(2330 S. K. m. 1, 3, 10) (Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik m. 2, 19)
Davacı 16.05.2005 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesi ile özetle; 1997 yılı kış operasyonları serisinden olan MURAT 9 operasyonuna bölüğü ile katıldığını, 01 Aralık 1997 günü icra edilen uçar birlik harekatı kapsamında Kızılmescit vadisinde arazi arama ve taraması görevini icra ederken, arazinin çok dik ve kayalık olması ve zeminin kar ve çamur karışımı ile kaplı olması nedeniyle düşme sonucunda sağ ayak bileğinin kırıldığını, olaya ilişkin olarak MSB Nakdi Tazminat Komisyonunun 25 Ocak 2005 tarihli kararında kendisine nakdi tazminat ödenmemesine karar verildiğini, tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek, nakdi tazminat ödenmemesine ilişkin işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının AĞRI/Doğuzbeyazıt 1 nci Mknz.P.Tug.1 nci Mknz.P.Tb.K.lığı emrinde S-2 olarak görev yapmakta iken, 1997 yılı kış döneminde iç güvenlik bölgesinde gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında, 01.12.1997 tarihinde katılmış olduğu BİNGÖL İli Kığı İlçesi kırsalındaki operasyon görevi esnasında yaya intikal sırasında ayağı kayarak düştüğü, bu düşme sonucunda sağ ayak bileğinden yaralandığı, yaralanmasını müteakip helikopter ile sevk edildiği ERZİNCAN Askeri Hastanesinde yapılan tedavi ve muayene işlemleri sonucunda 10 ARALIK 1997 tarihinde SMKlı olarak 20 gün istirahatla taburcu edildiği, İZMİR Mevki Asker Hastanesinin 29.12.1997 tarih ve 1470 sayılı sağlık kurulu raporu ile de sağ lateral malleol kırığı tanısıyla C/59 SMK iki ay istirahat + SMK kararı verildiği, bilahare sevk edildiği GATA Haydarpaşa Eğt. Hst.nin 17.09.2004 gün ve 1087 sayılı sağlık kurulu raporu ile de Sağ fibula alt uç eski kırık sekeli tanısıyla A/59/F1 1- Sınıfı görevine devam döner. 2- Mevcut yaralanmadan dolayı hasta herhangi bir hayati tehlike geçirmemiştir. 3- Uzuv kaybı ve zaafı yoktur. 4- Hastada 15 (onbeş) gün iş ve güç kaybı olmuştur kararı verildiği, davacının nakdi tazminat istemi ile ilgili olarak M.S.B. lığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 25.01.2005 gün ve 2005/16 sayılı kararı ile nakdi tazminat ödenmemesine karar verildiği, kararın davacıya 25.03.2005 tarihinde tebliğ edildiği, müteakiben davacı tarafından nakdi tazminat ödenmemesi işleminin iptali istemiyle AYİMde bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık ile ilgili mevzuat incelendiğinde, nakdi tazminatın ödenme usul ve esasları, 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelikte düzenlenmiştir.
3.11.1980 tarih ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun Amaç başlığı altındaki 1 nci maddesinde, bu kanunun amacı; Barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli olanların bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir şeklinde belirtilmiştir.
Kanunun ikinci maddesinde ise, iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkikle görevlendirilen personelle kimlerin amaçlandığına açıklık getirilerek kanun kapsamında bulunan personel sayılmıştır.
Aynı Kanunun 10 ncu maddesinin 1 nci fıkrasında; Kanuna göre verilecek nakdi tazminatların ödeme şekli ile 3 ncü maddenin (b) bendi uyarınca ödenecek tazminatların tutarları ile bu kanunla ilgili diğer hususların hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin Kapsamla ilgili 2 nci maddesinde, iç güvenlik ve asayişin korunması ile kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevlendirilen personel sayılmakta, bu görev ve yardımlardan dolayı veya görev ve yardımları sona ermiş olsa bile yaptıkları bu görev ve yardımları nedeniyle ya da Devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırı sonucu, derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma ve hastalık sonucu ölmeleri halinde hak sahiplerine verilecek Nakdi Tazminat ile bağlanacak aylığın, sakat kalmaları halinde kendilerine verilecek nakdi tazminatın esaslarını kapsayacağı açıklanmıştır.
Yönetmeliğin 19 ncu maddesinde, nakdi tazminat ödenmesi, aylık bağlanması, öğretim ve sağlık yardımlarıyla ilgili hükümlerinin; ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın görevin sebep ve tesiriyle olmayıp da görevli kişinin kendi kasdı sonucu meydana geldiğinin idarece saptanması halinde uygulanmayacağı vurgulanmıştır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve Yönetmelik hükümlerine göre nakdi tazminat ödenebilmesi için: 1) İç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevli olunması ya da görevli kişinin 2330 Sayılı Kanunun 2 nci maddesinde belirtildiği derecede yakını bulunulması,2) Ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın, belirtilen görevlerin yapılışı sırasında veya görev sona ermiş bulunsa bile görevden dolayı meydana gelmiş olması, 3) Ölüm, yaralanma ve sakatlanmanın oluşumunda kendi kastı bulunmaması koşullarının bir araya gelmesi gerekmektedir.
Yapılan açıklamalar sonrasında dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde; davacının 01.12.1997 tarihinde, kış operasyonları nedeniyle operasyon bölgesinde bulunduğu ve bu operasyonların devam ettiği sırada arazi arama - taraması görevi sırasında düşme sonucu ayağından yaralandığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının yaralanmasının, 2330 sayılı Kanun kapsamında bir görevden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusundadır. Olayın meydana geldiği sırada davacının 2330 sayılı Kanun kapsamında sayılan bir iç güvenlik faaliyetinde fiilen görevli olması ve bu görevi devam ederken tamamen operasyon bölgesinin arazi ve iklim şartlarından kaynaklanan bir sebeple düşmesi sonucu yaralandığı dikkate alındığında yaralanmasında iç güvenlik görevinin sebep ve tesirinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Zira 2330 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunundan farklı olarak yalnızca terör eylemine muhatap olma koşulunu aramamış; Kanunun 1 nci maddesinde sayılan görevlerinden dolayı maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık yada ölüm halinde nakdi tazminat ödeneceği hüküm altına almıştır. Davacının olayın gerçekleştiği sırada bulunduğu bölgenin tamamen olumsuz arazi ve hava koşulları nedeniyle düşerek yaralanması, yaralanmada herhangi bir kastının bulunmaması ve fiilen operasyon görevinde olması karşısında davalı idare tarafından tesis edilen işlemin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacıya 2330 sayılı Kanun kapsamında nakdi tazminat ödenmemesi işleminin İPTALİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy