(492 S. K. m. 15) (1602 S. K. m. 69)
Davacı 01.06.2006 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dilekçesinde özetle; Ağrı Asker Hastahanesinde bedelli askerlik hizmetini yaptığı sırada Baştabip Tbp. Bnb. .................in sözlü emriyle hastahanenin müşahade odasında 11-13.07.2000 tarihleri arasında tutulduğunu, Mahkemenin bu eylemin disiplin cezası mahiyetinde bir işlem olmadığını belirttiğini, olaylar seyrinin bu kabule uygun düşmediğini, ordudan ayrılan kişiye savunma almadan disiplin cezası verilemeyeceğini, bu hususların dikkate alması gerektiğini belirterek kararın açıklanmasını talep etmiştir.
Genel Sekreterliğinin 11.09.2006 tarih ve 2006/2016/İd. Ks. sayılı yazısı ile; davacının dilekçesi bir karar düzeltme istemi olarak değerlendirilmiş ve harç ile posta ücretlerinin süresinde tamamlanmaması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Dilekçesinin son bölümünde kararın açıklanmasını isteyen davacının bu isteminin tavzih talebi olduğu değerlendirilmiş, 492 sayılı Harçlar Kanununun 15 nci maddesi bağlamında harç alınmasına gerek olmadığı anlaşılmıştır.
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 69 ncu maddesi; Daireler veya Daireler Kurulundan verilen kararlar müphem ise yahut birbirine aykırı hüküm fıkralarını taşıyorsa, taraflardan her biri kararın tavzihini veya kaldırılmasını isteyebilir.
Tavzih dilekçeleri karşı taraf sayısından bir nüsha fazlası ile verilir.
Kararı vermiş olan daire veya Daireler Kurulu, işi incelenir ve lüzum görürse dilekçenin bir nüshasını, tayin edeceği süre içinde cevap vermek üzere, diğer tarafa tebliğ eder. Cevap iki nüsha olarak verilir. Bunlardan birisi, tavzih veya aykırılığın kaldırılmasını isteyen tarafa gönderilir.
Görevli daire veya Daireler Kurulu bu husustaki kararı, taraflara tebliğ olunur.
Tavzih veya aykırılığın kaldırılması, kararın yerine getirilmesine kadar istenebilir. hükmünü amirdir.
Tavzih talebini içeren dilekçede, tavzihi istenen kararın icrasında hangi noktalarda tereddüde düşüldüğü, hangi sebeple bu yola geçildiği izah olunmalı öte yandan kararda şüpheli veya birbiriyle çelişik hüküm fıkralarının olması gerekmektedir. Kural olarak tavzih mevcut kararın hüküm fıkrasında olabilir. Sadece gerekçe konusunda tavzih isteminde bulunulamaz.
Açıklamalar ışığında, dava dosyası incelendiğinde; tavzih talebine konu gerekçeli kararda olayların tüm ayrıntılarıyla ele alınıp, davacının müşahadede geçirdiği sürecin hangi sebeple disiplin cezası mahiyetinde bir işlem kabul olamayacağının irdelendiği, tereddüte mahal bulunmadığı öte yandan davacının tavzih isteminde bulunduğu dilekçesinde önceki açıklamalarından farklı bir beyanının olmadığı, dolayısıyla ortada çelişkili ve yeniden açıklanmaya muhtaç bir durumunun da söz konusu olmadığı, kararın yeterince açık olduğu ve tavzih şartlarının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacının yasal dayanaktan yoksun tavzih talebinin REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy