(2709 S. K. m. 157) (1602 S. K. m. 20) (657 S. K. m. 4/B)
Davacı vekili 15 Nisan 2005 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinde J.Kd.Alb. olarak görev yaparken emekli olduktan sonra Jandarma Okullar Komutanlığı ile sözleşme yaparak Jandarma Taktik öğretmeni olarak görevlendirildiğini, 1999-2004 yılları arasında sözleşmeli personel olarak bu görevi yerine getirdikten sonra sözleşmesinin idare tarafından feshedildiğini, fesih sonucunda davacıya iş sonu tazminatı ödenmesi gerekirken ödenmediğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek kıdem tazminatı ve diğer tazminatların ödenmesini talep etmiştir.
AYİMde açılan bir iptal davasının esastan incelenip sonuca bağlanabilmesi için öncelikle iptal davasının ön koşullarının var olup olmadığı ele alınmalıdır. İptal davasının ön koşullarından birisi de görev koşuludur. Görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan öncelikle AYİMin davacının açtığı kıdem tazminatı ödenmesi talepli davasına bakmakla görevli olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Anayasanın 157 nci ve AYİM Kanununun 20 nci maddeleri gereğince AYİMin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması gerekmektedir.
Davanın konusu 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi ve 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Kararname hükümlerine göre Jandarma Okullar Komutanlığında sözleşmeli personel statüsünde görev yapan davacının sözleşmesinin sona ermesine bağlı olarak kıdem tazminatı ve diğer tazminatların ödenmesi talebinden ibarettir.
Görevli yargı yerinin belirlenmesi yönünden, idari işlemin askeri hizmete ilişkin olup olmadığının tespiti için, işlemin konusuna bakılması gerekmektedir. Genel görevli idari yargı kolu işlevini sürdürürken özel görevli Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kurulması, 1602 sayılı Kanunun gerekçesinde de belirtildiği gibi askeri hizmetin genel idari ölçülere göre farklı yapısı ve askeri hizmete ilişkin işlemlerinin bu alanda uzman bir Kurulca denetlenmesi ihtiyacından kaynaklanmıştır.
Eğer idari işlemin tesisinde, askeri kişinin askeri yeterlik ve yetenekleri, tutum ve davranışları, askeri geçmişi, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevleri, askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural gerek ve gelenekleri göz önünde tutularak değerlendirilmiş ise, bu idari işlemin askeri nitelikli olduğu kabul edilmelidir. Bu halde işlem askeri olmayan bir makam tarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemekte, menfaati ihlal edilen asker kişinin açtığı davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, yargı görevinin genel görevli idari yargıya ait olacağı kuşkusuzdur.
Dava konusu olan sözleşmeli personelin kıdem ve diğer tazminatlarının ödenmemesi işlemi sadece davacı gibi emekli asker kişileri değil, kendileriyle 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi gereğince sözleşme yapılan sivil personeli de ilgilendiren bir işlemdir. İdare davacı gibi emekli asker kişilerle sözleşme yapabileceği gibi sivil kişilerle de sözleşme yapabilir. Davacıya gördürülen hizmet pek ala sivil kişilerce de yürütülebilir. Dava konusu işlem davacının asker kişiliği göz önünde bulundurularak tesis edilmemiştir.
Hatta, sözleşme davacının asker kişi sıfatı kabul edilerek yapılmış değildir. Herhangi bir sözleşmeli personel hakkında çıkan uyuşmazlıkta hangi ölçüt ve kriterler hangi mevzuat hükümleri uygulanacaksa, davacı yönünden de aynı hususlar dikkate alınıp değerlendirilecektir. Askeri idari yargının uzmanlık alanına giren bir uyuşmazlık davada söz konusu değildir. Davada asker kişiyi ilgilendirme koşulu bulunmadığı gibi askeri hizmete ilişkinlik unsuru da bulunmamaktadır. Bu nedenle genel idari yargının görev alanına giren dava konusu AYİMin görev dışında kalmaktadır.
Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi 03.05.1993 tarih ve 1993/15-16 F.K. sayılı kararın da ATASE Başkanlığında sözleşmeli olarak çalışan Emekli Kur.Kd.Alb. davacının sözleşmesinin idarece tek taraflı olarak feshedilmesi üzerine işlemin iptali talebiyle açtığı davanın asker kişiyi ilgilendirmemesi nedeniyle idari yargı yerinde çözümlenmesi, bu sebeple 1602 sayılı Kanunun 45/A maddesi gereğince davanın reddinin gerektiği sonucuna varmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davanın görev yönünden REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy