özellikle kanaatlerde çalışkan ve görevine bağlı olduğunun belirtildiği, 2002, 2003 yıllarında ise görev verimliliğinde bir düşmenin tespit edildiği, 26.03.2004 tarihinde saat 14.00den sonra çalıştığı yeri terk eden davacının 12 gün süre ile mesaiye gelmemesi üzerine hakkında idari işlem başlatıldığı, 08 Nisan 2004 tarihinde sevk edildiği 600 Yt. Kasımpaşa Deniz Hastanesinde 08.04.2004-16.04.2004 tarihleri arasında Ruh Sağlığı ve Hastalıkları servisinde muayene ve tedavisi sonucunda 16 Nisan 2004 tarih ve 27525 protokol numaralı sağlık raporu ile Depresif Bozukluk tanısıyla SMK 20(Yirmi) gün istirahatle taburcu edildiği, 04 Mayıs 2004 tarihli muayenede davacı hakkında mevcut tedavisine devam, on beş gün sonra kıta anketli kontrolü uygundur kararı; 24 Mayıs 2004 tarihli muayenede de Anksiyete Bozukluğu tanısıyla Tedavisi düzenlendi. Bir ay sonra Kıta anketli kontrolü uygundur kararı verildiği, davacının 26 Mart 2004-07 Nisan 2004 tarihleri arasında 12 gün süre ile mesaiye gelmemesinin çekilme olarak kabul edilerek 28 Mayıs 2004 tarihinde çekilme onayı yazısı ile davacının memurluğunun sona erdirildiği ve 08 Haziran 2004 tarihinde bu yazının davacıya tebliği ile devlet memurluğundan ilişiğinin kesildiği anlaşılmaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94 ncü maddesinde: Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın çekilme isteğinde bulunmuş sayılır... hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanunun Memurluğun Sona Ermesi başlıklı 98 nci maddesinin (c) bendinde memurluktan çekilme devlet memurluğunun sona erme sebeplerinden biri olarak sayılmıştır.
Somut olayda, davacının 26 Mart 2004 tarihinde saat 14.00den sonra izin almaksızın görevini terk ettiği ve 07 Nisan 2004 tarihine kadar 12 gün süreyle kesintisiz olarak mesaiye gelmediği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde, davacının kesintisiz olarak 12 gün görevi terk etmesinde kurumunca kabul edilmesi gereken bir mazeretinin olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Kanuni düzenlemede kurumlarca kabul edilen mazereti olmaksızın denmek suretiyle ilgilinin görev yaptığı kuruma mazeretinin kabul edilip edilmemesi konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de bu takdir yetkisinin kurumlar tarafından objektif sınırlar içinde kullanılıp kullanılmadığının her zaman yargı denetimine tabi olduğu hukuk devleti olmanın tartışmasız bir gereğidir. Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde davacının 08 Nisan 2004 tarihinde 600 Yataklı Kasımpaşa Deniz Hastanesinin Psikiyatri bölümüne yatması ile başlayan safahatının ve sağlık durumunun incelenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacının görevini terk ettiği tarih olan 26 Mart 2004 tarihinden önce herhangi bir şekilde psikolojik rahatsızlığının bulunduğu veya bu rahatsızlıktan dolayı tedavi ve muayene olduğuna ilişkin dava ve özlük dosyasında herhangi bir bilgi ve belge mevcut değildir. Ancak davacının kesintisiz 12 gün süre ile mesaiye gelmediği sürenin sonunda 08 Nisan 2004 tarihinde psikiyatri polikliniğine sevk edildiği ve 8 gün süre ile hastanede yatarak tedavi gördükten sonra Depresif Bozukluk tanısıyla 20 (yirmi) gün istirahat ile taburcu edildiği, devam eden günlerde, tedavisine devam edilip ilk olarak 15 gün sonra, daha sonraki muayenesinde ise bir ay sonra kontrolünün gerektiği yönünde karar verildiği ve bu tedavi süresinde davacıya Anksiyete Bozukluğu tanısının konulduğu anlaşılmaktadır.
26 Mart 2004 tarihinde öğleden sonra görevini terk etme ve 12 gün süreyle kesintisiz olarak terki sürdürmesi şeklinde oluşan olayın, davacının 08 Nisan 2004 tarihinden itibaren sağlık raporları ile ortaya konan psikolojik rahatsızlığının dış dünyaya bir yansıması olma olasılığı ve ruhsal rahatsızlıkların belirli bir süreç içinde olgunlaşıp kişinin içinde bulunduğu ruhsal rahatsızlığın somut eylemlere dökülmesi ile anlaşılabilme olasılığı karşısında, davacı hakkında konulan tıbbi tanı ve anılan ruhi rahatsızlığın geçmişi de kapsayıp kapamadığının tıbbi bir değerlendirme ile ortaya konulması davanın görüm ve çözümünde gerekli görülmüştür.
Bu itibarla Dairemizce verilen 16 Aralık 2004 tarihli ara kararı cevabı yazısında 600 Yt. Kasımpaşa Deniz Hastanesi Baştabipliğince; davacıda teşhis edilen Depresif bozukluk ve Anksiyete rahatsızlıklarının davacıda sıkıntı, yaşamsal aktivitelerden uzaklaşma, içe kapanma, uykusuzluk, sinirlilik gibi belirtilerle kendisini gösterdiğini, mesaiye gelinmeyen tarihler ile davacının hastaneye başvurduğu tarihin birbirine yakınlığı dikkate alındığında ruhsal rahatsızlığın mesaiye gelinmeyen tarihlerde mevcut olduğu kanaatinin oluştuğu ve davacının şuur ve hareket serbestisini önemli derecede ortadan kaldırabilecek nitelikte olduğunun belirtildiği; aynı tarihli ara kararı cevabında SG. Marmara ve Boğazlar Komutanlığınca davacının 20.03.2004 tarihinde mesaiye gelmemesi üzerine telefonla aranmasına karşın kendisine ulaşılamadığını, davacıdan bir hafta kadar haber alınmaması üzerine görevlendirilen personelin davacının adresine gönderildiğini, davacının psikolojik durumunun bozuk olması nedeniyle ikna edilerek birliğe getirildiğinin belirtildiği ve davacının 1999, 2001 yıllarına ilişkin izin belgelerinin istenilmesine karşın gönderilemediği anlaşılmaktadır.
Tespit edilen bu bilgiler karşısında davacının, görevini kesintisiz olarak 12 gün süre ile terk etme biçiminde görülen davranışının, mevcut rahatsızlıklarından kaynaklandığı ve bu durumun kurumunca mazeret olarak kabul edilmesi gerekirken aksine kabul ile görevden çekilmiş sayılma işleminin sebep yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığı kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacının devlet memurluğundan çekilmiş sayılma işleminin İPTALİNE.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacının 26.03.2004 günü öğleden sonra çalıştığı yeri terk ettiğini ve 07.04.2004 tarihine kadar özürsüz olarak 12 gün süre ile mesaiye gelmediğini, davacının ileri sürdüğü mazeretlerin gerçeği yansıtmadığını, davacının 07.04.2004 tarihinde yaptığı savunmada kişisel problemleri olduğunu ileri sürdüğünü, psikolojik rahatsızlığına ilişkin herhangi bir mazeret ileri sürmediğini, anılan ruhsal rahatsızlığına ilişkin önceden herhangi bir sağlık raporunun bulunmadığını, 12 gün süreyle kesintisiz olarak mesaiye gelmeyen davacı hakkında 657 sayılı Kanunun 94 ncü maddesi uyarınca tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını düşündüğümden çoğunluk görüşüne katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy