(2629 S. K. m. 2, 3, 12) (5434 S. K. m. 32, 36, 37)
Davacı, 23.11.2004 tarihinde Bandırma Asliye 2. Hukuk Mahkemesinde, 03.12.2004 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 2. Dönem komando ihtisas kursunu 1975 yılında bitirerek Askeri Paraşütçü niteliğini kazandığını, 2003 yılında 22 yıllık paraşütçü iken 11.08.2003 tarihli emir ile tazminatlı olarak paraşütçülükten isteğiyle ayrıldığını, 30.08.2004 tarihinde kadrosuzluktan emekli olduğunda, hiçbir özel niteliği olmayan devre arkadaşının emekli sandığına tabi hizmet süresinin kendisininkinden fazla olduğunu, ilk önce şifahi yaptığı müracaatı, daha sonra dilekçe ile yazılı hale getirdiğini, kendisinin görevinin sadece 8 yılının paraşütçü statüsünde sayıldığını, sayılmayan 14 yıllık paraşüt hizmet yılının daha itibari hizmetten sayılmasını talep ettiğini, gelen cevapta ise 5434 sayılı Kanunun 01.07.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2852 sayılı Kanun ile değişik 37. maddesi gereğince Sb. ve Astsb.larını paraşütçü olarak komando nitelikli birliklerde geçen fiili hizmet müddeti için itibari hizmet müddeti verilebileceğinin belirtildiğini, komando Birliklerinde görev yapmasa da paraşütçülük niteliğinin devam ettiğini, bu nedenlerle paraşütçü olarak komando nitelikli birlikler dışında geçen hizmetlerine itibari hizmet müddeti verilmemesi işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dosyasının ilk incelemesinde AYİM Genel Sekreterliğinin 17 Ocak 2005 tarihli yazısıyla ve ayrıca Başsavcılık düşüncesinde T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün de hasım mevkine alınması istenmiş ise de, söz konusu kurum tarafından tesis edilmiş bir işlem bulunmadığı gibi, idareye başvuru ve dava dilekçelerinde açıkça komando birlikleri dışındaki sürelerin hesaba dahil edilerek hizmet belgesi ile T.C. Emekli Sandığına bildirilmemesine ilişkin KKKlığının 27 Eylül 2004 günlü işleminin iptalinin talep ve dava konusu edilmesi karşısında 27.01.2005 tarihli ara kararıyla dava dilekçesinin Milli Savunma Bakanlığına hasmen tebligata çıkarılmasına karar verilmiş olup bu husustaki kararın değiştirilmesine gerek görülmemiştir.
Davacı, 23.11.2004 tarihinde Bandırma Asliye 2. Hukuk Mahkemesinde, 03.12.2004 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 2. Dönem komando ihtisas kursunu 1975 yılında bitirerek Askeri Paraşütçü niteliğini kazandığını, 2003 yılında 22 yıllık paraşütçü iken 11.08.2003 tarihli emir ile tazminatlı olarak paraşütçülükten isteğiyle ayrıldığını, 30.08.2004 tarihinde kadrosuzluktan emekli olduğunda, hiçbir özel niteliği olmayan devre arkadaşının emekli sandığına tabi hizmet süresinin kendisininkinden fazla olduğunu, ilk önce şifahi yaptığı müracaatı, daha sonra dilekçe ile yazılı hale getirdiğini, kendisinin görevinin sadece 8 yılının paraşütçü statüsünde sayıldığını, sayılmayan 14 yıllık paraşüt hizmet yılının daha itibari hizmetten sayılmasını talep ettiğini, gelen cevapta ise 5434 sayılı Kanunun 01.07.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2852 sayılı Kanun ile değişik 37. maddesi gereğince Sb. ve Astsb.larını paraşütçü olarak komando nitelikli birliklerde geçen fiili hizmet müddeti için itibari hizmet müddeti verilebileceğinin belirtildiğini, komando Birliklerinde görev yapmasa da paraşütçülük niteliğinin devam ettiğini, bu nedenlerle paraşütçü olarak komando nitelikli birlikler dışında geçen hizmetlerine itibari hizmet müddeti verilmemesi işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dosyası, tahsis dosyası ve davacının özlük dosyalarının incelenmesinden; 01.09.1970 tarihinde Kara Harp Okuluna girerek T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olan davacının 30.08.1973 tarihinde subay olarak nasbedildiği, 03.02.1975-02.09.1975 tarihleri arasında 2. Dönem Dağ ve Komando İhtisas Kursunu bitiren davacının 09.12.2002 tarihli dilekçe ile zorunlu paraşüt atlayışına katılmak istemediğini belirten davacının paraşütçülük statüsüne 11.08.2003 tarihinden itibaren tazminat ödenmek kaydıyla son verildiği, 2004/45 sayılı karar ile 30.08.2004 tarihinden itibaren 926 sayılı TSK Personel K.nun 50/a, 5434 sayılı Kanunun 39/b maddesine göre kadrosuzluktan dolayı emekliye sevkine karar verildiği, 2 yıl 9 ay hizmet zamının da hesaplanarak 44 yıl 6 ay 18 gün üzerinden aylık tahakkuk ettirilen davacı hakkında T.C. Emekli Sandığı Gn.Md.lüğünün 06.09.2004 tarihli işlemi ile 6 yıl 9 ay 15 gün süre üzerinden yeniden, 15.09.2004 tarihinden geçerli olmak üzere aylığının tahakkuk ettirildiğini, yani 34 yıl 14 gün fiili hizmet, 7 yıl 9 ay 4 gün fiili hizmet zammı, 6 yıl 9 ay 15 gün itibari hizmet zammının dikkate alınarak işlem tesis edildiği, 08.09.2004 tarihli dilekçe ile dava konusu hakkında KKKna talepte bulunan davacının talebinin 27.09.2004 tarihli cevabi yazı ile talebinin reddine karar verildiği, 23.11.2004 tarihinde kayda giren dilekçe ile iş bu davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının hizmet belgesinin incelendiğinde; 07.07.1989-27.07.1997 tarihleri arasında paraşütçü statüsünde komando Birliklerinde, 26.01.1976-27.10.1976 ve 28.07.1997-28.07.1999 tarihleri arasında Kıbrısta görev yaptığı anlaşılmaktadır.
Davalı idare ile davacı arasındaki ihtilaf, paraşütçü statüsünde olan ve bu statüyü yıllık zorunlu atlayışlarını yerine getirerek muhafaza eden personele fiili olarak paraşütçü birliklerinde görev yapmadığı süreler nedeniyle itibari hizmet müddeti eklenip eklenmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Paraşütçülükle ilgili tanımlar ile tazminat ödenmesi ile ilgili hükümler 2629 sayılı Uçuş Paraşüt Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanununda düzenlenmiştir. Kanunun Amaç başlıklı 2 nci maddesinde; Bu Kanunun amacı, birinci maddede sayılanların niteliklerinin, hizmet sürelerinin, kendilerine ödenecek tazminatlar ile bu tazminatların ödenmesine ilişkin esas ve yöntemlerin düzenlenmesidir hükmü bulunmaktadır. Kapsam başlıklı 1 nci maddesinde de, kanunun Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup pilot, silah sistem operatörü, uçuş ekibi personeli, paraşütçü, denizaltıcı, dalgıç ve kurbağa adam ile bunların adayları hakkında uygulanacağı belirtilmektedir.
Anılan Kanunun Tarifler başlıklı 3 ncü maddesinin (d), (ı) ve (f) bendinde ve Hizmet süresinin hesabı başlıklı 12 nci maddesinde, uyuşmazlık konusu ile ilgili hükümler bulunmaktadır. Bu hükümler sırasıyla aşağıdaki gibidir.
Bu maddenin (f) bendinde; paraşütçülük hizmeti; Paraşütçülük hizmeti: Bu hizmet, sağlık nedenleri hariç zorunlu olup, Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında paraşütçü, arama-kurtarma, iz bulucu, özel harp özel birlik ve paraşütçü komando olarak gösterilen görevler ile bunların sevk ve idaresinde bilfiil görevli paraşütçü niteliklerini taşıyan personelin hizmetlerine denir. şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı maddenin (ı) bendinde; Paraşütçülük hizmet süresi: Paraşütçülerin, okul veya paraşütçü kurslarında ilk atlayışa başlama tarihinden itibaren paraşütçülükten ayrılmalarına kadar geçen sürelerdir. hükmüne amirdir.
Aynı maddenin (f) bendinde; Paraşütçü ve paraşütçü adayı: Türk Silahlı Kuvvetleri paraşütçülük okulu veya yurt içi, yurt dışı kurslarından paraşütçülük diploması alan ve diploması usulüne uygun olarak onaylananlara paraşütçü; paraşütçü olmak için sayılan yerlerde fiilen paraşütçülük eğitim ve öğrenimine başlayanlara, paraşütçü adayı denir. olarak belirtilmiştir.
Md. 12: Uçuş, paraşütle atlayış dalış hizmet sürelerinin hesabında başlangıç, tarihi; okul veya kurslarda ilk uçuşa, atlayışa, dalışa başlanılan tarihtir.
Uçuştan, atlayıştan, dalıştan ayrılma tarihi ise durumlarına göre,
a) Uçuş, atlayış, dalış kıymetlendirme kurullarının karar tasdik tarihi,
b) Yetkili sağlık kurulu raporunun tasdik tarihi,
c) Uçuculardan istekleri üzerine ayrılmaları kabul edilenlerin dilekçe tarihidir. Başlangıç ve uçuştan atlayıştan, dalıştan ayrılma tarihleri arasındaki süre, uçuş, atlayış, dalış hizmet süresidir.
Uçuş, paraşüt, denizaltı, dalgıç ve kurbağa adam hizmet süreleri, hizmet yılı başlangıcına göre tespit edilir. Yıl hesabında 6 ay ve daha fazla süreler tam yıla tamamlanır. 6 aydan az süreler dikkate alınmaz. Hizmet yılları her yıl 1 Eylül tarihine göre düzenlenerek, Kuvvet Komutanlıklarınca onandıktan sonra ilgililere duyurulur.
23 yıl ve daha fazla uçuculuk, paraşütçülük, dalıcılık hizmet süresi olan bütün pilot, silah sistem operatörü, uçuş ekibi personeli, paraşütçü, denizaltıcı, dalgıç ve kurbağa adamlara 23 üncü hizmet yılı karşılığında gösterilen oranda aylık tazminat ödenir. hükmüne amirdir.
2629 sayılı Kanunun amaç başlıklı 2 nci maddesinde; bu kanunun esas olarak pilot, silah sistem operatörü, uçuş ekibi personeli, paraşütçü, denizaltıcı, dalgıç ve kurbağa adamlar ile bunların adaylarına ödenecek tazminat ve miktarlarını düzenlediği görülmektedir. Dolayısıyla bu kanunda belirtilen hizmet süreleri de tazminat miktarlarının hesaplanmasında dikkate alınacaktır. İtibari hizmet süresinin belirlenmesinde ise 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 37 nci maddesinde; Pilot olan ve olmayan Türk Silahlı Kuvvetleri (Jandarma Genel Komutanlığı dahil) uçucuları ile Devlet Havayolları Genel Müdürlüğü uçucu personelinin uçucu olarak; denizaltıcı, dalgıç, kurbağa adam ve paraşütçü subay, yedek subay ve astsubayların denizaltıcı, dalgıç, kurbağa adam ve paraşütçü olarak görevlerinde geçirdikleri fiili hizmet müddetlerinin her yılı için 32 nci maddenin (a) fıkrası ile 36 ncı maddenin (a), (b) fıkralarında gösterilen fiili ve itibari hizmet müddetleri zamları dışında ayrıca 6 ay itibari hizmet müddeti eklenir hükmü bulunmaktadır. Yasa hükmünde de belirtildiği üzere ilgili kişilerin statülerini koruyarak ve statüleri ile ilgili görevlerinde geçirdikleri fiili hizmet müddetlerinin her yılı için 6 ay itibari hizmet müddeti eklenecektir. Bu madde hükmüne göre itibari hizmet müddetinin eklenebilmesi için, yalnız paraşütçü statüsünü korumak yeterli değildir. Bunun yanında fiili hizmetin paraşütçü görevlerinde geçirilmiş olması, bir başka ifadeyle Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında paraşütçü olarak gösterilen görevler ile bunların sevk ve idaresinde bilfiil görev yapılmış olması gerekmektedir.
Bu nedenle; davacının paraşütçü vasfının korunduğu ancak paraşütçü birliklerinde fiilen görev yapmadığı süreler nedeniyle itibari hizmet müddeti verilmemesi işleminde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy