(178 S. KHK. m. 8)
Davacının 10.07.2006 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 23 Ağustos 2004 tarihinde atandığı Hv.K.K.Kh.Des.Kt.Grp.K.lığına atandığı ve kendisine görev tahsisli olarak lojman verildiğini, 12 Nisan 2006 tarihinde yürürlüğe giren MSY 319-2(B) TSK Konut Yönergesinde görev yeri olan Sos.Hiz.Bşk.lığının, görev tahsisli lojmana hak kazandıran makamlar arasında sayılmadığını, 2006 yılı atamaları ile başka birliğe tayin edildiğini, bu nedenle lojmandan çıkmasının talep edildiğini ve yasal oturma süresini tamamlayana kadar konutta oturmasına müsaade edilmediğini belirterek işlemin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde; Hv.K.K.lığının 30 Nisan 2004 tarihli genel atamalar konulu emri ile davacının, Hv.K.K.Kh.Des.Kt.Grp. Sos.Hiz.Bşk.lığına atandığı ve bu görevi nedeni ile kendisine görev tahsisli lojman verildiği; Hv.K.K.lığının 02 Mayıs 2006 tarihli genel atama konulu emri ile farklı bir konut tahsis makamı olan Hava Loj.K.lığına atandığı; 12 Nisan 2006 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren MSY 319-2(B) TSK Konut Yönergesi ile davacının önceki kadrosu olan Sos.Hiz.Bşk.lığının görev tahsisli lojmanı hakkı veren statüsünün sıra tahsisliye dönüştürüldüğü; davacının 08 Haziran 2006 tarihli dilekçe ile sıra tahsisli olarak oturmakta olduğu konutta, yasal oturma süresinin sonuna kadar oturmasına müsaade edilmesini istediği; Hv.K.K.lığının 04 Temmuz 2006 tarihli cevabi yazısı ile davacının talebinin red edildiği anlaşılmıştır.
AYİM.3.Daire Başkanlığı tarafından 20 Temmuz 2006 gün ve Gensek.No.: 2006/2469, Esas No.: 2006/1015 sayı ile Yürütmenin Durdurulması Talebinin Reddine karar verilmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi yeniden düzenlenerek 12 Nisan 2006 tarihinde yürürlüğe konulmuştur. Yeniden düzenlenen Yönergenin Üçüncü Bölüm Görev Ve Hizmet Tahsislilerle İlgili Esaslar başlıklı 5 nci maddesi son fıkrasında; Doğrudan görev/hizmet tahsisli konut tahsis edilen personelden;
a. Aynı konut tahsis makamı veya konut grubuna bağlı sıra tahsisli başka bir göreve atanan veya görev yaptığı makam görev/hizmet tahsisli statüden çıkartılanlar yeni görev yerine katılış tarihi veya yönerge değişikliğinin yayım tarihinden itibaren iki ay içerisinde sıra tahsisli konut için başvuruda bulunurlar. Personele, başvurusunu takip eden ilk öneride bu bölümün 4 ncü madde esasları uygulanır.
b. Farklı konut tahsis makamı veya aynı tahsis makamının farklı konut grubuna bağlı göreve atananlar ilişik kesme tarihinden itibaren iki ay içerisinde ikametindeki konutu tahliye eder. Farklı tahsis makamına atanan personele, Ayrılış ve Katılış Bildirimi Belgesine istinaden ilişik kesme tarihi itibariyle konut puan taşıma kartı tanzim edilir. Bu süre içinde personele yeni tahsis makamı veya konut grubundan konut tahsis edilmesi durumunda, iki aylık sürenin dolmasına bakılmaksızın personel ikametindeki konutu 15 gün içerisinde tahliye eder. şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin Geçici 5 nci maddesinin (a) bendinde Daha önce doğrudan görev/hizmet tahsisli konut tahsis edilenler ile sıra tahsisli oturmakta iken görev/hizmet tahsisli bir makama atanması nedeniyle oturduğu konutu görev/hizmet tahsisliye çevrilen personelden, bu yönergenin yürürlük tarihi itibariyle görev/hizmet tahsisli konut hakkını kaybedenler, görev/hizmet tahsisli konutun tahsis tarihi veya konutun görev/hizmet tahsisliye çevrildiği tarihten itibaren beş yıllık oturma süresi doluncaya kadar (aynı görevi devam etmesi kaydıyla) oturmaya devam eder. Bu personelden, yönergenin yürürlüğe girdiği tarihte beş yıllık oturma süresini tamamlayanlar ile beş yıllık oturma süresini tamamlamadan bu yönergeyle görev/hizmet tahsisli statüden çıkarılan makamlardan başka bir göreve atananlara üçüncü bölüm 4 ncü madde hükümleri uygulanır. Şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlık, 2006 yılı genel atamaları kapsamında tesis edilen atama işlemi kapsamında farklı konut tahsis makamına atanması neticesinde, önceden görev tahsisli olarak girdiği konutun, atama emrinden kısa bir süre önce yürürlüğe giren yönerge ile sıra tahsisli statüde kabul edilen konutunda yasal oturma süresi olan 5 yıllık süreyi tamamlama hakkının bulunup bulunmadığıdır.
Düzenleyici işlemlerde öngörülen geçici maddelerin bir amacı, düzenleyici işlemle kabul edilen statü değişikliklerinden dolayı, kamu menfaati ve personelin menfaatleri arasındaki dengenin mümkün olduğu nispette sarsılmadan yeni düzene geçişin temin edilmesidir. Bu kapsamda, 12 Nisan 2006 tarihinde yürürlüğe giren MSY 319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin EK-2 nci bölümünde sayılan görev tahsisli konut tahsis edilecek rütbe ve makamlar arasında davacının konutunun sayılmaması sebebi ile davacının konutunun sıra tahsisli konut statüsünde kabul edildiği halde MSY 319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin Geçici 5 nci maddesinin (a) bendi uyarınca davacının konuta girdiği tarihten itibaren 5 yıllık oturma süresini tamamlama hakkı tanınmış olduğundan bu süreçte davacının konuttan çıkarılmasına yönelik işlem yapılmamıştır. Davacının 2006 yılı genel atamaları kapsamında 02 Mayıs 2006 tarihinde başka konut tahsis makamı olan Hava Lojistik Komutanlığı emrine atanması nedeni ile davacı hakkında MSY 319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin Geçici 5 nci maddesinin (a) bendi uyarınca işlem yapılmayarak 5 yıllık oturma süresince aynı lojmanda oturmayı talep etmiş ise de, davacının atanması nedeni ile ortaya çıkan durum, geçici maddelere ihtiyaç duyulmasını gerektiren yönerge değişikliğinden kaynaklanan statü değişikliklerinin gerektirdiği geçici uygulamalara ait bir konu olarak değerlendirilemez.
Davacının farklı bir konut tahsis makamına atanması sebebi ile doğan şartlar davacın hakkında uygulanması gereken hükümler, geçiş sürecine ilişkin hükümler olmayıp normal sürece ilişkin hükümlerdir. Davacının Hava Kuvvetleri Komutanlığından 05 Mayıs 2006 tarihinden farklı bir konut tahsis makamı olan Hava Lojistik Komutanlığına atanması sebebi ile hakkında MSY 319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Yönergesinin Üçüncü Bölüm 5 nci maddesi (b) bendi uyarınca işlem yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bu sebeple anılan hüküm gereği davacının farklı konut tahsis makamı veya aynı tahsis makamının farklı konut grubuna bağlı göreve atanması sebebi ile ilişik kesme tarihinden itibaren iki ay içerisindeki ikametindeki konutu tahliye etmesini içeren işlemin tüm unsurları ile hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
Davalı idare cevap lahiyasında lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; haksız çıkan tarafa yüklenen avukatlık ücretinin, esas itibariyle diğer tarafın vekalet/avukatlık sözleşmesi ile temsil olunmasından doğan masrafının karşılığı olduğu ve yasal temsilciler bakımından ancak kanunun açıkça öngördüğü takdirde hükmedileceği dikkate alındığında, 178 sayılı KHK ve 4353 sayılı Kanun hükümleri ile temsil/tevkil tekeli öngören gerekçesi karşısında genel bütçeli idareleri avukat sıfatıyla temsil yetkisinin münhasıran hazine avukatlığı teşkilatına ait olduğu, bakanlıklarda çalışan memur avukatların idari temsilden öte avukatlık ücretini hak eden bir tevkil görev ve yetkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığından davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy