(1086 S. K. m. 187, 194)
Davacı vekili, 07.12.2005 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının eşi P.Yzb..................nin Gnkur.Özel Kuvvetler K.Muh.A/K.Grup K.lığı emrinde görevli iken Kuzey Irakta terörle mücadele görevinden dönerken içinde bulunduğu CASA askeri uçağının 16.05.2001 tarihinde Malatya yakınlarında düşerek infilak etmesi sonucu şehit olduğunu, davacıya 2629 sayılı Kanun hükümlerine göre tazminat ödendiğini, TC.Emekli Sandığının olayı 3713 sayılı Kanunun hükümleri kapsamında kabul etmeyerek emsal aylık üzerinden aylık bağlanması talebini reddettiğini, açılan iptal davasında Ankara 3 ncü İdare Mahkemesinin talebi reddettiğini, temyiz başvuruları üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun E.2003/813 sayılı kararına göre olayın 3713 sayılı Kanun kapsamında kabul edilerek davacının 3713 ve 2330 sayılı Yasalardaki haklardan faydalanması gerektiğine karar verildiğini, buna istinaden mahkeme kararına göre TC.Emekli Sandığının da bu kararı uyguladığını, nakdi tazminat talebinin idarece reddedildiğini, nakdi tazminat ödenmemesi işleminin iptaline ve tahakkuk tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Gn.kur. Özel Kuvvetler K. Muh. A/K Grup K.lığı emrinde p.yzb. olarak görevli olan davacının eşi .................nin görev dönüşü Diyarbakırdan Ankaraya uçakla dönüşü sırasında 16.05.2001 tarihinde içinde bulunduğu CASA uçağının düşmesi sonucu vefat ettiği, davacıya eşinden dolayı 2629 Sayılı Yasa hükümleri gereği tazminat ödendiği, idari yargı kararı gereğince, davacının eşinin vefatının 3713 Sayılı Kanun kapsamında kabul edilerek davacıya 3713 Sayılı Kanun gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanması üzerine 24.02.2005 tarihinde davacı vekili tarafından 3713 ve 2330 Sayılı Kanun hükümlerine göre yasal faiziyle birlikte nakdi tazminat ödenmesi talebiyle Milli Savunma Bakanlığına müracaat edildiği, 60 günlük sürede cevap verilmemesi üzerine Ankara 11 inci İdare Mahkemesinde zımni red işleminin iptali istemiyle dava açıldığı, anılan Mahkemenin 20.10.2005 gün ve E. 2005/1005, K. 2005/1540 sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verildiği, davalı Milli Savunma Bakanlığının temyiz istemi üzerine dosyanın 02.05.2006 tarihinde Danıştaya gönderildiği, dosyanın halen Danıştayda olduğu bir karar verilmediği, henüz görevsizlik kararının kesinleşmediği, ancak davacının görevsizlik kararının kesinleşmesini beklemeden 07.12.2005 tarihinde AYİM kaydına geçen dilekçesi ile iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Başsavcılık düşüncesinde, aynı konuda davacı tarafından açılmış ve Ankara 11 inci İdare Mahkemesinde görülmekte olan başka bir dava bulunduğundan bahisle derdestlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği bildirilmiştir. Öncelikle bu hususun irdelenmesi gerekmektedir.
1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 187 ve 194 ncü maddelerinde düzenlenen derdestlik, usule ilişkin ilk itirazlar arasında yer almakla beraber; gerek 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu, gerekse 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda bu müessese düzenlenmemiştir. Ancak, derdestlik durumunun idari yargıda bulunmadığını söyleyebilmek de şüphesiz mümkün değildir. Derdestlik iddiasının ayrı mahkemeler arasında, sözgelimi AYİM-İdare Mahkemeleri arasında olabilmesi imkan dahilinde olduğu gibi; aynı mahkemede açılan davalarda da olması mümkündür. Diğer bir deyişle, derdestlik itirazı ya da mahkemece resen tespiti ile, yeni açılmış olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış ve görülmekte (derdest) olduğu ileri sürülür veya saptanır. Bunun üzerine yeni davanın açıldığı mahkeme, aynı davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış ve görülmekte olduğunu tespit ederse, ikinci davanın açılmamış sayılmasına karar verir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, bu davadan daha önce Ankara 11. İdare Mahkemesinde açılan ve halen Danıştayda temyiz incelemesinde bulunan dava ile bu davanın tarafları, sebebi ve konusunun aynı olduğu görülmektedir. Şu halde, bir davanın derdestlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için gerekli olan; aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte (derdest) olması, birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olması şartları bu davada gerçekleşmiş bulunmaktadır.
Her ne kadar davacı, davanın duruşmalı olarak görülmesini talep etmiş ise de, derdestlik nedeniyle davanın esasına girilmesi söz konusu olmadığı gibi bu kararın ilk inceleme üzerine verilecek kararlardan olması nedeniyle duruşma açılmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Derdestlik nedeniyle DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy