(657 S. K. m. 109, 112, 113, 115, 121, 122) (1602 S. K. m. 40) (Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği m. 13, 14, 17, 24)
Davacı, 22.01.2005 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 29.11.1993 tarihinde göreve başladığı Emirdağ Askerlik Şubesi Bşk.lığı emrinde görevine devam etmekte iken, 04.09.2003 tarihinden itibaren psikolojik ve ruhsal rahatsızlık nedeniyle tedavi görmekte olduğunu, yaşamını Emirdağ'da eczane isleten ağabeyinin yanında sürdürmekte olduğunu, MSB.nin 07.01.2005 gün ve PER:4300-45-05/Svl. Me.S. (0023) sayılı atama emri ile 657 sayılı devlet Memurları Kanununun 120 nci maddesi gerekçe gösterilerek Çay Askerlik Şubesi Başkanlığına atandığını, yapılan atama işleminin asil amacının olumsuz sicil verilerek ilişiğinin kesilmesi olduğunu, 2004 yılı sicil döneminde 1 nci sicil üstünün Per. Bçvş.
.., 2 nci sicil üstünün Ask. Sb. Bşk.nı Ütğm.
. ve 3 ncü sicil üstünün Afyon Ask.D. Bşk.nı Alb.
. olduğunu ve 1 nci sicil üstünün 03.08.2004, 3 ncü sicil üstünün ise Temmuz veya Ağustos 2004 tarihinde göreve başladığını, rahatsızlığı nedeniyle 23.09.2004 tarihinden itibaren istirahatli olduğunu, yine Eylül ayı başında da 10 gün izin kullandığını, dolayısıyla sicil üstlerinin kendisi ile yeterli süre çalışmadan sicil düzenlediklerini, hakkında söz konusu siciller düzenlenirken mevzuata uyulmadığını, 657 sayılı Kanununun 105 nci maddesinde akil hastalıkları gibi uzun süreli tedavisi gereken memurlara 18 aya kadar izin verileceğinin, bu sürelerin sonunda da iyileşmeyen memurlar hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanacağının belirtildiğini, ayrıca Genelkurmay Başkanlığının konuya ilişkin prensip emirlerinde psikolojik sorunu olan personele gerekli yardımın gösterilmesi, haklarındaki sağlık raporlarına göre islem yapılması, bunların birliklerinin değiştirilerek sorunlarının artmasına neden olacak yönde islem yapılmaması yönünde olduğu halde hakkında bu esasların dikkate alınmadan sübjektif sicil düzenlendiğini belirterek Emirdağ Askerlik Şubesi Başkanlığı emrinden Çay Askerlik Şubesi Başkanlığına atama işlemi ile bu istemin dayanağı olan 2003 ve 2004 yılları sicillerinin iptaline ve öncelikle de yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
AYİM 3 ncü Dairesi 10.03.2005 tarih ve Gensek No:2005/193, E:2005/168 sayılı ile yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar vermiştir.
Dava özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; 29.11.1993 tarihinde Emirdağ Ask. Sb. Bşk.lığı emrinde sivil memur olarak göreve başlayan davacının, dava konusu 2003 yılı 1 nci, 2 nci ve 3 ncü sicil üstü sicil notlarının yetersiz (olumsuz) seviyede olduğu, her üç sicil üstünün de olumsuz kanaat belirttikleri, davacının atamaya yetkili amiri olan MSB Müsteşar Yardımcısı tarafından düzenlenen 14.01.2004 tarih ve MIY:7200-4-04/Per.D.Svl.Me.S. sayılı yazıda 2003 yılı sicil notunun olumsuz olduğunu belirterek 2004 yılı sicil dönemi içinde çalışma ve mesleki ehliyeti ile ilgili tutum ve davranışlarında daha titiz ve dikkatli olması hususunda uyarıldığı, söz konusu yazının davacıya 17.02.2004 tarihinde tebliğ edildiği, dava konusu 2004 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının yetersiz (olumsuz) seviyede olduğu, her iki sicil üstünün de menfi kanaat belirttikleri, sicil belgesinde 1 nci sicil üstü bölümünün Emirdağ Askerlik Şubesi Bşk.lığı Şube Astsubayı Per. Bçvş.
tarafından 31.12.2004 tarihinde doldurulduğu ve sicil belgesinde göreve 03.08.2004 tarihinde katıldığının yazılı olduğu, sicil belgesinin 2 nci sicil üstü bölümünün Emirdağ Askerlik Şubesi Bşk.nı Per. Ütğm
. tarafından doldurulduğu ve göreve katılış tarihinin 27.07.2002 olarak belirtildiği, 2004 yılı sicil döneminde davacının 3 ncü sicil üstünün davacı hakkında sicil düzenlemediği, diğer sicillerinden iki yıla ilişkin olanın iyi, diğerlerinin ise orta seviyede olduğu, davacının psikiyatrik rahatsızlığı sebebiyle hakkında; GATA K.lığının 02.09.2003 gün ve Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD:9125-30000781623-03 sayılı raporu ile BTA Psikotik Bozukluk tanısı ile Tedavisi düzenlendi, 20(yirmi) gün istirahati sonrasında kontrolü uygundur kararı verildiği, -ayni hastanenin 23.09.2003 gün ve Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD:9123-30000838891-03 sayılı raporu ile Remisyonda BTA Psikotik Bozukluk tanısı ile Mevcut tedavisine devamı hastalığından kaynaklanan olası yetersizliklerine karşı destekleyici yaklaşımlarda bulunulması, 1 ay sonra eski ve mevcut durumunu ayrıntılı olarak açıklayan anket formu ile kontrolü uygundur kararı verildiği,
- aynı hastanenin 27.10.2003 tarih ve Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD:9125-30000781623-03 sayılı raporun ile tek hecme halinde geçirilmiş başka türlü tanısı ile daha önce onaylanan tedavisine devamı, tedavide daha yüz güldürücü sonuçlar almak için yetenekleri doğrultusunda görevler verilmesi ve destekleyici yaklaşımlarda bulunulmaya devam edilmesi, 2 ay sonra kontrole gelmek üzere 15 (onbes) gün istirahati uygundur kararı verildiği,
- aynı hastanenin 19.01.2004 tarihli raporu ile remisyonda BTA psitotik bozukluk tanısı ile Hastanın durumunda olumlu gelişmeler saptandı. Bu gelişmede hastanın tedavisinin gereklerini yerine getirmesinin yanında birliğindeki destekleyici yaklaşımların katkısı vardır. Bu tür destekleyici yaklaşımlara devam edilmesi ve hastanın 2 ay sonra kontrolü uygundur kararı verildiği,
- aynı hastanenin 18.03.2004 tarih ve Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD:9125-30000781623-03 sayılı raporu ile Remisyonda BTA Psikotik Bozukluk tanısı ile Hasta tedavinin gereklerini yerine getirmektedir. Birlik Komutalığının hastaya gerekli desteği sağladığı ve kontrollere düzenli olarak gönderildiği anlaşılmaktadır. Tüm bunlar sonucunda hastada 6 ay öncesine oranla olumlu gelişmeler gözlenmektedir. Hali hazırda durumuyla askeri sivil memur görevine devam eder. 3 ay sonra kontrolü uygundur kararı verildiği,
- aynı hastanenin 17.06.2004 gün ve Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD:9125-30000781623-03 sayılı raporu ile davacı hakkında Başka türlü adlandırılmayan psikotik boz. tanısı ile Daha önce düzenlenen tedavisine devamı 3 ay sonra kontrolü uygundur kararı verildiği,
- aynı hastanenin 23.09.2004 gün ve 7341 sayılı Ruh Sağlığı ve Hast. ABD Uzmanlarınca düzenlenen raporda davacı hakkında psikotik bozukluk tanısı ile sonunda muayene kaydıyla 3 ay süre ile istirahati uygundur kararı verildiği,
- aynı hastanenin 21.12.2004 gün ve 8032 sayılı raporu ile psikotik bozukluk tanısı ile sonunda muayene kaydı ile 3 ay istirahati uygundur kararı verildiği; davacının 09.09.2004-19.09.2004 tarihleri arasında 10 gün süreyle yıllık izin kullandığı;
Davacının mesleki safahatında disiplin tecavüzlerinden dolayı;
- (mesaiye geç gelip izinsiz olarak erken çıkması nedeniyle) 31.03.1995 tarihinde 1/12 aylık kesme,
- (3 gün mesaiye gelmemesi nedeniyle) 03.04.1995 tarihinde 1/8 aylık kesme,
- (bir yükümlüye ait şahsi dosyanın gerekli kaydını yapmaması nedeniyle) 06.12.1999 tarihinde kınama,
- (mesaiye gelmemesi nedeniyle) 24.10.2000 tarihinde 1/25 aylık kesme,
- (evraklar zamanında kayda almaması nedeniyle) 20.12.2002 tarihinde kınama,
- (evrak kayıt formunu usulüne uygun düzenlenmemesi nedeniyle) 06.01.2003 tarihinde yazılı olarak uyarı,
- (haberli denetlemeye etek giyerek çıkması hususunda uyarılmasına rağmen etekle çıkmaması nedeniyle) 25.03.2003 tarihinde ikaz,
- (evrak kayıt tarihini yanlış vurması nedeniyle) 25.03.2003 tarihinde ikaz,
- (evrak kaydında yaptığı hatalı düzeltmemesi nedeniyle) 22.06.2004 tarihinde 1/25 aylık kesme,
- (hatalı evrak düzenlenmesi nedeniyle) 25.07.2005 tarihinde 1/25 aylık kesme cezaları ile cezalandırıldığı, 03.05.1996 tarihinde aldığı bir takdirinin bulunduğu, MSB.nin 06.01.2005 gün ve (1) sahili Atama Onay emri ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 120 nci maddesi gereğince Emirdağ Ask. Sb. Bşk.lığı emrinden Çay Ask. Sb. Bşk.lığı emrine atandığı, söz konusu atama emrinin 07.02.2005 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve davacının yasal süre içinde işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Devlet Memurları hakkında sicil düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 109-122 nci maddeleri ile aynı Kanunun 121 nci maddesi gereğince çıkarılmış olan Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği ve yine ayni Kanunun 112 nci maddesi gereğince çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Sivil Memurlara Sicil Raporu Vermeye Yetkili Amirler Yönetmeliği'nde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 113 ncü maddesinde; Sicil amirleri belli zamanlarda düzenleyecekleri sicil raporlarında, memurların liyakat derecesini not esasına göre kıymetlendirerek tespit eder. 115 nci maddesinde; Sicil amirleri maiyetlerindeki memurların sicil raporları ile birlikte, bunların genel durum ve davranışları bakımından da olumlu ve olumsuz nitelikleri, kusur ve eksiklikleri hakkında mütalaalarını bildirirler. hükümleri yer almaktadır.
Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 17 nci maddesinde, Sicil amirleri sicil raporunu doldurdukları her memuru; a) Dış görünüşü, (Kılık, Kıyafet), b) Zeka derecesi ve kavrayış kabiliyeti, c) Azim ve sebatkarlık, dürüstlük, sır saklamada güvenirliklik ve beşeri münasebetlerde basarisi, d) Alkol, kumar vb. alışkanlıkları memuriyetle bağdaşmayacak ölçüde sürdürme halleri, e) Güvenilir olmama, şahsi menfaatlerini aşırı ölçüde düşünme, yalan söyleme, dedikodu yapma, kıskançlık, kin tutma gibi kötü huy ve davranışları bakımından genel bir değerlendirmeye tabi tutarlar. Sicil döneminde edinilen bilgi memurların olumlu ve olumsuz yönleri, kusur ve noksanları hakkındaki düşünceler sicil raporunun şahsiyet değerlendirmesine ait bölüme ayrı ayrı, açık ve gereğine göre kısa ve teferruatlı olarak yazılır. Sicil amirlerinin, memurların genel durum ve davranışları hakkındaki düşünceleri not takdirlerinde dikkate alınır. hükmüne yer verilmiştir.
Bakanlar Kurulu tarafından düzenlenen Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 13 ncü maddesinde; Haklarında sicil raporu düzenlenecek memurların, değerlendirilmelerini yapacak sicil amirlerinin yanında en az altı ay çalışmış olmaları şarttır. Üç sicil amiri bulunan memurlar hakkında sicil verecek amirlerden bir veya ikisinin bulunmaması halinde mevcut amirlerin raporuna itibar edilir. İki sicil amiri bulunan memurlar hakkında da yukarıdaki fıkrada belirtilen durumda birinci veya ikinci sicil amirinin dolduracağı sicil raporu o yıl için geçerli sayılır. Bir sicil amiri bulunan memurlar hakkında o sicil amirinin değerlendirmesine göre işlem yapılır. Sicil amirlerinin hiçbirinin bulunmaması veya sicil verecek süre görevde kalmamaları halinde sicil raporları sonradan göreve atananlar veya vekilleri tarafından üç aylık bir sürenin sonunda derhal doldurulur. Bu uygulama sonunda da memura o yıl için sicil raporu verme imkanı bulunmazsa sicil raporu, düzenleme döneminde üç aydan az olmamak üzere memurla en fazla çalışan sicil amiri tarafından doldurulur. Sicil amirinin yanında çalışırken alınan mazeret izinleri ile yıllık izinler ve doktor veya sağlık kurulu raporuna dayanan hastalık izinleri, hizmet içi eğitimde geçen süreler, sicil raporu düzenlenmesi için gereken 6 aylık süreye dahildir. Su kadar ki amirin yanında 3 ay fiilen çalışmış olmak şarttır. Hizmet içi eğitimin veya hastalığın sicil raporu doldurmak için gerekli sürenin geçmesine imkan vermeyecek kadar uzun sürmesi ve dolayısıyla memur hakkında sicil raporu doldurma imkanının bulunmaması halinde, bir defaya mahsus olmak üzere geriye doğru en çok üç yılın sicil notlarının ortalaması esas alınır. hükmü, 14 ncü md. sinde Bir görevde 6 ay veya daha fazla bir süre bulunup başka göreve atananların sicil raporlar, bunların atanmalarından önceki sicil amirlerince ayrıldıkları tarihi takip eden onbeş gün içinde doldurulur ve yeni görev yerlerine gönderilmek üzere ilgili makamlara teslim edilir. Sicil raporlarının doldurulma zamanı gelmeden ve yeni sicil amirine sicil raporu doldurmak için yeterli süre kalmadan görevlerinden ayrılan sicil amirleri en az 6 ay beraber çalıştıkları memurların sicil raporlarının kendilerine ait bölümü, görevlerinden ayrılmadan önce doldurarak sicil raporlarını saklamakla görevli makamlara teslim ederler. hükmü yer almaktadır.
Söz konusu hükümler gereğince, devlet memurları hakkında sicil düzenleyecek amirlerin, en az altı ay sicil düzenleyeceği memurla birlikte çalışması gerekmektedir. Sicil raporlarının doldurulma zamanı gelmeden ve yeni sicil amirine sicil raporu doldurmak için yeterli süre kalmadan görevlerinden ayrılan sicil amirleri en az 6 ay beraber çalıştıkları memurların sicil raporlarının kendilerine ait bölümü, görevlerinden ayrılmadan önce doldurarak sicil raporlarını saklamakla görevli makamlara teslim etmesi gerekmektedir.
Davalı idare savunmasında dava konusu 2003 yılı sicil işlemi yönünden süre aşımı bulunduğunu ileri sürdüğünden öncelikle bu konunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
1602 sayılı AYİM Kanununun Dava Açma Süresi başlığını taşıyan 40 nci maddesinde; ...Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde 60 gündür. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlardaki hükümlere göre ilan yolu ile bildiri yapılan hallerde; özel kanunda aksine hüküm bulunmadıkça ilan tarihinden itibaren onbes gün sonra baslar... hükmü yer almaktadır.
Davacının özlük dosyasında bulunan tebellüğ belgesinden, davacının atamaya yetkili amiri olan MSB Müsteşar Yardımcısı tarafından düzenlenen 14.01.2004 tarih ve MIY:7200-4-04/Per. D.Svl. Me.S. sayılı yazıda, 2003 yılı sicil notunun olumsuz olduğunun belirtilerek 2004 yılı sicil dönemi içinde çalışma ve mesleki ehliyeti ile ilgili tutum ve davranışlarında daha titiz ve dikkatli olması hususunda uyarıldığı, söz konusu yazının davacıya 17.02.2004 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bu şekilde 2003 yılı sicilin yetersiz olduğunu öğrendiği ve tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük yasal süre geçtikten sonra 22.01.2005 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile açılan davada 2003 yılı sicil işlemi yönünden süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır. Üye Hâk. Alb. Celâl IŞIKLAR ise 2003 yılı sicil notlarının iptali isteminde süre aşımı bulunmadığı gerekçesiyle çoğunluk görüsüne muhalif kalmıştır.
Davacının 2004 yılı sicil notlarından öncelikle 1 nci sicil üstü sicil notunun incelenmesinde; söz konusu sicili 31.12.2004 tarihinde düzenleyen Emirdağ Askerlik Şubesi Bşk.lığı Şube Astsubayı Per. Bçvş.
görevine 03.08.2004 tarihinde katıldığı, davacının 09.09.2004-19.09.2004 tarihleri arasında yıllık izin, 23.09.2004 tarihinden söz konusu sicilin düzenlendiği 31.12.2004 tarihe kadar da istirahatli olduğu ve dolayısıyla 1nci sicil üstünün söz konusu sicil döneminde davacı ile 38 gün birlikte çalıştığı, dolayısıyla sicil düzenleyebilmesi için davacı ile 6 ay beraber çalışma koşulunu sağlamayan sicil üstü tarafından düzenlenmiş bulunan 2004 yılı 1 nci sicil üstü sicil işleminin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Dava konusu 2004 yili 2 nci sicil üstü sicil işlemi değerlendirildiğinde; söz konusu sicil dönemi içinde psikiyatrik rahatsızlığı sebebiyle tedavi görmekte olan, ayni dönemde yalnızca (evrak kaydında yaptığı hatalı düzeltmemesi nedeniyle 22.06.2004 tarihinde verilen) bir adet 1/25 aylık kesme cezası bulunan davacının söz konusu cezasının sicilinin bu derece düşürülmesine ve olumsuz kanaat takdirine yeterli olmaması, dava ve özlük dosyasında söz konusu sicilin bu derece düşürülmesini ve olumsuz kanaat takdirini haklı kılacak delil bulunmaması, davacı hakkındaki sağlık raporlarında hastalığından kaynaklanan olası yetersizliklerine karşı destekleyici yaklaşımlarda bulunulması yönünde karar bulunması göz önüne alındığında, bu hususun, davacının bir kısım yetersiz sayılabilecek davranışlarının hastalığından kaynaklandığını açıkça göstermesi karşısında, dava konusu 2004 yılı 2 nci sicil üstü sicil not ve kanaatinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Üyeler P.Kur.Alb. Necati YÜKSEL ile J. Kur. Alb. I. Salim OLGUNER bu konudaki çoğunluk görüsüne muhalif kalmışlardır.
Davacının Emirdağ Askerlik Şube Başkanlığı emrinden Çay Askerlik Şubesi Başkanlığı emrine yapılan atama işlemi incelendiğinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 120 nci ve Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 24 ncü maddelerinde; İki defa üst üste olumsuz sicil alan memurlar başka bir sicil amirinin emrine atanırlar, burada da olumsuz sicil almaları halinde memuriyetle ilişkileri kesilerek haklarında T.C. Emekli Sandığı Kanununun emeklilikle ilgili hükümleri uygulanır. hükmü yer almaktadır.
Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, davacı hakkındaki 2004 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicillerinin hukuka aykırı bulunduğundan iptalinin gerektiği ve söz konusu sicillerin iptali sonucunda davacının atanmasının sebebini oluşturan iki yıl üst üste olumsuz sicil alma koşulu gerçekleşmemesi nedeniyle, davacının üst üste iki yıl olumsuz sicil aldığı gerekçesiyle Emirdağ Askerlik Şubesi Başkanlığı emrinden Çay Askerlik Şubesi Başkanlığına atanması işleminin de sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak iptaline karar verilmiştir. Üyeler P. Kur.Alb. Necati YÜKSEL ile J. Kur. Alb. I. Salim OLGUNER bu konudaki çoğunluk görüsüne muhalif kalmışlardır.
Davalı idare cevap lahiyasında lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; haksız çıkan tarafa yüklenen avukatlık ücretinin, esas itibariyle diğer tarafın vekalet/avukatlık sözleşmesi ile temsil olunmasından doğan masrafının karşılığı olduğu ve yasal temsilciler bakımından ancak kanun açıkça öngördüğü takdirde hükmedileceği dikkate alındığında, 178 sayılı KHK ve 4353 sayılı Kanun hükümleri ile temsil/tevkil tekeli öngören gerekçesi karşısında genel bütçeli idareleri avukat sıfatıyla temsil yetkisinin münhasıran hazine avukatlığı teşkilatına ait olduğu, bakanlıklarda çalışan memur avukatların idari temsilden öte avukatlık ücretini hak eden bir tevkil görev ve yetkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığından davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1. Davacının 2003 yılı sicil notlarının iptali isteminin SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. a) Davacının 2003 yılı 1 nci sicil üstü sicil sicil notunun yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle İPTALİNE,
b) Davacının 2003 yılı 2 nci sicil üstü sicil notunun sebep ve maksat unsuru yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle İPTALİNE,
3. Davacının Emirdağ Askerlik Şubesi Başkanlığında Çay Askerlik Şubesi Başkanlığına atanması işleminin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacının 2003 yılı sicilinin iptaline ilişkin talebi, sayın çoğunluk tarafından, sicilinin olumsuz olması sebebiyle uyarıldığına dair yapılan tebligattan itibaren 60 gün içinde dava açılmadığı gerekçesiyle süre asimi yönünden reddedilmiştir.
Somut olayda, davacının sicil notu ortalamasının % 60in altına düşmesi sebebiyle, 657 sayılı DMKnun 117 ve Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 21 nci maddesi gereğince 17 Şubat 2004 tarihinde tebligat yapıldığı görülmekle beraber; burada yapılan tebligat sadece sicilin olumsuz, yani % 60in altında olmasından dolayı Milli Savunma Bakanlığınca yapılan uyarılmayı kapsamaktadır. Tebligat tek tek sicil notlarını, belirtilen kanaatleri ve en önemlisi sicilin nasıl ve hangi amirler tarafından düzenlendiği hususlarını içermediği gibi, doğrudan sicil raporunun/işleminin tebliğine değil, sicil raporunun sonucuna bağlı olarak Kanunun amir hükmü gereği yapılan uyarmaya ilişkindir. Her iki işlemin varlık ve geçerlik şartları, dolayısıyla denetim usulü farklılık arz etmektedir. Kaldı ki, aşağıda açıklanacağı üzere, davacı ancak sicil raporunun tam tebligatı ile işlemde yetki ve sekil yönünden hukuka aykırılık bulunup bulunmadığına muttali olabilecektir. Esasen, 657 sayılı Kanunun 113 ve 115 nci maddesi hükümleri gereği sicil amirleri not esasına göre düzenlenen sicil notları ile birlikte astlarının genel durum ve davranışları bakımından da olumlu ve olumsuz nitelikleri, kusur ve eksiklikleri hakkında mütalaalarını bildirdiklerinden, Yönetmelikte örneği verilen sicil raporunda bu konuların birleştirildiği dikkate alındığında, sicil raporunun tebliğ edildiğinin kabulü mümkün gözükmemektedir.
Diğer taraftan, 08.09.1986 tarih ve 86/10985 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 18.10.1986da yürürlüğe giren Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 22 ve 23 ncü maddelerinde, uyarı yazısına karşı amire yapılacak itirazın salt belirtilen kusur ve noksanlıkları kapsayacağı dikkate alındığında, uyarının dar kapsamlı olduğu ortaya çıkmaktadır.
Bu sebeple, Sicil Raporu işleminin tebligat bulunmadığından davada süre aşımı bulunmadığı, dolayısıyla 2003 yılı sicil raporunun esasta incelenmesinin gerektiği kanaatinde olduğumdan, aksi yöndeki çoğunluk görüsüne katılamadım. 2003 yılı sicil raporunun iptali talebinin esasına gelince; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 112 nci maddesi gereği Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 13 ncü maddesindeki memurun sicil amirinin yanında en az altı ay belli hal ve şartlarda fiilen 3 ay çalışmış olması, 14 ncü maddesindeki en az 6 ay çalışan önceki amirin ayrılışında sicil raporu düzenlemesi gerektiğine ilişkin hükümleri ile bu Yönetmeliğin 11 nci maddesine göre 10 Nisan 1987de uygulamaya baslanan MSB:40-10 (MSYVT:52-1) Milli Savunma Bakanlığı, Genel Kurmay Başkanlığı ve Komutanlıkları Karargah ve Bağlılarında Görevli Devlet Memurları İçin Düzenlenecek Yetkili Amirler Hakkında Yönetmelikin 6 nci maddesinin 1 nci bendi gereğince astsubayların sicil amiri olabilmesi için memurdan bir üst derecede bulunması gerektiğine dair düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, 2003 yili 1 nci sicil amiri gözüken Astsb. Kd. Çvş.
nin 9 ncu derecede bulunan davacı memurun sicil amiri olamayacağı, dolayısıyla bu sicilin yetki yönünden sakat olduğu ortaya çıkmaktadır.
Bunun gibi, her ne kadar Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 13/2 maddesinde amirlerden bir veya ikisinin bulunmaması halinde mevcut amirlerin raporuna itibar edileceği belirtilmekte ise de, bu hükmün bulunmama haline münhasır olması ve Milli Savunma Bakanlığı'nın 1987 tarihli Yönetmeliğinin 8 nci maddesine göre Sicil üstleri saptanamayan hallerde sicil üstlerinin 2 nci maddede sayılan komutanlıkların Personel Başkanlıklarınca tespit edilmesinin gerekmesi karşısında, yetkili sıralı sicil amirleri Personel Başkanlığı tarafından 5 nci maddede gösterilen şekilde belirlenip buna göre düzenlenmediğinden, birinci sicil notundaki yetkisizlik halinin diğerlerine de sirayet ettiği ve bu surette yetki yönünden hukuka aykırı kıldığı kabul edilmelidir.
Aynı husus 1 nci sicil amiri notu 6 ay beraber çalışılmadığı için yetki yönünden iptal edilmekle, 2004 yılı sicilinin tümü için de geçerlidir.
Davacının sicil raporlarının hukuka aykırı olduğunun, dolayısıyla yetersiz olumsuz sicil bulunmaması karşısında, atama işlemi sebep yönünden hukuka aykırı hale gelmekle beraber, eklemek gerekir ki, davacı hakkında tatbik olunacak usul 657 sayılı Kanunun 120 ve Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 24 ncü maddesi hükmü değil, Devlet Memurları Kanununun 105nci maddesi hükmü olmak gerekir. Zira; davacı hakkındaki Eylül 2003 tarihinde baslayan ve 23.09.2004ten sonra sürekli istirahata dönüşen tabip raporları, Askerlik Şube Başkanının Kıta anket formundaki ve sicil raporlarındaki kanaatleri, olumsuz hal ve hareketlerinin mahiyeti gibi hususlar dikkate alındığında, davacının, akli ve zihni yetersizlikten dolayı sıhhi izinli sayılması, buna göre de Kanunun 105/C nci maddesindeki sürenin tamamlanmasının beklenmesi, bu sürede aylık ve özlük haklarına dokunulmaması, 106 nci maddenin mefhumu muhalifinden iyileştiğine dair rapor getirmediği takdirde emekliye sevkinin gerektiği anlaşılmaktadır. Bu usulü sapma sebebiyle, davacının sıhhi izinli kabulü ile sürecin sonunun beklenmesi gerekirken olumsuz sicil verilerek atama yapılması yoluna başvurulmasının hukuka aykırı olduğunu düşünmekteyim.
Sonuç olarak 2003 yılı sicil raporunun iptali talebi bakımından süre asimi bulunmadığı gibi, esastan incelenecek işlemin iptaline karar verilmesi, aynı gerekçelerle 2004 yılı sicil notunun ve bu sicil notları iptal edilmese dahi atama işleminin yukarıda belirttiğim sebeplerle hukuka aykırı bulunduğu kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluk görüsüne iştirak edemedim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy