(1602 S. K. m. 20) (1587 S. K. m. 46) (UM 21.05.1990 T. 1990/14 E. 1990/14 K.)
Davacı vekili 02.08.2005 tarihinde Kozan 2 nci Asliye Hukuk Mahkemesi, 09.08.2005 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının
.
.. ın kızı olduğunu, babasının askerlik hizmetini saydırarak emeklilik maaşından faydalanmak istediğini, Askerlik Şubesinin kayıtlarında babasının
..
.. olarak geçtiğini, Saimbeyli Gürleşen köyü nüfusuna kayıtlı
..
.. isimli şahıs bulunmadığını, davacının babasının ad ve soyadının kayıtlardan değiştirilmesini talep edildiğini, Milli Savunma Bakanlığınca şahsın askerlikle ilgili belgelerin yok etme işlemine tabi tutulduğunun bildirildiğini,
..
.. ile
..
.. isimli şahsın aynı kişi olduğunu, davacının babasının vefat ettiğini, aynı konuda İdare Mahkemesine dava açıldığını, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile Ankara 10 ncu İdare Mahkemesinin 08.04.2005 tarih 2005/678-482 E.K. sayılı kararı ile görev yönünden red kararı verildiğini belirterek davalı idarenin 22.11.2004 tarihli işleminin iptaline,
..
.. ile
..
..nın aynı kişi olduğunun tesbitine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
AYİM Genel Sekreterliğinin 15.11.2005 tarih ve Gensek: 2005/2199/İd. Ks. sayılı yazısı ile dava konusunun AYİMnin görev alanına görmemesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesi için dosya AYİM 3 ncü Daire Başkanlığına gönderilmiştir.
Dava dilekçesi ve ekinde yer alan belgelerin incelenmesinden; Askerlik Şubesi kayıtlarında askerlik hizmetini yapmış olarak geçen 1329 doğumlu
.. oğlu
..
.. ile davacının babası olan 1329 doğumlu
.. oğlu
..
..ın aynı kişi olduğunun tespiti, Askerlik şubesi kayıtlarının buna göre düzeltilmesinin istendiği, talebin reddi üzerine dava açıldığı anlaşılmış, dilekçe ekinde yer alan Karayolları 5 nci Bölge Müdürlüğü hizmet cetveli fotokopisinden
..
.. ın
. sicil nolu sigortalı olduğu görülmüştür.
Anayasanın 157 nci maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu; ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olma şartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602 sayılı Kanunun 25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Kanunla değişik 20 nci maddesinde de aynı hüküm yer almıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
1602 sayılı Kanunun değişik 20 nci maddesinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan, subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi olarak sayılmaktadır.
İdari işlemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden askeri hizmete ilişkin olup olmadığının saptanabilmesi için işlemin konusuna bakılması gerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usul ve yönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise bu işlemin askeri hizmete ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Daha açık bir ifadeyle, askeri hizmete ilişkin idari işlemler: İdarenin bir asker kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerinin, tutum ve davranışlarının askeri geçmişinin, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerinin; askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural ve gerekler gözönünde tutularak değerlendirilmesi sonucunda tesis edilen işlemlerdir. İşlem, askeri olmayan bir makam tarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemekte menfaati ihlal edilen asker kişinin açtığı davaya Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde bakılması gerekmektedir.
Bir asker kişinin şahsına sıkı sıkıya bağlı olmayan ve mirasçılarına intikali olanaklı bulunan şehit dul ve yetim aylığı gibi hakların elde edilmesine yönelik bulunan ve idarece bu asker kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerini, tutum ve davranışlarının, askeri geçmişinin, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerinin; askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural ve gerekler gözönünde tutularak tesis edilen işlemlerde asker kişiyi ilgilendirme koşulunun gerçekleştiği; bu nedenle, asker kişinin desteğinden yoksun kalan aile bireyleri veya kanuni ya da akdi halefi tarafından açılan iptal davalarının görüm ve çözümünde AYİMin görevli olduğu Uyuşmazlık Mahkemesinin yerleşik kararları ile kabul görmüş bulunmaktadır.
Babasının askerlik hizmetini emeklilik süresinden saydırmak için kayıtların düzeltilmesi isteminde asker kişiyi ilgilendirme koşulunun gerçekleştiği Uyuşmazlık Mahkemesinin yerleşik kararlarına göre kabul edilebilir.
İstemin askeri hizmete ilişkin olup olmadığının da açıklıkla ortaya konulması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Askerlik Şubesi kayıtlarında askerliğini yapmış olarak gözüken
..
.. ile
..
.. ın aynı kişi olup olmadığının tesbitidir. Bu tesbit sonunda Askerlik Şubesinin kayıtlarının düzeltilmesi bir idari işlem olarak değerlendirilebilirse de bu düzeltmenin dayanağını şahsın kimliğinin tesbiti oluşturacaktır. Şahsın kimliğinin tesbiti idari bir işlem değildir. Uyuşmazlığın çözümünde diğer bir ifade ile ismi geçenlerin aynı kişi olup olmadığının tesbitinde askeri kural ve gerekler yönünden bir değerlendirme yapılmayacaktır. Bu nedenle dava konusunun askeri hizmete ilişkin olduğunun kabulü mümkün değildir.
Diğer yandan 1602 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülecek idari dava türleri sayılmış bunlar arasında müstakilen tesbit davasına yer verilmemiştir.
Askerlik Şubesi kayıtlarında askerlik hizmetini yapmış gözüken kişi ile davacının babasının aynı kişi olup olmadığının tesbiti istemi Ahvaliye Şahsiye ye ilişkin bir taleptir. Ahvali Şahsiyeye ilişkin hükümler 743 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda, Nüfus Kanununda yer almış, 1587 sayıl Nüfus Kanunun 46 ncı maddesinde bu tür davaların çözüm yerinin ilgilinin oturduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 17.01.1983 tarih ve 1982/11 Esas, 1983/9 Karar, 17.01.1983 tarih ve 1982/15 Esas, 1983/12 Karar, 21.05.1990 tarih ve 1990/14 Esas, 1990/14 Karar sayılı Kararlarında Ahvali Şahsiyeye ilişkin davaların Adli Yargıda görülmesi gerektiğine içtihat edilmiştir.
Dava konusu istemin Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde çözümlenmesi mümkün olmadığından davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın görev yönünden REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy