(2946 S. K. m. 3)
Davacı 29.07.2005 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dava dilekçesinde özetle; Ankara İl Jandarma Komutanlığı tarafından 31 Ocak 2005 tarihinde yapılan lojman dağıtımında kendisine şartlı lojman tahsis edildiğini, aynı dağıtımda uzman jandarmalara da lojman tahsisi yapıldığını, 31 Ocak 2005 tarihinde kendisine lojman tahsis edilen bazı personelin ihtiyaçları olmadığını beyan ederek lojmanları iade ettikten sonra 21 Şubat 2005 tarihinde ikinci defa yapılan şartlı lojman dağıtımına katılarak kendilerine lojman tahsis edildiğini, 26 Temmuz 2005 tarihli Ankara İl Jandarma Komutanlığının emri ile şartlı olarak oturduğu lojmanı tahliye etmesinin istendiğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu, çünkü öncelikle uzman jandarma çavuşların tahliyesinin gerektiğini, önemli olanın statü olduğunu, dağıtımda gözetilen statünün tahliye sırasında da önem arz ettiğini, öte yandan ilk dağıtımda lojman almalarına rağmen bu lojmanları iade edip ikinci dağıtımda yeniden lojman tahsisi yapılan 4 personelin şartlı lojmanların tahliyesinde avantajlı konuma girmelerinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek şartlı olarak oturduğu konutun tahliyesi işleminin iptaline, yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 3 ncü Dairesinin 08.09.2005 tarih ve Gensek No: 2005/2117, Esas No: 2005/928 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Ankara İl Jandarma Komutanlığı kışlasında subay kontenjanında bulunan 25 konutun 31.01.2005 tarihinde 25 Astsubay ve 10 Uzman Jandarmaya şartlı olarak tahsis edildiği bu öneride lojman tahsis edilen 4 astsubayın konutları teslim almaktan vazgeçtiği bu dört personelin 12 puanının düşürülerek yeniden sıraya alındığı, 22.02.2005 tarihinde dokuz astsubaya şartlı lojman tahsis edildiği, 2005 yılı atamaları ile Ankara İl Jandarma Komutanlığına atanan subaylara boş lojmanların yetmediği, 5 subayın konut talebinin karşılanması için davacının da dahil olduğu şartlı oturan beş astsubaya oturduğu konutu tahliye etmesinin istendiği, davacının bu işlemin iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi (MSY 319-2(A)) Üçüncü Bölüm şartlı konut tahsisi başlıklı 7 nci maddesi Ayrılan kontenjana göre konuta girecek personel olmadığı için tahsis edilemeyen konutlar, kendi kontenjanın da boş konut olmadığı için konuta giremeyen, diğer kontenjanlardaki personele; subay astsubay sivil memur, uzman jandarma ve uzman erbaş öncelik sırasına önerilerek şartlı olarak tahsis edilir. -Şartlı girenlerin tahliyesi gerektiğinde ihtiyaç miktarı kadar konut; konuta önce girenlerden, giriş tarihleri aynı ise, giriş puanı en az olandan, giriş puanı da eşit ise hizmet süresi az olandan başlamak üzere tespit edilerek, hak sahibi personele önerilir. Bu konutlarda tercih edilenler tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde tahliye ettirilir. Şartlı konutların tahliyesi gerekmediği müddetçe, konutta oturma süresi beş yıldır. -Garnizonda şartlı verilmiş sobalı ve kaloriferli konut bulunması halinde, kaloriferli konutlarda başlamak üzere yeteri kadar konut personele önerilerek yukarıda ki esaslar dahilinde tahliye ettirilir. şeklinde düzenlenmiştir.
Yönergede belirtilen şartlı konut tahsisi sırası yani subay, astsubay, sivil memur, uzman jandarma ve uzman erbaş öncelik sırası şartlı olarak tahsis edilen konutların tahliyesi gerektiğinde de ancak bu defa uzman erbaş, uzman jandarma, sivil memur, astsubay, subay olarak esas alınmalıdır. Bu şekildeki uygulama şartlı konut tahsisinde statüye göre öncelik sırası verilmesinin doğal sonucudur. Örneğin subay kontenjanında bulunan konutlar ihtiyaç yokluğu nedeniyle boş kalmış ve şartlı olarak aynı tarihte astsubaylara, sivil memurlara, uzman jandarma ve uzman erbaşlara tahsis edilmiş ise, daha sonra subayların bu konutlara ihtiyaç duyması halinde tahsis tarihi aynı olduğu için, giriş puanı az olandan başlamak suretiyle değil ihtiyaç miktarını karşılayacak şekilde önce uzman erbaşlar, daha sonra sırasıyla uzman jandarma, sivil memur ve astsubaylara tahsis edilen konutların tahliyesi yoluna gidilmelidir.
Davacı, astsubay statüsünde, subay kontenjanında bulunan bir konuta aynı tahsis döneminde uzman jandarmalarla birlikte şartlı olarak girdiğine göre, subayların ihtiyaç duyması nedeniyle yapılacak tahliyede puanı düşük olandan değil öncelikle uzman jandarmalardan başlanarak tahliye işlemi yapılmalıdır. Şartlı lojman tahsisinde gözetilen statü sırasına riayet edilmediğinden davacının şartlı olarak oturduğu konuttan çıkarılması hukuka aykırı bulunarak iptali gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacının şartlı konuttan çıkarılma işleminin İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi Üçüncü Bölüm 7 nci maddesinde şartlı konut tahsisi ve şartlı girenlerin nasıl tahliye edileceği düzenlenmiştir. Yapılan düzenlemede ayrılan kontenjana göre konuta girecek personel olmadığı için tahsis edilemeyen konutlar lojmana giremeyen diğer kontenjanlardaki personele subay, astsubay, sivil memur/uzman erbaşlar öncelik sırasına göre önerilerek şartlı tahsis edilecektir. Şartlı girenlerin tahliyesi gerektiğinde ihtiyaç miktarı kadar konut konuta önce girenlerden, giriş tarihleri aynı ise puanı az olandan, giriş puanı da eşit ise hizmet süresi az olandan başlamak üzere tesbit edilerek hak sahibi personele önerilecektir.
Kamu hizmetinin daha iyi yürümesi, yönetimde çıkacak problemlerin önceden her zaman tahmin edilmesinin güçlüğü gibi nedenlerle idareye düzenleyici işlem yapma yetkisi verilmektedir. Bu yetkiye dayanılarak çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinde şartlı konutun tahliyesinin ayrıntıya girilmek suretiyle yoruma yer bırakmayacak şekilde, açık ve net olarak düzenlendiği görülmektedir. Üst normlara aykırı olmayan, iptal edilmeyen düzenlemelerin herkes için uygulanması gerekir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi Üçüncü Bölüm 4 ncü maddesinde konutlar herhangi bir şekilde boşalmış ise fiilen boşaldığı tarihten itibaren en geç 30 gün içerisinde öneriye çıkarılarak hak sahiplerine tahsis edileceği belirtilmiştir. Ayrılan kontenjana göre konuta girecek personel olmadığı takdirde tahsis edilemeyen konutların 30 gün içerisinde tahsis edilmesi gerekmektedir. Aynı kontenjana ayrılan tüm lojmanlar aynı bölgede ve aynı nitelikte değildirler. Subay ve astsubay kontenjanında yer alan ancak eski veya bakımlı olmaması nedeniyle tercih edilmeyen konutlar diğer statüdeki personele şartlı olarak tahsis edilmektedir. Konutta oturma süresi beş yıldır, şartlı konutta oturma süresi de beş yıl olarak belirlenmiştir. Şartlı konuta önce girene, giriş tarihleri aynı ise puanı az olana tahliyede öncelik verilerek şartlı konutta azami oturma sağlanmaya çalışılmıştır. Konutların boş kalmaması, hazine zararı meydana gelmemesi, kamu ve kişi yararı dengesinin sağlanması bakımından şartlı lojman tahsisinde statüye öncelik verilmiş, şartlı lojmandan tahliye konusunda da statüye öncelik verilmeyerek giriş tarihi esas alınmıştır. Yapılan düzenleme amacına uygun düşmektedir.
Uygulanacak kurallar idare edilenler tarafından önceden bilinmelidir. Bu hukuki güvenlik ilkesinin bir gereğidir. Kişiler davranışlarını ve durumlarını mevcut düzenlemelere bakarak ayarlamaya çalışırlar. Şartlı lojman talebinde bulunacak personel Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinde yer alan giriş tarihinin tahliyede esas alınacağı şeklindeki düzenlemeye bakarak muhtemel tahliye tarihini düşünerek talepte bulunur. Şartlı lojmana girişte statüye verilen önceliğin lojman tahliyesinde de uygulanacağı yönünde bir düzenleme olmamasına rağmen mevcut açık hükmün iptal edilmeden kişilerin mağduriyetine neden olacak şekilde yorumlanması hukuka uygun değildir.
Somut olayda, davacı ile aynı tarihte lojmana giren uzman çavuşların puanının davacıdan fazla olduğu anlaşılmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinde lojmana giriş tarihleri aynı olandan puanı az olana tahliyede öncelik verileceğinin belirtilmesi nedeniyle davacı hakkında davalı idare tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile aksi yönde oluşan çoğunluğa katılmadım. 15.12.2005 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy