(Askeri Tekaüt ve İstifa Kanunu m. 35, 36, 39)
Davacı 28.06.2004 tarihinde Denizli İdare Mahkemesinde, 30.06.2004 tarihinde AYİM de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Denizli Acıpayam İlçesi Büyükyaka köyünden Karaveli oğullarından
..oğlu
.in aynı kişi olduğunu 1 nci Dünya Savaşına giden babasının Çanakkale cephesinden geri dönmediğini, Acıpayam Hükümet konağının 1338 yılında yanması sebebiyle ölüm vukuatının ortadan kalktığını, nüfus kayıtlarını 1341de yazımının yapıldığını, 1960 yılında nüfus idaresinin yine yandığını, davalı idarenin belgelerin yokluğuna dayanarak aylığını bağlamamasının hakkin kötüye kullanımı olduğunu belirterek yetim aylığı bağlanmaması işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava ve tahsis dosyasındaki belgelerin incelenmesinden; davacının Burdur - Yeşilova İlçesi Büyükyaka Köyü, Cilt No: 15e kayıtlı
. kızı olduğu, Büyükyaka 1328 doğumlu olduğu, eşi
in 25.10.1991 tarihinde vefat ettiği, babası
in Burdur - Yeşilova İlçesi Büyükyaka Köyü, Cilt No.15e kayıtlı
. oğlu 1299 Büyükyaka doğumlu olduğu 1331 tarihinde vefat ettiği,
.in aile lakabının kütüklerde
.. oğlu olarak geçtiği, nüfus kayıtlarında başka bir bilginin bulunmadığı, davacının ilk kez davalı kuruma 18.11.2003 tarihli dilekçe ile (02.12.2003de davalı idare kaydına geçen) müracaat ettiği, davalı kurum tarafından yapılan yazışmalar, davacıdan talep edilen belgeler neticesi 10.06.2004 tarihli yazı ile talebinin reddedildiği, red kararının 20.06.2004 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 28.06.2004 tarihinde kayda geçen dilekçe ile işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Milli Savunma Bakanlığı Arşiv Müdürlüğünün künye kaydına göre Büyükyaka Köyünden Karaveli oğulları lakabı olan
oğlu 1293 doğumlu
.(kayıtlarda
olarak yazılı) Bedeli nakdi neferi olarak 30.07.1330 tarihinde sevkedildigi, kerbi nispeti: Alay 34 olarak belirtildiği, mülahazat olarak da Fevt (künye üzerinde yazılıdır), mühür (sanı), mühür (Evvel), mühür (İmam) kayıtlarının olduğu, kayıtlarda şahsın adının
değil Hasan
olduğu, doğum tarihinin de 1299 değil, 1293 olarak belirtildiği başkaca bir kaydın bulunmadığı görülmektedir. Davacının annesi
.in ilk müracaat ettiği tarihteki 06.12.1991 tarihli nüfus kaydına göre davacının babası
in nüfusa tescilinin 1926 yılında yapıldığı, ölüm nedeni ve kaydının ilgili nüfus müdürlüklerince aydınlatılamadığı anlaşılmaktadır.
Nüfus kayıtları ve Künye kayıtlarının karsılaştırılmasında davacının babası olarak
in olduğu
..in da künye kaydında belirtilen
olduğunun (1299 (1293) doğumlu) kabulü zorunluluğu vardır. İdarenin kayıtlarının usulüne uygun tutulmamasının haksız sonucunu davacıya yüklememenin hukuk devleti ilkesinin bir sonucu olduğu gerçektir. 30.07.1330 tarihinde sevk edilen davacının babasının ölüm sebebi, nerede ve nasıl öldüğü tam olarak tespit edilememektedir. Bilindiği üzere bir kimseye şehit yetim aylığı bağlanabilmesi için aylık bırakanın olay tarihinde meri bulunan 1325 Tarihli Askeri Tekaüt ve İstifa Kanununun 35,36 ve 39 ncu maddeleri uyarınca harp esnasında şehit ya da hayat ve memati meçhul kalarak gaip olması, seferin getirdiği zor koşullar nedeniyle hastalanarak vefat etmesi ve bu hususların saptanmış olması gerekmektedir.
Birinci dünya savaşının devam ettiği, daha önce seferberliğin ilan edildiği bir sırada silah altına alınan firar ettiğine ya da askerlik hizmetinden herhangi bir şekilde uzaklaştığına dair bir kayıt bulunmayan genç bir askerin harp esnasında ölümünün seferin zor koşullarından kaynaklanan ve savaşın etkisiyle meydana gelen bir ölüm olarak kabulü günün koşullarına uyan bir düşünce tarzıdır. Bu nedenle bu düşüncenin doğal sonucu olarak davacının babasının 1325 tarihli kanun kapsamında olduğu kabul edilerek aylık bağlanması gerekirken aksine tesis edilen işlemin hukuka uygun bulunmadığı kanısına varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacıya Şehit yetim aylığı bağlanmaması İŞLEMİNİN İPTALİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy