(3713 S. K. m. 1, 21)
Davacı vekili, 08.04.2005 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin de yaralandığı tarihte emrinde görev yaptığı birliğin asıl konuş yeri Kayseri olduğu halde, terörle mücadele kapsamında aldığı görev nedeniyle Şırnak iline intikal ettiğini, görevini arazide Besta Üs Bölgesinde sürdürdüğünü ve görev esnasında, teröristlerin döşediği mayına basıp yaralanan bir eri kurtarmak isterken, teröristlerin döşediği mayına basıp yanmakta olan başka bir erin üzerindeki el bombasının hararetten patlaması sonucu yaralandığını, bundan dolayı müvekkilinin terörle mücadele görevini yürütürken, bu görev sırasında ve bu görev nedeniyle yaralandığının açık olduğunu, bu nedenle müvekkilinin, maluliyetinin 3713 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi için 05.11.2004 tarihinde T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne davacının başvurduğunu, ancak bu başvurusunun Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 23.12.2004 tarih ve B.07.1.EMS. 0.10.06.01/62. 821. 059 sayılı cevabi yazısı ile reddedildiğini ve bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek, maluliyetin 3713 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemesi işleminin iptalini talep ve dava etmektedir.
Dava ve tahsis dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden; davacının Kayseri Zincidere 1 nci Kom.Tug.K.lığı emrinde P.Yzb. rütbesiyle Hv.İnd.Tb. 2 nci Komd.Bölük Komutanı olarak görev yaptığı, terörle mücadele etmek maksadıyla birliğinin Şırnak iline görevlendirildiği, 09.08.1993 tarihinde Şırnak ili, Şenoba İlçesi, Besta üs bölgesi emniyeti için 1114 Rk.Tepeye çıkarılan unsurun teröristlerce döşenen mayına basması sonucu meydana gelen patlama olayında yaralı ve yanan bir eri kurtarmak isterken yanan erin üzerindeki el bombasının ısınma nedeni ile patlaması sonucu davacının yaralandığı ve hakkında GATA Sağlık Kurulunca düzenlenen 08.11.1993 tarih ve 5312 sayılı raporun T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Sağlık Kurulunca incelenerek 10.03.1994 tarih ve 848 sayı ile 6 ncı derece vazife malulü olduğuna karar verildiği, bilahare 12.10.2004 tarihli dilekçesi ile maluliyetinin 3713 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmesini talep etmesi üzerine, davacının durumu T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Yönetim kurulunca sakatlanma olayının 3713 sayılı kanunda belirtilen terör örgütünün gerçekleştirdiği terör eylemi sonucu oluşmadığından talebin reddine karar verildiği, bunun üzerine bu işlemin iptali istemi ile Ankara 6 ncı İdare Mahkemesinde açılan davada görevsizlik kararı verilmesi üzerine AYİMnde davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava ve ilgili yasal mevzuat incelendiğinde; 12.04.1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun Terör Tanımı başlıklı 1 nci maddesi; ...Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.
Aynı Kanunun 21 nci maddesi; ...Memur ve kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malûl olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir
.. hükmüne amirdir.
Terörle Mücadele Kanununun yukarıda belirtilen hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, memur ve kamu görevlilerinin bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından gerçekleştirilen terör eylemleri sonucunda yaralanmaları, sakatlanmaları veya öldürülmeleri ve bu durumun belgelerle tevsik edilmesi halinde kendilerinin veyahut dul ve yetimlerinin bu kanun hükümlerinden yararlandırılması gerektiği ve malul olanların kendilerine, ölenlerin dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın, bunların görevde olan emsallerinin almakta olduğu aylıklardan az olamayacağı, yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Bu bilgiler doğrultusunda dava konusu olay incelendiğinde, olay tarihinde 1 nci Komd.Tugayı Hava İndirme Taburunda 2 nci Hv.İndirme Bölük Komutanı olan davacı P.Yzb
..in (1982-78) terörle mücadele kapsamında Kayserideki konuş yerinden Şırnak İline birliğiyle görevlendirildiği, birlikçe konuşlandığı üs bölgesinde emniyet için çıkartılan askerlerden birinin teröristlerce döşenen mayına basması sonucu yaralanması üzerine, Bölük Komutanı olan davacının kendisine verilen görev kapsamında yaralı personeli kurtarmak isterken yanan yaralı başka bir erin üzerindeki el bombasının hararetten dolayı patlaması neticesinde yaralandığı tahsis dosyasındaki tutanak ve belgelerden anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli irdelendiğinde teröristlerce döşenen mayının patlaması neticesinde bir erin yaralandığı, yaralanan erin üzerinde bulunan el bombasının hararetten patladığı, bu patlamada davacının yaralandığı görülmektedir. Teröristlerin döşediği mayının patlaması sonucu er yaralanmış, erin üzerindeki bombada mayının patlamasından ısınarak patlamak suretiyle davacının yaralanmasına neden olmuştur. Bu bağlamda davacının terörle mücadele görevi esnasında 3713 sayılı Kanunun 21 nci maddesi kapsamında yaralandığının açık olduğu, zira anılan yasa maddesindeki terör eylemlerine muhatap olarak ibaresinin daraltıcı bir yorum ile uygulama alanının kısıtlanmasının Terörle Mücadele Kanunun özüne, konuluş amacına aykırı olacağı anlaşılmış, davacının maluliyetinin 3713 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının malûliyetinin 3713 sayılı Kanun kapsamında kabul edilmemesi işleminin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy