(2709 S. K. m. 42) (926 S. K. m. 36/a, 36/b, 36/d , 36/e, 137/c ) ( AYİM 1.D 29.01.2002 T. 2001/1153 E. 2002/193 K.)
Davacı dava dilekçesinde özetle; Teknik Astsubay Hazırlama Okulunu bitirip 30 Ağustos 1992 tarihinde Levazım Maliye Okulundan Lv.Tekns.Çvş. olarak mezun olduğunu, kendi nam ve hesabına Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini 1998 yılında bitirdiğini, lisans öğrenimine ilave olarak Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yönetim Organisazyon Bilim Dalı (İnsan Kaynakları Yönetimi)nda Yüksek Lisans Öğrenimini tamamlayarak 26 Eylül 2003 tarihinde diplomasini aldığını, yüksek lisans kıdemi almak için başvuruda bulunduğunu ancak başvurusunun reddedildiğini belirterek söz konusu işlemin iptalini talep etmiş, öğrenim hakkının ortaya çıkardığı müktesep kazanımların tevcihinin Anayasanın amir hükmü olduğunu, ilgili yasanın gerekçe gösterilerek öğrenim hakkının bir şekilde engellenmesinin Anayasanın hem eşitlik ilkesine hem de 42 nci maddesine aykırı olduğunu bu nedenle 926 sayılı TSK Personel Kanununun 36/d ve 137/c maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiğini talep ve dava etmiştir.
926 sayılı TSK Personel Kanunu, bir statü kanunudur. Bu Kanunda yer almayan veya farklı statüde kişilere uygulanması öngörülen düzenlemeler sebep gösterilerek ilgililerin herhangi bir hak talep etmeleri hukuka uyarlı olmadığı değerlendirilmektedir. Konuya ilişkin 926 sayılı Kanunun 36ncı maddesi, Kanunun beşinci kısmının ikinci bölümünde yer almakta olup bu kısmın başlığı Subay terfileri şeklindedir. Madde başlığı ise Nasip Düzeltilmesidir. Astsubaylara ilişkin düzenlemeler ise aynı Kanununun 67nci maddesinden itibaren başlamakta ve gerekli görülen yerlerde subaylara ilişkin maddelere atıflar yapılmaktadır. Astsubayların nasip düzeltilmesi ile ilgili Kanun maddesi 83ncü madde olup, bu maddede nasip düzeltilmesi konusunda 36ncı maddenin (a), (b), (e) bentlerine atıf yapılmasına karşılık, dava konusu yüksek lisans kıdemine ilişkin 36nci maddenin (d) bendine atıf yapılmamıştır. Dolayısıyla Kanun Koyucu böyle bir düzenlemeyi öngörmemiştir. Eşitlik ilkesine aykırılıktan bahsedilebilmesi için aynı statüde olanlara farklı hükümlerinin uygulanması söz konusu olmak gerekir. Diğer bir deyişle, farklı hukuki statüdeki kişilere farklı kurallar uygulanması, Anayasanın eşitlik ilkesinin ihlali anlamına gelmemektedir. Böyle bir uygulama da mevcut olmadığına göre; yasal dayanağı olmayan bir kıdemin davacıya verilebilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Esasen AYİM 1 nci Dairesinin istikrar bulmuş kararları da bu yöndedir. (AYİM.1nci D.nin 21 Eylül 1994 gün ve 1994/277 E.,1994/1129 K., 9 Ekim 2001 gün ve 2001/645 E., 2001/1060 K., 29.01.2002 gün ve 2001/1153 E., 2002/193 K. sayılı Kararları)
Davacı 926 Sayılı Kanunun 137/c maddesi hükmünün de Anayasaya aykırı olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiasını gerekçelendirmediğinden ve söz konusu hükmün dava konusu lisansüstü öğrenim kıdemi verilmemesi işlemiyle bir ilgisi bulunmadığından bu Anayasaya aykırılık iddiası da ciddi bulunmamaktadır.
Davacı 926 Sayılı Kanunun 36/d ve 137/c maddeleri hükümlerinin Anayasanın 42 nci maddesine de aykırı olduğu ileri sürmekte ise de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Anayasanın 42 nci maddesinde eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi düzenlenmiş, kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılmayacağı belirtilmiştir. 926 sayılı Kanunun 36/d ve 137/c maddelerinde yer alan hükümler eğitim ve öğrenim hakkının kullanılmasını kısıtlayan, sınırlayan veya ortadan kaldıran bir düzenleme içermemektedir. Eğer böyle olsaydı davacı Levazım Maliye Okulunu bitirerek astsubay naspedildikten sonra ne İktisat Fakültesinden ne de S.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsünden mezun olabilirdi. Söz konusu hükümler eğitim ve öğrenim hakkını engellemediği, ortadan kaldırmadığı için davacı bu okullara devam edebilmiş ve mezun olabilmiştir. Davacının yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra bu eğitim nedeniyle kendisine yasal imkansızlık nedeniyle kıdem verilememesi eğitim ve öğrenim hakkının kullanılmasıyla ilgili değildir. Bu nedenlerle davacıya uygulanan işlemde hukuka aykırı bir yön olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle
Yasal dayanağı bulunmayan davanın REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy