(1111 S. K. m. 47, Ek m. 1) (Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanması Esasları Hakkındaki Yönetmelik m. 5, 26)
Davacı vekili 05.05.2005 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesinde özetle; davacının 1981 yılından beri Almanyada işçi olarak çalıştığını, 1989 yılında dövizle askerlik hizmeti kapsamında 4.000 Alman Markı yatırarak Burdurda iki aylık temel eğitimini tamamladığını, kalan döviz borcunu 2004 yılı Aralık ayı sonuna kadar yatırma olanağı varken 15.02.2002 tarihinde Almanyada tutuklandığını, 08.11.2004 tarihli dilekçe ile döviz borcunu ne şekilde ödemesi gerektiği hususunda T.C. Dusseldorf Başkonsolosluğuna müracaat ettiğini, dilekçenin Şefaatli Askerlik Şubesine ulaşmasına rağmen kendisine bir cevap verilmediğini, cevabi yazının 03.01.2005 tarihinde Konsolosluğa ulaştığının sonradan anlaşıldığını, ancak bu yazının davacıya tebliğ edilmediği için davacının döviz borcunu ödeyemediğini, nitekim bu durumun 06.01.2005 tarihli Konsolosluk yazısından anlaşıldığını, davacının tüm iyi niyetine ve gayretine rağmen tamamen idareden kaynaklanan sebeplerle döviz borcunun yatırılmaması nedeniyle kapsam dışına çıkarılma işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek bu işlemin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep etmiştir.
AYİM 3. D.nin 09.06.2005 gün ve Gensek No:2005/1246, Esas No:2005/592 sayılı kararı ile, idari işlemin yerine getirilmesi halinde telafisi güç ve imkansız zararların doğumunun muhtemel bulunması ve idari işlemin açık biçimde hukuka aykırılığının da ciddi ve gerçeğe yakın görülmesi nedeniyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 3802 Sayılı Kanunla değişik EK-1nci maddesi; Oturma veya çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren sıfatıyla veya bir meslek ya da sanatı icra ederek, en az üç yıl süre ile fiilen yabancı ülkelerde bulunan 1111 Sayılı Askerlik Kanunu ile 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununa tabi yükümlüler, durumlarını ispata yarayan belgelerle birlikte bağlı bulundukları Türk Konsoloslukları aracılığıyla askerlik şubelerine başvurmaları halinde; 10.000 Alman Markı veya karşılığı kadar yönetmelikte belirtilecek yabancı ülke parasını, başvuru tarihinden itibaren 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar ödemeleri ve bir aylık temel askerlik eğitimine tabi tutulmaları kaydıyla muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar... hükmünü amirdir.
Aynı maddenin 3 ncü fıkrasında dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere yaptıkları başvuruları kabul edilen yükümlülerin hangi hallerde gereken şartları taşımadıkları anlaşılanlar, ödemeleri gereken yabancı ülke parasını dövizle askerlik hizmeti kapsamında çıkartılacakları düzenlenmiştir. Buna göre; ... yönetmelikte belirtilen sürelere uygun ödemeyenler, belirtilen yaş sınırı sonuna kadar temel askerlik eğitimini yapmayanlar, ücret veya maaşları yurt içinden transfer edilenler, yabancı ülkelerde resmi bir görevle bulunanlar, dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için gereken yükümlülüklerin devamı süresince toplam olarak her takvim yılının yarısından fazlasını yurt içinde geçirenler yurda kesin dönüş yapanlar, istekleriyle vazgeçenler, askerliğe elverişsiz oldukları tespit edilenler... dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılacaktır.
Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanması Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin İkinci Bölüm 5 nci maddesi; Dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak isteyen yükümlülerde;
-a. Oturma veya çalışma iznine sahip olarak en az üç yıl süre ile yabancı ülkede işçi, işveren sıfatıyla veya herhangi bir meslek veya sanatı icra ederek veya bir hizmet akdine dayanarak yabancı bandıralı gemilerde en az üç yıl süre ile fiilen gemi adamı olarak bulunmak ve bu durumlarını, yükümlülüklerini tamamlayıncaya kadar kaybetmemiş olmak, -b. Dövizle askerlik hizmeti dışında diğer askerlik hizmetlerinden biri ile yurt içinde silah altına alınmamış olmak, -c. Dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için 38 yaşını tamamladıkları yılın Aralık ayının sonuna kadar T.C.Konsolosluklarına başvurmak ve başvuru sırasında haklarında belirlenen dövizi Yönetmelikte gösterilen cins, miktar süre ve şartlara uygun olarak ödemek, -d. Dövizle askerlik hizmeti yükümlülüğünün devamı süresinde kesin dönüş yapmamış olmak, -e. Temel askerlik eğitimine en geç 38 yaşını tamamladıkları yılı takip eden yıl içinde başlamak ve bitirmek, şartları aranır. hükmünü amir olmakla; dövizle askerlik hizmetinden yararlanmanın koşullarının sınırları çizilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 26 ncı maddesi; Aşağıda durumları belirtilen yükümlüler dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılırlar ve bunların askerlik hizmetleri, tabi olacakları diğer askerlik hizmetlerinden biri ile yaptırılır.
-a.Yükümlülük süresi içerisinde, dövizle askerlik hizmetinden yararlanma şartlarından herhangi birini yerine getirmeyenler, -b. Bir aylık temel askerlik eğitimini yapmış ve ödeme yükümlülüğünü yerine getirmiş olsalar dahi; Kanunda ve bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşımadıkları halde, dövizle askerlik hizmetinden yararlandıkları daha sonra anlaşılanlar, hükmü ile de dövizle askerlikten çıkarılmanın sınırları çizilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; 21.09.1966 doğumlu olan davacının 1981 yılından beri Almanyada işçi olarak çalıştığı, 01.03.1989 tarihinde dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için T.C. Münster Başkonsolosluğuna başvurduğu, 4.000 Alman Markı tutarında döviz ödemesi yaptığı, Burdurda iki aylık temel eğitimini 15.09.1989 -15.11.1989 tarihleri arasında tamamladığı, kalan döviz borcunu 2004 yılı Aralık ayı sonuna kadar yatırma olanağı varken 15.02.2002 tarihinde Almanyada tutuklandığı, tutuklu iken 08.11.2004 tarihli dilekçe ile döviz borcunu ne şekilde ödemesi gerektiği hususunda T.C. Dusseldorf Başkonsolosluğuna müracaat ettiği, dilekçenin Şefaatli Askerlik Şubesine ulaşmasına rağmen kendisine bir cevap verilmediği, cevabi yazının 03.01.2005 tarihinde Konsolosluğa ulaştığı, ancak bu yazının davacıya tebliğ edilmediği için davacının döviz borcunu ödeyemediği, nitekim bu durumun 06.01.2005 tarihli Konsolosluk yazısından anlaşıldığı, davacının 02.03.2005 tarihinde tutuklu bulunduğu Almanyada tahliye edilerek Türkiyeye gönderildiği, davacının Askerlik Şubesine ve MSB.lığına sözlü olarak yaptığı başvurulara, dövizle askerlik kapsamından çıkartılacağı yönünde cevap verildiği, davacı vekilinin MSB.lığına yazılı başvurusuna verilen 26.04.2005 tarihli cevapta davacının dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartıldığı, davacının yasal süre içerisinde 05.05.2005 tarihinde iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve tespitler karşısında davacının döviz borcunun tamamını zamanında ödeyememesinin haklı bir mazerete dayanıp dayanmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
Davacı Almanyada tutuklandıktan sonra 08.11.2004 tarihinde dilekçe ile başvurarak kalan döviz borcunu ödemek istediğini belirtmiş, ne kadar ödeme yapacağını idareden sormuştur. Davacının dilekçesi 09.11.2004 tarihli yazı ekinde TC. Dusseldorf Başkonsolosluğu tarafından Şefaatli Askerlik Şube Başkanlığına gönderilmiş; Askerlik Şubesinin, davacının 3580 Euro borcunu 31.12.2004 tarihine kadar yatırması gerektiğine ilişkin 25.11.2004 tarihli yazısı 31.12.2004 tarihinden sonra, 03.01.2005 tarihinde Başkonsolosluğa ulaşmıştır. Bu husus TC. Dusseldorf Başkonsolosluğunun 06.01.2005 tarihli yazısından açıkça anlaşılmaktadır. Yine bu yazıdan anlaşıldığı üzere Askerlik Şubesinin yazısı davacıya tebliğ edilmeyip, durumu ve ne yapılacağı Askerlik Şubesinden sorulmuştur. Bu şekilde gelişen olaylarda, Askerlik Şubesinin 25.11.2004 tarihli yazısının 31.12.2004 tarihinden önce davacıya tebliğ edilememesinde davacının hiçbir katkısı, kusuru bulunmamaktadır. Söz konusu yazının davacıya 31.12.2004 tarihinden önce tebliği mümkün olmadığı ve bu tarihte davacı Almanyada tutuklu olduğu için kalan döviz borcunu zamanında ödeyememesinde davacının kusuru bulunmadığından, bu gerekçeyle dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılması hakkaniyete aykırı olduğu gibi idareye güven ilkesine de aykırıdır. Ayrıca belirtmek gerekir ki 1111 Sayılı Askerlik Kanununun 47 nci maddesinde mevkufluk, mahpusluk ve hastalık halleri geçerli mazeretler olarak kabul edilmiştir. Davacının Türkiyeye sınır dışı edildikten sonra kısa bir süre içerisinde kalan döviz borcunu ödemek maksadıyla Askerlik Şubesine ve MSB.lığına müracaat etmesi de davacının iyi niyetle hareket ettiğini, döviz borcunu ödeme niyetinde olduğunu göstermektedir. Bu durum dava konusu işlemi sebep unsuru yönünden hukuka aykırı kılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Davacının dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılma işlemi sebep unsuru yönünden hukuka aykırı bulunduğundan İŞLEMİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy