(2709 S. K. m. 129) (1602 S. K. m. 21) (657 S. K. m. 124, 125, 136) (211 S. K. m. 115) (1632 S. K. m. 3, 165, 171)
Davacı 13.12.2004 tarihinde Pütürge Asliye Hukuk Mahkemesinde, 16.12.2004 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Pütürge As.Ş. Bşk. lığının 10.11.2004 tarihli emriyle amire saygısızlık ve işlemlerde hata yaptığı iddiasıyla savunmasının istenildiğini, 11.11.2004 tarihinde savunması yeterli bulunmayarak, DMKnun 125/c maddesi gereğince 1/25 oranında aylıktan kesme cezası ile tecziye edildiğini, ceza kararına 14.11.2004 tarihli dilekçe ile itiraz ettiğini, 01.12.2004 tarihli Malatya As.D.Bşk.lığının yazısı ile ceza kararının uygun olduğunun belirtilerek talebinin reddedildiğini, amirine hiçbir saygısızlık yapmadığını, Başçavuşum ben makine miyim? ifadesini bilimsel bir terim olarak mecazi anlamda kullandığını, sesini yükseltmediğini, ceza yazılarında şahsiyetine yönelik küçük düşürücü sözler bulunduğunu, bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu belirterek ceza kararına ait işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dosyasında ve ekindeki belgelerin incelenmesinden; Pütürge As.Ş.Bşk.nın 10.11.2004 tarih ve As.Ş:7200-106-04/PER. (4213) sayılı yazısı ile, yapılan işlerde gerekli titizliği göstermediği, 10.11.2004 tarihinde hatalı ve eksik işlem yapması nedeniyle Şube Başkanının davacıyı odaya çağırıp, işlerine dikkat etmesi ve işlerini ağır yaptığını söyleyerek ikazı üzerine Başçavuşum ben makine miyim?, seriye takayım
diyerek amirine saygısızlık suçunu işlediği belirtilerek davacının bu konuda yazılı savunmasının istenildiği, 11.11.2004 tarihinde yazılı savunmasını veren davacının, Pütürge As.Ş.Bşk.nın 11.11.2004 tarih ve As.Ş.:7200-107-04/PER (4229) sayılı ceza kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/C maddesi gereğince 1/25 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı, 14.11.2004 tarihli dilekçe ile ceza kararına itiraz eden davacının, itirazı üzerine Malatya As.D.Bşk.nın 01.12.2004 tarih ve AS.DA:7200-133-04/1.Ks.Per. (317) sayılı yazısı ile cezanın uygun olduğuna karar verildiği, 13.12.2004 tarihinde kayda giren dilekçe ile işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 129 ncu maddesinin 3 ncü fıkrasında; Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz denildikten sonra aynı maddenin 4 ncü fıkrasında Silahlı Kuvvetler Mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır. şeklinde bir düzenleme öngörülmüştür.
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 21 nci maddesinin son fıkrasında ise; ...disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denetimi dışındadır. hükmüne yer verilmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiili ve haller başlığı altındaki 125 nci maddesinin (C) bendinin (e) alt bendinde Görev sırasında sözle amire saygısızlık uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmış, Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin amirleri Yönetmeliğinin 13 ncü maddesi 3 ncü bendinin (e) alt bendinde de aynı düzenlemeye yer verilmiştir.
657 Sayılı DMKnun 135 nci maddesinde de; Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı itirazın, varsa bir üst disiplin amirine, yoksa disiplin kurullarına yapılabileceği, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet Memurluğundan çıkarma cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabileceğini, 136/3 ncü maddesinde ise itiraz edilmeyen kararlar ile itiraz üzerine verilen kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine idari yargı yoluna başvurulamayacağı hükmü getirilmiş bulunmaktadır. Bu hususa ilişkin paralel düzenleme Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin 29 ve 30 ncu maddelerinde de yer almaktadır.
Bu hükümler çerçevesinde, somut olay çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Devlet Memurlarının Disiplin hukuku usulünü özetlemek gerekirse; 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunun 115 nci maddesi uyarınca 14 ncü maddedeki astlık vazifelerine münhasıran, sivil personelin amirleri karşısında 22.03.2000 tarih ve 4551 sayılı Kanunla yapılan düzenlemelerden sonra 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunun 3/2, 165/A-Son ve 171 nci madde hükümlerine göre, emre itaatsizlik ve saygısızlık fiilleri bakımından Askeri Ceza Kanunu ve Disiplin Mahkemeleri Kanunda öngörülen yaptırımlara tâbi olduğu, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 115/b ncı maddesine göre bu personelin saygısızlığının askerlerle aynı cezai yaptırımlara tâbi kılındığı, esasen 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/C-e maddesi uyarınca da görev sırasında sözle amirine saygısızlık etmenin aylıktan kesme cezasını gerektiren bir disiplinsizlik kabul edildiği, 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 21 nci maddesine göre disiplin ve fiillerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezaların yargı denetiminin yapılamayacağı, 657 sayılı Kanunun 136/4 maddesine göre de uyarma ve kınama hariç diğer cezalara karşı yargı yolunun açık olduğu belirlenmiştir.
Somut olayda, davacıya isnad olunan fiilin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/C-e ve TSKnda Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin 13/3/e kapsamında Amire saygısızlık suçu kapsamına dahil olmakla beraber, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 165/A-son hükmüne tâbi olduğu, buna göre özel hüküm gereği fiilinin disiplin tecavüzü kabul edilerek Askeri Ceza Kanununun 171 nci madde uyarınca tecziye edilebileceği açıktır.
657 sayılı DMKnun 124 ncü maddesinde, disiplin amirlerinin kurumların özel yönetmeliklerinde tayin ve tespit olunacağı; 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında, uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının disiplin amirleri tarafından verileceği ve son fıkrasında özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurallarla ilgili hükümlerinin saklı tutulduğu kayıtlanmıştır.
Bununla birlikte, TSKnda Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin 9 ncu maddesinde Disiplin Amiri tanımlanmış olup, 3 ncü fıkrasında karargah ve kurumlarda en az şube müdürü veya eşidi seviyedeki amir, disiplin amiridir hükmü bulunmaktadır. Yönetmeliğin 4 ncü fıkrasında ise (Değişik 21.10.1987-87/12265 k) müstakil birimlerde amirlik görevini asaleten veya vekaleten yürüten subaylar disiplin amiridir hükmü mevcuttur. Askerlik Şubesinin de müstakil birim olduğunda kuşku yoktur. Yine aynı fıkraya göre disiplin amirlerinin, asaleten veya vekaleten yürüten subayların ancak disiplin amiri olabileceği belirtilmiştir. Davacının cezalandırılmasına ilişkin ceza kararının incelenmesinden; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/c maddesi gereği cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
Milli Savunma Bakanlığının 16.02.2005 tarihli yazısı ile Kd.Bçvş.
in kadrosu Yüzbaşı olan Askerlik Şube Başkanlığı görevine 2003 yılı genel atamaları ile vekaleten atandığı belirlenmiştir.
Bu açıklamalar çerçevesinde; davacının yazılı savunmasının istenildiği, kendisini savunması için süre tanındığı, usulüne uygun yazılı savunmalarının tespit edildiği, davacı tarafından eylemin içeriğinin şaka sayılsa da gerçek olduğu, maddi eylemin değerlendirilmesinde bir hata bulunmadığı, takdir hakkının objektif ve nesnel ölçütlerle kullanıldığı görülmekte ise de; Yönetmeliğin açık hükmü ile disiplin amirinin ancak asaleten veya vekaleten görevi yürüten subaylar olabileceği belirtildiğinden, yüzbaşı kadrosuna vekaleten atanmış da olsa bir astsubayın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 nci maddesine göre memur statüsünde personele aylıktan kesme cezası vermeye yetkili olmadığı, dolayısıyla işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Hukuka aykırı işlemin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy