(926 S. K. m. 65)
Davacı 13.01.2005 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda giren dava dilekçesi ile 29.03.2005 ve 06.05.2005 tarihlerinde kayda giren yenileme dilekçelerinde özetle; 21.06.1996-14.10.1996 tarihleri arasında tutuklu kaldığından yasa gereğince maaşlarının yarısını aldığını, yargılandığı memuriyet görevini kötüye kullanmak suçundan hakkında 24.03.2004 tarihinde davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiğini ve kararın 25.06.2004 tarihinde kesinleştiğini, tutuklu kaldığı süreye ilişkin eksik aldığı maaş farkının davalı idarece kendisine ödendiğini ancak söz konusu maaş farkına faiz ödenmesi isteminin reddedildiğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptali istemiyle dava açmıştır.
Dava dosyasında bulunan belge ve bilgilerden; davacının memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçundan ötürü 21 Haziran 1996 ile 14 Ekim 1996 tarihleri arasında bir müddet tutuklu kaldığı, Haziran 1996 ile Mart 2001 tarihleri arasında 12 nci Mknz. Tug. K.lığı As. Mahkemesinde yargılamanın yapıldığı, hakkındaki kamu davasının önce ertelendiği, bilahare 22 Haziran 2005 tarihinde ortadan kaldırıldığı, tutuklulukta geçen süreye ilişkin özlük haklarının ödendiği ancak faizin ödenmediği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının, memuriyet görevini kötüye kullanmak suçundan 21.06.1996-14.10.1996 tarihleri arasında tutuklu kaldığından yasa gereğince maaşlarının yarısını aldığını, yargılandığı tarihleri arasında 3 ay 23 gün süreyle tutuklu kaldığı yargılama sonunda hakkında davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi üzerine tutuklulukta geçen süreye ilişkin 1/2 oranındaki tutukluluk maaş farkının Ocak 2005 ayı içerisinde ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacı tutuklu kaldığı süre içinde eksik aldığı özlük haklarının davalı idare tarafından 926 sayılı Kanunun 65 nci maddesi uyarınca geç ödenen aylıklarının faizlerini talep etmektedir.
Konusu bir miktar paranın ödenmesinden ibaret olan borçlarda, vadenin dolduğu veya borcun muaccel olduğu tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar, kısa veya uzun bir süre geçmiş olabilir. Faiz, borçlunun böyle bir süreden faydalanması dolayısıyla alacaklının, kanun veya sözleşme gereğince ve bir oran dahilinde olmak üzere ödenmesi gerekli olan para miktarı olarak tanımlanabilir. Faiz borcunun doğumu ve hatta kural olarak varlığı, asıl borcun doğumu ve varlığına bağlı olduğundan hukuki mahiyeti itibariyle feri bir borçtur. Dolayısıyla, faiz borcu asıl borcun bir bölümü olmayıp onun feri niteliğinde ayrı bir borçtur.
Davacı memuriyet görevini kötüye kullanmak suçundan yargılanmış ve 21.06.1996-14.10.1996 tarihleri arasında tutuklu kalmış,tutuklu olması nedeni ile maaşında 1/2 oranında kesinti yapılmış, davacı hakkında verilen davanın ortadan kaldırılmasına ilişkin karar kesinleşmiş, yapılan kesintiler aradan uzun bir zaman geçmesinden sonra Ocak 2005 ayında davacıya ödenmiş, davacı alacağına geç kavuşmuştur. Davacının özlük haklarında yapılan kesintilerin kesilme tarihi ile ödendiği tarih arasında alım gücünde azalma meydana gelmiştir. Alım gücünde meydana gelen bu azalmanın hakkaniyet ilkesi gereği davalı idare tarafından karşılanması gerekir. Davacının maaşından yapılan kesintilerin hakediş tarihleri esas alınarak davacıya faiz ödenmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işlem hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının açıkta ve tutuklulukta geçirdiği sürede maaşında yapılan kesintilere faiz ödenmemesi işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy