(5434 S. K. m. 44, 45, 56, 67) (657 S. K. m. 36, 66)
Davacılar 09.03.2005 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile özetle; oğulları ve kardeşi olan
..ın askere alınmadan önce de anemi hastalığı nedeniyle tedavi görmekte olduğunu, hakkında askerliğe elverişlidir kararı verilerek askere alındığını, askerliği sırasında da bu rahatsızlığından dolayı 15.06.1997 tarihinde vefat ettiğini,
.. silah altına alınmamış olsaydı veya hastalığı nedeniyle askerlik görevini yapamayacağı söylenseydi bugün yaşıyor olacağını bu bakımdan davalı kurumca tesis edilen vazife maluliyeti aylığı bağlanmaması işleminin hukuka aykırı olduğunu öne sürerek iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ve Emekli Sandığı Tahsis Dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacılar yakını P.Er
.ın askerlik hizmetini yapmak üzere 26.02.1997 tarihinde askere sevk edildiği, 01.04.1997 tarihinde de İskenderun/Akçay daki birliğine katıldığı, 02.04.1997 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle İSKENDERUN 200 Yt.Dz.Hst.ne sevk edildiği, buradan da ANKARA GATAya sevk edildiği, GATAdan 10.04.1997 tarihinde 6 ay sonra kontrole gelmek üzere taburcu edildiği, 15.04.1997 tarihinde ÇUKUROVA Üniv.Tıp Fak.Balcalı Hst.ne acil olarak sevk edildiği ve bu hastaneye yatırıldığı, yapılan tedavi ve muayene işlemleri sonucunda 25.04.1997 tarihinde 1 Ay istirahatle taburcu edildiği, 26.05.1997 tarihinde tekrar sevk edildiği ÇUKUROVA Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yapılan tedavi ve muayene işlemleri sırasında 15.06.1997 tarihinde trombositopeniye bağlı olarak gelişen komplikasyonlar sonucunda vefat ettiği, bahsekonu ölüm olayı nedeniyle davalı kuruma 21.07.2004 tarihli dilekçe ile müracaat edilerek vazife maluliyeti aylığı bağlanması isteminde bulunulduğu, davalı kurumun 11.01.2005 tarihli cevabi yazısı ile bu istemi reddetmesi üzerine vazife maluliyeti aylığı bağlanmaması işleminin iptali istemiyle AYİMde bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
5434 sayılı TC.Emekli Sandığı Kanununun 44ncü md.si; Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hâsıl olan ârızalar veya duçar oldukları tedavisi imkânsız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (Malûl) denir ve haklarında bu kanunun mâlûllüğe ait hükümleri uygulanır.... 45 nci md.si; 44 üncü maddede yazılı mâlûllük; a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa; b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa; c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla); ç) Fabrika, atölye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; Buna (Vazife mâlûllüğü) ve bunlara uğrayanlara da (Vazife mâlûlü) denir., 56 ncı md.si Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silâh altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, Yedek Subay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malûlü olmaları halinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının, % 80i üzerinden aylık bağlanır...., 66 ncı maddesi de Dul ve yetim aylıkları; ... d) Erlerden 56 ncı maddede yazılı vazifeden doğma sebeplerle veya aynı sebeplerden doğan kaza ve yaralanmaları üzerine tedavi sırasında veya ameliyat yüzünden ölenlerin, ... Ölüm tarihinde bu kanuna göre aylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanır. hükümlerine amir bulunmaktadır.
Davacılar yakınının ölümüne sebep olan trombositopeni rahatsızlığının bünyesel kaynaklı bir kan hastalığı olduğu ve bu hastalığın askere sevkedilmeden önce de mevcut olduğu, bu rahatsızlığın ve ölüm olayının askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle meydana geldiğini kanıtlayacak hiçbir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı göz önüne alındığında, davalı kurum tarafından tesis edilen menfi işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacılar yakınları P.Er..
..ın hiç askere alınmaması gerekirken askere sevkedildiğini, ölüm olayının askerliğin koşullarından kaynaklandığını ileri sürmüş iseler de; bu hususun ancak bir tazminat davasının konusu olabileceği, vazife malûllüğünün koşulları bakımından bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan 5434 sayılı Em. San. Kanununun 67 nci maddesinde dul ve yetim aylığı bağlanacaklar arasında a.Karı, b.Koca, c.Çocuklar, d. Ana, e. Baba sayılmış olup, kardeşler sayılmamıştır. Bu durumda nüfus kaydına göre ölenin kardeşi olan davacılardan
..a vazife malûliyeti koşulları bulunduğu kabul edilse dahi aylık bağlanması mümkün değildir. Yine aynı Kanunun 72 nci maddesi gereği anaya aylık bağlanabilmesi için dul ve muhtaç olması gerekmektedir. Tahsis dosyasında bulunan nüfus kaydına göre ölenin anası olan
.ın evli olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklama ve tespitler çerçevesinden davacılardan ana
ile kardeş
..ın bu davada taraf sıfatları bulunmadığı, bu iki davacı için davanın taraf sıfatı yokluğundan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı
.ın askerde iken ölen oğlundan dolayı vazife malûllüğü aylığı bağlanmaması işleminin iptali istemiyle açtığı dava, yasal dayanaktan yoksun bulunduğundan DAVANIN REDDİNE;
2.Davacılar anne
. ve kardeş
..ın askerde iken ölen oğlu ve kardeşinden dolayı vazife malûllüğü aylığı bağlanmaması işleminin iptali istemiyle açtıkları davada, taraf sıfatları bulunmadığından davanın REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy