(J. Gn. K.lığı J.Astsb. ve Uzman Jandarma İhtisaslaşma Yönergesi m. 3)
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacı Uzm. J. III. Kad. Çvş.
..ün AKSARAY İl J. K.lığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Kısım Amirliği emrinde kaçakçılık ihtisasında görev yapmakta iken Fuhşiyata tahrik, ırza geçmeye eksik teşebbüs suçlarından dolayı 21 Mart 2004 tarihinde AKSARAY Sulh Ceza Mahkemesince tutuklandığı ve 24.03.2004 tarihinde de tahliye edildiği, müteakiben hakkında mesnet suçlardan dolayı AKSARAY C. Başsavcılığının 20.05.2004 tarih ve 2004/974 hazırlık sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, söz konusu kamu davası nedeniyle 06.09.2004 tarihinde de açığa alındığı, davacının kamu davasına konu eylemleri nedeniyle AKSARAY İl J. K.lığının 23 MART 2004 gün ve PER: 4013-128-04/531 sayılı yazısı ile kaçakçılık ihtisasından çıkarılmasının teklif edildiği, J. Gn. K.lığı J.Astsb. ve Uzman Jandarma İhtisaslaşma Yönergesi (JGY52-11) hükümleri gereğince oluşturulan İhtisaslaşma Değerlendirme Kurulunun 29.09.2004 tarihli toplantısında Yönergenin 2 nci bölüm 3/g maddesi hükümleri uyarınca davacının ihtisas kapsamından çıkarılmasına karar verildiği, kurul kararının 15.10.2004 tarihinde J. Genel Komutanlığınca onaylandığı ve durumun J.Gn.K.lığının 18.10.2004 gün ve PER: 4013-12-04/Tyn. D. J.Astsb. Tyn. Ş. (353779) sayılı yazısı ile davacıya bildirildiği, davacı hakkındaki kamu davası ile ilgili yargılama sonucunda AKSARAY Ağır Ceza Mahkemesinin 28.10.2004 tarih ve 2004/155-306 E-K sayılı kararı ile cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden BERAATİNE karar verildiği ve kararın 05.11.2004 tarihinde kesinleştiği, müteakiben davacının açığının da 07.12.2004 tarihli onayla kaldırıldığı, bilahare davacının 08.02.2005 tarihli dilekçesi ile davalı idareye müracaat ederek beraat ettiğinden dolayı tekrar ihtisas kapsamına alınması isteminde bulunduğu, Aksaray İl J. K.lığının 17.02.2005 gün ve PER: 4084-81-05/227 sayılı yazısı ile bu istemin reddedildiği, müteakiben davacının da vekili aracılığı ile ihtisas kapsamından çıkarılma ve tekrar ihtisas kapsamına alınmama işleminin iptali istemi ile AYİMde bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
J. Gn. K.lığı J.Astsb. ve Uzman Jandarma İhtisaslaşma Yönergesinin (JGY 52-11) 3 ncü maddesinin g fıkrasının Personelin ihtisas kapsamından çıkarılmasını gerektirecek hallerle ilgili olarak:
(1) Personelin, yüz kızartıcı suçlardan (Hırsızlık, Emniyeti Suistimal, Sahtekarlık, Dolandırıcılık, Yalan Yere Yemin, Cürüm Tasnii, Yalan Yere Şahitlik, İftira, İrtişa, İhtilas ile işleniş tarzı ve sebep olduğu neticeler bakımından cemiyette tepkiler uyandıran suçlar) veya taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere üç aydan fazla hapis cezasına mahkum olması,
Ancak personel hakkında, isnat edilen yüz kızartıcı suçu işlediğine dair kuvvetli emareler bulunarak kamu davası açılmış ise, yargılamanın sonucu beklenmeden de ihtisas kapsamından çıkarılabilir hükmünü içerdiği görülmektedir. Davacı işlediği iddia olunan suçlar nedeniyle 23 Mart 2004 tarihli teklife nazaran İhtisaslaşma Değerlendirme Kurulunun 29 Eylül 2004 günlü kararı ile Kaçakçılık ihtisas kapsamından çıkarılmıştır.
Davacının da bahse konu yönerge hükümleri uyarınca Fuhşiyata tahrik, ırza geçmeye eksik teşebbüs suçlarından dolayı hakkında kamu davası açılmış olması nedeniyle yargılama sonucu beklenmeden ihtisas kapsamından çıkarılmış olduğu; zira, yönergede yargılama sonucunun beklenmesi zorunluluğunun getirilmediği, personel hakkında isnat edilen yüz kızartıcı suçu işlediğine dair kuvvetli emareler bulunarak kamu davası açılmış ise yargılama sonucu beklenmeden de ihtisas kapsamından çıkarılabileceğinin öngörülmüş bulunduğu, bu düzenlemenin de kamu yararı ve hizmet gerekleri gibi nedenlerle hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı hakkında tesis edilen bu işlem dava edilmemiş ve kaçakçılık ihtisas kapsamından çıkarılma işlemi hukuk aleminde kesin bir şekilde yerini almıştır. Yine Yönergenin 2 nci Bl. 2-c-8 madde ve fıkrasında 3g1-7 bentler arasındaki haller nedeniyle ihtisas kapsamından çıkarılan personel müteakip yıllarda tekrar aynı veya farklı bir ihtisas dalına alınmaz şeklinde hüküm mevcuttur. Bu hüküm uyarınca, Yönergenin amir hükmü doğrultusunda tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca bu durum dikkate alınmasa, böyle bir hüküm bulunmasa bile beraata ilişkin gerekçeli karar incelendiğinde; kaçakçılık ihtisasında görevli bir personelin söz konusu karara konu eylemleri, içinde bulunduğu ilişkilerin şekli ve niteliği gözönüne alındığında bu durumun görevine olumsuz yansıyacağı şeklindeki düşünceyle tesis edilecek yeniden ihtisas kapsamına alınmama işleminde idarenin takdir yetkisini hizmet gereklerine uygun bir şekilde kullandığı sonucuna varılmıştır.
Davalı idare cevap layihasında lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; haksız çıkan tarafa yüklenen avukatlık ücretinin, esas itibariyle diğer tarafın vekalet/avukatlık sözleşmesi ile temsil olunmasından doğan masrafının karşılığı olduğu ve yasal temsilciler bakımından ancak kanunun açıkça öngördüğü takdirde hükmedileceği dikkate alındığında, 178 sayılı KHK ve 4353 sayılı Kanun hükümleri ile temsil/tevkil tekeli öngören gerekçesi karşısında genel bütçeli idareleri avukat sıfatıyla temsil yetkisinin münhasıran hazine avukatlığı teşkilatına ait olduğu, bakanlıklarda çalışan memur avukatların idari temsilden öte avukatlık ücretini hak eden bir tevkil görev ve yetkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığından davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy