(2709 S. K. m. 125)
Davacı 25.06.2004 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesi ile özetle; hakkında 2001, 2002 ve 2003 yıllarında düzenlenen kıt'a komutanlığı anket formlarında baştabiplik yapıp yapamayacağı konusu ile ilgili olarak son derece olumlu kanaatler belirtilmiş olmasına rağmen en son 2004 yılında düzenlenen kıta komutanlığı formunda ise amirlik sıfatı yoktur kanaatinin yazılmış olduğunu öğrendiğini, bu kanaatin sübjektif olarak yazıldığı ve gerçeği yansıtmadığı açıkça belli olduğundan hukuka aykırı olması nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini, zira söz konusu kanaat sebebiyle Elazığ garnizonundaki temdit talebi kabul edilmediği gibi, tayinin de istemediği halde Ankaraya yapıldığını öne sürerek 2004 yılında hakkında düzenlenen kıta komutanlığı anket formunda baştabiplik yapıp yapamayacağı ile ilgili olarak amirlik sıfatı yoktur şeklinde yazılmış olan kanaatlerin iptalini talep etmiştir.
Dava dosyası ve davacıya ait özlük ve sicil evrakının incelenmesinden; davacının 12 (oniki) adet takdir belgesinin bulunduğu, herhangi bir ceza ya da ikaz yazısının bulunmadığı, genel sicil eğiliminin çok iyi ve mükemmel seviyelerde olduğu, 2004 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü notlarının mükemmel seviyede olduğu, 2004 yılı sicil döneminde 20.10.2003 ve 16.03.2004 tarihli 2 (iki) adet takdir belgesinin mevcut olduğu davacı hakkında 2001, 2002 ve 2003 yıllarında düzenlenen kıta komutanlığı/kurum amirliğine atanacak personel hakkındaki anket formunda olumlu kanaatler bildirildiği ancak 13 Ocak 2004 tarihinde düzenlenen anket formunda bunların aksine bazı menfi kanaatler belirtildiği anlaşılmıştır.
Davada öncelikle halli gereken sorun olarak; davacı hakkında 13 Ocak 2004 tarihinde düzenlenen Kıta Komutanlığı/Kurum Amirliğine Atanacak Personel Hakkında Anket şeklindeki tasarrufun ve burada yazılı kanaatlerin iptal davasına konu olabilecek nitelikte bir işlem olup olmadığı sorunu karşımıza çıkmaktadır.
Bilindiği üzere idari yargı yerinde iptal davasına konu edilebilen idari kararlar kişinin hukukunda etki gösteren, uygulanabilir ve kesin irade açıklamalarıdır. Bu şekilde tesis edilen işlemler idari davaya konu olabilmektedirler. Davacı hakkında gerçekleştirilen Kıta Komutanlığı/Kurum Amirliğine Atanacak Personel Hakkında Anket işlemi ve bunun içinde belirtilen kanaatler ilk bakışta, idarenin daha sonra alacağı karar ve tasarrufları ile ilgili görüş, öneri bildiren ve bilgi veren bir işlemi olarak görülmektedir. Ancak tesis edilen bu işlem, yenisi düzenleninceye kadar, muhatap aldığı kimsenin hukukunu etkileyen, o kimse hakkında düzenlenecek diğer işlemlerde, içeriği ile mütenasip bir biçimde, kişi hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesine neden olabilen bir işlemdir. Bu niteliği itibariyle de yenisi düzenleninceye kadar veya dikkate alınma yeteneği ve gücü sürdüğü müddetçe bu işlem, kişinin hukukunu etkileyen ve diğer işlemleri kendi doğrultusunda oluşturması nedeniyle de etkili bir işlemdir. Bu husus, işlemden sonraki sürecin gelişimine bakıldığında pratik olarak kanıtlanmıştır. Zira bu kanaate (işleme) nazaran, baştabip olabilecek durumdaki davacının temdidi uygun görülmemiş ve hakkında atama tasarrufunda bulunulmuştur. Belirtilen nedenlerle tesis edilen işlemin idari davaya konu olabileceği kanısına varılarak işin esasına geçilmiştir.
Bu karara, üyeler P. Kur. Alb. Necati YÜKSEL ve J. Kur. Alb. I. Salim OLGUNER işlemin idari davaya konu olamayacak nitelikte olduğu düşüncesi ile muhalif kalmışlardır.
Yukarıda da belirtildiği üzere davacı hakkında 13 Ocak 2004 tarihi itibariyle düzenlenen Kıta Komutanı/Kurum Amirliğine Atanacak Personel Hakkındaki Anket formunun bazı bölümlerinde, davacının idareciliği için menfi anlama gelebilecek kanaatler belirtildikten sonra sonuç kanaati içeren bölümde de menfi kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı hakkında düzenlenen bu işlem, onun idarecilik yapabilme yeteneğini belirleyen bunu tespit eden bir işlem olmakla kuskusuz, oluşturulmasında davacının sicil, disiplin ve performansı gibi hususların dikkate alınması iktiza etmektedir. Davacı hakkında, bu tür işlemler daha önceden üç kez daha yapılmış ve bu anketlerin hepsinde olumlu kanaatler belirtilmiştir. En son ankete takaddüm eden iki ankette bir ve ikinci sicil amirleri dahi aynı kişilerdir. Ayrıca davacının son sene (anketin düzenlendiği sene) aldığı sicil notlarından ve ödüllerden o yıla ait performansının mükemmel olduğu görülmektedir. Düzenlenen anket formunda yazılan kanaatler ve varılan sonuç, kuskusuz, davacının belirtilen performansına uygun bir sonuç olmalıdır. Bu sonuca varılmasını mantıklı ve makul kılan argümanlarla hareket edilmesi, oluşturulan işlemin sağlığı açısından elzemdir. Anket formunda yazılan kanaatlerin ve varılan sonuç kanaatin davacının, sicil başarı ve disiplin safahatına uymadığı, aynı amirler tarafından son iki yılda tamamen farklı bir sonuç kanaat bildirilmesine karşın dava konusu kararda, değişikliği makul kılan herhangi bir durum olmamasına karşın olumsuz kanıya varılmasının işlemi hukuka aykırı hale getirdiği sonucuna varılmakla işlemin iptali cihetine gidilmiştir. Bu kanıya, üyeler P. Kur. Alb. Necati YÜKSEL ile J. Kur. Alb. I. Salim OLGUNER muhalif kalmışlardır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
13.01.2004 tarihinde düzenlenen kıta komutanlığı/kurum amirliğine atanacak personel hakkında düzenlenen anket formunda yazılı olumsuz kanaatlerin İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kıta Komutanlığı anket formunun tek başına seçim kıstası olmaması, idare tarafından, kıta komutanlığı veya kurum amirliğine atanması muhtemel personel hakkında yapılacak değerlendirmede kullanılan, sicil notu, sicil belgelerindeki müspet veya menfi kanaatler, takdir sayısı, ceza, rütbe ve kıdem durumu gibi kıstaslardan olması, her yıl düzenlendiği için o yıla ait personel hakkındaki sicil amirlerinin kanaatlerini ifade etmesi, 2004 yılındaki kıta komutanlığı anket formunun ileride davacının baştabip olarak atanmasına engel teşkil edebileceği iddiasının ise gerçeklerle bağdaşmaması, idare tarafından her yıl rütbe ve kıdem durumu dikkate alınarak kıta komutanlığı veya kurum amirliğine atanması muhtemel personel için yeniden anket formu istenmesi, seçim çalışmalarında personelin tüm sicil safahatı ile birlikte anket formunun da değerlendirilecek olması sebebiyle tesis edilen işlemin hukuka uyarlığı olduğu ve aksi yönde oluşan sayın çoğunluk görüşüne katılamadık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy