(5434 S. K. m. 11, 44, 45, 50, 52) (1602 S. K. m. 71)
DAVANIN KONUSU: Vazife malullüğü aylığı bağlanmaması işleminin iptali istemi
SAVUNMANIN ÖZÜ: Davacıların oğlu müteveffa ilhan FIRAT'ın Van İl J. Komutanlığı Kh. ve Svr. BI. Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken 24.06.1998 tarihinde vefat etmesinde vazifenin sebep ve tesirinin bulunmadığı, rahatsızlığın bünyesel olduğu, yapılan araştırmada olay günü hava sıcaklığının 26 derece olduğunun tespit edildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davacıların oğlunun 24.06.1998 tarihinde futbol maçını seyrederken fenalaşarak vefat ettiği, vefatında vazifenin sebep ve tesirinin bulunup bulunmadığının tıbben tespitinin gerektiği, tıbbi tespit sonucuna göre iptal veya red kararı verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü Dairesince Raportör Hak.Yzb.Yunus YILMAZın açıklamaları dinlendikten ve dosya incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili 07.06.2004 tarihinde Balıkesir İdare Mahkemesi, 10.06.2004 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacıların oğlu İlhan FIRAT'ın Van İl J.K.lığında askerlik görevini yaparken futbol sahasında futbol oynayanları seyrettiği sırada fenalaşarak vefat etmesinden dolayı davacılar anne ve babaya vazife malulü aylığı bağlanmaması işleminin iptalini istemiştir.
Mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 24.06.1998 tarihinde spor saatinde futbol oynayanları seyrederken aniden fenalaşarak kendiliğinden sırtüstü düştüğü, revire ve müteakiben ambulansla Askeri Hastaneye götürüldüğü sırada vefat ettiği, yapılan ölü muayene ve otopside kesin ölüm sebebinin tespit edilemediği, alınan numune ve sıvı örnekleri üzerinde inceleme yapılmak üzere ilgili yerlere götürüldüğü Van Jandarma Asayiş K.lığı Askeri Savcılığınca yapılan soruşturma sonucunda ölüm olayından sorumlu tutulabilecek kimse bulunmadığı, futbol oynayan arkadaşlarını seyrederken fenalaşarak kalbinin durması sonucu olduğu kanaatine varılarak 12.03.1999 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Konu ile ilgili yasal mevzuatın incelenmesinde 5434 sayılı Kanunun 44 ncü maddesi 1 nci fıkrasına göre; Her ne sebep ve surette olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapmayacak duruma gelen iştirakçilere (malul) denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır.
Vazife malullüğünün anlam ve kapsamı, başka bir anlatımla hangi malullüklerinin vazife malullüğü sayılacağı ise 5434 sayılı Kanunun 45 nci maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan maddede bu hususta aynen; 44 ncü maddede yazılı malullük;
a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıktan sırada vazifelerinden doğmuş olursa,
b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken bu işlerden doğmuş olursa,
c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (maksadın ilgili kurumca kabul edilmesi suretiyle)
ç) Fabrika, atölye ve benzeri işyerlerinde işe başlamadan evvel, iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o iş yerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; buna (vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara (vazife malulü) denir. hükmü yer almaktadır. 45 nci maddedeki bu tanımlamadan anlaşılacağı üzere, vazife malulü sayılabilmek için malullüğün; vazifenin yapılması sırasında ve vazifeden doğmuş bulunması ve bu iki hususun birlikte gerçekleşmesinin koşul olması gerekmektedir.
Anılan Kanunun 11 nci maddesinde ise; Sağlık Kurulu, a) 50 nci maddede yazılı malullük raporlarını inceleyerek karara bağlar, b) İlgililerin 52 nci maddede gösterilen malullük derecelerini belirtir, c) Bu konunun malullüğe ait hükümlerinin uygulanmasında düşüncelerini bildirir. şeklinde Emekli Sandığı Sağlık Kurulunun görevleri düzenlenmiştir.
Yukarıdaki amir hükümlerde açıkça ifade edildiği üzere; iştirakçilerin her ne sebep ve suretle olursa olsun, vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklarının vazifelerinin sebep ve tesirleriyle meydana gelmesi halinde, buna vazife malullüğü, bunlara uğrayanlara da vazife malulü denileceği hüküm altına alınmışlar.
Açıklanan mevzuat çerçevesinde dava konusu olaya dönüldüğünde; davacıların oğlu müteveffa İlhan FIRATın 24.06.1998 tarihinde futbol maçını seyrettiği sırada aniden fenalaşması üzerine hastahaneye götürüldüğü, hastahanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadığı konusunda bir tereddüt; bulunmamaktadır. Davacıların yakınının askerlik görevi yaptığı süre içerisinde vefat etmesi yukarı açıklanan mevzuattan da anlaşılacağı üzere vazife maluliyeti için tek başına yeterli değildir. Maluliyetin veya ölümün vazifenin sebep ve tesiriyle meydana gelmesi gerekmektedir. Davacılar vekili tarafından olay günü havanın aşırı sıcak olmasına rağmen içtima sonrasında yapılan 1 saattik nazari eğitimin ardından askerlerin açık havada bulunmalarına ve futbol oynamalarına müsaade edilmelerine engel olunmadığı İddia edilmiş ise de; davalı kurum tarafından yazı ile sorulması üzerine Devlet Meteoroloji işleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen cevapta, 24.08.1998 tarihinde Van'daki en yüksek sıcaklığın 28 °C olduğu, olay saatinde 24.1-25.1 °C arasında olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Keza olay nedeniyle Van J. Asayiş Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından yapılan hazırlık soruşturması sırasında dinlenen tanıkların ifadelerinden olay günü davacıların yakınına ağır spor yaptırılmadığı ve olayın futbol maçını seyir esnasında ağaçların altında bulunduğu sırada gerçekleştiği dikkate alındığında davacıların oğlunun vefatının vazifenin sebep ve tesiriyle meydana geldiğini söylemenin mümkün olmadığı dolayısıyla davalı kurum tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 350 YTL. (Üçyüzelli Yeni Türk Lirası) avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,
4. Tahsis dosyasının T.C. Emekli Sandığına İADESİNE,
24 ŞUBAT 2005 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy