(926 S. K. m. 14, 24, 109)
Davacı 22.06.2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dava dilekçesinde özetle; Kara Havacılık Astsubay Sınıf okulundan 1979 yılında teknisyen astsubay çavuş rütbesi ile okul ikincisi olarak mezun olduğunu, 1989 yılında subaylığa geçiş sınavını kazanarak 1990 yılında teknisyen teğmen olarak subaylığa naspedildiğini, Kara Havacılık sınıfı içerisinde görev yaptığı 25 yıllık süre içerisinde birçok takdir, teşekkür ve şerit rozet belgesi aldığını, mesleği ile ilgili çeşitli kurslara katıldığını, sınıfı ile ilgili bilgi birikimi ve tecrübe sahibi olduğunu, uçak ve helikopterlerle ilgili teknik konularda öğretmenlik yaptığını 03.03.2004 tarihli mesaj emri ile kara havacılık, sınıfından teknisyen üstsubay kadrosu bulunmamasından dolayı başka bir sınıfta görev yapacağı emrini aldığını, 27.05.2004 tarihli emir ile de ordu donatım sınıfına geçirildiğini, sınıf değişikliği emrini 04.06.2004 tarihinde tebellüğ ettiğini, üstsubay kadrosu bulunmamasının sınıf değişikliğini gerektirmediğini, üstsubay kadrosunun yetersiz olması nedeniyle diğer sınıflardan birçok subayın atamasının da komutanlık emrine yapıldığını, halen çalıştığı kadronun sınıfının kara havacılık rütbesinin de binbaşı rütbesi olduğunu, bu kadronun personel açıklaması bölümünde U134 kodu bulunduğunu, bu kodun açıklanmasında ise U134 uçak teknisyen subay bulunmadığı takdirde kara pilot subay veya sivil memur (Uçak mühendisi) atanır denildiğini, bu açıklamadan da görüldüğü üzere uçak teknisyen subaya rütbe kısıtlaması getirilmediğini, binbaşı rütbesinde ayni kadroda çalışmasının mümkün olduğunu, ayrıca henüz binbaşı rütbesine terfi etmeden erken sınıfının değiştirilmesinin ve özlük haklarında kesintiye gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, sınıf değişikliği işleminin öncelikle yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini, özlük haklarında meydana gelen kesintinin yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 3 ncü D.nin 30.06.2004 gün ve Gensek.No.: 2004/1918, Esas No.: 2004/948 sayılı kararı ile davacının yürütmenin durdurulması talebinin yasal şartlar oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasın da mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının Kara Havacılık Astsubay Sınıf Okulundan 1979 yılında teknisyen astsubay çavuş rütbesi ile mezun olduğu, 1989 yılında subaylığa geçiş sınavını kazanarak 1990 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 109 ncu maddesi gereğince teknisyen teğmen olarak subaylığa naspedildiği, davacının statüsü itibariyle binbaşılığa terfisi söz konusu değilken 926 sayılı Kanunun 109 ncu maddesinde 03.07.2003 tarihli 4917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle binbaşılığa terfisinin mümkün hale geldiği, teknisyen sınıfında üstsubay kadro görev yeri olmadığından aynı durumdaki tüm personel için sınıf değişikliği işlemi başlatıldığı, davacıdan sınıf değişikliği ile ilgili tercih dilekçesi alındığı, davacının ilk tercihinin ordu donatım sınıfı olması ve daha önceden bu sınıfla ilgili subay temel kursunu görmüş olması dikkate alınarak, Kara Kuvvetleri Komutanlığının 24.05.2004 gün ve PER: 4017-86-04/Per. Tem. Mrk. Ölç. Değ. Snf. S. (118)/212917 sayılı emri ile ordu donatım sınıfına geçirildiği, bu işlemin 04.06.2004 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine davacının yasal süre içerisinde 22.06.2004 tarihinde işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Konu ile ilgili yasal mevzuat incelendiğinde; 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunun 24 ncü maddesinin (e) fıkrasında idarece görülecek lüzum üzerine yapılacak yeniden sınıflandırma konuları açıklanmış ve söz konusu fıkranın 2 nci bendinde Kuruluş ve kadro değişiklikleri sebebiyle veya idarece görülecek lüzum üzerine sınıflarının değişmesi icap eden subaylar hükmüne yer verilmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Subay Sınıflandırma Yönetmeliğinin 5 nci maddesinde; personelin yeniden sınıflandırma ile yeni imkanlara kavuşması, personelin istikbali ve Silahlı Kuvvetlerin ihtiyaçları bakımından hayati öneme haiz olduğu, 8 nci maddesinde sınıflandırmanın, sınıfların kadro ihtiyacına göre yapılacağı, 10 ncu maddesinde, 926 sayılı Kanunda yer alan esaslar paralelinde, kuruluş ve kadro değişikliği sebebi ile veya idarece görülecek lüzum üzerine sınıflandırma işleminin yapılacağı hükümleri yer almaktadır.
KKY 200-6 K.K. Subay ve Astsubayları ile adaylarına ait sınıflandırma ve sınıflandırma kurulları Yönergesinin 3 ncü Bölüm 13 ncü madde (d) fıkrası 2 nci bendinde; Kuruluş ve kadrolarda yapılan değişiklikler nedeni ile sınıflarının değiştirilmesi gereken subay ve astsubay ve askeri öğrenciler sınıflandırma kurulu tarafından sınıflandırma faktörleri ve bu konuda komutanlıkça verilen emir esaslarına uygun olarak yeniden sınıflandırılır. denilmektedir.
Kara Kuvvetleri Komutanlığında mevcut kadrolar incelendiğinde teknisyen sınıfında üstsubay kadrosunun bulunmadığı görülmektedir. Davacı 926 sayılı Kanununun 109 ncu maddesine göre astsubaylıktan subaylığa geçirilmiştir. 03.07.2003 tarih ve 4917 sayılı Kanunla Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunun 109 ncu maddesinde değişiklik yapılmış astsubaylıktan subaylığa geçişte alım şekli değiştirilmiştir. Buna göre üniversite mezunu astsubaylar 109 ncu madde esaslarına göre subay naspedilmekte ve albay rütbesine terfi edebilmektedirler. 926 sayılı Kanunun 14 ncü madde esaslarına göre astsubaylıktan subaylığa geçişe son verilmiştir. 28.05.2003 tarih ve 4861 sayılı Kanunla da, subaylığa geçiş yapan lise mezunu astsubaylardan lisans eğitimini tamamlayanların albay rütbesi dahil olmak üzere terfi edebilmektedirler. Bu açıklamalardan sonra davacının durumu incelendiğinde; davacı yukarıda belirtilen şartları taşıdığından 30.08.2004 tarihinde binbaşı rütbesine terfi ettirilmiştir. Ancak teknisyen sınıfından üstsubay kadrosu bulunmamaktadır. Bu durumda Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından davacının, üstsubay kadro görev yerlerinde istihdamını sağlamak maksadıyla, mevcut bilgi birikimini ve tecrübesini en iyi şekilde kullanabileceği, yine bakim faaliyeti ile yakından ilgisi olan ve daha önceden de subay temel kurusunu gördüğü, davacının da tercih sırasında birinci sırada bulunan ordu donatım sınıfına geçirilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davacı yapılan kanun değişikliğinden sonra idarenin teknisyen sınıfında üstsubay kadrosu açması gerekirken bunu yapmayarak sınıf değişikliği işlemi yapmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Yapılan incelemede, teknisyen subay teminin Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunun 14 ve 109 ncu madde hükümlerine göre astsubaylıktan subaylığa geçiş kaynağından 1988-1994 yılları arasında yapıldığı, 1995 yılından itibaren terfiin kadro esasına bağlanması çalışmaları kapsamında teknisyen subay teminine son verildiği anlaşılmaktadır. Yine davalı idare savunmalarında; Genelkurmay Başkanlığının 05.03.1997 gün ve PER: 4011-15-97/Per. D. Pl.S.(5) sayılı, Terfiin Kadro Esasına Bağlanması Direktifi II ne göre, teknisyen subayların kendi sınıfları içerisinde kadro tahsis edilerek istihdam edilebileceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Kamu hizmetini en iyi ve etkin şekilde yürütmekle yükümlü bulunan idare, hizmetin gerekleri doğrultusunda teşkilatlanma, hizmetin gereksinimine göre o hizmeti hangi niteliklere sahip personel eliyle yürütüleceğini belirleme, personeli bu niteliklere uygun şekilde eğitip yetiştirme hak ve yetkisine sahiptir. Hizmet etkinliğinin sağlanması için idare gerekli önlemleri alma, bu husustaki mevzuat düzenlemelerini yapmak zorundadır. Yukarıda hükümleri açıklanan 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 24 ncü maddesi ile, aynı yönde düzenlemeler içeren Türk Silahlı Kuvvetleri Subay Sınıflandırma Yönetmeliği ve KKY 200-6 K.K. Subay ve Astsubayları ile adaylarına ait sınıflandırma ve Sınıflandırma Kurulları Yönergesi hususunda idareye geriş bir takdir yetkisi tanınmıştır. Elbette ki bu takdir yetkisi sınırsız ve denetlenemeyecek bir yetki değildir. Dava konusu olayda idare takdir yetkisini, hizmet gereklerini göz önünde tutarak teknisyen sınıfı subaylar için üstsubay kadrosu ihdas etmek yerine, üstsubaylığa terfi edecek teknisyen sınıfındaki personelin sınıflarını değiştirmek yönünde kullanmıştır. Yargı organlarının hukuka uygunluk denetiminin sınırlarını aşarak işlemin yerindeliğini denetlemesi mümkün değildir. Anayasamızın 125 ve 1602 sayılı AYİM Kanununun 21 nci maddesi yargı organlarının sadece hukuka uygunluk denetimi yapabileceklerini, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğini hüküm altına alınmıştır. Davacının teknisyen sınıfında üstsubay kadrosu açılması talebinin kabulü, idarenin yerine geçerek idari işlem mahiyetinde karar vermek, bir başka ifadeyle idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak yerindelik denetimi yapmak anlamına gelecektir. Teknisyen sınıfında üstsubay kadrosu bulunmaması nedeniyle üstsubay ihdas etmek yerine, davacının sınıf değişikliğine tabi tutulması işleminde, idarenin takdir yetkisini kullandığı ve bu yetkisini kullanırken hizmet gereklerini esas alarak işlem tesis ettiği, aynı durumdaki tüm personel için aynı işlemi yaparak objektif hareket ettiği hususunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır.
Davacı halen çalıştığı kadronun rütbe karşılığının binbaşı olduğunu, bu kadroda çalışmasının U134 Kod açıklaması çerçevesinde mümkün olduğunu ileri sürmüştür. Kara Havacılık Okul Komutanlığının halen yürürlükte bulunan TMK:1-14701 Nolu kadrosu incelendiğinde, öğretim Başkanlığı Teknik Konular Kurulu Bakım Kısım Amiri Kadrosunun sınıfının kara havacılık rütbesinin binbaşı olduğu görülmektedir. Bu kadronun karşılığında bulunan U134 açıklamasında, bu kadroya uçak teknisyen subay, kara pilot subay ve sivil memur (uçak mühendisi) atanacağı belirtilmektedir. Bu düzenlemeden de görüleceği üzere söz konusu kadrosunun sınıfı teknisyen değil kara havacılıktır. Bir an için U134 kod açıklaması nedeniyle davacının binbaşı rütbesinde bu kadroda istihdam edilebileceği kabul edilse dahi, yarbay ve albay rütbesine yine aynı sorun devam edecektir. İdarenin personel politikası gereğince 1995 yılından bu yana teknisyen sınıfında astsubaylıktan subaylığa alım yapmaması, üstsubay kadrosunda teknisyen sınıfına ihtiyaç duymaması karşısında davacının sınıf değişikliği işlemine tabi tutulmasında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davacı daha binbaşı rütbesine terfi etmeden sınıf değişikliğine tabi tutulduğunu bunun hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de; 30.08.2004 tarihinde binbaşı rütbesine terfi edeceği idare tarafından bilinen davacının, yeni görevine atama hazırlıkları açısından atama dönemi içerisinde sınıf değişikliğine tabi tutulmasında hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy