(2330 S. K. m. 1, 2, 3, 5)
Davacı vekili, 05.07.2005 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 26.11.1993 - 27.05.1995 tarihleri arasında Mardin/Kocalar 70. Mknz. P.Tug. 2. Mknz. P. Tb. Kh. ve Ds. Bl. K. lığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirdiğini, 59 kez silahlı çatışmaya girdiğini, silah arkadaşlarının yaralanması ve ölümü ile teröristlerin yaptıkları katliamları gördüğünü, bu olayların davacıyı derinden sarstığını, ruhen hastalandığını, GATA Sağlık Kurulunun 12.10.2004 tarih ve 5211 sayılı raporu ile Askerliğe elverişli değildir. Posttravmatik stres bozukluğu mevcuttur tanısı konulduğunu ve hastalığın askerlik görevinin sebep ve tesirinden meydana geldiğinin tespit edildiğini, nakdi tazminat ödenmemesi işleminin iptaline, ödenecek olan nakdi tazminata 12.10.2004 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; 26.11.1993 tarihinde As. Şubesi tarafından eğitim birliğine sevkedilerek 29.11.1993 tarihinde eğitim birliğine katılıp askerlik hizmetine başlayan davacının askerlik hizmetini 70. Mknz. P.Tug. 2. Mknz. P. Tb. Kh. ve Ds. Bl. K. lığı emrinde (Kocalar/Mardin) yerine getirdiği, 27.05.1995 tarihinde sağlam olarak terhis edilen davacı hakkında M.S.B. Nakdi Tazminat Komisyonunun 20.04.2005 tarih ve 2005/64 sayılı kararı ile olayın 2330 sayılı kanun ve buna ilişkin Yönetmeliğin 1 ve 2 nci maddesinde belirtilen görevlerden kaynaklanmadığı belirtilerek nakdi tazminat ödenmemesine karar verildiği, 17.05.2005 tarihli yazı ile davacı vekiline bildirilen red kararına ait yazı üzerine (hangi tarihte tebliğ edildiğine dair tebliğ belgesi bulunmamakla birlikte) 05.07.2005 tarihinde kayda geçen dilekçe ile işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı ile ilgili belgelerin incelenmesinden; Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve uygulama Hastahanesinde 21.05.2004 tarihinde davacı hakkında Major Depresif Bozukluk tanısıyla rapor düzenlendiği, davacının askerlik hizmetini yaptığı esnada görevli Tb.K. Kur.Alb.
.un GATA Psikiyatri Ana Bilim Dalına davacının askerlik görevinde yaşadıklarını anlattığı özel yazının 30.06.2004 tarihinde yazıldığı, 03.11.2004 tarihinde GATA K.lığınca düzenlenen sağlık raporunda davacı hakkında Askerliğe elverişli Değildir Posttravmatik Stres Bozukluğu tanısı düzenlendiği ve hastalığın askerlik görevinin sebep ve etkisinden meydana geldiği kararı verildiği, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce davacının GATA Profesörler Sağlık Kurulunca muayenesi ile sakatlığının askerlik görevinin neden ve etkisiyle meydana gelip gelmediğini belirten Sağlık Kurul Raporu talebi üzerine GATA Profesörler Sağlık Kurulunca 09.08.2005 tarihli ve 100 numaralı raporla kronik Travma sonrası stres bozukluğu, Askerliğe Elverişli Değildir, Rahatsızlığı Askerlik hizmetinde yaşadığı, travmatik yaşantıların neden ve etkisiyle meydana gelmiştir. kararı verildiği, GATA Profesörler Kurulunun bu raporunda davacının askerlik hizmeti ile ilgili olarak Tb.K.nın davacı hakkında yazdığı özel yazınında dikkate alındığı anlaşılmıştır.
Davacının 29.11.1993 tarihinde acemi birliğine, 30.01.1994 tarihinde Mardin-Kocalardaki usta birliğine katıldığı, bir aylık Oryantasyon Eğitimini müteakip 11.03.1994 tarihinden itibaren operasyonlara iştirak ettiği, 27.05.1995 tarihinde sağlam olarak terhis edildiği, askerlik süresince 66 gün izin kullandığı, Tabur Komutanı Kur.Yb.
. tarafından üstün başarı belgesi verildiği, 29.05.1995 tarihide yine Tb. K. tarafından K.Irakta yürütülen sınır ötesi harekattaki yararlılıklarından dolayı takdir ettiği anlaşılmış, Tabur Komutanı Kur.Yb.
.un GATA Psikiyatri Ana Bilim Dalına yazdığı davacı
ile kendi Tb.K.lığı dönemini anlattığı resmi olmayan yazıda davacının mahalli lisan bilmesi nedeniyle terörist dinlemelerini dinlemek maksadıyla kendisiyle birlikte görev yaptığını belirtmiştir. Ayrıca kendisinin Tabur Komutanı olduğu Haziran 1994-Ağustos 1997 tarihleri arasında 59 kez çatışmaya girdiğini ifade etmiştir. Davacının 11.03.1994 tarihinde oryantasyon eğitimi tamamladığı ve 27.05.1995 tarihinde terhis olduğu, bu sürede ayrıca 66 gün izin kullandığı dikkate alındığında davacının Tb.K.nı
un girdiğini beyan ettiği bilgi ve belgelerle doğruluğu tam olarak bilinmeyen ve iddia edilen 59 çatışmaya girmesi mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca Tabur K.nın yazdığı bu özel yazının doğruluğunu değerlendirmek için elde yeterli bilgi ve belge bulunamamıştır. Davacının askerlik görevi yaptığı sırada katıldığı operasyon ve çatışmalar, çıktığı revir kayıtları istenmiş, Mardin 70 nci Mknz.Tug.K.lığınca fiilen katıldığı operasyon bilgilerine ulaşılamadığı, Kh. ve Ds.Bl.K.lığında askerlik yapan davacının fiilen operasyonlara iştirak etmediğinin davacının 1993-1995 yıllarında görevli Bölük Komutanından öğrenildiği bildirilmiş, ayrıca askerlik hizmeti esnasında yaralandığına/rahatsızlandığına dair bir belgeye de ulaşılamamıştır.
Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin nakdi tazminatın ödenme usul ve esasları, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelikte düzenlenmiştir.
03.11.1980 tarih ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun Amaç başlığını taşıyan 1 nci maddesinde kanunun amacının barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli olanların bu görevlerinden dolayı yada görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmek olduğu ve Kapsam başlığını taşıyan 2 nci maddesinde, iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkikle görevlendirilen Silahlı Kuvvetler mensuplarının kanun kapsamında olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanunun Nakdi tazminat başlığını taşıyan 3 ncü maddesinde ise kanun kapsamına girenlerden; en yüksek Devlet Memuru brüt aylığının (Ek gösterge dahil) %20'sini geçmemek üzere sakatlık ve yaralanma derecesine göre nakdi tazminat ödeneceği ve kesin raporun alınmasının uzayacağının anlaşılması halinde tazminatın ödenme usullerine göre, olay tarihi itibariyle (...) hesaplanacak miktarın asgari oranı üzerinden avans olarak ödeneceği, Sonradan meydana gelen yaralanma, sakatlanma ve ölüm başlığını taşıyan 5 nci maddesinde de Kanunun 2 nci maddesinde sayılanlardan görevleri veya yardımları sona erenlerin bilahare kendilerinin veya eş, füru, ana, baba ve kardeşlerin yaralanmaları, sakatlanmaları veya ölmeleri halinde bu durumlarının evvelce ifa ettikleri görev veya yardımdan meydana geldiği tevsik edilenlere 3 ve 4 üncü madde hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin Kapsamla ilgili 2 nci maddesinde, iç güvenlik ve asayişin korunmasında, kaçakçılığın men, takip ve tahkikinde, güven ve asayişi ihlal eden eylemler nedeniyle yakalanan, gözaltına alınan, tutuklanan veya hükümlü bulunanların muayene ve tedavilerinde, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki maksadıyla mayınlanmış sahaların temizlenmesinde, 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 28 inci maddesinde belirtilen görev ve işlerin yerine getirilmesinde, Devlet istihbarat faaliyetlerinde, Devletin kara sınırlarının korunması ve güvenliğinin sağlanmasında ve terörle mücadele faaliyetlerinde görevlendirilen Türk Silahlı Kuvvetler mensuplarına nakdi tazminatın ödenmesi öngörülmüş, Sakatlanma başlığını taşıyan 6/b maddesinde ilgili sosyal güvenlik kurumu veya T.C. Emekli Sandığınca belirlenecek sakatlık derecesine göre; diğer sakatlanma hallerinde 5 inci maddedeki tutar esas alınarak maddede yer verilen cetvelde gösterilen oranlarda ödeme yapılacağı, Yaralanma hali başlığını taşıyan 7 nci maddesinde; yaralanma halinde, 6 ncı maddede belirtilen sakatlık derecelerine girmeyen yaralanmalarda, yaranın raporla belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile arıza bırakıp bırakmadığı dikkate alınarak 5 inci maddede belirtilen tutarın % 20'sini aşmamak şartı ile, iş ve güce engel bulunan her gün için, arıza bırakmaması halinde 5 inci maddedeki tutarın % 1'i, arıza bırakması halinde % 2'si oranında tazminat ödeneceği düzenlenmiş, tazminat tahakkukuna esas belgeler ile ilgili 17 nci maddesinde; a) (Değişik:9/1/1996 - 96/7821 K.) Yaralanmalarda; 1- Olayın cereyan tarzını ve yaralanmaya konu teşkil eden durumu açıklayan ayrıntılı olay tutanağı, 2- Yaralanma durumunu, araz bırakıp bırakmadığını, yaralının kaç gün iş ve gücünden geri kaldığını içeren, kurumlarınca sevk edildikleri Devlet, Askeri, Sosyal Sigortalar Kurumu veya üniversite hastanelerinden verilen kesin sağlık raporları veya sağlık kurulu raporları, 3- Görev emri (görev sözlü verilmiş ise yazı ile tevsik edilecek, yazılı ise emir sureti eklenecektir.) b) Sakatlanmalarda, (a) fıkrasında belirtilen belgelere ek olarak; tam teşekküllü hastane sağlık kurulundan verilen ve ilgili sosyal güvenlik kurumunca sakatlık derecesi tespit edilmiş kesin raporun gerekli olduğu belirtilmiş ve Yönetmeliğin 19 ncu maddesinde; nakdi tazminat ödenmesi, aylık bağlanması, öğretim ve sağlık yardımlarıyla ilgili hükümlerinin; ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın görevin sebep ve tesiriyle olmayıp da görevli kişinin kendi kasdı sonucu meydana geldiğinin idarece saptanması halinde uygulanmayacağı belirtilmiştir.
İlgili hükümlere göre nakdi tazminat ödenebilmesi için; iç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevli olunması yada görevli kişinin 2330 Sayılı Kanunun 2 nci maddesinde belirtildiği derecede yakını bulunulması, ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın, belirtilen görevlerin yapılışı sırasında veya görev sona ermiş bulunsa bile görevden dolayı meydana gelmiş olması, ölüm, yaralanma ve sakatlanmanın oluşumunda kasdın bulunmaması koşullarının bir arada bulunması gerekmektedir.
Davacı hakkında GATA Sağlık Kurulunun 03.11.2004 tarih ve 5211 Sayılı raporunda Kronik Travma Sonrası Stres Bozukluğu tanısı ile B/16 F-1 Askerliğe Elverişli Değildir, rahatsızlığı askerlik hizmetinde yaşadığı travmatik yaşantıların sebep ve tesiri ile meydana gelmiştir. kararının verildiği, GATA Profesörler Sağlık Kurulunun 09.08.2005 tarih ve 100 Sayılı Raporunda Kronik Travma Sonrası Stres Bozukluğu tanısıyla B/16 F-1 Askerliğe Elverişli Değildir, rahatsızlığı askerlik hizmetinde yaşadığı travmatik yaşantıların neden ve etkisi ile meydana gelmiştir. kararı verilmiştir. Davacının sağlam olarak terhis oluktan 9 yıl sonra düzenlenen her iki sağlık kurulu raporunda da davacı hakkında aynı tanı ve teşhislerin konulduğu birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Söz konusu raporların ruhsal muayene ve tartışma bölümlerinde
hastanın askerlik döneminde yaşadığı hayatını tehdit eden nitelikte silahlı çatışmalar sonrası askerliğinin son bir ayında uykusuzluk, huzursuzluk, içe çekilme, iştahsızlık, isteksizlik, yaşadığı travmatik olayların aklına gelmesi, kabus görme yakınmalarının başladığı, askerlik sonrası yakınmalarının devam ettiği belirtilmiş, ayrıca hastanın silahlı çatışmaya katılma gibi hayatı tahdit eden olağandışı travmatik olayları yaşamış olduğu (KKK GNP.P.) Başkanlığı Antlaşmalar Ş. Md.lüğünün 30.06.2004 gün sayılı yazısında 1994-1995 tarihleri arasında çok sayıda silahlı çatışmaya girdiği takdirnameler aldığı belirtilmektedir.) anlaşılmaktadır..... ifadeleri yer almaktadır.
Davacının askerlik dönemi incelendiğinde; 29.11.1993 tarihinde eğitim birliğine, 30.01.1994 tarihinde Mardin / Kocalar 70 nci Mknz. Tug. K.lığı 2 nci Mknz. Tb. Kh. Ds. Bölüğüne katıldığı, 11 Mart 1994 tarihine kadar Tabur Merkezinde Oryantasyon Eğitimi gördüğü, 11 Mart 1994 tarihinden terhis olduğu 27.05.1995 tarihine kadar İç Güvenlik Birliğinde görev yaptığı, bu sürede de 66 gün izin kullandığı, askerlik süresince psikolojik rahatsızlık geçirdiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı, davacının askerlik hizmeti yaptığı Kh. ve Ds. Bl. K.lığının 1993-1995 yıllarında operasyonlara fiilen iştirak etmediğinin o tarihteki Bölük Komutanınca ifade edildiği, Bölüğünün Tabur merkezinde bulunduğu, Tabur Komutanının emir ve komutasında taburca icra edilen operasyonlara iştirak ettiği, Tb. K. Kur. Alb.
.un GATAya yazdığı resmi olmayan Haziran 1994-Ağustos 1997 dönemine yazıdaki rakamların 3 yıllık döneme ait olduğu davacının askerlik yaptığı dönemde operasyonlara çıktığı zaman diliminin 11 Mart 1994-27 Mayıs 1995 olduğu, izinler çıkarıldığında Mardin Kocalarda askerlik döneminin 12 aylık bir süre olduğu, davacının çıktığı operasyonlarda yaralandığı, malül hale geldiği veya malül gelmesine sebep olabilecek bir olayın bilgi ve belgelerde yer almadığı, davacıyla aynı dönemde aynı birlikte görev yapan çok sayıda asker arkadaşı ile birlikte tabur karargâhında görev icra ettiği ve sağlam olarak terhis olduğu, davacının eski Tabur Komutanının GATAya yazdığı resmi olmayan yazıdan kaynaklanarak soyut iddialarını genişlettiği dikkate alındığında davacının mevcut psikolojik rahatsızlığının iddia edilen askerlik görevi esnasında kaynaklandığını ortaya koyan kesin belgelerin olmadığı anlaşıldığından nakdi tazminat ödenmemesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Sonuç olarak davacının mevcut rahatsızlığının 2330 sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında nakdi tazminat ödenmesini gerektirmediği kabul ve sonucuna ulaşıldığından, davacı hakkında tesis edilen işlemin tüm yönleri ile hukuka uyarlı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı idare cevap lahiyasında lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; haksız çıkan tarafa yüklenen avukatlık ücretinin, esas itibariyle diğer tarafın vekalet/avukatlık sözleşmesi ile temsil olunmasından doğan masrafının karşılığı olduğu ve yasal temsilciler bakımından ancak kanunun açıkça öngördüğü takdirde hükmedileceği dikkate alındığında, 178 sayılı KHK ve 4353 sayılı Kanun hükümleri ile temsil/tevkil tekeli öngören gerekçesi karşısında genel bütçeli idareleri avukat sıfatıyla temsil yetkisinin münhasıran hazine avukatlığı teşkilatına ait olduğu, bakanlıklarda çalışan memur avukatların idari temsilden öte avukatlık ücretini hak eden bir tevkil görev ve yetkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığından davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy