(1005 S. K. m. 1)
Davacı vekili, 04.04.2005 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesinde özetle; davacının 1951/1 tertip er olarak askere alındığını, Sivas ilinde acemi eğitimini tamamladıktan sonra 20, 21, 22 Temmuz, 14,15 ve 16 Ağustos 1974 tarihlerinde gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekatına 230 ncu P. A. 1 nci P. Tb. Kh. Ds. Bl.K.lığı emrinde fiilen katıldığını, davacıya şeref aylığı bağlanması istemiyle Emekli Sandığına yaptığı başvuruya bağlı olduğu askerlik şubesinden OBİM numarasını gösterir şekilde askerlik künye kayıt örneğinin gönderilmesinin istenildiğini, Milli Savunma Bakanlığına 05.01.2005 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunduklarını, 31.05.2005 tarihli yazı ile davacının KTBK.lığında görev yapmasının bilfiil Kıbrıs Barış Harekatına katıldığı anlamına gelmediği, ayrıca KTBK.lığına ait bilgisayar kayıtlarında görev yaptığı 230 ncu P. A. 1 nci Tb. Kh. Ds. Bl.K.lığına ait mevcut erat künye defterinde kaydına rastlanmadığı gerekçesiyle olumsuz cevap verildiğini, oysa terhis belgesinden davacının harekata katıldığının anlaşılmakta olduğunu, davacının Ertuğrul Gemisi ile Girneye çıkarma yapan birlikler içinde olduğunu, Tinbo köyü mevkiinde 281 rakımlı tepede ateş idare mangasında 06 havancı olarak görev yaptığını, harekatta aynı birlikte yanında bulunan
.. ve
..ın tanık olduklarını, davacının harekata katıldığı halde sehven adının bilgisayar kayıtlarına geçmemiş olabileceğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptaline, birikmiş maaşlarının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 04.03.1974 tarihinde askerlik şubesince askeri hizmete sevk olunduğu, 06.03.1974 tarihinde Sivas 48 nci Er Eğt. A.K.lığına katıldığı ve acemi eğitimini müteakiben 24.06.1974 tarihinde Sarıkamış 220 nci Mknz. A. 1 nci Mknz. P. Tb. Kh. Ds. Bl. K.lığına katıldığı, 04.11.1975 tarihinde de Kıbrıs 230 ncu P. A. 1 nci P. Tb. Kh. Ds. Bl. K.lığından terhis edildiği anlaşılmıştır.
Davalılardan Milli Savunma Bakanlığı süre aşımı bulunduğunu ileri sürmüş ise de; davacının 30.04.2002 tarihinde kayda giren dilekçesi ile davalı Sandığa başvurduğu, davalı Sandığın davacının Kıbrıs Barış harekatına katılıp katılmadığının tespiti için yaptığı yazışmalar sonucunda talebin reddi yönünde tesis ettiği işlemin 09.03.2005 tarihli yazı ile davacıya tebliğ edildiği, söz konusu red işleminin bu tarihten önce davacıya tebliğ edildiğine dair dava ve tahsis dosyalarında herhangi bir tebellüğ belgesi mevcut olmadığından, 04.04.2005 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılmış dava da süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
28.8.1991 tarihli 3761 sayılı Kanunla 1005 sayılı Kanunun 2943 sayılı Kanunla değişik 1 nci maddesinde değişiklik yapılarak, Milli Mücadeleye ve Kore Savaşlarına iştirak edenlerle 1974 yılında Temmuz 1 nci ve Ağustos 2 nci Barış Harekatına Kıbrısta fiilen görev alarak katılanlara hayatta bulundukları sürece Vatani Hizmet Tertibinden 1500 gösterge rakamının her yıl Bütçe Kanunu ile tespit edilen memur maaş katsayı ile çarpılmasından bulunacak miktarda aylık bağlanması öngörülmüştür.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin yerleşmiş kararlarıyla, Birinci Kıbrıs Barış Harekatının 20-21-22 Temmuz 1974, İkinci Barış Harekatının da 14-15-16 Ağustos 1974 tarihlerinde yapıldığı kabul edilmekte olup 2943 sayılı Kanun ve onu değiştiren 3761 sayılı kanundan yararlanabilmek için bu tarihlerde fiilen Kıbrısta görev yapılması gerekmektedir.
Davacının birinci harekatın yapıldığı 20, 21, 22 Temmuz 1974 tarihlerinde veya ikinci harekatın yapıldığı 14, 15, 16 Ağustos 1974 tarihlerinde Kıbrısta fiilen görev yaptığına ilişkin bir delil, belge bulunmamaktadır. Kara Kuvvetleri Komutanlığında bulunan Kıbrıs Barış Harekatına katılan personele ait OBİM listesinde, K.T.B.K.K.lığına ait bilgisayar kayıtlarında, Şerefli Koçhisar Askerlik Şube Başkanlığı kayıtlarında davacının adının bulunmadığı tespit edilmiştir.
13.04.2006 tarihinde yapılan duruşmada ve tahsis dosyasında bulunan dilekçede; davacının Temmuz 1974 ayı içerisinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait Ertuğrul Gemisi ile Kıbrısa gittiğini beyan ettiği görüldüğünden; bu durumun açıklığa kavuşturulabilmesi için 13.04.2006 tarihli ara kararı ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığından, varsa davacının Temmuz ve Ağustos 1974 aylarında Ertuğrul Gemisi ile Kıbrısa gittiğine ilişkin kayıtların gönderilmesi, davacı belirtilen tarihlerin dışında Ertuğrul Gemisi ile Kıbrısa gitmiş ise buna ilişkin kayıtların gönderilmesi, davacı ayrıca Ertuğrul Gemisi ile Girne Limanına gittiğini belirttiğinden belirtilen tarihler itibariyle Ertuğrul Gemisinin Girne Limanında demirleyip demirlemediği yada bu durumun mümkün olup olmadığının bildirilmesi istenilmiş, ara kararı cevabı Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 12.05.2006 gün ve PER.:5633-255-06/Per.D. Des. Dnş. Ş. Şehit/Gazi İşl. Ks. sayılı yazısı ile; Ertuğrul Gemisinin 1 ve 2 nci harekata katıldığı, 1 nci harekatta Girne açıklarında 2 nci harekatta ise Girne limanına girdiği, 1 Temmuz- 31 Ağustos 1974 tarihleri arasında gemi jurnaline harekata katılmak üzere nakil edilen personel miktarının işlendiği, ancak bu kapsamdaki isim listesinin mevcut olmaması nedeniyle
. adında bir kaydın bulunmadığı yönünde bilgi verildiğinin görüldüğü, müteakiben 13.04.2006 tarihinde yapılan duruşmayı müteakiben davacı vekili tarafından ibraz edilen 20947 seri numaralı şerit rozet beratının davacı ile aynı birlikte görev yapan ve davacıdan yaklaşık iki ay önce terhis olduğu belirtilen P. Er
a ait olduğu, davacıya da aynı berattan verildiği ancak annesi tarafından sehven sobada yakıldığı, şerit rozet berat numarasından hareketle davacıya ait şerit rozetin bulunabileceği, bu suretle davacının Barış Harekatına fiilen katıldığının belirlenebileceğini belirterek gerekli araştırmanın yapılması talebi, heyetimiz tarafından uygun görüldüğünden, 25.05.2006 tarihli ara kararı ile Kara Kuvvetleri Komutanlığından, belirtilen bilgilerden hareketle davacı adına düzenlenmiş şerit rozet beratının mevcut olup olmadığının, söz konusu şerit rozet beratlarının hangi nedenle personele verildiği ve bu beratların personelin birinci harekatın yapıldığı 20, 21, 22 Temmuz 1974 tarihlerinde veya ikinci harekatın yapıldığı 14, 15, 16 Ağustos 1974 tarihlerinde Kıbrısta fiilen görev yaptığını gösterip göstermeyeceğinin bildirilmesi istenilmiş, ara kararı cevabı Kara Kuvvetleri Komutanlığının 28.06.2006 tarih ve PER.:5630-120-06/Per.İşl.D.Şehit Gazi İşl. Şb. Nak. Taz. ve Öz.Hak.Ks. (311163) sayılı yazısı ile; 2 nci Ordu Komutanlığına ait 1 ve 2 nci Kıbrıs Barış Harekatına katılan erbaş ve erler için Kıbrıs Harekat şerit rozet teklif çizelgesinin 230 ncu P.A. 1 nci Tb.Kh.Ds.Bl.K.lığına ait bölümünün 98 nci sırasında terhisli er
.a 20947 no.lu şerit rozet beratının verildiğinin kayıtlı olduğu, terhisli er
.. ile davacının ise söz konusu çizelgede kayıtlı olmadığı, 2 nci Ordu Komutanlığınca tanzim edilen çizelgenin, 1 ve 2 nci Kıbrıs Barış Harekatına katılan personeli gösterdiği, şerit rozet beratının olmasının barış harekatına katıldığı anlamına gelmediği, aynı zamanda söz konusu defterde de kaydın olması gerektiği yönünde bilgi verildiği görülmüştür.
Bu tespit ve değerlendirmeler karşısında; davacının Kıbrıs Barış Harekatına fiilen katıldığı hususu tespit edilemediğinden, 1005 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmama yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE
KARŞI OY GEREKÇESİ
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun duruşmalara ilişkin esaslar başlıklı 49 ncu maddesinde taraflardan yalnız birisi gelirse onun açıklamalarının dinleneceği, hiçbiri gelmezse duruşmanın açılamayacağı, incelemenin evrak üzerinden yapılacağı, aynı Kanunun 71 nci maddesinde avukat marifetiyle takip olunan davalarda tarifesine göre avukatlık ücretinin haksız çıkan tarafa yükletileceği hüküm altına alınmıştır.
Davacı vekili yargılamanın duruşmalı yapılmasını talep etmiş, belirlenen duruşma gününde davalı kurum vekili gelmemiş, davacı vekili ile davalılardan Milli Savunma Bakanlığı temsilcisinin gelmesi nedeni ile duruşma açılmış, davacı ve davalı idare temsilcisinin açıklamaları dinlenmiş, dava duruşmalı olarak görülmüştür. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca çıkarılan ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3 ncü maddesinde avukatlık ücretinin tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı belirtilmiştir. Aynı tarifede Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde duruşmalı ve duruşmasız davalarda farklı vekalet ücretine hükmedileceği düzenlenmiştir. Davanın duruşmalı görülmesi nedeniyle avukatlık ücret tarifesinde yer alan duruşmalı ücretin altında vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün değildir.
Davalı kurum lehine duruşmalı görülen davalara ilişkin vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği görüşü ile duruşmasız işlere ait vekalet ücretinin hüküm altına alınması yönünde oluşan çoğunluğa katılmadım. 13.07.2006 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy