(657 S. K. m. 68, 72, 74) (2709 S. K. m. 41)
Davacı vekili ilk kez 27.01.2005 tarihinde Aksaray 2 nci Asliye Hukuk Mahkemesinde, 02.02.2005 tarihinde AYİMde kayda geçen ve AYİM 3 ncü Dairesinin 24.03.2005 tarih ve E:2005/339, K:2005/430 sayılı kararı ile dilekçenin reddine karar verilmesi üzerine 28.04.2005 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Manisa Selendi Askerlik Şubesinde sivil memur olarak görev yapmakta iken askerlik şubesinin kapatılması üzerine 01.07.2004 tarihinden itibaren geçici olarak Kula Askerlik Şubesine görevlendirildiğini, 31.08.2004 tarihi itibariyle de aynı yere naklen atandığını, davacının 01.07.2004 tarihinde Tire Askerlik Şubesine atama talebinde bulunduğu ancak atamasının Tire Askerlik Şubesine yapılmadığını, aslında Herhangi bir askerlik şubesinin taşınmasına istinaden Askerlik Daire Başkanlıklarınca yapılacak faaliyetler belgesinin 1/b fıkrasının açık hükmünde öncelikle bünyesine girilen askerlik şubelerine istekleri doğrultusunda yapılacağını, mümkün olmaması halinde istek yerlerine yakın bölgedeki baş kadro olan askerlik şubelerine yapılması gerektiğinin belirtildiğini, işlem nedeniyle Kulada çalışmaya başlayan davacının ailesi ile ilişkisinin kesintiye uğradığını, bu duruma çare bulmak isteyen davacının eşi
.in Selendi Belediyesinde çalışıyor olması nedeniyle maddi ve manevi sıkıntıyı sona erdirmek için Selendi 3 Eylül İlköğretim Okulunda boş bulunan kadroya naklen atanmak istediğini ancak talebinin reddedildiğini, bu talebin reddine dair işlemin hukuka aykırı olduğunu, başta Anayasa, Uluslararası Antlaşmalarda ailenin korunması için devletin önlem alması gerektiğini, davacının eşinin belediye memurluğundan nüfus müdürlüğüne atanmayı talep ettiği ancak talebinin reddedildiğini, yani eşinin atanmasının da sıkı şartlara bağlı olduğunu belirterek bir başka kuruma naklen atanma istemine izin verilmemesi işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Dava dosyası ve davacının özlük dosyalarının incelenmesinden; davacının Milli Savunma Bakanlığının 01.11.1990 tarihli onayı ile Selendi Askerlik Şube Bşk.lığı emrine daktilo memuru adaylığına (Selendi/Manisa) atanarak 14.11.1990 tarihinde katılarak göreve başladığı, MSB Asker Alma teşkilatının yeniden yapılanması nedeniyle davacının görev yaptığı Selendi Askerlik Şubesinin 01.07.2004 tarihinde kapatılarak 01.07.2004 tarihinden itibaren Kula Askerlik Şubesi Başkanlığı bünyesinde faaliyete başladığı, 01.07.2004 tarihli dilekçe ile Tire Askerlik Şubesi Başkanlığına atanma talebinde bulunduğu bu arada Kula Askerlik Şubesi Başkanlığında göreve başladığı, Milli Savunma Bakanlığının 10.08.2004 tarihli onayı ile de Kula Askerlik Şubesi Başkanlığına Veri Hazırlama kontrol İşletmeni (Kula/Manisa) olarak atandığı, 07.10.2004 tarihli dilekçe ile müracaat ederek eşinin Selendi Belediye Başkanlığında memur olarak görev yaptığını belirterek Selendi 3 Eylül İlköğretim Okulunda boş bulunan devlet memurluğu kadrosuna naklen atanmasını talep ettiği, Milli Savunma Bakanlığının 26.11.2004 tarihli yazısı ile davacının talebinin ve atamasının uygun görülmediğine karar verildiği, kararın 07.12.2004 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ilk kez 27.01.2005 tarihinde kayda giren dilekçe ile işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 74 ncü maddesi; Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakati ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür. Kazanılmış hak derecelerinin altındaki derecelere atanabilmeleri için ise atanacaklarI kadro derecesi ile kazanılmış hak dereceleri arasındaki farkın 3 dereceden çok olmaması ve memurların isteği de şarttır. Aşağı dereceye atananların 68 inci maddede yazılı süre kaydı aranmaksızın eski derecelerine tekrar atanmaları caizdir. Kazanılmış hak derecelerinden aşağı derecelere atananların aylık derece ve kademeleri genel hükümlere göre tespit edilmekle beraber, atandıkları bu derecelerde geçirdikleri süreler (kesenek ve karşılık farklarının kendileri tarafından her ay T.C. Emekli Sandığına gönderilmesini kabul etmeleri şartıyla) emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirilir. 13.12.1960 tarihli ve 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamına giren kurumlarla bu Kanuna tabi kurumlar arasındaki nakillerde de yukarıdaki hükümler uygulanır. Aynı kanunun 4 üncü maddesi kapsamına giren kurumlarda çalışıp 657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden, hizmete giriş dereceleri 36 ncı madde ile tespit edilen giriş derecelerinin üzerinde olanların ilk ilerleme ve yükselmeleri için kanuni bekleme sürelerine yukarıda yazılı dereceler arasındaki sürelere tekabül eden süre kadar ilave edilir. hükmünü haizdir.
657 sayılı Kanunun 74 ncü maddesi 1 nci fıkrasında memurun bir kurumdan diğerine naklinin; kurumun muvafakati üzerine veya 68 nci maddeleri esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan bir kadroya naklinin olabileceği belirtilmiştir.
Davalı idarenin kurumlar arası nakle muvafakat konusunda takdir yetkisi bulunmakla beraber, bunun kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacının eşi halen Selendi Belediye Başkanlığında memur olarak çalışmakta olup davacının Selendi Askerlik Şubesinin kapatılması çalışmaları esnasında memleketi olan Tire Askerlik Şubesi Başkanlığına atanması için yaptığı başvuru yine hizmet gerekleri sebebiyle reddedilmiştir. Davacı bunun üzerine Selendideki bir memuriyete atanmasına izin verilmesini istemiş bulunmaktadır. Davacının bu talebi Kula Askerlik Şubesi Başkanlığının düzenlediği 07.10.2004 tarihli atama teklif formunda uygun bulunmuş, ancak bu teklif yetkili Milli Savunma Bakanlığınca sebep gösterilmeksizin reddedilmiş, savunmada da salt bulunduğu yerin ihtiyacına binaen muvafakat verilmediği belirtilmiştir.
Bu açıklamalar çerçevesinde; Anayasanın 41 nci maddesindeki hüküm ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 72 nci maddesindeki, idarenin, aile birliğini muhafaza etmek bakımından kurumlar arası koordinasyonu sağlayacağına ilişkin kural dikkate alındığında, hizmet ihtiyacının mahiyeti açıklanmaksızın ve somut bir sebep göstermeksizin tesis edilen kurumlar arası naklen atamaya muvafakat verilmemesi işleminin sebep ve maksat unsurları bakımından hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacının kurumlar arası naklen atamasına muvafakat verilmemesi işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy