(5434 S. K. m. 44) (657 S. K. m. 48)
Davacı vekili 25 Ocak 2005 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının sivil memur olarak GATAda görev yaptığını, GATA Sağlık Kurulunun davacı hakkında sivil memur olarak görevine devam edemez kararı verdiğini, rapor üzerine davacının sivil bir kamu kurumuna naklen atanma talebinde bulunduğunu, Ankara İl Sağlık Müdürlüğünün başvuruyu uygun gördüğünü, GATA Komutanlığının da davacının Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne geçişini uygun görmesi üzerine Genelkurmay Başkanlığından sicil özeti istendiğini, davacı hakkındaki GATA raporu gerekçe gösterilerek sicil özetinin gönderilmediğini, raporun kesinleşmesinden sonra Genelkurmay Başkanlığının davacıya muvafakat verdiğini, bu arada Ankara İl Sağlık Müdürlüğünün atama yapmayarak muvafakat yazısını iade ettiğini, davacının Ankara Numune Hastahanesinden 16.08.2004 tarih ve 29129 sayılı memur olarak görev alır kararlı rapor aldığını, davacının Sağlık Bakanlığına yaptığı başvuru sonucu Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğüne naklen atanmaya hak kazandığını, Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Genelkurmay Başkanlığından yeniden muvafakat istendiğini, ancak davacının adi malûl olarak emeklilik işlemlerinin tamamlanmış olduğu gerekçesiyle talebin reddedildiğini, 5434 sayılı Kanunun 44 ncü maddesi hükmü karşısında davacıya muvafakat verilmeyip emekliye sevk edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek bu işlemlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulmasına ilişkin talebi AYİM 3 ncü Dairesi Başkanlığının 31.03.2005 tarih ve Gensek No: 2005/192, Esas No:2005/182 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Dava ve tahsis dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 08.01.2001 tarihinde GATAda sivil memur olarak göreve başladığı, 13 Eylül 2003 tarihinde suisid (intihar) girişimi sonucu kalbe nafiz kesici-delici alet yaralanması nedeniyle GATAya yatırıldığı, 3 ay hava değişimi sonrasında davacı hakkında GATA Sağlık Kurulunun 02.04.2004 tarih ve 1 sayılı raporu ile ventrikol kap kası yaralanması nedeniyle opere olmuş hasta teşhisiyle sivil memur görevine devam edemez kararı verildiği, davacının bu rapora itirazı üzerine sevk edildiği Etimesgut Hava Hastahanesi Sağlık Kurulu tarafından 21.04.2004 tarih ve 405 sayılı rapor ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde askeri sivil memur olarak görevine devam edemez şeklinde karar verildiği, davacının hakkında Türk Silahlı Kuvvetlerinde sivil memur olarak görev yapamayacağı yönünde GATA Sağlık Kurulu tarafından verilen ilk rapor sonrasında, davacının Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne ve Hacettepe Üniversitesine naklen atama için müracaat ettiği, Her iki kurumdan davacının naklen atamasına muvafakat verilmesi hususunda Genelkurmay Başkanlığına yazılan yazılara, davacı hakkındaki rapor nedeniyle olumsuz cevap verildiği, davacı hakkındaki Sağlık Kurulu raporunun davalılardan T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne gönderilmesi üzerine bu Kurum Sağlık Kurulu tarafından yapılan incelemede 10.05.2004 tarih ve 1974 sayı ile davacının adi malûl olduğuna karar verildiği ve T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 31.05.2004 tarihli yazısı ile Genelkurmay Başkanlığına davacı hakkında malûliyet hükümleri uygulanacağı belirtilerek ilişiğinin kesilmesinin bildirildiği, davacının ilişiği henüz kesilmeden önce 15.07.2004 tarihinde yeniden Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne naklen atanma konusunda müracaatta bulunduğu, GATA Komutanlığı tarafından müracaatının uygun görülerek dilekçesinin Genelkurmay Başkanlığına gönderildiği, Genelkurmay Başkanlığı tarafından T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne davacının Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne naklen atamasının yapılıp yapılamayacağının sorulduğu, davacının bu dönemde Ankara Numune Hastahanesi Sağlık Kurulunda 16.08.2004 tarih ve 29129 sayılı sağlam teşhisli ve memur olarak görev alır kararlı rapor aldığı, davacının durumunu yeniden görüşen T.C. Emekli Sandığı Sağlık Kurulunun 11.10.2004 tarihinde Sağlık Kurulunun 10.05.2004 tarih ve 1974 sayılı kararının geçerli olduğuna karar verdiği, bu kararın 01.11.2004 tarihinde Genelkurmay Başkanlığına gönderilmesi ve davacının ilişiğinin kesilmesinin istenilmesi üzerine, davacının 11.11.2005 tarihinde emekliliğinin onaylandığı, davacının bu defa 08.12.2004 tarihinde dilekçe ile müracaat ederek Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğüne naklen atama konusunda muvafakat verilmesi talebinde bulunduğu, davacının bu müracaatının da kabul edilmeyerek 19.01.2005 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği ve 25.01.2005 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili yasal mevzuat incelendiğinde, 5434 sayılı Kanunun 44 ncü maddesi:
Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere Malûl denir ve haklarında bu kanunun malûllüğe ait hükümleri uygulanır.
Şu kadar ki, bunlar yazı ile istedikleri takdirde haklarında bu kanun hükümleri uygulanmaksızın malûllülüklerinin mani olmadığı başka vazife ve sınıflara nakil suretiyle tayinleri yapılmak üzere istifa etmiş sayılırlar. Bunlar istifa etmiş sayıldıktan sonra dahi, bu kanun hükümlerinin uygulanmasını istemek hakları mahfuzdur
hükmünü amirdir.
Bu hüküm ile, atandıkları görev için gerekli sağlık şartlarını haiz olan Sandık iştirakçilerinden vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar nedeniyle vazifesini yapamayacak hale gelenler malûl olarak tanımlanmıştır.
İştirakçilerin 44 ncü madde uyarınca malûl sayılabilmeleri için öncelikle, bulundukları görevleri yapamayacaklarına dair kesin işlemli Sağlık Kurulu Raporlarının Sandık Sağlık Kurulunca incelenerek malûl olduklarına karar verilmesi gerekmektedir. Bundan sonra kurumlarınca Sandık Sağlık Kurulu kararına dayanılarak malûlen emekliye sevk onayı alınıp, görevleri ile ilişkileri kesilmekte ve haklarında malûliyet işlemi tesis edilmektedir.
Davacı hakkında GATA Sağlık Kurulu ve bu Kurulun raporuna itiraz üzerine düzenlenen Etimesgut Hava Hastahanesi Sağlık Kurulu raporları ile TSKda sivil memur olarak görev yapamayacağı kesinlik kazanmıştır. Bu durumda davacı hakkında 5434 Sayılı Kanunun 44 ncü maddesi hükümlerinin uygulanması kaçınılmazdır. 5434 sayılı Kanunun 44 ncü maddesi malul hale gelen yani vazifesini yapamayacak olan iştirakçilere iki olanak sağlanmaktadır. Birincisi haklarında 5434 sayılı Kanunun malûllüğe ilişkin hükümlerinin uygulanmasıdır. İkincisi ise yazılı istekleri üzerine malûllüklerinin mani olmadığı başka vazife ve sınıflara nakil suretiyle tayinlerinin yapılmasıdır.
Dosyadaki belgelerden anlaşıldığı üzere, davacı adi malûl olduğuna ilişkin 11.10.2004 tarihli Emekli Sandığı Sağlık Kurulu kararından önce 15.07.2004 tarihli dilekçe ile malûliyetinin çalışmasına engel olmayacağını düşündüğü Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne naklen atanmak istediğini bildirmiştir.
Davacı vekilinin dilekçelerinden ve davacının başvurularından anlaşıldığı üzere; davacının nihai amacı, 657 sayılı Kanun kapsamında sivil bir kurumda devlet memuru olarak çalışabilmektir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 nci maddesinin A) 7 nci bendine göre memuriyete giriş koşullarından birisi de görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamaktır. Emekli Sandığı Sağlık Kurulu davacının sivil bir kurumda devlet memuru olarak çalışamayacağına karar vermiştir. Ancak Ankara Numune Hastahanesi ise davacının memur olarak görev alabileceğine ilişkin rapor düzenlemiştir.
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 44 ncü maddesine göre malûl olduğu ve vazifesini yapamayacağı tespit edilenler, yazı ile istedikleri takdirde hakkında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaksızın malûllüklerinin mani olmadığı başka vazife ve sınıflara nakil suretiyle tayinleri yapılmak üzere istifa etmiş sayılacakları, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılarak başka bir kurumda çalışma istemesi durumunda Emekli Sandığına tanınmış bir yetkinin bulunmadığı, önemli olan davacının sağlık durumu itibariyle başka bir kurumda çalışabilecek olması olduğu, davacının Ankara Numune Hastahanesinden aldığı rapor memur olarak başka kurumlarda görev yapabileceğini gösterdiğinden ve Hacettepe Üniversitesi ile Ankara İl Sağlık Müdürlüğü ve en son olarak Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü davacıyı kendi bünyesindeki bir göreve atamayı kabul ettiğinden, hem davacının hem de kamu yararının birlikte gözetilerek davacının adi malûl olarak emekliye sevki değil, muvafakat verilerek başka kurumlarda çalışabilmesine olanak tanınmasının gerektiği, aksi yönde tesis edilen başka bir kuruma naklen atama için muvafakat verilmemesi ve emekliliğe sevk işlemleri sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı bulunmaktadır.
Nitekim Emekli Sandığı Sağlık Kurulu yargılama devam ettiği sırada davacının durumunu yeniden incelemiş ve 26.06.2005 tarihinde Başka bir kurumda Genel İdari Hizmetler Sınıfında görev yapabilir şeklinde karar vermiştir. Ancak burada vurgulanması gereken bir husus, yukarıda açıklandığı üzere hakkında Askeri Hastahaneler tarafından düzenlenen sağlık raporlarına göre davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamayacak olmasıdır. Dava konusu uyuşmazlıkta Mahkememizce iptaline karar verilen işlem, davacıya başka kuruma naklen atama konusunda muvafakat verilmeyerek emekliye sevk işlemidir. Yoksa davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmasına engel olan sağlık yeteneğine göre Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve devam ettirilmesi mümkün olmadığından, bu işlemin iptali söz konusu değildir. Bu durumda davacının sağlık koşullarını taşıdığı kuruma naklen atama konusunda davalılardan Milli Savunma Bakanlığı tarafından muvafakat verilmeyerek (T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından) emekliye sevk edilmesi işlemi hukuka aykırı olduğundan iptaline karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının başka kuruma naklen atanması konusunda muvafakat verilmeyerek malûlen emekliye sevk edilmesi işleminin sebep ve amaç unsuru yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle İPTALİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy