(2709 S. K. m. 10)
Davacı, 30.03.2005 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Hv.K.K. bünyesindeki sivil memur olarak görev yapmakta iken 2000 yılında emekli olduğunu, Spor Okulu tesislerinden yararlanmak istemesi üzerine içeri alınmadığını, Okul Komutanı ile görüştüğünde Spor Okulu Yönergesine göre emekli sivil memurların alınamayacağını kendisine söylediğini, Gnkur. Bşk.lığına başvuruda bulunduğunu, talebinin 23.03.2005 tarihinde kendisine tebliğ edilen yazı ile reddedildiğini, gerekçe olarak da tesislerden hali hazırda kursiyerler, general/amiral, üstsubay, subay, astsubay ve ailelerinin yararlandığını ve bu nedenle çok yoğun olduğunu, bu itibarla emekli memurların yararlanmalarının uygun olmadığının belirtildiğini, tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu, Silahlı Kuvvetlerle hiç ilgisi olmayan sivil personele de kart verilerek tesislerden yararlandırıldığını, TSK Emekli kartı Yönergesine göre TSK emeklisi sivil memurlara emekli kimlik kartı verildiğini, spor okulunun da bir sosyal tesis olduğunu, bu nedenle işlemin hukuka aykırı olduğunu, tesis edilen işlemin Anayasanın 10 ncu maddesi 3 ncü fıkrasındaki eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu belirterek spor okulundan yararlandırılmama işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Öncelikle irdelenmesi gereken konu, Silahlı Kuvvetler Spor Okulunun bir sosyal tesis olup olmadığıdır. 211 sayılı İç Hizmet Kanunun Sosyal Hizmetler başlığı altında, Ordu Pazarları (md.98), Orduevleri ve Askeri Gazinolar (md.99-104), Dinlenme Kampları ve Karşılama Ekipleri (md.105), Askeri Kantinler (md.106) sosyal tesis olarak sayılmış ve kimlerin istifade edeceği belirtilmiş, ayrıca bakım ve Onarım tesislerinden istifade (md.107), askeri nakil vasıtalarından istifade (md.108), sivil nakil vasıtalarından tenzilatlı istifade (md.109)da sosyal hizmet olarak belirtilmiştir. Aynı hususlar, İç Hizmet Yönetmeliğinin 663-683 ncü maddelerinde de düzenlenmiştir. Silahlı Kuvvetler Spor Okulu bu düzenlemelerde sosyal hizmet sağlayan bir tesis olarak belirtilmemiştir. Gnkur.Bşk.lığının Silahlı Kuvvetler Spor Okulu ve Eğitim Merkezi K.lığı Yönergesinin (MY:170-2/A) 1 nci bölüm 1 nci maddesinde amaç olarak, Bu yönergenin amacı; S.K.Spor Ok. ve Eğt.Mrk.K.lığının eğitim, öğretim ve kamp ve idari faaliyetlerini düzenlemiştir denilerek belirtilen amaç ile 2 nci maddesinde de; Bu Yönerge; S.K. Spor Ok. ve Eğt.Mrk.K.lığının kuruluşunu, görev ve sorumluluklarını, Spor Okulu ve Eğitim Merkezinde yürütülecek eğitim ve öğretimin esasları ile okul personeli, kursiyerler ve kampa alınan sporcularla ilgili idari hususları kapsar denilmek suretiyle kapsam belirtilmiştir. Yönergenin ikinci bölümündeki S.K. Spor Ok.Eğt.Mrk.K.lığının görevleri de dikkate alındığında, S.K. Spor Ok. ve Eğt.Mrk.K.lığının sosyal hizmet sağlayan bir sosyal tesis olduğunu söylemek mümkün değildir.
İdare, Yönerge ile görevlerini sayarken S.K. Spor Ok. ve Eğt.Mrk.nden kimlerin istifade edeceğini belirtmiş, yalnızca Silahlı Kuvvetlerde görev yapan sivil memur ve memurelerin bu tesislerden faydalanabileceğini belirterek emeklilerini kapsam dışı bırakmıştır. Yine Gnkur Bşk.lığının 13.01.1998 tarih ve HRK:4013-17-98/ASEİŞ.Ş.(Yk) sayılı yazısı ile Spor Okulu tesislerinden istifade edeceklerin tespit edildiği görülmektedir. Burada, idare takdir hakkını kullanarak işlem tesis etmiştir.
İdarenin takdir yetkisi sonsuz ve sınırsız değildir. İdare takdir yetkisini kullanırken; -yasaların koyduğu sınırlar içinde kalmalıdır, eşitlik ilkesine aykırı bir şekilde kullanmamalıdır. Takdir yetkisi, kamu yararı için ve gerekçeli olarak kullanılmalıdır. Takdir yetkisinin kullanılması için yasalar özel koşullar öngörmüşse idare bunlara uymalıdır.
Herhangi bir olayda takdir yetkisinin bu şekilde kullanılıp kullanılmadığı konusunda, işlemin dayandırıldığı somut olgu ve nedenleri bilmeden bir sonuca varmaya olanak yoktur. Bu nedenle, yerleşik yargı kararlarında vurgulandığı üzere idare, takdir yetkisini hangi somut olgu ve nedenlere dayanarak kullandığını; başka bir deyişle, kendisini somut olaydaki işlemi yapmaya yönelten nedenleri yargı organı önünde açıklamak ve kanıtlamak durumundadır. Aksine bir kabul, bizi hem idarenin takdir yetkisini dilediği gibi kullanabileceği sonucuna götürür; hem de işlem üzerinde yargı denetimini olanaksız kılar. Böyle bir durumun ise, idarenin bütün işlemlerinin hukuka uygun olmasını zorunlu kılan hukuk devleti ilkesiyle bağdaştırılamayacağı açıktır.
Davalı idarenin, takdir hakkını bu şekilde kullanmasına etki eden neden, tesisin kapasitesidir. Nitekim, idare, askeri kimlik kartı olmayan ancak orduevine giriş kartı bulunan personelin de müracaat ederek yıllık ücret ödeyerek ancak tesislerden istifade edebileceğini belirtmiştir. Uzman erbaşlar ile ilgili aileleri de kapsam dışında bırakılmıştır. Bir an için aksinin kabulü halinde yani tesisin halen faydalanacaklara ilave olarak emekli sivil memurlar ve aileleri ile uzman erbaş ve aileleri, hiçbir kısıtlama olmadan askeri kimlik kartı olmayan bütün personelin hizmetine açılacağı düşünüldüğünde tesisin yoğunluğu sebebiyle kimsenin faydalanamayacağı bir gerçektir. Bu nedenle takdir hakkının adil, nesnel ölçütlerle objektif olarak kullandığı değerlendirilmektedir.
Eşitlik İlkesi ise Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtilen fiili değil hukuki eşitliği ifade eder. Yani aynı statüdekiler arasında eşitliği ifade eder. İdarenin, farklı statülerde olan personel hakkında farklı işlem tesis etmiş olması eşitlik ilkesine aykırı değildir. Yine idarenin askeri kimlik kartı ve orduevi giriş kartı bulunmayan personele, tespit ettiği şartlarla ve 150 personel sayısı ile sınırlı olmak üzere yıllık ücreti ile kart vererek tesisten faydalanma imkanı sağlaması da eşitlik ilkesine aykırı değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy