(657 S. K. m. 72, 76) (2709 S. K. m. 125, 128)
Davacı 11.01.2005 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesinde özetle; 16.06.2001 tarihinden itibaren Milli Savunma Bakanlığı
olarak görev yaptığını, yaptığı görevin hassasiyetinin bilincinde olarak görevini yerine getirdiğini, bu güne kadar olumsuz olabilecek hiçbir sözlü ve yazılı uyarı almadığını, aksine hizmetlerinin karşılığı takdirlerinin mevcut olduğunu, yer değiştirmesine gerekçe olarak gösterilen bir personelin uzun süreli aynı görevde kalmaması hususunun da görev yaptığı yerdeki en yeni personel olması nedeniyle yerinde olmadığını belirterek, MSB.lığı
.. emrinden Merkez Orduevi Müdürlüğü emrine atama işleminin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
AYİM 3 ncü Dairesinin 03.03.2005 tarih ve Gensek: 2005/99, 2005/121 kararı ile yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 01.06.2001 tarihinden itibaren Milli Savunma Bakanlığı
..emrinde sivil memur olarak görev yaptığı, Milli Savunma Bakanlığı Personel Daire Başkanlığının 04.11.2004 gün ve PER:4300-3497-04/Svl.Me.Ş. (00953) sayılı yazısı ile Genelkurmay Başkanlığına görev yerinin değiştirilmesi için teklifte bulunulduğu ve Genelkurmay Başkanlığının 09.11.2004 gün ve PER:4310-1328-04/Mrk.D.Svl.Me.İşçi Ş.3926 sayılı onayı ile atama teklifi uygun görülerek davacının Merkez Orduevi Müdürlüğü Lokanta Amirliği Lokanta Kısmı garsonluğuna naklen atamasının yapıldığı anlaşılmıştır.
AYİM 3 ncü Dairesinin 12.05.2005 gün ve Gensek No:2005/99, Esas No:2005/121 sayılı ara kararı ile Milli Savunma Bakanlığından davacının özlük ve sicil dosyalarının, görev yerine ilişkin görev tanım formu/görev talimatlarının ve davacının atamasına ilişkin varsa başka bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş, Milli Savunma Bakanlığının 08.06.2005 gün ve PER:4300-3497-04/Svl.Me.Ş. (00953) sayılı ara kararı cevabi yazısı ekinde davacının özlük ve sicil dosyaları ile görev yerine ilişkin görev tanım formu/görev talimatlarının gönderildiği, ancak davacının atamasına ilişkin başkaca bilgi ve belgelerin gönderilmediği görülmüştür.
Davacının özlük ve sicil dosyasının incelenmesinden, 2002 ve 2003 yılı sicillerinin çok iyi seviyede, 2004 yılı sicilinin orta seviyede olduğu, görevinde gösterdiği titiz ve özverili çalışmaları, görgü kuralarına duyarlılığı, üst amir ve muhataplarına saygılı olması, kılık kıyafeti, çalışma uyumu, bakan ve misafirlerinin ağırlanmasındaki başarılı olduğuna ilişkin olarak, bir tanesi Milli Savunma Bakanı tarafından olmak üzere hakkında toplam beş adet takdir belgesinin düzenlendiği, buna karşın herhangi bir uyarı ya da disiplin cezasının verilmediği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere Anayasanın 128 nci maddesi memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceğini belirtmektedir.
Anayasanın belirtilen kuralı gereğince yürürlüğe konulan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 72-76 ncı maddelerinde devlet memurlarının atanmalarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Dava konusuna ilişkin olarak anılan Kanunun 76 ncı maddesinin birinci fıkrası, Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 nci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler. hükmünü içermektedir.
Kanunun uygulanmasına ilişkin olan ve Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında Görevli Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin (MSYNT-52-2) Hizmet Gereği Yapılacak Yer Değiştirmeler başlıklı 8 nci maddesinde Aşağıda belirtilen hallerde, hizmet bölgelerindeki zorunlu çalışma sürelerine bakılmaksızın hizmetin gereği olarak yer değiştirme suretiyle atama yapılır.
a) Haklarında yapılan adli, idari, inzibati bir soruşturma sonucuna göre o yerde kalmalarında sakınca görülenler,
b) Sicil raporu sonuçlarına göre olumsuzluğu tespit edilmiş olanlar hükmü yer almaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 76 ncı maddesinden kaynaklanan takdir yetkisinin objektif şekilde kullanılıp kullanılmadığı önem taşımaktadır. Kamu hizmetinin verimliliği, etkinliği ve kamu yararı ile kişi yararı arasında bir denge kurulması zorunluluğu, bu hak ve yetkinin sınırını oluşturmaktadır. Takdir hakkı ve yetkisi, idarece takip edilen amaca uygun olarak, keyfilikten, kişisel ve duygusal, sübjektif değerlendirmelerden uzak şekilde kaçınılarak kullanılması suretiyle işlem tesis edildiği, bir diğer ifadeyle objektif kıstaslara bağlı kullanıldığı sürece yargı denetimi dışında tutulması gerektiği kuşkusuzdur.
Anayasanın 125 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında düzenlenmiş bulunan İdarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez. tarzındaki hükmün; idarenin sınırsız ve mutlak takdir hakkına sahip olduğu ve böylece takdir hakkının idari yargı denetimine tabi olmadığı şeklinde yorumlanması ve uygulanması, yine Anayasa ile öngörülen Hukuk Devleti ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Takdir yetkisinin sınırlarının yargı yerlerince çizilebileceği ve bu konuda hiçbir yasal sınırlamanın kabul görmeyeceği konusunda öğretide ve içtihatlarda ittifak bulunmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında dava konusu olay nedeniyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 72/1 nci maddesinin Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmaları; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır. hükmünde de idarenin takdir yetkisini objektif kriterlere tabi tutularak kullanılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Belirtilen mevzuat hükümleri gereği personelin talebi ve hizmet gerekleri dikkate alınmak suretiyle veya belirli koşulların gerçekleşmesi durumunda görevli memurların atamalarının yapılması mümkün bulunmaktadır. Dava konusu işlemde davacının Yönetmeliğin 8 nci maddesi gereğince hakkında adli, idari, inzibati bir soruşturmanın yapılmamış olması ve sicil not ve kanaatlerinde bir olumsuzluğun tespit edilmemiş olması nedeniyle atamasının yapılabilmesi için Yönetmelikte belirtilen bu yöndeki koşulların oluşmadığı görülmektedir.
Diğer yandan belirtilen mevzuat hükümleri ile idareye atamalar konusunda takdir yetkisinin verildiği anlaşılmakla birlikte, bu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmasının gerektiği açıktır. İdare hukukunun finalist özelliğini belirten bu durumun yanı sıra idare hukukunun kozalist özelliğinin bir gereği olarak her idari işlemin bir sebebinin de bulunması gerekmektedir. Dava konusu işlemde ise davalı idarece söz konusu atama işleminin sebebinin takdir hakkı kullanılarak davacının görev yaptığı yerin önemine binaen görev yerinin değiştirilmesine zaruret görülmüş olmasına dayandırıldığı görülmektedir.
Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler karşısında davacının görev yerinin değiştirilmesini zorunlu kılacak herhangi bir adli, idari, inzibati soruşturmanın söz konusu olmadığı, keza sicil belgelerine göre olumsuz bir durumunun tespit edilmediği, davacının görev yerinin değiştirilmesi zorunluluğunun doğduğunu haklı gösterecek nitelikte herhangi bir belge ve bilgi ortaya konulamadığı göz önüne alındığında atama işleminin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenle;
Yasal dayanaktan yoksun bulunan atama işleminin İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 76 ncı maddesi 1 nci fıkrası uyarınca kurumlar, memurların isteklerine bakmaksızın doğrudan doğruya görev yerini değiştirme yetkisine sahiptir. Yer değiştirme suretiyle atama veya ayrı yerdeki bir başka göreve atama idareye tanınmış olan en geniş yetkilerden biridir.
Davacı, davalı idarece hizmet gerekleri dikkate alınarak ve kamu yararına uygun olarak atanmış olduğundan ve dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluk görüşüne katılamadık. 23.06.2005 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy